{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1711 Esas<br>KARAR NO: 2025/554 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:  2022/8 Esas- 2022/448 Karar<br>TARİH:  08/06/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   davalı borçlu hakkında ..., ... AŞ. Merter Şubesinin ... seri nolu 05.06.2012 tarihli 233.000 USD lik çekine istinaden İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı borçlunun davacı babası ...'e borcu bulunduğunu, ...'in 22.02.2008 tarihinde vefat etmesinden sonra  davacının annesi ...'e 217.000 USD ödeme yaptığını ve geriye kalan bakiye borcu içinde davacıya icra takibine konu çeki keşide ederek verdiğini, annesine verdiği çekinde karşılıksız çıktığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davalının babaları ...'e verdiği ve kendilerine intikal eden 450.000 USD lik çeki de veraset intikal beyannamesi ile vergi dairesinden beyan ettirdiklerini, davalının davacıya hiçbir ödemede bulunmadığını, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, müvekkiline verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/06/2022 tarih ve 2022/8 Esas- 2022/448 Karar sayılı kararında; \"İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/568 esas 2021/432 karar sayılı 21/09/2021 tarihli  görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiş, taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş, çek sureti, hesap özeti, Beyoğlu 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/176 esas 2008/175 karar sayılı 10/03/2008 tarihli ilamı, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları, beyannameler  celp olunmuştur. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 26.197TL asıl alacak, 11.653,34TL faiz olmak üzere toplam 37.850,34TL üzerinden takip yapıldığı görülmüştür. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 233.000USD para alacağı üzerinden takip yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davalı isticvap için duruşmaya çağrıldığı, 20/04/2021 tarihli duruşma zaptı gereği davalının yemini yaptırılıp beyanının alındığı, davalının beyanı ile \"...  2001 yılında ...'den bir ev satın aldım. ... abi ile bizim dostluğumuz öyle başladı. Ben ticaret yapıyordum ve ...'den borç istedim. İlk etapta kendisinden 300.000 dolar borç istedim. Kendisi usulen verdiği borca karşılık olarak söz konusu aldığım eve 50.000 TL ipotek koyalım dedi. Meğer faizli ipotek konulmuş bunu ben çok sonra öğrendim. Kendisi hacı olduğu için faiz yerine kar- zarar ortaklığı payı istedi. 2008'e kadar ilişkimiz kar- zarar ortaklığı şeklinde devam etti. 2009 tarihinde 233.000 dolar borcum kalmıştı. ...'in oğlu ...'e evimdeki ipoteğin kaldırılması yönünde ricada bulundum. ...'de 50.000 TL gibi bir şey olduğunu düşündüğünden tamam dedi ancak bedelin yüksek olduğunu öğrenince İstanbul 9 veya 10 .İcra dairesinde başlatılan icra takibinde ...'in alacağı olan 233.000 dolardan 100.000 dolar alacağını aldı. Davacı vekilinin 2 nolu maddesinde bahsettiği böyle bir çeki hatırlamıyorum. Davacı vekilinin 3 nolu maddesindeki sorusuna ilgili olarak hakkımda böyle bir takip başlatıldı ancak ben ...'i tanımam. Benim alacak borç ilişkim ...'ledir. Bono imzalayacağımız sıra eşi adına olmasını ... istedi. Ben bunların bir kısmını ödedim. Davacı vekilinin 4 nolu sorusuna ilişkin olarak kalan borcum için 233.000 dolarlık ... adına çek keşide edip ...'in oğullarına verdim. Bu dönemde ... yoğun bakımdaydı. ...'i ben görmedim, tanımıyorum. Çeki anneleri adına keşide etmemi söylediler. Ancak ben bu çeki keşide ettiğimin tarihte hakkımda başlatılan icra takibinden (bankanın evimdeki ipoteğin olmasından kaynaklı) haberim yoktu. Bu sebeple konulan ipotek faizli ipotekte olduğu için 10 yılda çok fazla faiz gelmesi üzerine o dönem 100.000 dolara tekabül eden TL ödemesini ... almıştır. 233.000 dolarlık borcumun içinden bu miktar alacağını almıştır,...\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.  Mahkememizce yaptırılan incelemede iddia olunan ipotek kaydıyla ilgili herhangi bir icra takibi yada davanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali talebine  ilişkindir. Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları,  icra takip dosyası, raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı hakkında ..., ... AŞ. Merter Şubesinin ... seri nolu 05.06.2012 tarihli 233.000 USD lik çekine istinaden davacı  tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından başlatılan işbu icra takibine davalının itirazı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. İsticvap edilen davalı  ... 20/04/2021 tarihli duruşmadaki beyanında, ...'e kalan borcu için 233.000dolarlık ... adına çeki keşide edip ...'in oğullarına verdiğini ve çek keşide ettiği tarihte bankadaki evinin ipotekli olmasından kaynaklı icra takibinden haberi olmadığını beyan ettiği, mahkememizce yapılan incelemede iddia olunan ipotek kaydıyla ilgili herhangi bir icra takibi yada davanın bulunmadığı, davacının ...'in mirasçısı olup, davalı tarafından da 233.000USD bedelli çeki ...'e olan borcu nedeniyle keşide ettiğini beyan ettiği, her ne kadar davalı tarafından borcun 100.000USD'lik kısmını ödediğini hatta buna ilişkin ipotek verdiğini iddia etmiş ise de, ipoteğe ilişkin ayrıntılı bilgi sunmamış, mahkememizce yaptırılan UYAP sorgusundan da davalının taraf olduğu ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik herhangi bir icra dosyası yada mahkeme dosyası tespit edilmemiştir. Ayrıca davalı tarafından 100.000USD'nin ödendiğine yönelik herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Davacının davalı ...'de 233.000USD bedelli çek yönünden alacaklı olduğu, davalı tarafından borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, takibe konu çekin her ne kadar kambiyo vasfını yitirdiği görülmekte ise de, davalının elinden çıktığının sabit olduğu yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı, bizzat davalının beyan ve ikrarıyla davacı alacağının sabit olduğu, davacının alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile,  davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan  İİK 67/2. Maddesi gereği hükmedilen alacak bedeli olan 233.000 USD'nin takip tarihindeki değeri olan 1.398.000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 279.600,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur...\"gerekçesi ile, '' 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına,  2-İİK 67/2. Maddesi gereği hükmedilen alacak bedeli olan 233.000 USD'nin takip tarihindeki değeri olan 1.398.000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 279.600,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı ...'nun daha önceden maliki bulunduğu İstanbul,..., ... ,... Mevkii,.. pafta ... parsel ... asra paylı ... Blok ... bağımsız bölüm üzerine davacı murisi ... lehine dava konusu borç için 100.00 USD'lik  ipotek tesis edildiğini, Taşınmazın daha sonra İstanbul ...İcra Müdürlüğü ...  esas sayılı dosyasında cebri icra yolu ile satıldığını ve satış bedelinin 100.000 USD karşılığı TL borcu kadar  ...'in murisi davacı ... adına  icra dosyasına  ödendiğini ekte ilgili takip talebi ve Gayrimenkul Satış İlanı'na ilişkin belgeyi dosyaya ibraz ettiklerini, Müvekkili davalının çağrıldığı 20.04.2021 tarihli isticvap duruşması tutanağında da borcun karşılığını icra dosyasına ödendiğini beyan ettiğini, mahkemece İstanbul 9. ve 10. İcra Müdürlüklerine konun aydınlığa kavuşması için gerekli müzekkereleri yazılmış olsa idi gelecek icra dosyaından bu konu ortaya çıkarak borcun ödendiğinin anlaşılabileceğini, Davacı tarafın müvekkil taşınmazının satışı ile tahsil ettiği 100.00 USD karşılığının düşmemiş olduğundan kötüniyetle icra takibi yaptığını akabinde ise işbu itrazın iptali davasını açtığını, davacı tarafın ödemeyi tahsil etmesine rağmen alacağı olduğu yönündeki  iddialarının haksız olup gerçeği yansıtmadığını beyanla, istinaf  talebinin kabulüne, tehiri icra kararı verilmesine, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının  kaldırılmasına  ve yeniden inceleme yapılarak esas hakkında talepleri doğrultusunda haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; icra takibi dayanağı olan zamanaşımı dolan çek dolayısıyla temel ilişkiye dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, kendisinin dava dışı muris ...'in mirasçısı olduğunu, davalının murisine borçları bulunduğunu, davalının 05/03/2019 tarihli ve 450.000 USD bedelli çeke ilişkin murise borçlu olduğunu, murisin vefatından sonra davalının annesine 217.000 USD ödeme yaptığını, bakiye borcu için 05/06/2012 keşide tarihli 233.000 USD bedelli dava konusu çekin annesi lehtar olarak gösterilmek suretiyle verildiğini, söz konusu çekin davacıya ciro edildiğini, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığını, söz konusu çek bedelinin ödenmemesi üzerine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamakla dava dilekçesindeki iddialar inkar edilmiş sayılmış, davalı yargılama sırasında vermiş olduğu isticvap beyanında, davacının murisinden önce ev aldığını, daha sonra borç para aldığını ve bu borca karşılık muristen aldığı eve ipotek konulduğunu, daha sonra aralarındaki ilişkinin kar-zarar ortaklığı ilişkisine dönüştüğünü, en son murise 233.000 USD borcunun kaldığını, bu borca ilişkin davacının annesi ... lehine çek keşide ederek murisin oğullarına verdiğini, davacının bu miktardan 100.000 USD alacağını İstanbul ... veya ... İcra dairesinde başlatılan icra takibi sırasında tahsil edildiğini, borca karşılık ayırca bono da verdiğini beyan etmiş, davalı vekili davalının ipotek konulan taşınmazın daha sonra İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında cebri icra yolu ile satıldığını ve satış bedelinin 100.000 USD karşılığı TL borcu kadar  ...'in murisi davacı ... adına  icra dosyasına  ödendiği ve bu bedelin alacaktan mahsup edilmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.  Somut uyuşmazlıkta; dava ve icra takibi dayanağı olan çekin keşidecisinin davalı, lehtarının davacının annesi ... olduğu, 05/06/2012 keşide tarihli 233.000 USD bedelli olduğu, çekin ... tarafından davacıya ciro edildiği ve ibrazında karşılıksız çıktığı, icra takibi tarihinde çek zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, hamilin arada temel ilişki bulunan cirantaya ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye karşı talepte bulunabileceği açıktır. Davalı tarafından dava konusu borç kabul edilmekle birlikte isticvap beyanında davacıya dava konusu alacağa mahsuben ipotek konulan taşınmazın satılması suretiyle 100.000 USD ödendiği ve takibin  İstanbul ... veya ... İcra dairesinde yapıldığı beyan edilmesine rağmen söz konusu icra dairelerine müzekkere yazılmak suretiyle araştırma yapılarak söz konusu ipoteğin dava konusu borç için verilip verilmediği, verilmiş ise borca mahsuben tahsilat yapılıp yapılmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmaması yerinde olmamıştır. Davalının nüfus kayıt örneğine göre 02/02/2025 tarihinde vefat ettiği, dava konusu icra takip dosyasına davalı mirasçıları tarafından sunulan dilekçe ve Mahkeme ilamına göre mirası reddettikleri anlaşılmakla Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmadığının, terekeye temsilci tayin edilip edilmediğinin araştırılması, söz konusu prosedürün başlatılmaması halinde başlatılması için ihbarda bulunulması ve atanacak tereke temsilcisi ile davaya devam edilmesi gerektiğinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebepler bakımından kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355 ve 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde  araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 ve  2022/8 Esas ve 2022/448 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,  3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bdc7998cc10208b5","SID":"a31837263b74aaf0"}}