{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1782 Esas<br>KARAR NO: 2025/530 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2020/501 Esas -  2022/54 Karar <br>TARİH:  24/01/2022<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı banka vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 09.06.2015 imza tarihli kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'nun 5.000.000 TL bedel ile sözleşmeye müteselsilen kefil olduğunu, daha sonra sözleşmenin yenilendiğini ve müvekkil! banka ile davalı şirket arasında 13.03.2017 imza tarihli kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'nun bu sözleşmeye 500.000 TL bedel ile müteselsilen kefil olduğunu, davalılar tarafindan kullanılan krediye istinaden geri ödeme planında gösterilen taksitlerden 30.12.2018, 30.01.2019, 28.02.2019 ve 30.03.2019 vade tarihli taksitlerin ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili banka tarafından davalılara 01.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, hesabın kat edildiğini, muhataplar tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürülüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı nedeniyle dosyanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek ... Esas sayısını aldığımı, borçlular tarafından icra takibine itiraz edildiğini, taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, davalıların toplantıya katılmamaları nedeniyle anlaşmaya varılamadığını, borcun tahsilinde bir adım atılamaması nedeniyle işbu itirazın iptali davasının açıldığını ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.Davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,  davalılar tarafından yasal süre içerisinde  cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/01/2022 tarih ve 2020/501 Esas -  2022/54 Karar sayılı kararında; \"Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça; davalı şirketin kredi kullanan taraf, diğer davalının ise müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları 09/06/2015 tarihli kredi sözleşmesi ve yenilenen 13/03/2017 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirketin kullandığı kredi bedelini ödememesi nedeni ile kredi alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı ve vaki itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. Ancak icra takibine itiraz dilekçelerinde herhangi bir somut gerekçe ileri sürmeksizin borca ve faize itiraz ettiklerini bildirdikleri görülmüş, bu itirazlarında kredi sözleşmesindeki imzaya herhangi açık bir itirazlarının bulunmadığı anlaşılmakla davalıların dava konusu kredi sözleşmelerinde asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, davalı gerçek kişi açısından müteselsil kefaletin tüm şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava konusu icra takibi ile davalılardan 157.662,70 TL asıl alacak, 48.986,54 TL %56,8 temerrüt faizi ve 2.449,32 TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 209.098,56 TL nakdi alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ayrıca davalı şirkete verilip iade edilmeyen 22 adet çekin garanti tutarı toplamı olarak 44.660,00 TL gayrinakdi alacağın teminat olarak depo edilmesi, bu gayrinakdi alacağın takip sırasında nakde dönüşmesi durumunda ödene tutarın faiz ve vergisiyle birlikte borçlulardan tahsili talebinde bulundukları anlaşılmıştır. Davacı tarafça dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte görülen tüm deliller toplanmış ve mahkememizce değerlendirilmiştir. Mahkememizce bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya 11/05/2020 havale tarihli kök rapor ve kök rapordan sonra davacı banka tarafından TCMB'ya bildirilen faiz oranları tablosu dikkate alınarak bilirkişiden 22/11/2021 tarihli ek rapor aldırılmıştır.  Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm<br>delillerden; Davalı şirketin  09/06/2015 tarihli ve 13/03/2017 tarihli kredi ve teminat sözleşmelerinini kredi kullanan taraf olarak ve diğer davalının ise müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, müteselsil kefaletin tüm yasal şekil şartlarının mevcut olduğu, davacı banka tarafından TCMB'na yapılan bildirim formunda işletme kredileri için 12-24 ay vade için uygulanan faiz oranının 27,95 olup bu oranın % 30 fazlasının % 36,335 olduğu, davacı bankanı davalıdan bu faiz oranını üzerinden faiz hesaplayarak talep edebileceği, netice itibariyle kredi kat tarihi de dikkate alınarak takipte davacı bankanın davalılardan 157.662,70 TL asıl alacak, 38.032,03 TL temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi olarak 1.901,60 TL talep edebileceği, davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatları ile borçtan müteselsilen sorumlu bulundukları, davanın bu kısımlar yönünden kabulüne fazlaya ilişkin kısımlar yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, alacağın likit olması ve davalının kabul edilen kısım yönünden itirazında haksız çıkması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulünün gerektiği, icra inkar tazminatının devamına karar verilen nakdi alacaklar esas alınarak hesaplanması gerektiği, gayrinakdi alacak talebi yönünden davacı banka tarafından davalı şirkete teslim edilen 22 adet çekin çek başına 2.030,00 TL'den toplamda 44.660,00 TL'lik çeklerin depo edilmesi gerektiği, davacı tarafça her ne kadar bu çeklerin tahsil edilmesi durumunda bedellerinin tahsili talep edilmiş ise de gayrinakdi alacak talebi yönünden tahsil hükmü kurulamayacağından bu yöndeki talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,  ''Davanın KISMEN KABULÜ ile Davalıların Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ...sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin; 1-Nakit Alacaklar Yönünden157.662,70 TL , 38.032,03 TL temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi olarak 1.901,60 TL yönlerinden devamına,İşlemiş Faiz Talebinin REDDİNE Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36,335 oranında temerrüt faizi ve işlemiş faiz  ve %5 gider vergisi uygulanmasına Davanın karar verilen 197.596,33 TL nin %20'si oranında İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Gayrinakdi Alacaklar yönünden takibin 22 adet çek yaprağı sorumluluk bedeli olan 44.660,00 yönünden devamına,Çek yapraklarının temini durumunda bedeli nakde dönüştürülerek davalılardan tahsili talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle;  söz konusu kararın istinaf incelemesi neticesinde müvekkil banka aleyhine olan hususların kaldırılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerektiğini,  27.03.2019 tarihinden itibaren geçerli olan kredi yıllık azami faiz oranı %36 olup, ilk derece mahkemesi tarafından %27,95 faiz oranı baz alınarak hesaplama yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu, 09.06.2015 tarihinde müvekkil banka ile davalı ...Dış Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanmış olup diğer davalı olan ... taraflar arasında akdedilen sözleşmeye 5.000.000,00 TL bedel ile müteselsilen kefil olduğunu;  taraflar arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmesi yenilenmiş olup, müvekkili banka ile davalı  ... Gıda Dış Tic. Ltd. Şti. arasında 13.03.2017 imza tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını; davalılar tarafından kullanılan krediye binaen geri ödeme planında gösterilen taksitlerden 30/12/2018, 30/01/2019, 28/02/2019 ve 30/03/2019 vade tarihli taksitler ödenmemiş olup, söz konusu durum neticesinde müvekkili banka tarafından ihtarname keşide edilmiş ve hesabın kat edildiğinin bildirildiğini; müvekkili banka bütün iyiniyeti ile davalıların borçlarını ödemesi amacıyla elinden geleni yapmıştır. Müvekkil banka alacağını tahsil edemediğinden dolayı davalılara karşı icra takibi başlatmış olup, davalılar haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibine itiraz ettiklerini ancak  davalıların işbu dava kapsamında dosyaya herhangi bir dilekçe sunmadığını; dolayısıyla davalıların kötüniyetli olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, Ancak ilk derece mahkemesi tarafından 27.03.2019 tarihinden itibaren geçerli olan kredi yıllık azami faiz oranı %36 olarak alınması gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından faiz oranının %27,95 olarak alınmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu,  daha önce dosyaya sunmuş oldukları, davalı şirketin hesap kat işlemlerinin gerçekleştiği tarihte Merkez Bankası'na bildirilen kredi yıllık azami faiz oranlarını gösteren belge incelendiğinde açıkça görülecektir ki; Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı %36 olup söz konusu faiz oranının %30 fazlasının %46,8'e tekabül etmekte olduğunu; dosyaya mübrez taraflar arasında akdedilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi madde 11/b bendi uyarınca müvekkil bankanın Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranının %30’unun ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanır denmekte olduğunu; Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi madde 11/b uyarınca; \"MÜŞTERİ, temerrüt halinde  belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden, hesap kapatma(hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları BANKA'ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuatta farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça; BANKA'NIN mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Temerrüt faiz oranının tespitinde, TL borç içini BANKA'nın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30(yüzde otuz) fazlası ve yabancı para (döviz) borcu için, BANKA'nın TCMB'ye yabancı para(döviz) krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi ile geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30(yüzde otuz) fazlası dikkate alınacaktır.\" Dolayısıyla, temerrüt faizi %46,8 olup, asıl alacak 157,662.70 TL üzerinden hesaplandığı zaman 209.097,79 TL asıl alacaklarının olduğunu; netice itibariyle, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nde ticari kredi, tüketici kredisi gibi ayrımlara gitmeksizin müvekkili bankanın Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranının %30 fazlasıdır. Kaldı ki dosyaya sunmuş oldukları 26.05.2021 tarihli dilekçemizde de açıkça en yüksek faiz oranının %36 olduğunun görülmekte olduğunu; bu nedenle ilk derece mahkemesinin \"davacı banka tarafından TCMB'na yapılan bildirim formunda işletme kredileri için 12-24 ay vade için uygulanan faiz oranının 27,95 olup bu oranın % 30 fazlasının % 36,335 olduğu, davacı bankanı davalıdan bu faiz oranını üzerinden faiz hesaplayarak talep edebileceği\" yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını; ilk derece mahkemesi tarafından faiz oranı hatalı olarak tespit edildiğini; bu nedenle de müvekkil bankanın alacağı da hatalı olarak hesaplandığını,  Ayrıca, ilk derece mahkemesi kararında \"Davacı tarafça dava konusu icra takibi ile davalılardan 157.662,70 TL asıl alacak, 48.986,54 TL %56,8 temerrüt faizi\" şeklindeki faiz oranının sehven ilk derece mahkemesi kararında %56,8 olarak belirtildiğinin anlaşılmakta olduğunu; gerek dava dilekçelerinde gerek icra takiplerinde gerekse de dosyadaki diğer beyan dilekçelerinde tarafımızca temerrüt faiz oranı %46,8 olarak belirtildiğini, İlk derece mahkemesi kararı ile davalı aleyhine icra-inkar tazminatına hükmedilmesi ve davalı tarafın genel kredi ve teminat sözleşmesi uyarınca asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatı imzalarının bulunduğunun sabit hale geldiğini, İlk derece mahkemesi kararı ile alacağın likit olması ve davalı tarafın itirazında haksız çıkması nedeni ile davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunu; ayrıca, ilk derece mahkemesinin \"Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. Ancak icra takibine itiraz dilekçelerinde herhangi bir somut gerekçe ileri sürmeksizin borca ve faize itiraz ettiklerini bildirdikleri görülmüş, bu itirazlarında kredi sözleşmesindeki imzaya herhangi açık bir itirazlarının bulunmadığı anlaşılmakla davalıların dava konusu kredi sözleşmelerinde asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, davalı gerçek kişi açısından müteselsil kefaletin tüm şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır.\" yönündeki değerlendirmesi ile davalı tarafın Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi uyarınca asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatı imzalarının bulunduğu sabit hale geldiğini; ek olarak, yine ilk derece mahkemesinin \"Davalı şirketin 09/06/2015 tarihli ve 13/03/2017 tarihli kredi ve teminat sözleşmelerinini kredi kullanan taraf olarak ve diğer davalının ise müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, müteselsil kefaletin tüm yasal şekil şartlarının mevcut olduğu\" yönündeki tespiti ile de müteselsil kefaletin tüm yasal şekil şartlarını taşıdığının sabit hale geldiğini, Müvekkili bankanın çekler kapsamında toplam 253.758,56-TL alacağı bulunduğunu, Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi 9.21/f bendi uyarınca müvekkil bankanın ilgili mevzuat gereği ödemekle yükümlü olunan miktarları bloke etme hakkı bulunduğunu; bu nedenle, taahhütname gereği müvekkili bankaca verilen ve halen iade edilmeyen 22 adet çekin garanti tutarları toplamı 44.660,00 TL olup, müvekkil bankanın toplamda 253.758,56 TL alacağı olduğunu; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin takip talebindeki şartlarla devamına, iade edilmeyen çekler sebebiyle 22 adet çekin garanti tutarları toplamının nakdi teminat olarak depo edilmesine karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ve Sayın Başkanlığınızca resen nazara alınacak sebeplerle; Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 24.01.2022 Tarih, 2020/501 Esas ve 2022/54 Karar Sayılı eksik incelemeye dayalı kararının istinaf incelemesi neticesinde müvekkil banka aleyhine olan hususların kaldırılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrınakdi kredi alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava dosyası istinaf aşamasında iken ... A.Ş. vekili tarafından dosyaya temlik beyanı sunulduğu, 02/05/2023 tarihli temlik beyanı incelendiğinde, beyana ekli listeye konu nakdi alacakların davacı banka tarafından, ... A.Ş.'ye temlik edildiği, dava konusu alacağın da listede yer aldığı, temlik nakit alacaklarla ilgili olduğundan, dava konusu gayrınakdi alacağa ilişkin olarak davacı bankanın taraf sıfatının devam ettiği tespit olunmuştur.  Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacı bankanın davalılar aleyhine 26/11/2019 tarihinde 157.662,70-TL asıl alacak, 48.986,54-TL işlemiş faiz, 2.449,32-TL BSMV toplamı 209.098,56-TL nakdi alacak, 22 adet çek yaprağı için toplam 44.660,00-TL gayrınakdi alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, asıl alacak için yıllık %48,60 oranında temerrüt faizi talep edildiği,  takibe yasal sürede vaki itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, genel kredi ve kefalet sözleşmeleri, kat ihtarı ve tebliğ şerhi, çek tevdii belgeleri, davalı şirkete kullandırılan krediye ilişkin ödeme planı dosya arasına alınarak, dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi dosya üzerinden tanzim ettiği kök raporda takipte talep edilen temerrüt faizi oranına ne şekilde ulaşıldığına dair dosyada belge olmadığı bildirilmiş, bunun üzerine bankaya yazılan müzekkereye 27/03/2019 tarihinden itibaren geçerli olan ve TCMB'ye bildirilen azami akdi faiz oranları bildirilerek cevap verilmiş, dosya yeniden önceki bankacı bilirkişiye tevdii edilerek temerrüt faiz hesabını içeren ek rapor tanzim edilmiş, mahkemece ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı banka ile davalı şirket arasında 09/06/2015 tarihli 5.000.000,00-TL limitli, 13/03/2017 tarihli ve 500.000,00-TL limitli iki ayrı genel kredi sözleşmesi yapıldığı, diğer davalı ve şirket yetkilisi ...'nun her iki sözleşmeye ayrı ayrı ve aynı limitlerle müteselsil kefil olduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, davacı banka tarafından davalı şirkete 30/11/2018 tarihinde aylık %2,50 akdi faiz oranı ile taksitli ticari kredi kullandırıldığı, banka tarafından kredi taksitlerinden üçünün ödenmediği gerekçesi ile hesabın 01/04/2019 tarihinde kat edildiği ve 157.665,14-TL nakdi alacağın bir gün içerisinde ödenmesi ve 44.660,00-TL gayrınakdi alacağın depo edilmesi ihtarını içerir kat ihtarının davalılara tebliğ çıkarıldığı, davalı şirkete 03/04/2019 tarihinde tebligat yapıldığı, diğer davalıya yapılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket ile davacı banka arasındaki her iki genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde, müşterinin temerrüdü halinde temerrüt faiz oranının, banka tarafından  TCMB'ye bildirilmiş ve muacceliyet tarihinde yürürlükte bulunan aksi faiz oranların en yüksek olanına %30 ilave edilmek suretiyle hesaplanacağının düzenlendiği, muacceliyet tarihinin 01/04/2019 olduğu ve banka tarafından dosyaya sunulan ve 27/03/2019 tarihinden itibaren geçerli olacağı bildirilen TCMB'ye yapılmış bildirim kapsamından ticari kredilere uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %27,95 olduğu, bilirkişi tarafından ek raporda bu orana yüzde otuz ilave ile tespit edilen yıllık  % 36,335 temerrüt faiz oranının uygulandığı, davacı vekili tarafından en yüksek akdi faiz oranının yıllık %36 olduğu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, anılan oranın tüketici kredilerine ilişkin olması nedeniyle istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece bankacı bilirkişiye ilgili banka şubesi nezdinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek akdi faiz oranlarının fiilen uygulanıp uygulanmadığı, aynı tür krediler için bankanın fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının ne olduğu belirlenerek temerrüt faiz oranının bu oran üzerinden tespit ettirilmesi gerekirken dosya üzerinde inceleme yaptırılması yerinde olmamış ise de, bilirkişinin tespit ettiği ve davalılarca itiraza ya da istinafa konu edilmeyen temerrüt faiz oranının davacı yönünden lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Yine kendisine kat ihtarı tebliğ edilemeyen davalı kefil yönünden temerrüdün takiple gerçekleşeceğinin gözden kaçırılması isabetsiz olmuş ise de, davalı kefilin bu yönde itiraz ve istinafının olmaması karşısında bu eksiklik de eleştirilmekle yetinilmiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0c8874acdd9e4a3","SID":"d2aa11c22c6c9fee"}}