{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2151 <br>KARAR NO: 2025/767<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2022<br>NUMARASI: 2021/447 Esas - 2022/500 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını,davalı tarafın takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıya sunulan sanayi ürünleri satış ve montaj hizmetine ilişkin bedelleri faturalandırdığını ve faturalarını usulüne uygun şekilde ticari defterlerine işlediğini, davalı şirket talep edilen faiz ve oranına itiraz etmişse de he iki taraf da tacir olduğundan ticari avans faizi işletilmesinde kanunen bir sakınca olmadığını,  davalının icra takip dosyasına yaptığı haksız itirazın asıl alacak miktarını oluşturan 74.383,99-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 74.383,99-TL asıl alacağa ticari avans faizi işletilmesine,davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; icra takip dayanağı olan 3 adet satış faturası içeriği  ürünlerin davalı şirkete teslim edilmediğini, hizmet niteliğindeki montaj işlemleri ise gerçekleşmediğinini, davacı tarafa takip dayanağı üç faturada gösterilen malların davalı şirkete teslim edildiğini ispat eder imzalı sevk irsaliyelerini sunması gerektiğini, taraflar  arasında satım ve montaj için şifahen anlaştıklarını ,satışı planlanan ürünlerin ve hizmetlerin faturalarını henüz teslimat yapmadan düzenlediğini, belirterek  davacı tarafa takip dayanağı üç faturada gösterilen malların davalı şirkete teslim edildiğini ispat eder imzalı sevk irsaliyelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmesini,akabinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, faturaların e fatura şeklinde düzenlendiği ve davalıya e fatura portalı üzerinden teslim edildiği, davalının faturaya itirazı bulunmadığı, böylece davacının fatura içeriği hizmeti ifa ettiği, davalı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 74.383,99-TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, davacı defterlerine göre de davacının davalıdan aynı tutarda alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; sadece faturaların düzenlenmesi ve ticari defterlere kaydedilmesi  mal teslimine dair bir karine oluşturmamasına rağmen mahkemece sevk irsaliyeleri dahi bulunmayan faturalara itibar edildiğini, TTKnın 21/2’maddede; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmünün yer aldığını, kabul edilmiş sayılan içerik”münderecat” satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, tutar gibi, faturaya yazılması olağan hususlar olduğunu,itiraza uğramayan fatura; malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü vs. borcun ifa edildiğini göstermediğini, uyuşmazlık halinde, malın teslimini, işin yapıldığını borcun ifa edildiğini faturayı düzenleyip gönderenin, usulüne uygun olarak ispat etmesi gerektiğini, müvekkili takibe haklı olarak itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesin istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, üç adet e-faturaya dayalı  alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine  vaki itirazın iptaline ilişkindir. HMKnın 222.madde \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir\" hükmünü haizdir. Her iki  yanın  2020 yılında E-defter tuttuğu, her iki yanın ticari defterlerinin  kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, 3 adet fatura nedeniyle, davalının 74.383,99-TL borçlandığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davacı tarafından düzenlenen 29.7.2020 tarihli faturanın ihraç kayıtlı  olarak kdv siz düzenlendiği,icra takibinde talep edilen  60.548,72-TLnin 29.7.2020 tarihli 336.381,68-TL olarak davalı defterlerine kaydedilen faturanın kdv tutarı 31.12.2020 tarihinde ... cari ödemesi olarak davalı ticari defterlerine  kayıtlıdır.Bu halde teslim alınan mal bedeli kdv siz ödenmiş olup  ;davalı kdv  ödeyeceğini  kabul etmiş durumdadır.Bu halde uyuşmazlığın ; mal tesliminden değil ,davacı tarafından ödenen kdv bedeline ilişkin  olduğu anlaşılmaktadır.Yine 9.643-TL bedelli 17.9.2020 ,4.191,30-TL bedelli  1.10.2020 tarihli faturaların kdv dahil düzenlendiği ve davalının ticari defterlerine kayıt edildiği gibi  9.643-TL bedelli faturanın BA bildirimi de yapılmıştır. Davalı vekili, faturalara konu emtiaların teslim edildiğinin kanıtlanamadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; devam eden ticari ilişkide itiraz etmeden  ticari defterlerine kayıt ettiği faturalar nedeniyle davacı teslimi kanıtlamış olduğundan aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya  74.383,99-TL borcu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline,alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilininbaşvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.081,17-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.270,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.810,87‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/05/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09aa40e26dc6ba8d","SID":"e909937f3b191ca8"}}