{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/427 - 2025/744<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/427 <br>KARAR NO\t: 2025/744<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/208 E.  -  2022/448 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/208 E. - 2022/448 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/50581, 2011/99002, 2011/99013, 2011/99024, 2014/39199, 2016/41604, 2016/91160, 2017/08745, 2017/115783, 2018/17945, 2018/96986, 2014/33482 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/96311 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1960 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu “...\" ibareli markanın 5, 30, 31, 35 ve 40. sınıfta tescili için başvuruda bulunulduğunu ve 2020/96311 nolu tescil süreci devam ettiğini, müvekkili adına tescilli “... ” ibareli markaların ilk tescilinin çok eski yıllarda gerçekleştirilmiş olduğunu, sektörde önemli bir tanınırlığa ulaştığını, müvekkilinin markaları ile davalı tarafın tescilli “...” ibareli marka arasında 6796 sayılı SMK hükümleri çerçevesinde mutlak ve nisbi ret nedenleri mevcut olmasına rağmen, YİDK tarafından itirazın reddine karar verilmesinin usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2022-M-394 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/96311 başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davalının markası ile davacının itiraza mesnet markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, aynı zamanda başvuru sahibinin 2003 21130 sayı ile tescilli \"...\" markasından kaynaklanan kazanılmış hakları dikkate alındığında başvurunun kalan mal/hizmetleri bakımından markalar arasında iltibas olasılığının bulunduğundan bahsedilemeyeceği tespitinin yapıldığını, kötüniyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt bulunmadığını, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şirket, davanın kararın bildirim tarihinden itibaren 2 aylık süre geçtikten sonra davacı tarafça ikame edilmiş olduğunu, süresi içinde açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” markası adı altında bir marka ailesi kurduğunu, davacı şirketin dayanak gösterdiği davacı adına tescil edilmiş markalara ilişkin olarak markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin yargılamaların devam ettiğini, kazanılmış haklar dikkate alındığında mal/hizmetler bakımından markalar arasında iltibas olasılığının bulunduğundan bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, hedef kitlenin özellikleri göz önünde bulundurulduğunda karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, taraflar arasında uyuşmazlıklar yaşandığını, müvekkili şirketin, davacının markadaki yakınlaşma hamlelerine sessiz kalmadığını, tam aksine bununla mücadele etmeye başladığını, davacı şirketin başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddialarının somut delillerle ispatlanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda dava konusu marka kapsamında bulunan 05. sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler.”, 30. sınıftaki “Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları. İrmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamulleri.”, 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri salamura yaprak, turşu. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları. İrmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri ve satışa sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, franchising, katalog, kapıdan sıcak ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).”, 40ıncı sınıftaki “Gıdaların işlenmesi; kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, kavrulması, tütsülenmesi, salamura edilmesi, öğütülmesi, karıştırılması ve homojen hale getirilmesi, pastörize edilmesi, zenginleştirilmesi, fümigasyona tabi tutulması (fimüge) edilmesi, kalibrasyondan geçirilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri.” mal ve hizmetleri açısından taraf markalarının kapsamlarının benzer olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış \"...\"  ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların standart karekterle yazılı \"... ... ...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"... ...\", \"... ...\", \"... ...\", \"...\" ibarelerinden oluştuğu, karşılaştırmaya konu işaretlerde “...” ibaresinin ortak olmasının, markalarda kullanılan şekil unsurları ve renkler ilgili tüketici nezdinde işaretler arasında bir bağlantı kurmasında rol oynadığı, ortalama tüketici açısından her iki markanın da ... ibaresi ile başlamasına bağlı olarak ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, davalının önceki tarihli markasının 82/073186 numaralı olduğu, davacının 87/106689 başvuru sayılı markasının (davada dayanak alınmamış olmakla birlikte, davalı yan delilleri arasında sayılmıştır) 23.11.1988 de tescil edildiği, ... ibareli taraf markalarının, uzun yıllardır hukuken ve fiilen varlığını sürdürmekte olup, birlikte var olma (co-existence) durumunun da, ilgili tüketici tarafından işaretlerin karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde akılda tutulması gerektiği, bu çerçevede; davacı markaları ile davalı markalarının birlikte eş zamanlı uzun süreli olarak aynı piyasada var oldukları ve herhangi bir karışıklık yaşandığı hususunda herhangi bir delilinin dosyaya sunulmadığı, birlikte var olma ve ortalama tüketici tarafından iki ayrı marka olarak kabul edilme halinin gerçekleştiği, davacının önceki tescilli markaları kapsamında kalan ürünler yönünden uzun yıllar birlikte var olan markalar arasında herhangi bir karışıklığın yaşanmadığı, önceki tescilli markaları kapsamında davalının, kalın punto büyük harfle gösterilmiş başvuru kapsamındaki mallar yönüyle müktesep hakkının bulunduğu da dikkate alındığında, çekişme konusu “...” ibaresinin taraflardan herhangi birine bağlandığı değerlendirmesinin dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden yol çıkılarak yapılmayacağı, bunun bir sonucu olarak, somut olayda tek bir tarafa bağlanmamış ve uzun yıllardır birlikte var olan ... işaretinin aynı olmasının ilgili tüketici tarafından işaretlerin karıştırılacağı kanaati için yeterli olamayacağı, üstelik davacı yan markası kapsamındaki baskın diğer unsurların işaretlerin birbirinden ayrılmasını da sağladığı sonucuna varılmış olup, somut olayın şartlarına, aynı/benzer olan mallar yönüyle dahi taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin oluşmadığı, ilaveten, aynı/benzer olmayan mallar açısından da “...” ibaresinin; özgünlük derecesi yüksek, fantezi bir ibare olmadığından, ayırt ediciliği ve özgünlük derecesi, kaynak gösterme fonksiyonunun görece  düşük düzeyde olduğu, somut vakada, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalı şirket  tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına  ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile YİDK'nın 2022-M-394 sayılı kararının iptali talebine ilişkin dava süresinde açılmadığı için dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, hükümsüzlük istemine ilişkin davanın esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının müvekkili şirketin marka vekiline e-tebligat yolu ile 24.03.2022 tarihinde gönderildiğini, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesi gereğince, elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını, Kanunundaki elektronik tebligata ilişkin düzenleme gereği YİDK kararının müvekkili şirket marka vekiline 29.03.2022 günü tebliğ edilmiş sayılacağını, davanın UYAP sisteminden 30.05.2022 tarihinde açıldığını, dava harçlarının da aynı gün UYAP sisteminden yatırıldığını, YİDK kararına karşı 2 aylık dava açma süresinin 29.05.2022 günü sona erdiğini, ancak 29.05.2022 günü hafta tatili olan Pazar gününe denk geldiğinden davanın 30.05.2022 günü açılmasında usule ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya dayanak “... ...\"  \"...\" ve  \"...\" \"... ...\" \"... ...\" ibareli markaları ile davalı tarafın tescilli “...” ibareli marka arasında 6796 sayılı SMK çerçevesinde mutlak ve nisbi ret nedenleri mevcut olmasına rağmen,  YİDK kararının iptali isteminin reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olan davalı markası “...” markası ile müvekkili adına tescilli markalar arasında benzerliğin bulunduğunu, davalının  \"...\" markası adı altında hiçbir kullanımı ya da haklı sebebe dayalı tescil hakkının olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.        <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesi uyarınca ... tarafından verilen nihai karar olan YİDK kararlarının iptali istemiyle, YİDK kararının tebliğinden itibaren iki ay içinde dava açılabileceği, Kanun'da belirlenen iki aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu, iptali istenen YİDK kararının davacı marka vekiline 24/03/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, SMK'nın 160/6 maddesi uyarınca 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde yer alan elektronik tebligat usulünün bu davada uygulanamayacağı,  HMK'nın 92/2 maddesi uyarınca bu tarihte başlayan iki aylık hak düşürücü sürenin 24/05/2022 tarihinde dolduğu, iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 30/05/2022 tarihinde açıldığı, HMK 114/(2) hükmünde ifadesini bulan diğer kanunlarda yer alan dava şartı niteliğindeki SMK 172. Maddesi ile 5000 sayılı Kanun'a eklenen 15/C maddesi ile belirlenen dava şartının YİDK iptali yönünden mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin YİDK iptaline ilişkin dava bakımından istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2- Davacı vekilinin hükümsüzlük davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi gelince, öncelikle belirtmek gerekir ki, hükümsüzlük davasına konu edilen 2020/96311 sayılı markanın dava tarihinde tescil edilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece gerekçeli kararda, davalı tarafın 11.08.2002 başvuru, 30.09.2005 tescil tarih ve 2003/21130 sayılı ibareli markasının kapsamının dosya içeriğinde bulunan eski tarihli belgeye göre kapsamının daha geniş olduğu, ancak güncel kayıtlarda kapsamında bulunan emtianın büyük kısmının bulunmadığı, dava açılma tarihi önceki tarihli olduğundan dava tarihi itibariyle durum değerlendirmesi yapılması gerektiği gerekçesine yer verilmiş ve davalının 2003/21130 sayılı markasının kapsamı olarak dosyada bulunan bilgisayar çıktısı esas alınarak belirlenmiştir. Ancak dosya kapsamından 2003/21130 sayılı markanın kapsamında mahkemece esas alınan malların ve hizmetlerin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan markanın dava tarihindeki kapsamında hangi emtianın olduğu da resmi tevsik edici bir belge olmadığından denetlenememektedir. Tüm bunlarla birlikte tescil belgeleri arasındaki uyumsuzluğun sebebi bazı sınıfların hükümsüz kılınmasından da kaynaklanabilmiş olabilir. Bu durumda da önceki tescil dikkate alınamayacaktır. Bu nedenlerle mahkemece, davalının markasının kapsamında hangi malların bulunduğu hususu açıklığa kavuşturulmadan yapılan değerlendirme yerinde olmamış, bu husus araştırılmadan ve bu duruma yönelik deliller toplanmadan karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>\tDiğer yandan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2018/2050 E.- 2019/7034 sayılı kararında açıklanan “birlikte var olma” olarak tanımlanan ilke (Buket Gün, Marka Hukukunda Birlikte Var Olma, Oniki Levha Yayıncılık, 2019) uyarınca, itiraza gerekçe markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden, anılan markaya kural olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olan bir işaretin uzun yıllar marka olarak kullanılması, kullanımın sürekli ve yoğun şekilde olması ve kuvvetli tanıtımla markanın ayırt edici kılınması, buna karşılık tescilli marka sahibinin marka başvuru tarihine kadar niza çıkarmaması halinde her iki markanın uzun yıllardır barış içinde birlikte var oldukları ve artık tescilsiz markanın başvuru tarihi itibariyle kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceğinin  kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/442 Esas -2020/3781 Karar sayılı ilamında da aynı hususlara yer verilmiştir. Somut olayda ise mahkemece, açıklanan bu hususlar tartışılmadan, yani birlikte var olma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan, somut uyuşmazlıkta tarafların markalarının birlikte var oldukları değerlendirmesi yapılması da kabule göre Dairemizce yerinde bulunmamıştır. <br>Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 22/12/2022 gün ve 2022/208 E. - 2022/448 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/04/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a5adecde88e5332","SID":"5e7bf1d5ffb3b564"}}