{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1298 <br>KARAR NO \t: 2025/541<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/746 Esas, 2024/739 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....\t<br>DAVALI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ....'ın ağabeyi olan ....'ın .... ticari kredi kullandığını, bu borca istinaden müvekkilinin 2014-2015 yıllarında .... ile kefalet sözleşmesi imzaladığını ve sözleşme imzalanmadan önce .... tarafından gerekli araştırmanın yapılmadığını, ....'ın kullandığı kredinin ödemelerini sağlamadığından müvekkiline karşı kefilliği nedeniyle .... tarafından Samsun İcra Dairesi nezdinde .... E. ve.... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten önce ayırt etme gücünü kaybettiğini, bu sebeple söz konusu kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin yapıldığı tarihte sözleşmenin geçerlilik unsurlarından biri olan ehliyete sahip olmadığını beyanla, davalı Ziraat Bankasıyla imzaladığı kefalet sözleşmelerinin kesin hükümsüzlüğüne, müvekkilinin ....'ye borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin Samsun İcra Müdürlüğünün .... E. ve ....E. sayılı dosyalarındaki borçlu sıfatının kaldırılmasına karar verilmesini mahkememizden talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  Davalı ....ın dava dışı ....'ın müvekkili bankadan kullandığı kredi sözleşmelerine kefil olduğunu, taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlulara muacceliyet ihbarnamesi gönderilerek hesap kat edildiğini, akabinde davalı ve diğer borçlu hakkında Samsun İcra Dairesinin .... E. ve .... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davacının ayrıt etme gücünün bulunmadığı iddiasının hiçbir hukuki ya da fiili dayanağı olmayan asılsız bir iddia olup dikkate alınması mümkün olmadığını, kısıtlılık kararı verilmeden önce kısıtlının bu durumunu bilmeden kısıtlıyla hukuki işlemde bulunan iyiniyetli üçüncü kişilerin yaptığı işlemlerin geçerliliğini koruduğunu, kısıtlama kararının iyiniyetli üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından ilan edildiği tarihten itibaren sonuç doğuracağına hükmedildiğini,  müvekkilinin de henüz kısıtlılık kararı yokken ve davacı ehliyetsizliğe ilişkin hiçbir emare taşımazken davacıyla hukuki işlemde bulunmuş iyiniyetli üçüncü şahıs olduğunu, davacının 2021 yılında Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ....E-.... K sayılı kararı ile kısıtlanıp vasi atandığını, dava konusu kredi sözleşmesinin ise 13.06.2014 tarihinde imzalandığını, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte davacının ayırt etme gücünden yoksun, \"tam ehliyetsiz\" olduğuna ilişkin herhangi bir sağlık raporu veya mahkeme kararının mevcut  olmadığını, öte yandan davacının hal ve hareketinde de herhangi bir ehliyetsizlik emaresi bulunmadığını, ayrıca zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın süresi içerisinde de açılmadığını  beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine  karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin ağabeyinin kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu, ancak müvekkilin ayırt etme gücü bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, müvekkilin akıl hastalığı sebebiyle 2000-2021 yılları arasında 19 Mayıs Üniversitesinde yatarak tedavi gördüğünü, 2009/2010 yılında malulen emekli olduğunu, abisi ....'ın vasi olarak atandığını, ....'ın vasilik yetkilerini kötüye kullanması nedeniyle vasiliğinin kaldırıldığını, müvekkilin anayasal hakkının ihlal edildiğini, dosyadan alınan rapora itiraz edildiğini, ancak değerlendirilmediğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Dava, kefalet sözleşmesine  dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacı hakkında Samsun İcra Müdürlüğü'nün  .... ve....esas sayılı dosyalarında genel kredi sözleşmesi sözleşmesine dayalı ilamsız takip başlatıldığı, davacı vekili tarafından takip dayanağı kredi sözleşmelerinde kefalet sözleşmesinin imzalandığı sırada müvekkilinin ayırt etme gücünü kaybettiğinden kefalet sözleşmesinin hükümsüz olduğu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Yerel mahkemece,  davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacının kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte işlemin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayacak yeterliliğe sahip olduğunun ATK raporu ile anlaşılmış olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.<br>2.Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. <br>3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.20/03/2025<br><br>....<br>Başkan<br>....<br> ¸e-imza      <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza     <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza     <br>....<br>Katip<br>....<br>  ¸e-imza     <br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 20/03/2025<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d810cbfeadcbfbf6","SID":"8ce9bfa880999568"}}