{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/428<br>KARAR NO\t: 2025/420<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında takibe konu borcun dayanağının 19/08/2020 düzenleme tarihli 30/09/2020 ödeme tarihli emre muharrer senetten  kaynaklı alacak olduğunu, davalı aleyhine giriştiği icra takibi neticesinde borçlunun haksız bir şekilde borca itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davasını açmak zorunda kaldıklarını, davalı tarafından, takip tarihinde müvekkiline ödenmesi gereken borcun 5.432,60-USD olduğunu. Müvekkilinin takip tarihine kadar sürekli olarak karşı tarafa bildirimde bulunduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmayınca, davacı adına İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla borçlu aleyhinde icra takibi başlatmış olup borçlunun takibe itiraz ettiğini. İtiraz üzerine takibin durduğunu. Borçlunun itirazı haksız olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu. Borçlunun icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini. Borçlunun itirazları haksız olduğunu borçlunun borca itirazını da kabul etmenin mümkün olmadığını. Borçlu her ne kadar borcu olmadığını iddia etmiş ise de ekte sunulmuş olan 19/08/2020 düzenleme tarihli bono ile ödemeyi kabul ettiğini. İcra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini. Bu nedenle borçlunun itirazının iptali takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılması için mahkemenize müracaat etmelerinin hasıl olmuştur. Davamızın kabulüyle borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>GÖREVSİZLİK KARARI: İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde ... Karar sayılı karar ile iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olup, iş bu dava dosyası mahkememize intikal etmiş olmakla mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle \"Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde düzenleme getirilmiştir.<br>6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. \" şeklinde düzenleme getirilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında TTK'ya eklenen 5/A maddesi gereğince 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari dava niteliğindeki konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize intikal ettikten sonra oluşturulan 09/05/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak tebliğden itibaren geçerli olmak üzere 1 haftalık kesin süre içerisinde iş bu davanın açılmasından evvel arabulucuya başvurulmuş ise arabuluculuk faaliyeti sonucunda düzenlenen anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğin 6102 Sayılı Yasa'ya eklenen 18/A-2 ve TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekili tarafından Uyap'tan dosyaya sunulan 15/05/2025 tarihli dilekçe ile dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığını ve  arabuluculuk işlemlerinin tamamlanması için süre verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br> Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, ancak işbu davanın ise görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nde arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olduğu ve iş bu dava dosyasının mahkememize 08/05/2025 tarihinde intikal ettiği, davacı vekili tarafından sunulan 15/05/2025 tarihli dilekçe ile de dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru yapılmadığı, yukarıda anlatılan yasal düzenlemeler karşısında arabuluculuk dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından  işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verme gereği doğmuştur.  (İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1053 Esas , 2019/657 Karar, 2021/339 Esas, 2021/602 Karar, 2021/70 Esas, 2021/99 Karar,  İzmir BAM 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/674 Esas, 2021/869 Karar kararı, İzmir BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/1230 Esas, 2020/2525 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/539 Esas, 2021/510 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1970 Esas, 2021/844 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.)<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine,<br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 2.923,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.308,58 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Dair,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi  nezdinde istinaf kanun  yolu açık olmak üzere karar verildi.   15/05/2025<br><br><br>Katip ...<br> e-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d52376b48cf4a144","SID":"a92168ea49661e22"}}