{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2025/721 <br>KARAR NO:2025/638<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:23/10/2023<br>NUMARASI:2023/634 Esas - 2023/654 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde; ..., ...plakala sayılı 2017 model ... marka aracı ile 13/06/2021 tarihinde İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesi... Mahallesinde ... Caddesi üzerinden ...'yi geçerek ... Otoyolu bağlantı yoluna bağlanmak istediği sırada, yolun sağında bulunan çelik bariyerlere çarpıp, şoför kapısının aniden açılması sebebiyle araç dışına düşüp, aracın altında 50 metre sürüklenerek vefat ettiği, olay yerine gelen polis ekipleri ile Trafik Kazası Tespit Tutanağı tutulduğunu, bu tutanak doğrultusunda kazanın şoför kapısının aniden açılması sebebiyle araç dışına düşüp, aracın altında 50 metre sürüklenerek gerçekleştiğinin de sabit olduğunu muris, emniyet kemerini takmamış olsa dahi şoför kapısı açılmasaydı aracın içinde kalacağını ve kazadan sağ bir şekilde kurtulacağını, ...'ın araçlarında özellikle şoför kapısında genel bir sorunun olduğunu,  en basit virajların dönüşü esnasında dahi kapıların açıldığının aşikar olduğunu, murisin bu paylaşımı ile hayatının kaybetmesine esas neden ...'ın arızalı kapısının olduğu mahkemece de incelendiğinde kolayca anlaşılacağını, hal böyle iken murisin asli ve tam kusurlu sayılması ile müterafik kusurlu bulunması usule ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, bu şekilde hayatını kaybeden murisin hastane ve defin masraflarını müvekkilin kendi cebinden karşılamak zorunda kaldığını  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yoksun kaldığı destek, murisin hastane tedavi giderleri ve defin giderleri ile araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkilinin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Söz konusu aracın sigortalı şirket tarafından tanzim edilen 02/08/2020 - 2021 vadeli  zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve 13/09/2020 - 2021 vadeli ... poliçe numaralı genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talepte zaman aşımına uğramış olduğunu,  davacıların murisi, tek taraflı eylemiyle kendi ölümüne neden olduğunu, kişinin kendi ölümüne yol açmasının ceza kanununda suç tipi olarak düzenlendiğini, davalı tarafın davanın açıldığı tarihte yerleşim yeri sebebi ile yetki yönünden davanın reddi ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin talep edildiğini, dava konusu taleplerin teminat dışı olduğunu, desteğin kendi kusuruna karşılık gelen tazminat taleplerinin güncel kararlar uyarınca da teminat dışı bırakıldığını, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle de reddini talep etmiştir.Davalı ... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde; Davacıların dava dilekçesindeki iddia ve taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafa verilen süreye rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, müvekkili şirkete karşı dava konusu ile ilgili arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, huzurdaki davanın kısmi ya da belirsiz alacak davacı olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu aracın her türlü ayıptan ari bir şekilde teslim edildiğini, kazanın tamamen maktulün hatasından kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, maktulun tam ve ağır kusurlu olduğunu,  kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için maktulün satın aldığı araçta ayıp olduğu düşünülse dahi, maktul açık ve gizli ayıba ilişkin derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın HMK md. 119/1-ğ ve HMK md. 119/2 uyarınca açılmamış sayılmasına\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme, dava konusu tazminat taleplerinin her birinin ayrı ve bağımsız talepler olduğu gerekçesiyle, HMK m. 119/1-ğ ve HMK m. 119/2 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş ise de kararın hukuka aykırı olduğunu, ancak, Yargıtay kararları uyarınca, bir trafik kazasına dayalı maddi tazminat taleplerinin tek bir dava içerisinde ileri sürülmesi mümkün olup bu husus davanın usulden reddini gerektirmediğini, davacı vekili olarak, mahkemenin eksiklikleri tamamlanması için verdiği süreye uygun şekilde, tazminat miktarlarını ayrı ayrı belirttiğini, ancak mahkeme, tüm alacak kalemleri için ayrı ayrı miktar belirtilmediği gerekçesiyle kesin süre içinde eksikliklerin giderilmediğine kanaat getirdiğini, Yargıtay kararları incelendiğinde; Mahkeme, eksikliklerin tamamlandığını dikkate almayarak hatalı bir karar verdiğini,  davanın açılmamış sayılmasının davacılar yönünden sonuçları ağır ve  usul ekonomisine aykırı olduğunu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir.Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir.Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.Somut uyuşmazlıkta mahkemece 07/07/2023 tarihli ara kararı ile;\"1-Davacılar vekiline her bir davacı için talep ettiği tazminat miktarını her kalem için ayrı ayrı göstermek suretiyle talebini açıklaması için HMK md 119 gereği 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, \" dair verilen ara kararın tebliği üzerine davacılar vekili tarafından süresi içinde ara kararının yerine getirilmesi konulu dilekçesinin sunulduğu halde mahkemece işin esasına girilip deliller ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ee672684bc4986b","SID":"eaaa947d1fc2d9b3"}}