{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/835 <br>KARAR NO: 2025/937<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2025<br>NUMARASI: 2022/288 E.  - 2025/99 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2025\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/02/2025 tarih ve 2022/288 E - 2025/99  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu Kambiyo Senedine dayanan ilamsız haciz yolu ile takip olan Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 19/12/2022 tarihinde yapılan itiraza karşı açılacak olan itirazın iptali olduğunu, icra takibine konu evrak kambiyo senedi olduğunu, kanuni unsurlarını taşıyan geçerli bono olduğunu, davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına yükletilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde 2 adet her biri 28.750,00-TL olan bonolara davasını dayandırdığını, zaman aşımına uğrayan bu bonoların içi Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nde başlattığı takibin iptal edildiğini, bunun üzerine anılan iki senedin yazılı delil başlangıcı teşkil edeceği gerekçesiyle aynı bonoları delil göstererek Kırıkkale 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası ile yine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası gerekçe gösterilerek itirazın iptali ve takibin devamı talep edildiğini, Kayseri 4.İcra Hukuk Mahkemesi kamu düzeni nedeniyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayısı ile başlatılan takibin açılmamış sayılmasına karar verildiğini,   öncesinde başlatıldığı iddia edilen Kayseri 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/525 Esas 2021/739 karar sayılı kararıyla takibin açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu nedenle başlatılan bu takibin 2017 tarihli 2 adet bonoya dayandırıldığından zamanaşımına uğramış bonoların takip konusu yapıldığını,   davacı dava değerinin 80.017,79 TL olduğunu iddia etmekte ise de dayanak belgelerin toplamının 57.500 TL olduğunu, bu nedenle davanın takip konusu yapılan meblağın alacak aslının daha üstünde gösterilmeye çalışıldığını belirterek davanın zaman aşımı ve sair itirazlar nedeniyle esastan reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Dosyanın incelenmesinde; Davacı tarafından 24.10.2022 tarihinde sunulan muavin defterinin incelenmesinde bahse konu 133.950,01 TL olan devri bakiye alacağına mahsuben ...'ndan 20.02.2019 tarihinde 57.500,00 TL tahsil edildiği ve 76.450,01TL alacağı kaldığı kayıtlı olsa da bazı bölümlerin el yazısı ile yazıldığı tespit edildiğinden davacının sunmuş olduğu muavin defter kayıtlarının davacı lehine delil unsurlarını taşımadığı, davalının davacıdan 2016 yılında 499,764,01-TL tutarında mal alışı yaptığı, bunun karşılığında 513.957,01 TL tutarında çek ve senet verdiği, vermiş olduğu senetlerden 14.193,00 TL tutarındaki kısmı iade aldığı davalının defter kayıtlarından anlaşılmış olup, davalı defterlerinin incelenmesine göre davalının davacıya takip tarihi itibari ile herhangi bir borcunun tespit edilememiş olduğu, itirazlar değerlendirilmek üzere dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, 20/02/2024 tarihli ek raporda özetle; takip konusu 20.02.217 tanzim tarihli 20.09.2017 vade tarihli 28.750,00 TL bedelli senet ile 20,02.2017 tanzim tarihli 20.10.2017 vede tarihli 28.750,00 TL bedelli senedin davacı ... Ltd. Şti. ve ... ile borçlu ... arasında yapılan 20.02.2017 tarihli protokol altında not şeklinde yazılı olan senetler ile miktar ve tanzim tarihi olarak uyuşmakta olduğunun tespit edilmiş olduğuna, davacı tarafından sunuları muavin defter kaydında ... tarihli ...yevmiye nolu davalı ...'ndan 57.500,00 TL'nin tahsil edildiğine dair kayıt bulunduğu, ancak yine bu defterde davalının bakiye borcun 76.450,01 TL olarak gösterilmiş ise de bu borcun takip konusu senetler ile bir ilgisinin tespit edilemediğine, kayıtların incelenmesinde takip konusu iki adet senet bedeli olan 57.500,00 TL'nin davalıdan davacı tarafından tahsil edildiğinin tespit edilmiş olduğuna dair ek rapor sunulmuştur.  Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekiline e defter datalarını flash bellek içerisinde dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bilirkişi deliline dayanmamış sayılacağının ihtarına, (2016 yılından ititbaren ticari kayıtları), sunulduğunda ek rapor için bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, 22/07/2024 tarihli ek raporda özetle; Davacının ticari defterlerinde 01.01.2016 tarihi itibariyle davalıdan 213.710,01 TL devreden bakiye niteliğinde alacak gözüktüğü, ancak bu tutarın 1.1.2016 tarihinde tahsil edildiği ve önceki dönemden devreden bakiye alacağın kalmadığının kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde de 01.01.2016 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borç gözükmediği, davacının 2016 yılı ticari defterlerinde davalıya 499.764,01 TL tutarında fatura düzenlendiğinin kayıtlı olduğu, bu faturaların dosyadaki davalının davacı ile ticari ilişkilerini gösteren muavin defter kayıtlarında da kayıtlı olduğu ve faturalar yönünden taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, davacının ticari defterlerinde 2016 yılında davalıdan banka havalesi ve nakit tutarlarla 365.814 TL tahsilat yapıldığının kayıtlı olduğu, davalının dosyadaki ticari defterlerinde ise davalıdan alınan tüm fatura bedellerinin çek, senet ve nakit olarak ödendiğinin kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde davalıdan (499.764,01 TL - 365.814,00)= 133.950,01 TL alacağın 2017 yılına devrettiğinin kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise tüm fatura bedellerinin çek, senet ve nakit olarak ödendiği kayıtlı olduğundan herhangi bir borç gözükmediği, davacının takip ve dava konusu yaptığı her birisi 27.500 TL olan senetlerin keşide tarihleri incelendiğinde 20.02.2017 tarihi olduğu gözüktüğü, bu tarihte hem davacıdan hem de davalıdan senet giriş/çıkış kaydının olmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemede yapılan yargılama sonucunda \"...davacının takip ve dava konusu yaptığı her birisi 27.500 TL olan senetlerin keşide tarihleri incelendiğinde 20.02.2017 tarihi olduğu gözüktüğü, bu tarihte hem davacıdan hem de davalıdan senet giriş/çıkış kaydının olmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla\" davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin bu kararı hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, icra takibine konu evrak davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gereken müvekkilinin elinde bulunan iki adet  kambiyo senedi olduğunu, kanuni unsurlarını taşıyan geçerli bir bono olduğunu, takip konusu bonoların ; 28.750,00'er  TL bedelli, 20/02/2017 tanzim tarihli ve 20/09/2017 ve 20/10/2017  vade tarihli iki adet bono olduğunu, davaya konu olan alacağın taraflar arasında düzenlenen 20.02.2017 tarihli protokolde bahsi geçen alacak olduğunu, nitekim alacak protokoldeki anlaşmadan kaynaklandığını,  senette yer alan tarih ile bedel de protokol ile uyuştuğunu, muhasebe kayıtlarında ve  bilirkişi raporunda bahsi geçen ödemenin 20.02.2019 tarihinde alınmış olan çekin ödemesi olduğunu,  Protokolde geçen 57.500 Tl'lik alacak tutarının 28.750 TL'lik düzenlenen 2 adet senetten oluştuğunu, defterlerlerinde  icra dosyasına konu senetlerin ödendiğine istinaden  tahsilat dekontunun  bulunmadığını, yerel mahkeme ve bilirkişi tarafından yeterli ve ayrıntılı inceleme yapılmadığını, taraflar arasında düzenlenen protokol ve faturaların bulunduğunu, yazılı delil başlangıcı için geçerli temel ilişkinin mevcut olduğunu, mahkemede dinlenilen tanıkların da sipariş edilen malları kamyona yükleyip Kayseri'ye davalı tarafa gönderdiklerini ve davalının parayı ödemediğini belirttiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin ayrıntılı  araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verdiğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/288 E. 2025/99 K.  Sayılı dosyada verilen kararın kaldırılmasını  İstinaf taleplerinin kabul edilerek talepleri yönünde davanın kabulüne karar verilmesini, bu durum mümkün değilse  dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderilmesini , yargılama giderlerinin ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonolara dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 10.20.2022 tarihinde  toplam 80.017,79 TL alacak için ilamsız  takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak  20.02.2017 tanzim 20.09.2017 vade tarihli 28.750,00 TL'lik senet ile 20.02.2017 tarih 20.10.2017 vade tarihli 28.750,00TL'lik iki adet senedin gösterildiği  davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği görülmüştür.<br>Davacı davalıya mal satıp teslim ettiğini takibe konu bono bedellerini bu amaçla davalı tarafından düzenlendiğini beyan etmiş davalı ise davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>Takibe konu bonolar incelendiğinde; davalı ... tarafından   ... emrine 20.02.2027 tanzim 20.09.2017 ödeme tarihli   28.750 bedelli, 20.02.2027 tanzim 20.10.2017 ödeme tarihli   28.750 bedelli  olarak düzenledikleri görülmüştür.<br>Davacının dava dilekçesiyle dosyaya sunduğu protokol başlıkları 20.02.2017 tarihli belge incelendiğinde;  borçlu ...  alacaklı ...Limited Şirketi adına ... ...'nın  tamamı 139.450 TL olan borcunun aşağıdaki şekilde ödemeyi ve tasfiye etmeyi kararlaştırmışlardır.<br>*Mülkiyeti ...'na ait Kayseri İli... İlçesi ...Mahallesi<br>... ada ... parselde bulunan ...kat ... nolu dairenin 195.000,00 TL bedelle 139.450,00 TL'lik bölümü borçtan düşülerek satılmıştır.<br>*...'nın Halk Bankasına olanı bu taşınmazda ipotekle teminat altına alınmış bulunan 110.550,00 TL'lik borcu alıcı ... tarafından ödeneceği, kapatılacak ve ipotekte bizzat ... tarafından kaldırılacaktır.<br>*Halk Bankası nezdindeki bu borcun tamamının ...'e geçmiş sayılacaktır.<br>*Bu borçla birlikte ...'ın toplamda 250.000,00 TL tutarında ...adına ödeme yapmış olacaktır, bu itibarla 139.450,00 TL dışında 195.000,00 TL ev bedeli de düşüldükten sonra ...'nın ...'e 55.000,00 TL borçlu kabul edileceği,bu bedele ilaveten 1/2'si 2.500,00 TL tutan tapu masrafının da ...'in alacağına ilave olunacağı, ...'nın kalan bakiye borç için ...'in alacağına ilave olunacağı,...'nın kalan bakiye borç için ...'e 57.500,00 TL tutarlı senet verecektir.<br>*Senet bedelinin dükkan satıldığında ödeneceği, senedin vadesinin dükkan satıldığında doldurulacaktır.<br>*Satışa konu evin ... tarafından 15.04.2017 tarihinde boş olarak alıcı ...'e teslim olunacaktır.<br>*Tapu devri ve banka borcu ödendiğinde tarafların birbirlerini ibra etmiş olacağı konusunda anlaşmaya vardıkları anlaşılmıştır. Şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür. <br>Uyuşmazlığın çözümü açısından itirazın iptali davası ve  zaman aşımına uğramış bono kavramlarına değinmekte fayda vardır. <br>Bilindiği üzere  itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir.<br>Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K;  27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 788. maddesi yollaması ile bonoda da uygulanması gereken aynı kanunun 749-(1) maddesine göre, poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. TTK'nın 732. maddesinde kambiyo senetlerine özgü sebepsiz zenginleşme hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre, bononun zamanaşımına uğraması nedeniyle düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar (m.732/1). Sebepsiz zenginleşmeye özgü zamanaşımı süresi ise, bononun zamanaşımıdan itibaren (1) yıldır (732/4). Bu sürenin geçmesi halinde ise, alacaklı her zaman temel ilişkiye dayalı olarak alacağını dava edebilir. Ancak bu durumda, borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürerse uygulanması gereken zamanaşımı süresi 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesinde düzenlenen (10) yıllık genel zamanaşımıdır. <br>Senedin hamili, 6102 sayılı TTK'nın 732-(4) maddesinde düzenlenen (1) yıllık sürenin geçmesinden sonra dava açtığında, artık ispat yükü alacaklı olan davacıdadır. Temel ilişkiye dayalı bu davada, zamanaşımına uğrayan bono delil başlangıcı olarak kabul edilecektir. Bu durumda alacaklı olduğunu iddia eden bono hamili, tanık dahil alacağını her türlü delille ispat etmelidir. (Yargıtay 11. HD 2022/3099 Esas  2023/6743 Karar)<br>Davacı tarafından davalı aleyhine 10 02 2.022 tarihinde takip yapılmış olunup takibe konu bonoların vade tarihinden itibaren 3 yıl geçtiği senetlerin zaman aşımına uğradıkları anlaşılmaktadır.<br> ''Zamanaşımına uğrayan bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için kambiyo hukukunun tanıdığı özel imkânlardan yararlanamayacak ve hatta adi senede dahi dönüşemeyecektir. Zira zamanaşımına uğrayan bono fiziki olarak ortada olsa bile maddi hukuk anlamında artık hiçbir şey ifade etmemekte sadece ispat hukuku alanında delil başlangıcı olarak kabul edilmektedir (Öztan, s. 878; Kendigelen/Kırca, s. 264). Bu itibarla zamanaşımına  uğrayan  bono  adi senede dönüşmeyeceği için, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli olmayacak, bununla birlikte sadece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 202. maddesi kapsamında bir (yazılı) delil başlangıcı olarak kullanılabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli ve 2017/(19)11-937 E., 2021/357 K. sayılı kararı)<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202 nci maddesinin birinci fıkrası gereği senetle ispat \tzorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.<br>Dinlenen tanıklar ve mahkemece aldırılan 10.10.2023 tarihli 20.02.2024 tarih, 22.07.2024 tarihli raporlar doğrultusunda davalının davacıdan 2016 yılında 499,764,01 TL tutarında mal alışı yaptığı sabittir.<br>Uyuşmazlık takibe konu senetlerin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece aldırılan 10.10.2023 tarihli 20.02.2024 tarihli ek, 22.07.2024 tarihli ek raporlar incelendiğinde;  davalının davacıya 513.957,01 TL tutarında çek ve senet verdiği, vermiş olduğu senetlerden 14.193,00 TL tutarındaki kısmı iade aldığı,  davacının dosyaya sunulan| defterlerinde  davacının 2016 yılı ticari defterlerinde önceki dönemden devreden bakiyenin tahsil edildiği; 2016 yılında davalıya toplam 499.764,01 TL tutarında fatura düzenlendiği, bu faturalar karşılığında 365.814 TL tahsilat yapıldığı ve  bahse konu 133.950,01 TL olan devri bakiye alacağına mahsuben ...'ndan 20.02.2019 tarihinde 57.500 TL tahsil edildiği, davacının ticari defterlerinde 20.02.2019 tarihinde davalıdan 57.500 TL tutarında çek alındığı ve bunun tahsil edildiği, böylece davalıdan 76.450,01 TL alacağın devam ettiğine iliskin kayıt bulunduğunun belirtildiği,  davacı tarafça sunulan muavin defter kayıtlarının ve envanter defteri kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunmamaktadır.\" şeklinde tespitlere yere verildiği görülmüştür.<br>Davacının dava dilekçesiyle dosyaya sunduğu protokol başlıklı 20.02.2017 tarihli belge uyarınca davalıdan senetler karşılığı 57.500,00 TL  alacaklı olduğunu ileri sürmüş olmasına, senetlerin zaman aşımına uğramasına,  davacı şirket kayıtlarında davalıdan  20.02.2019 tarihinde 57.500 TL tahsil edildiğinin belirtilmiş olunmasına, eldeki davanın itirazın iptali davası olup takip talebiyle sıkı sıkı bağlı olmasına, itirazın iptali davasında kısmi ödemelerin için 6098 sayılı TBK 100.,101.,102. maddelerinin uygulanacak olmasına, 6098 sayılı TBK 102.  maddesinde kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemeni, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edilmesi gerekmesine  göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunmadığı yönündeki mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir . <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 04/02/2025 tarih ve 2022/288 E - 2025/99  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  07/05/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"715dd3ac06900b41","SID":"1653df8c0bf30942"}}