{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/633 - 2025/646<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/633 <br>KARAR NO\t: 2025/646<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACI VEKİLİNİN  İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  \"06/04/2019 tarihinde davalı ...’nin sevk ve idaresinde olan ve mülkiyeti  ....  ait ... plakalı aracın müvekkili ...'a çarptığını, müvekkili ....'un sunulan epikriz raporlarında da görüleceği üzere  Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesinde yoğun bakımda tedavi gördüğünü,hastaneden yatağa bağlı olarak taburcu edildiğini,halen hasta bezi gibi yatalak hastaların kullanmış olduğu pek çok şeyi kullanmak zorunda olup ağzından beslenememekte olduğunu, Adli Tıp Kurumunca müvekkilin %100 malul kaldığı tespit edilmiş olup Çınar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....E. ... sayılı kararı ile  müvekkilin annesi .... kendisine veli olarak tayin edildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere 359.900,00 TL bakıcı giderinin 06.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini\" talep ettiği görülmüştür.<br>B) DAVALININ SAVUNMASI:<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; \".... plakalı aracın, müvekkil şirket tarafından tanzim edilen, ... vadeli ...poliçe no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 01.06.2015 yürürlük tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları gereği Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. sağlık giderleri teminatı sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 98'inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, aleyhlerinde açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın; usulden derdestlik nedeniyle reddini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, aksi halde, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini\" talep ettiği görülmüştür.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Kararı  ile; \"Somut olayda, eldeki davanın tarafları ve konusunun Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile aynı olduğu, talep sonucuna ilişkin olarak ise, Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin .....karar sayılı dosyasında  bakıcı giderine ilişkin talebin değerlendirildiği, dosyanın istinaf edildiği ve istinaf isteminin değerlendirmesi aşamasında olduğu,derdestliğin ise 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-ı maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği ve aynı Kanunun 115. Maddesi gereğince mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmakla, davanın derdestlik nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-ı ve 115. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.\" <br> D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinafında özetle; davanın usulden ret kararının hukuka aykırı olduğunu, hukuken ıslah edilmemiş asıl dava devam ederken ek dava açılması derdestliğe yol açmadığını, çünkü netice sonuç kısmı aynı olmadığını, ıslah edilmemiş kısmı dava için kalan kısma ilişkin zaman aşımı ve diğer hak düşürücü sürelerin işlemeye devam ettiği gözetildiğinde ıslah edilmemiş asıl davanın neticelenmesinin beklenmesi şartının var olduğu iddiası hukuka uygun olmadığı gibi adil bir netice de doğurmayacağını, davalı olan Sigorta şirketi asıl davada istinaf yoluna başvuru yapmadığını, kararın kaldırılması ile davalarının kabulüne karar verilmesi aksi takdirde yerel mahkeme kararının bozulması ile dosyanın yerel mahkemesine iade edilmesi karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;<br>Belirsiz alacak davası, HMK'nun 107. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"Karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebinini artırabilir.\" şeklindeki 107/2 hükmü; 7251 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (7251 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sonrasında “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir.  <br>7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklik dikkate alındığında şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hâle gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerekmektedir. Ayrıca Kanun'un gerekçesinde de bu sürenin, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda hâkim tarafından verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple, belirsiz alacak davasının şartlarını taşıyan bir davada Kanun'da belirtilen an hâkim tarafından resen gözetilerek davacıya kesin süre verilmelidir. Davacının verilen süreye rağmen geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmemesi durumunda davanın, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı 107/2 hükmünün son cümlesinde düzenlenmiştir. <br>Belirsiz alacak davası açan davacının talep artırım yahut ıslah suretiyle geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi mümkün olup, bu durum davanın açılması ile alacağın tamamının dava konusu edilmesinin bir sonucudur. Diğer bir anlatımla belirsiz alacak davasında geçici talep sonucunun kesin talep sonucuna dönüştürülmesi imkânının varlığı alacağın tamamının dava konusu edilmediği anlamına gelmez. Dolayısıyla belirsiz alacak davasının açılmasıyla alacağın tamamı dava konusu edilmiş olduğundan aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması hâlinde derdestlik söz konusu olur. (bknz Yargıtay 4. HD'nin  2024/241 esas - 2024/5604 karar sayılı, 2022/13861 esas - 2023/6619 karar sayılı, Yargıtay 9. HD'nin 2024/13392 esas - 2025/1011 karar sayılı emsal kararları)<br>Somut olayda davacı tarafından Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile aynı trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketi , dava dışı araç maliki ve sürücüye karşı 100 TL maluliyetten kaynaklı maddi tazminat, 100 TL bakıcı gideri ve 100 TL sağlık gideri  ve toplam 130 bin manevi tazminat talepli belirsiz alacak davası açıldığı yapılan yargılama sonucunda kısmen kabul kararı verildiği kararın  taraflarca istinaf edilmesi üzerine dosyanın Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinde istinaf incelemesinde olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.<br>Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esas yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın  mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun  359/3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından  tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak  üzere 24/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c32d9f524d0cee12","SID":"03afcea34961feaa"}}