{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1703 <br>KARAR NO:2025/498<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/04/2021<br>NUMARASI:2019/453 Esas -  2021/366 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirkete \"Hazır Beton\" satışından doğan borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcunu ve imzalamış olduğu 02.06.2018 tarihli ... doküman numaralı Hazır Beton Sözleşmesinden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri vc vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; davacının, her iki tarafın ticari defterlerine göre davalıdan davaya konu takip ile istenilen 14.926,79 TL alacağın tespit ve kabul edildiği, taraflar arasında akdedilen Hazır Beton Sözleşmesinin bulunduğu ve davalının sözleşmeye aykırı olarak yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığından, her ne kadar kısa kararda  davanın sehven kabulü denilmiş ise de davacının talebinin 17.454,72 TL olduğu ancak 14.926,79 TL alacağının olduğu tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 14.926,79 TL üzerinden iptali ile takip şart ve koşullarında devamına, davalı tarafından inkar edilen alacak likit ve bilinebilir nitelikte olduğundan davalının İİK 67/2. maddesi gereğince asıl alacak 14.926,79 TL nin % 20' si oranında tazminat ile mahkumiyetine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi ve delillerin toplanarak bir sonuca ulaşılması gerektiğini, davalıya usulüne uygnu olarak dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve hasıl olaracak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğini, taraf teşkilinin sağlanması anayasanın 90/son maddesi AİHS'nin 6. maddesi hükmü uyarınca adil yargılanma hakkının da bir gereği olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 14.926,79 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 22/05/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu(TK)'nun 10/1. Maddesine göre, tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. TK'nın 12/1. Maddesine göre de, hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi ... Sultanbeyli/İstanbul iken, davalı şirketin 29/08/2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 22/08/2019 tarihli genel kurul kararı ile, ... Çekmeköy/İstanbul adresine taşınmıştır.Davalı şirkete muhtara tebliğ suretiyle yapılan ilk tebligat ise, 10/09/2019 tarihinde hazırlanmış olup, davalının önceki adresine tebliğe çıkarılmıştır. Duruşma günü ve ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar tebliğleri aynı şekilde muhtara, bilirkişi raporu ise yine eski adreste \"yetkili ... \" imzasına tebliğ edilmiştir.Daha sonra davalı şirket bu kez adresini 18/02/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 10/02/2021 tarihli genel kurul kararı ile, ... Sultanbeyli/İstanbul  adresine taşımıştır. Gerekçeli karar bu adreste davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.Davalı şirkete muhtara tebliğ suretiyle yapılan ilk tebligatın hazırlandığı 10/09/2019 tarihinde, davalı şirketin bilinen son adresinin ticaret sicilinde kayıtlı Çekmeköy/İstanbul olmasına rağmen, Sultanbeyli/İstanbul adresine tebligat yapılması, sonraki Duruşma günü ve ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar tebliğleri aynı şekilde yapılması usulsüzdür. Bilirkişi raporu ise \"yetkili ...\" imzasına tebliğ edilmekle birlikte, davalının sunduğu SGK dökümleri ve belgelerde bu kişinin şirket çalışanı veya yetkilisi olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığından söz konusu tebligat da usulsüzdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 27. Maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak; dava dilekçesinin(m.122, m. 317/2), ön inceleme duruşmasının (m.139/1, m. 320/1), bilirkişi raporunun(m. 280/1) davalıya tebliği zorunludur. Eldeki davada söz konusu tebligatlar usulüne uygun olarak yapılmadığından bu durum davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder niteliktedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, davalının güncel adresine dava dilekçesi ve eklerini tebliğ ederek usulünce taraf teşkilini sağladıktan sonra yargılamaya devam etmesi gerekirken usulsüz tebligatlar ile yargılamanın yürütülmesi ve nedeniyle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"429896b084fc6651","SID":"8ad71acbb05e8da0"}}