{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/714 <br>KARAR NO: 2025/587<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2021<br>NUMARASI: 2020/152 Esas - 2021/1150 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, takip ve dava dışı  ... Ltd. Şti.'nin müvekkilinin bayisi olduğunu, şirketin müvekkiline olan borçlarına ilişkin ... ve ...'nın 06/01/2012 tarihli ve 250.000-TL bedelli; ...'nın 14/07/2017 tarihli ve 500.000-TL bedelli; ...'nın ise 13/11/2017 tarihli ve 300.000-TL bedelli kefaletnameleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını; davalıların farklı tarihlerde şirketin hissedarı olarak müdürlüğünü de üstlendiklerini, ... ve ...'nın 05/01/2012 tarihli TSG'ye göre şirketin hissedarları ve müdürleri olduklarını; ayrıca ... Ltd. Şti.'ye 29/05/2018 keşide tarihli ve 35.185-TL bedelli bono için 04/09/2019 tarihinde protesto gönderildiğini, ödeme yapılmayınca davalı kefillere karşı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, fakat davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takipte istenilen 196.624,32-TLnin protesto çekilen 35.185-TL si için itirazın iptaline icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı ile dava dışı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil olduğu, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını sağladığı; kefillerden ... ve ...'nın 06/01/2012 tarihli kefaletnamesine 818 sayılı BK'nın uygulanması gerektiği ve eş rızası aranmayacağı; davalılardan ...'ın 13/11/2017 ve ...'nın 14/07/2017 tarihli kefaletnamesine 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, ...'ın eş rızasının bulunduğu ve geçerli olduğu; ...'in sözleşme tarihi itibariyle şirket müdürü olduğundan eş rızasının aranmayacağı; davacının dava dışı asıl borçlu şirkete  ödememe protestosu çekerek asıl borçluyu temerrüde düşürdüğü, kefillere başvurabileceği; davacının ticari defterleri incelendiğinde bononun faturadan kaynaklı alacağa ilişkin olduğu, faturaya konu malların teslim edildiği, cari hesap borç bakiyesinin bu şekilde oluştuğunun belirlendiği; kefillerin asıl borçlu şirketle dava konusu borçtan beraber sorumlu olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıların takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 35.871,63-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacağın %20'si oranında 7.174,32-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davalı ... vekili, dava dilekçesinin ekindeki kefalet sözleşmelerinin söz konusu dosyayla ilgisi olmadığını; müvekkilinin şirketin 02/03/2017-12/09/2017 tarihleri arasında müdürlüğünü yaptığını, müvekkilinin şirketten ayrıldıktan sonra 35.000-TL bedelli, 29/05/2018 keşide ve 31/08/2019 vade tarihli kambiyo senedinin davalı ... tarafından düzenlenerek davacıya verildiğini ve müvekkilinin dava konusu senetle ilgisi olmamasına rağmen, kötü niyetli olarak müvekkiline de takip yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı ..., dava dilekçesinin ekindeki kefalet sözleşmelerinin dosyayla ilgisi bulunmadığını; müvekkilinin şirkette hiç bir imzasının, ortaklığının ve müdürlüğünün olmamasına rağmen davanın kötü niyetli olarak kendisine de yöneltildiğini belirterek,  kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacının bayii olan dava dışı şirketin davacıya verdiği bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla şirketin davacıya olan borçları için kefalet veren davalılara karşı başlatılan icra takibine  itirazın iptali sitemine ilişkindir. Somut olayda davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti.  arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, şirketin davacıya 28/05/2018 düzenleme 31/08/2019 vade tarihli 35.185-TL bedelli bonoyu düzenleyerek verdiği, davacının noterden dava dışı bono keşidecisi şirkete 04/09/2019 tarihli ödememe protestosu gönderildiği, bononun ödenmemesi üzerine davacının şirkete karşı ferileriyle birlikte toplam 35.871,65-TL'nin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği; davacının aynı zamanda diğer takiple tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar aleyhine 195.937,67-TL asıl alacak ve ferileriyle beraber toplam 196.624,32-TL'nin tahsili için bayilik sözleşmesi, kefalet sözleşmesi ve cari hesap ekstresine istinaden davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattığı, davalıların takibe itiraz ettikleri, davacı tarafından eldeki davada davalıların itirazının 35.871,65-TL için iptal edilmesi talep edilmiştir. Davacının dosyaya sunduğu kefaletnamelerde dava dışı şirketin davacıya olan borçları için davalı ... ve ...'in 06/01/2012'tarihinde 250.000-TL limitle; davalı ...'ın 13/11/2017'tarihinde 300.000-TL limitle; yine davalı ...'nın 14/07/2017'de 500.000-TL limitle müteselsilen kefil oldukları; 2017 tarihli her iki kefalet için de ... ve ...'ın eşlerinin muvafakatları alınmıştır.Her ne kadar davacının dosyaya sunduğu dava dışı şirketle arasındaki bayilik sözleşmesi 02/03/2017 tarihli olsa da dosyaya sunulan kefaletnamelerin belli bir bayilik sözleşmesiyle ve kefaletten önceki borçlar için verildiği belirtilmediğinden, kararı istinaf eden davalıların sözleşmenin davaya konu borçla ilgisinin olmadığına ilişkin savunmaları sonuca etkili değildir. Aynı şekilde davalıların dava dışı şirkette ortak veya yetkili olup olmamaları ya da şirket ortaklığından ayrılmaları kefaletten kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır. Buna göre, davalıların müteselsil kefalet verdikleriı dava dışı şirketin borçlusu olduğu davaya konu bononun şirket tarafından ödenmediği hususunda uyuşmazlık olmadığından davalıların geçerli kefaletleri gereğince şirketin borcundan sorumludurlar Açıklanan nedenlerle,davanın kabulüne dair kararda  isabetsizlik olmadığından  ... vekili ve davalı ...'nın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekili ve davalı ...'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.450,39-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 1.225,2‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 1.225,19‬-TL harcın davalı ... ve davalı ...'dan müteselsilen alınarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar ... ve davalı ...  tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 143-TL istinaf yargı giderinin davalı ... ve davalı ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e4b35127f3fda92","SID":"2b1aa1fdf2cb7654"}}