{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/637 Esas<br>KARAR NO: 2025/529<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2023<br>NUMARASI: 2018/787 Esas, 2023/982 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ: 29/08/2018<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1220 ESAS<br>DAVA: İstirdat<br>DAVA TARİHİ: 05.12.2018<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/765 ESAS<br>DAVA: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ: 29/08/2018<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/898 ESAS<br>DAVA: İstirdat<br>DAVA TARİHİ: 27/08/2018<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1181 ESAS<br>DAVA: İstirdat<br>DAVA TARİHİ: 14/12/2018<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)|İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ve dava dışı ... Ltd.Şti. aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takip dayanağındaki imza müvekkiline ait olmakla birlikte imzasındaki borç iradesi baskı altında ve tehditle oluşturulduğunu, icra takibine konu olan senet müvekkiline zorla imzalatıldığını, davalı tarafın kambiyo senedini dayandırabileceği temel hukuki ilişki olmadığını ileri sürerek, icra takibine konu kambiyo senedi yönünden müvekkilinin borcu bulunmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir somut bir delil ve beyana dayanmayan hile veya tehdit iddiasının nasıl olduğuna dair hiçbir açıklamada bulunmadığını,  iddianın aksine hile ve sahtekarlık yapanın davacının bizzat kendisi olduğunu, bu husus delil ve tanıklar ile ispatlanacağını, davacının sahte belgeler ile %50 hissedarı olduğu şirketin aynı zamanda temsilcisi olduğunu beyan ederek ve davaya konu bonoyu serbest iradesi ile imzalayarak aynı zamanda kaşelediğini, davacı şirketi temsilen genel kurullara katılığını, savunarak, davanın reddini, açık kötüniyetli davacının % 20'den az olmamak kaydı ile inkar tazmiatına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:( BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1220 E) Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehdarı ve meşru hamili bulunduğu, toplam 425.000,00-USD bedelli 4 adet çekin kaybolduğunu, bu husus ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını, bu çeklerden ... Bankası A.Ş. Beyazıt Şubesi'ne ait  ... çek numaralı  30/09/2018 keşide tarihli, 100.000.-USD bedelli çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiğini, ödenmemesi üzerine  davalı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, dava dışı ...’un çeki tehdit ile kendisine ciroladığını, çeki bu durumdan haberdar olan davalıya ciroladığını, çekin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, aksi takdirde çek bedelinin ve faizinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeki alacağına karşılık ...’dan alındığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davanın reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:( İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/765 E) Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin meşru hamili bulunduğu, toplam 425.000,00-USD bedelli 4 adet çekin kaybolduğunu, bu husus ile ilgili suç duyurusu başlatıldığını, bu çeklerden ... Bankası A.Ş. Beyazıt Şubesi'ne ait ... çek numaralı  30/07/2018 keşide tarihli, 100.000.-USD bedelli çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiğini, çekin sahte imza ve kaşe ile cirolandığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, çek bedeli tahsil edildiğinden ticari faizi ile birlikte çek bedelinin davalıdan tahsiline, kötü niyetle tahsil edilen çek bedelinin %20'sinden az olmamak üzere müvekkilinin uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin davacı şirketin %50 hissedarı olan ... tarafından imzalanarak ve kaşelenerek müvekkiline olan borçları karşılığında verildiğini, davacı şirket ortağı ...'un bizzat kaşeleyip imzaladığı senet ve çeklerden dolayı farklı dosyalarda imza inkar talepli davaların sürdüğünü savunarak, davanın reddini, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA:( İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/898 E) Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin meşru hamili bulunduğu, toplam 425.000,00-USD bedelli 4 adet çekin kaybolduğunu, bu husus ile ilgili suç duyurusu başlatıldığını, bu çeklerden ... Bankası A.Ş. Beyazıt Şubesi'ne ait keşidecisi ... Tic Ltd Şti olan ... çek numaralı  30/08/2018 keşide tarihli, 100.000.-USD bedelli çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiğini, çek hakkında  çek iptali davası açıldığını, mahkemece ödeme yasağı verildiğini ileri sürerek, çekin haksız ve kötü niyetli elinde bulunduran davalıdan alınarak müvekkiline iade edilmesine, aksi takdirde aynen çek bedelinin ve ticari faizinin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:( İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1181 E) Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin meşru hamili bulunduğu, toplam 425.000,00-USD bedelli 4 adet çekin kaybolduğunu, bu husus ile ilgili suç duyurusu başlatıldığını, bu çeklerden ... Bankası A.Ş. Beyazıt Şubesi'ne ait ... çek numaralı  10/08/2018 keşide tarihli, 125.000.-USD bedelli çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiğini, çekin sahte imza ve kaşe ile cirolandığını çek hakkında  açılan çek iptali davasında   çek hamili olan ...'a karşı istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, davacı ve dava dışı ...'un ... arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmadığını ileri sürerek, çekin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, aksi takdirde çek bedelinin ve faizinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davaya konu İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takip dayanağı bonoda,  ... şirketinin kaşesi üzerine aynı iki imzanın atılmak suretiyle keşideci ve avalist açısından imza atıldığı, keşideci ... ve avalist adına atılan imzaların davacı ...'e ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının senetten dolayı borçlu olmadığını yazılı delillerle davacı ispatlamak zorunda olduğu, davacının ispat külfetini yerine getiremediği, tanıkların baskı ve tehdide ilişkin doğrudan görgü ve duyumları bulunmadığı gibi, tanık ... hariç yer bilgisi ve tüm bu tanıklar dahil zaman ve tehdit biçimi/sözlerine ilişkin bilgi içermediği gibi Tanık ... ve ...'in beyanlarının tehdidin kimlere zarar verilerek gerçekletirileceğine ilişkin de çelişki olduğu, davacı tanıklarının davacı ile davalı arasında sponsorluk ilişkisi bulunduğu beyanı da hep birlikte değerlendirildiğinde davaya konu bononun tehdit ve baskı altında imzalandığı iddiasının da sübut bulmadığı, asıl davada dayanak yapılan Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/265 E. sayılı dava dosyası ise sübut bulmadığından davanın reddine karar verildiği, delil olarak dayanılan soruşturma dosyalarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği; birleşen İstanbul 3. ATM 2018/765 E. sayılı dosyasında imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı; İstanbul 8. ATM 2018/898 Esas sayılı dosyada 4 çekin rızası bilgisi dışında elinden çıktığı, imzaların sahte olduğu; İstanbul 18. ATM 2018/1181 esas sayılı dosyada ehdit yoluyla şirket imza yetkisi bulunmayan şirket ortaığı ...'a cirolattırıldığı; Bakırköy 2. ATM 2018/1220 çeki tehdit yoluyla kendisine sahte imza ile  dava dışı ... cirolattığı iddialarına dayalı olduğu, yargılama aşamasında taraflar arasında imzaların davacı şirketin yetkilisi ...'a ait olmadığı, ...'a ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığından imza incelemesi yapılmadığı, birleşen dosyaların davacısı olan ... şirketinin yetkilisi ...'un  isticvabından, birleşen dosyaların davacısı olan ... şirketinin, kambiyo senedi düzenlemek ve bu kapsamda da kalan ciro etmek üzere aynı zamanda şirket ortağı olan ...'a yetki verildiği anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl birleşen davaların reddine; davada tedbir kararı verilmediğinden  yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; asıl davadaki senet üzerinde yer alan nakden ibaresi olduğunu, ancak ... şirketinin onaylı ve tasdikli defterlerinin incelenmesinde senet üzerinde yer alan meblağa ilişkin bir giriş görülmediğini,  dosyadaki bilirkişi raporlarının da bu hususu ispatladığını, müvekkili şirkette bu senetlerin hiçbir karşılığı olmadığını, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu verdiği red kararının hukuka aykırılık oluşturduğunu, tanık beyanlarında herhangi bir çelişki bulunmamasına rağmen, çelişki varmış gibi hüküm kuran mahkemenin işbu gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, savcılık tarafından eksik yapılan inceleme sonucu suçun işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunamamasının, dava konusu senetlerin cebir ve tehdit yolu ile alınmadığına ilişkin kesin delil oluşturmayacağını, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, yalnızca soruşturma dosyalarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararını gerekçe göstererek tehdit ve cebrin var olmadığına kanaat getirerek davanın reddine karar verilmesinin eksik inceleme ve hatalı tespit sonucu verilmiş bir hüküm olduğunu, yerel mahkemenin ...'ün çekin imza hariç tüm unsurlarını doldurması, imza için çeki fabrikada bulunan ...'e götürerek imzalatması ve ertesi gün çeki müşteriye teslim etmesini hayatın olağan akışına aykırı gördüğünü, ...'ün gelen müşterilerle alım-satım işlemleri hakkında ön görüşme yaptığını, düzenlenecek senetlere ilişkin son kararı şirketin imzaya yetkili ortağı ... verdiğini  ve senetleri imzaladığını, ön görüşme sırasında zaten henüz mal teslimi olmadığından senetlerin henüz teslim edilmemesinde herhangi bir çelişki bulunmadığını, bu durumda herhangi bir mantıksızlık bulunmadığını, müvekkili şirketin şu ana kadar ... tarafından imzalanan ve ödenen hiçbir çeki/senedi bulunmadığını, davacının savcılık ifadesinde,  müvekkili şirketin yetkilisinin ... olduğunu, ...'ün onay vermemesi halinde şirkete ortak olamayacağını bilmekte olduğunu,  İstanbul Ticaret Odası'ndan ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin kamuya açık ve aleni şirketin ortak temsilci vb. bilgilerinin görüldüğünü, davacının davalı şirket yetkilisinin kim olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından birleşen dosyalarda ...'ün görünürde yetkili kişi olarak gözükmesi nedeniyle imzaya yetkili olacağı ve davaya konu keşide ve ciro işlemlerinin de yetkili kişi tarafından yapıldığı şeklindeki tespitinin, her yönden hatalı bir tespit olduğundan birleşen davaların reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl ve birleşen davaların reddine  karar verilmiştir. Karar asıl ve birlen davalarda davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.1-Menfi tespit talepli asıl davada, davacı ... vekilinin, davaya konu  takip dayanağı bonodaki imzanın müvekkiline ait olmakla birlikte, imzasındaki borç iradesinin baskı altında ve tehditle oluşturulduğunu ileri sürdüğü, irade fesadı iddiasının ispat edilemediği,  delil olarak dayanılan soruşturma dosyalarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl davada davacı  ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-Menfi tespit talepli İstanbul 3.ATM'nin 2018/765 E.sayılı birleşen davada ve çek istirdatı talepli  birleşen Bakırköy 2.ATM'nin 2018/ 1220 E.sayı dosyası ile İstanbul 8.ATM'nin 2018/898 E ve 2018/1181 E. sayılı birleşen davalarında, davacı vekilinin davaya konu çeklerin davacının bilgisi dışında elinden çıktığının ve davalara konu çeklerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının ileri sürdüğü,  davacı şirket yetkilisi ...'un   23/02/2023 tarihli duruşmadaki isticvabında, \"Çek ve bonolardaki imzalar şirket adına atılan imzalar bana ait değildir, davacı ...'e aittir, kendisi benim bilgim dahilinde çek koçanını aldı kullandığımız firmalara meblağlar yazıyordu, bana getiriyordu ben de fabrikada imzalıyordum, ertesi günde mağazadan ödemeleri bu çekle yapıyordu\" şeklindeki beyanı ile, birleşen davalara konu çeklerin davacı şirketin  rızası dışında elden çıktığı yönündeki iddiaların yerinde olmadığının anlaşıldığı, davacı şirketin bilgisi ile davacı şirket ortağı  ...'a verildiğinin anlaşıldığı,  birleşen davalara konu çeklerin tamamında davacı şirketin lehdar konumunda olduğu, dolayısıyla çeklerin müşteri çeki olduğu, birleşen davalara konu 4 adet çek bedelinin 425.000-USD olduğu, davacı şirket yetkilisinin isticvabında, söz konusu müşteri çeklerindeki davacı şirket adına atılan lehdar imzalarının, şirket ortağı ... tarafından atıldığının beyan edildiği, yine davalı şirket yetkisinin isticvabında, birleşen Bakırköy 2. ATM nin 2018/1220 E. sayılı dosyada davalı vekilinin 01/10/2020 tarihli dilekçesinde yer alan, hepsinde davacı şirketin lehdar konumunda olduğu, ödenmiş olduğu belirtilen 12 adet müşteri çekindeki davacı şirket adına atılan cirolarının da kendisi tarafından yapılmadığını beyan ettiği, aynı şekilde şirket yetkilisi tarafından cirolanmadığı belirtilen ve ödendiği belirtilen söz konusu 12 çekin toplam bedelinin 1.100.000-USD'nin üzerinde olduğu, bu miktar yüksek miktarda müşteri çekinin ciro edilmesinden, ortakları kardeş olan davacı şirketin haberdar olmamasının mümkün olamayacağı, davacı şirket yetkilisinin isticvabı ve dosya kapsamından, şirket ortağı  ...'a kambiyo senedi düzenleme ve ciro etme yetkisinin tanındığının anlaşıldığı, çeklerin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmamasının ispat yükünü değiştirmeyeceği, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  birleşen;  İstanbul 3.ATM'nin 2018/765 E.sayılı, Bakırköy 2.ATM'nin 2018/ 1220 E.sayılı, İstanbul 8.ATM'nin 2018/898 E ve 2018/1181 E. sayılı  davalarının  reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, birleşen davalarda davacı ... Ltd.Şti vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 3-Asıl davanın davacısından alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın asıl davanın davacısından alınarak hazineye irat kaydına, 4-Birleşen davaların davacısından alınması gereken toplam 2.461,60 TL (615,40 X 4) harçtan, peşin alınan toplam 1.710,40 TL (427,60 x 4) harcın mahsubu ile bakiye 751,20 TL harcın birleşen davaların davacısından alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37c3835072400931","SID":"1e7c1ce72461c6c4"}}