{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1135 <br>KARAR NO: 2025/1254<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 25/02/2025<br>NUMARASI: 2024/737 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkillerden ...'ın yukarıda belirtilen adreste iplik büküm işi ile uğraştığını, diğer müvekkili ...'ın ise  müvekkili ...'ın eşi olup müvekkilinin bir kısım işlerini vekaleten takip ettiğini, müvekkili ...'ın  ... Hizmet Nokta No.lu elektrik sayacının abonesi olduğunu, müvekkillerinin bilgisi dışında müvekkilinin iş yerine gelen davalı şirket çalışanlarının müvekkillerden ... aleyhine Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tutanağı düzenlendiğini, müvekkilinin elektrik sayacı müvekkilinin iş yerinin dışında olup, işhanın ters istikametinde ve kilitli bir oda olduğunu, müvekkillerinin elektrik sayacına erişim imkanı olmadığını, müvekkilleri aleyhlerine tutanak tutulduğunu sms olarak gelen mesaj neticesinde öğrendiklerini, ilk gelen sms mesajında 18.10.2024 tarihli 582.887,32 TL bedelli ve 18.10.2024 tarih ve 148.930 ,30 TL müvekkillerin davalı şirkete borçlu olduğu belirtildiğini, ilk mesaj 08.10.2024 tarihinde geldiğini, akabinde müvekkilleri davalı şirketin ilgili birimine gidip konuştuğunu, kaçak elektrik enerjisi kullanmadıklarını ve faturaların düzeltilmelerini talep ettiklerini, bunun neticesinde 08.10.2024 tarihinde sms olarak gelen mesajdaki faturalar davalı şirket tarafından iptal edildiğini, 10.10.2024 tarihinde dava konusu faturaların müvekkillerinden ...  aleyhine tahakkuk edildiğini, elektrik sayacı iş merkezinde farklı bölümde olup kilit altında olduğu ve müvekkillerinde işbu yerin anahtarı dahi olmadığını, müvekkili ... aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak  Kaçak / Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanakta müvekkillerinin imzası olmadığını, kaçak elektrik kullanılmadığını ileri sürerek müvekkillerden ...'ın abonesi olduğu ... Hizmet Nokta No.lu  elektrik sayacına,  müvekkilin eşi ve müvekkili adına vekalet ile iş takip yetkisi olan ... aleyhine ,davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak  tahakkuk ettirilen 18.10.2024   son ödeme tarihli ve  157.138,42  TL bedelli ve 18.10.2024  son ödeme tarihli  721.111,26 TL  bedelli iki  adet  kaçak elektrik faturasından dolayı   müvekkillerin borçlu bulunmadığının tespiti ile işbu faturaların iptaline, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ 490  D.İş Sayılı dava dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının  devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi  2024/490 D.İ- 2024/500 K sayılı kararıyla \"...talep edenlerin ticaret ile uğraştığı ve elektrik enerjisine ihtiyacının zorunlu olduğu\" gerekçeleriyle, 1-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, 2-Faturalar toplamı 878.249,68-TL'nin %15'ine tekabül eden (131.737,45-TL) teminat karşılığı, ihtiyati tedbir talep edenlere ait  \"... Mah. ... Cad. ...No:.. İç Kapı No:.. Esenyurt/ İSTANBUL\" adresinde bulunan (Hizmet Noktası: ...) iş yerine, talebe konu güne isabet eden kaçak tutanak, faturalar ve miktarları adresle ile sınırlı olmak üzere 6100 sayılı Kanunun 389. madde uyarınca yeniden elektrik enerjisi verilmesine, tedbiren kesilen elektriğin açılmasına ve yeniden kesinti yapılmamasına, karar verilmiştir. Bu karara itiraz üzerine dosya esas hakkındaki dava açıldığı mahkemeye gönderilmiş ve mahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda \"Dava konusu kaçak elektrik iddiası ve bundan dolayı davacılar adına tahakkuk ettirilen18/10/2024 tarihli iki adet kaçak elektrik faturasından davacının sorumlu olup olmadığı hususunda taraflar arasında yargılamayı gerektirir uyuşmazlık mevcut olup, gündelik hayat için zorunlu olan elektriğin kesilmesi davacı yönünden telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebilecek nitelikte olip, dava konusu yerin davacının iplik büküm işine ilişkin işyeri olup elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararının doğacağı  hususunda yaklaşık ispat vasıtası getirilmiş olmakla HMK 389 md gereğince, dava konusu faturalar ile sınırlı olmak kaydıyla, İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 2024/490 D.iş sayılı dosyasında 23/10/2024 tarihinde verilen elektriğin kesilmemesi hususundaki tedbir kararının, kararda belirtilen gerekçelerle yerinde olduğu kanaatine varılmış olup, Teminat miktarı hususunda ise; Dosyanın tetkikinde; elektriğin kesilmemesi hususundaki 23/10/2024 tarihli tedbir ile ilgili olarak İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce takdir olunan % 15 oranında (131.737,45-TL) tutarındaki teminatın yatırıldığı uyap sistemi üzerinden eklenen İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası içerisine sunulan tedbir kararı üzerinden şerp ve tedbirin uygulanması hususunda icra dairesince ...'a yazılan 23/10/2024 tarihli müzekkere ile anlaşılmıştır. Teminatın tutarı yönünden yapılan itiraza gelince alınan teminat miktarı her zaman  değişen durumlara göre mahkemece değerlendirilebileceğinden ve oranının takdiri Mahkemeye bırakıldığından ve teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak gibi bir amacı olmayıp, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/490 D.iş sayılı dosyasında takdir edilen teminatın oranının da yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Gerekçeleriyle ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı/birleşen dosya davacısı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı/birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf başvurusunda özet olarak; ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura nedeniyle  menfi tespit istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \" Özel hukuk tüzel kişisi olan  şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup  işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra  alacağın miktarına göre davalı  şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira  davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen  imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b84320e45e3afca8","SID":"853c53eec7dd493b"}}