{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/325 <br>KARAR NO\t: 2025/155<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/11/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2017/156 Esas,  2022/672 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; olay günü olan 15/10/2016 tarihinde davalılardan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile kamyonet içerisinde ölen ... olduğu halde Erzurum ili, ... ilçesi, ... mahallesi  sınırları içerisinde karayolu ...Erzurum istikameti yönünde seyir halinde iken kamyonetin arıza yapması üzerine davalılardan ...'nin kamyoneti sağ şerit üzerine bırakarak yakıt almak için aracın yanından ayrıldığını, davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile davalı ...'nin sağ şeritte park halinde bıraktığı ... plaka sayılı kamyonete arkadan çarpması sonucunda kamyonetin yanında bekleyen ...'nin ölümüne neden olunduğunu, söz konusu trafik kazası sebebiyle açılan bu davada davacı ...'in müteveffanın eşi, ...'un kızı olduğunu, bugüne kadar davalı sigorta şirketlerinden ya da kazanın oluşumuyla ölüme neden olan kusurlu şahıslardan hiç bir ödeme alamadıklarını beyanla ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 20.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ... için 200.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki tüm davalılardan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan  ...  plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde “Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğunun iddia edildiğini, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortasının sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; yargılamaya konu olan olayda, davacıların desteği olduğu iddia edilen müteveffa  içerisinde yolcu ise, bu taşımanın  hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın müterafık kusur durumunun tespiti ile uygun bir hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin gerçekleşen trafik kazasında hiç bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili ...'in kullanmakta olduğu aracı ile şehirler arası karayolunda gece 20.00 sıralarında kendi şeridinde normal hızında gittiğini, hız sınırını aşmadığınıi kanun ve yönetmelik kapsamında hiç bir kusurunun bulunmadığını, her ne kadar ...'nin aracı sürücüsü ve sahibi olduğu ... plakalı aracın seyir halinde iken yakıtının bittiğini, aracı sağa çekip dörtlülerini yaktığını beyan etmiş ise de aracın yolun ortasında olduğunu ve dörtlülerini yaktığı hususunu kabul etmediklerini, bu durumun kaza tespit tutanağında da sabit olduğunu, kaza yerinde reflektör veya benzeri bir uyarı levhasının da bulunmadığını, istenilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilemesini  talep etmiştir.<br>Davalı...Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plaklı arcın ZMMS poliçesi ile ölüm halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına 310.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili sigorta şirkete sigorta ettirildiğini, müvekkilinin sigorta ettirenin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"... davacı eş ...'in eşi, davacı ...'un babası olan ...'nin meydana gelen kaza nedeniyle vefat ettiği, yargılamanın devamı sırasında davalı ...Sigorta A.Ş tarafından ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacı çocuk ...'un zararını karşıladığı, ancak davacı eş ...'in zararının karşılanmadığı, rapor tarihi itibariyle hesaplama yapıldığında ve yapılan ödemenin güncelleştirilmiş halinin mahsup edilmesi sonrasında davacı ...'nin bakiye zararının 110.913,99 TL olarak belirlendiği, aktüer hesap bilirkişisi raporunda hesaplama yapılırken müteveffanın %40 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği ve davacının zararının buna göre belirlendiği, esas itibariyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talep yönünden müteveffanın kusurunun sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle aktüer hesap bilirkişisi raporunda kusur oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmasının uygun olmadığı, ancak davacı tarafın aktüer hesap bilirkişisi raporuna bu yönüyle itiraz etmeyip davasını bu raporda belirtilen tutara göre ıslah ettiği, bu nedenle mahkememizce aktüer hesap bilirkişisi ve ıslah talebine itibar edilmek zorunda kalındığı, davacı ... yönünden yargılamanın devamı sırasında zararının giderilmesi nedeniyle bu davacı açısından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı ... yönünden ise 110.913,99 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatından davalı sigorta şirketleri açısından bakiye poliçe limiti 91.459,50 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>6098 sayılı TBK 'nın 56.maddesi uyarınca; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgür bir nitelik taşır. Manevi tazminat miktarının takdir edilmesinde zarar gören tarafın zenginleşmemesi, zararı giderecek olan sorumlunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı zarar görenin duymuş olduğu elem ve ızdırap ile iç dünyasında oluşan huzursuzluğu bir nebze olsun giderebilme amacını taşımalıdır. Zarar miktarının tespit edilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen haksız fiilin ağırlığı, tarafların kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde belirlenmelidir. <br>Somut olayda, davacıların desteği olan ...'nin ... doğumlu olduğu, meydana gelen kaza neticesinde 15/10/2016 tarihinde vefat ettiği, davacıların henüz 34 yaşındaki desteklerini kaybettikleri, davacı eş ...'nin henüz genç yaşta eşini kaybettiği, ...'un ise çocukluk çağında babasız kaldığı, bu şekilde davacıların desteklerinin vefat etmesi nedeniyle derin bir acı ve ızdırap duydukları, vefat eden desteğin kaza sırasında yolcu olduğu, davacıların iç dünyasında oluşan acı ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi\" gerekçesiyle \t<br>\"Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat talepli davanın konusunun kalmamış olması nedeniyle bu talep yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>Davacı ... yönünden açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; <br>110.913,99 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatından davalı sigorta şirketleri 91.459,50 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketler yönünden dava tarihi olan 23/03/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 15/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine<br>125.000,00 TL tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/10/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, fazlaya dair talebin reddine<br>125.000,00 TL tutarında manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/10/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, fazlaya dair talebin reddine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından ödeme tarihindeki sigorta şirketlerinin kusurları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekli iken sadece yaya kusurunun tenzili ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu bakımdan yapılan ödeme nedeniyle yerel mahkemede görülen davanın konusuz kaldığından davanın reddi yerine kabulünün hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın desteğinden yorksun kalanlar anne baba eş ve çocukları olup olmadığının tespiti ile destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken her birinin payı gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, mevcut durumda yoksun kalanların tespiti yapılmadan doğrudan yapılan hesaplamanın hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yapılan ödemenin yeterliliği sonucunda davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkil şirketten aldığı haksız tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek müvekkil şirkete iadesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu olayda maddi tazminat hesaplamalarının 1,8 teknik faiz formülasyonu ve TRH-10 yaşam tablosu çerçevesinde yapılması gerektiğini, yargılama sırasında belirtilen itirazların hiçbirinin gerekçeli kararda irdelenmediği ve tartışılmadığını belirterek kararın kaldırılması ile talepler doğrultusunda karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı...Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun çelişkili olduğu, rapora karşı yapılan itirazlar doğrultusunda yeni bir rapor alınması gerekirken ilgili rapor çerçevesinde karar verilmesinin yerinde olmadığını, raporda TRH-2010 mortalite tablosu %0 teknik faiz esas alındığı, TRH mortalite tablosu %0 teknik faiz esas alınarak hazırlanan rapora göre yapılan hesaplamada kişinin yaşam olasılıkları göz önünde bulundurulmayıp tazminat hesabının her yıl %10 artırılmak ve her yıl %10 iskonto edilmek suretiyle hesaplandığını, pasif dönemde asgari geçim indirimi hariç net asgari ücreti hesaplama yapılması gerektiği, ancak asgari ücretin olması gerekenden yüksek belinlendiğini, olayın meydana geliş şeklinde sigortalının alınan ifadeleri doğrultusunda kazanın meydana gelmesinde sigorta araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacı ...'un bakiye tazminatının bulunmaması ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin meydana gelen trafik kazasında hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacılar lehine fazla hesaplama yapıldığını, yetersiz hakkaniyete aykırı kusur ve bilirkişi raporuna dayanarak verilen hükmün hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat talepli davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesine rağmen davacı lehine 9.200,00-TL vekalet ücreti takdirinin hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen kazada müteveffanında %40 oranında müterafik kusuru olduğunu, kusur oranına göre mahkemenin maddi tazminat tutarı üzerinden indirim yapması gerekirken kusur indirimi yapılmamasının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; davalı sigorta şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçların karıştığı ... tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul/kısmen reddine karar verilmiş, davalı ...Sigorta, ... Sigorta, ... ve ve ... vekillerince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı ...Sigorta, ... Sigorta, ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı ...Sigorta A.Ş. Vekili, davalı...Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 4.352,60-TL harcın davalı ...Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 4.352,60-TL harcın davalı...Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 18.489,03-TL harcın davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>5-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 31/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98aa24d2c9a85d80","SID":"636e854be5c1b049"}}