{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1084 Esas<br>KARAR NO: 2025/603<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/04/2023<br>NUMARASI: 2021/164 E. - 2023/81 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1980 yılında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kurulan ... A.Ş.'nin, Türkiye'nin en önde gelen, saygın ve tanınmış eğitim kurumlarından olduğunu, 1980'li yıllardan bu yana faaliyetlerini \"...\" ve \"...\" esas unsurlu markaları ile yürüttüğünü, Türkiye'nin birçok il ve ilçesinde eğitim kurumlarının olduğunu, davacı, ... Kurumlarını gerek Türk Patent Enstitüsü gerekse Madrid Protokolü'ne taraf İngiltere'de başta 16 ve 41 inci sınıflarda tescilli olmak üzere \"...\" esas unsurlu markalarının da sahibi olduğunu, ayrıca, \"...\" markası ... adına tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, davacının eğitim kurumlarının ... olarak Türkiye de tanınmış olduğunu, davacının markasını yoğun bir şekilde kullandığını ve markasına ciddi yatırımları yaptığını, davalının, TPMK nezdinde 41 inci sınıf kapsamındaki hizmetlerde ... numarayla tescilli \"...\" markasının sahibi olduğunu, davalı adına tescil ettirdiği, \"...\" markasını bugüne kadar faaliyetleri kapsamında ciddi bir biçimde kullanmadığı gibi - davalının ... numaralı \"...\" markasının kullanılmama nedeniyle iptali  için, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/312 E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, davalının davacının yarattığı ekonomik değerden faydalanmak amacıyla hakkının sınırlarını aşan, davacı markasıyla kasıtlı olarak iltibas yaratan kullanımlarda bulunmaya başladığını, davalının, davacının marka haklarına ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kötü niyetli fiillerinin mevcut olduğu hakkında verilen kesinleşmiş mahkeme kararıyla da tespit edildiği, davacı ile davalı arasında \"...com.tr\" domain adının terkini talebiyle görülmekte olan davada, davalının, davacının marka haklarına, ticaret unvanına tecavüz ettiği ve haksız rekabetin oluştuğunun tespiti ile bu fillerin durdurulmasına, anılan dava tarihinde davalı adına kayıtlı olan \"..com.tr\" domain adının terkinine karar verilmiş olmasına rağmen, davalının adeta mahkeme kararına aykırı bir şekilde eylemlerine davacının tanınmışlığından faydalanabilmek için tamamen kötü niyetli şekilde devam ettiğini, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararlarında, “http://www...com.tr ibareli alan adının tescil edildiği sekliyle kullanmadığı ve davacı tarafa ait olan ve tanınmış marka statüsünde olan ... ibaresinden yararlanmak istediği kanaatine varıldığını ve söz konusu bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin” anlaşıldığını, mahkemece markaya tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan davanın kabulüne, alan adının iptaline karar verildiğini, davalının ... tescil numarasıyla \"...\" markasını eğitim öğretim hizmetlerinde 41inci sınıf kapsamında davalı adına tescilli olmakla birlikte davalının kasten ve bilinçli olarak adına tescilli \"...\" markasını tescil edildiği şeklinden farklı olarak davacının markalarına ve ticaret unvanına kasten yakınlaştırarak eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanmaya başladığını, bu konuda  uzman görüşü aldırıldığını, davalı tarafın, kendi adına ... numara ile tescilli \"...\" markasını aşarak ve davacının tescilli ve tanınmış markaları ve ticaret unvanı ile iltibas yaratan, yine davacı markalarına ve ticaret unvanına tecavüz ederek ve haksız rekabet oluşturan \"...\", \"...\", \"...\", \"...\"...\", \"...\", şeklindeki kullanımlar ile \"...\" ya da \"...\" markasını öne çıkaran sosyal medya (instagram, twitter, facebook ve diğerleri) ve internet dahil her türlü mecrada, materyallerde, basılı ve dijital ortamlardaki ve unsurlardaki tüm kullanımlardan men edilmesini ve önlenmesi, mevcut kullanımların durdurulmasını ve mevcut kullanımların kaldırılmasını, davacının markalarına ve ticaret unvanına yaklaşan, onlarla iltibas ve haksız rekabet yaratan adına ... no ile tescilli \"...\" markasını aşan ve bu markanın dışında kalan her türlü kullanımlardan men edilmesi ve kullanımın önlenmesi, mevcut kullanımların durdurulması ve  kaldırılmasını, www...com /... alan adının kullanılmasının ve de web sitesine erişimin engellenmesi  yönünde teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının, eylemlerinin davacının tescilli marka ve ticaret unvanından doğan haklarına vaki haksız ve hukuka aykırı şekilde tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine ve ref'ine, wvww...com/... alan adının terkinine ve kullanımının önlenmesine, davalının, davacının tescilli markasına ve ticaret unvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil ederek kullandığı her türlü kırtasiye malzemesinin, eğitim öğretim materyallerinin, tanıtım broşürlerinin, tabelaların, iş kaşelerinin, kartvizitlerin vs. tüm basılı unsurların toplatılmasını ve imhasını, masrafı davalıdan alınarak hükmün tirajı en yüksek gazetelerden biri ile ilanına karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin  21/09/1987 tarihinde Bursa merkezde Eğitim ve yayıncılık faaliyet kolunda hizmet vermek üzere kurulduğunu, 09/10/2000 tarihinde kuruluşundan itibaren kullandığı markası olan ... marka no ile ... markasını tescil ettirdiğini ve 2020 tarihinden itibaren yenilemesini de yaptığını, davalı tarafından kurulduğu tarihten günümüze kadar ... esas unsurlu markasını aktif olarak kullandığını ve aranan bir eğitim hizmet markası haline getirdiğini, davacının, davalının itiraz etmemesinden ve iyi niyetle davranmasından istifade ederek davacının ilk tescil tarihinden sonraki 2001 tarihinde ... markasını küçük ... harfi içinde ... markası olarak tescil ettirdiğini, davacının, davalının tescilli ... markasının mevcut ve eğitim öğretim alanında aktif olarak kullanılan bir marka olduğunu bildiği halde sonraki tarihlerde davalının tescilli markası ile görüntü ve telaffuz yönünden birebir benzer ... ana unsurlu ve marka değeri olmayan Eğitim Kurumları, Okulları, Türkiye'nin İlkokulu, Akademi, Kazananların Okulu Gibi Tanımlayıcı Eklerle Tescil Ettirmeye devam ettiğini, davacının basiretli bir tüccar gibi davranmayarak işletmesine ... markasını seçerken hizmet verdiği sektöründe başka bir firma adına bu markanın kullanılıp kullanılmadığını, tescilli olup olmadığını araştırmadığını ve davalıya ait ... markasını esas unsuru birebir aynı olacak ve karıştırılacak şekilde kendine marka olarak seçerek kullandığını, davacının daha sonra İstanbul Anadolu Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2012/166 esas sayılı dosya ile davalının markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesine ve sicilden terkini talepli davada davanın reddine karar verildiğini, bu davaya dayanak İstanbul Anadolu 1.FSHHM'nin 2021/143 D.İş dosyasındaki bilirkişi raporuna itirazlarını dosyaya sunduklarını, burada tekraren delil tespiti raporunu kabul etmediklerini, kullanımların tescilli markalarının kullanım sınırları içinde olduğunu, davalının, ... markasının tescil edilme tarihinin 09/10/2000  tarihi olup  davacı tarafın ... ibareli ilk markasını tescil ettirmesinden daha önce olduğunu, davacı tarafından  markalarının ticaret unvanlarına yakınlaştırarak kullandıklarının iddia edilmişse de, EĞİTİM KURUMLARI ibaresinin tüm kamu ve özel eğitim kurumları tarafından kullanılan ve yapılan işi verilen hizmeti yürütülen faaliyeti belirtmek için zorunlu olarak kullanılması gereken bir kelime olduğunu, davacı tarafın bu kelimenin kullanmasına engel olmaya hakkı olmadığını, Eğitim Kurumları kelimesinin kullanılmasının kimsenin tekeline verilemeyeceğini, davalının markasının Kelime+şekil Markası olduğunu, davalının kullanımlarında logo olarak da Kelime+Şekil şeklinde tescil edildiği üzere kullanıldığını, Logonun dışına markanın  yazılması gerektiğinde 2015 yılına kadar \"...\" 2015 Yılında Dershaneler kanunen yasaklanıp kapatıldığı DERSHANE kelimesinin kullanılması yasaklandığı için sadece ... olarak yazarak kullanmış olduğunu, ınstagram sosyal paylaşım sitesinde \"...\" adlı hesapta bilfen kelimesinin bitişik yazılmasının sebebi instagram ve twitter de kullanıcı adı kaydında tire işaretine izin verilmemesi kaynaklı zorunlu olarak bitişik yazıldığını, bilirkişi raporunda bu teknik zorunluluğa değinilmediğini, ancak raporda markalarının ... olarak kullanıldığının tespit edildiğini, ... markasının davalı ile yaptığı Marka Lisans Sözleşmesi kapsamında kullandığını, davalı ... Sanayi Ve Ticaret A. Ş. İle ... Gıda İnşaat San ve Tic. Ltd. Şirketi  arasında yapılan marka lisans sözleşmesini ibraz ettiklerini, davalıya ait ... kullanıcı adının Twitter ilk kaydının bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere Ağustos 2011 tarihi olduğunu, Şekil +marka şeklinde tescil edilen markaların kullanımlarının logo yanında marka şeklinde olduğunu, davalının de markasının davacı tarafın markası ile karıştırılmasını arzu etmediğinden markasını kullanırken önce sekil+ marka olarak tescil edildiği haliyle yanında ... olacak şekilde kullandığını, davalının marka kullanımlarının kendine ait tescilli markasının kullanım sınırları içinde kaldığını belirterek davanın reddine talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın ve ... ibareli ... ve ... ibareli markanın 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının da ... numaralı ... dersanesi ibareli markanın 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu davacının iddiasına göre davalının kullanımlarının tescilli markasından farklı olarak davacının ticaret unvanına ve markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde kullanımda bulunduğunun bildirildiği, mahkemece aldırılan 29/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının davacının ticaret unvanına benzer şekilde olduğu ve bu sebeple marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturulduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemecce tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirilmede davacı şirketin ... ibareli çok sayıda markanın 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının da ... numaralı ... markasının tescilli sahibi olduğu, markalar karşılaştırıldığında taraf markalarının ortak olarak ... ibaresinden oluştuğu, davalı markasının ... ibaresinden sonra - ve daha sonra ... ibaresi şeklinde yazılmak suretiyle sadece (-) yönünden farklılık gösterdiği taraf markalarının ortak olarak 41. Sınıfta eğitim öğretim alanında kullanıldığı bu yönüyle markalar arasında iltibas oluştuğu hususunun sabit olduğu, markaların tescil tarihleri incelendiğinde davalı markasının davacı markasından daha önceki bir tarihte tescil edildiği anlaşıldığı, bu yönüyle ... ibaresi üstünde davalının davacıdan daha üstün hakka sahip olduğu anlaşılmış ise de herkes Medeni Kanundan kaynaklanan haklarını kullanırken dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek zorunda olup davalının markasının ve ticaret unvanının ... ibaresinden sonra ... şeklinde olduğu, davacının ise ticaret ünvanının ... ibaresinden sonra ... şeklinde olduğu, taraf markalarının esas unsurunun aynı olması sebebiyle markadan sonra kullanılan ibare ve ticaret unvanına ilişkin tanımlayıcı mahiyetteki ibarelerin bu yönüyle önem arz ettiği, davalının davaya konu tecavüz ve haksız rekabet iddia edilen eylemleri incelendiğinde İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/143 değişik iş sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi tespit incelemesi neticesi ve dosyamızdaki bilirkişi raporları incelendiğinde davalı tarafından ...com isimli internet sitesi instagram ve twitter hesaplarında ... şeklinde kullanımlar olduğu ve bu kullanımla franchise başvuru formu başlığı altında franchıse verileceğinin belirtildiği, yine davalıya ait işyerlerinde bulunan tabelalarda ... şeklinde kullanımlar olduğu, tespit edildiği, her ne kadar markaların esas unsuru bilfen esas unsuru olup kullanılan eğitim ve öğretim kurumları, kurs vs ibareli tanımlayıcı ibarette olduğu düşünülse de davacı şirketin ticari unvanının ... şeklinde olması sebebiyle davalı tarafça kullanılan ... şeklindeki kullanımın ortalama tüketici nezdinde davacıya ait marka ve bu marka ile kurulacak okullarmış gibi algılanabileceği, davalının en azından esas unsurlar aynı olmakla birlikte sonradan gelen kullanımlar yönünden davacı ticaret unvanında farklı şekilde kullanımlarda bulunma imkanı varken davacının ticari unvanının aynısı şeklindeki kullanımların davacı şirketin eğitim öğretim sektöründeki tanınmışlığı ve bilinirliğinden faydalanmaya yönelik haksız bir davranış olduğu sonucuna ulaşılmış, yine her ne kadar davalı vekilince davalı markasında ve ticaret unvanında yer alan dersanecilik ibaresinin dersanelerin kapatılması sebebiyle kullanılamadığı belirtilmiş ise de davalının ticari unvanını en azından ... ibaresi yönünden değiştirmek ve yine markasında yer alan ... esas unsuru yanında yer alan dersanecilik ibaresini değiştirmek için de herhangi bir girişimin olmadığı bunun içinde davacı ticari unvanı benzer şekilde kullanımda bulunmak suretiyle 6769 sayılı SMK nun 29. Maddesi uyarınca davacı markasına tecavüz TTK nun 55/1.a 4 maddesi uyarınca haksız rekabette bulunduğu\" gerekçesiyle, Davanın KABULÜ ile; Davalının eylemlerinin davacının tescilli marka ve ticaret ünvanından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine ve refine, davalının ... dersanecilik markasını aşan ve bu markanın dışında kalan her türlü kullanımlardan men edilmesi, kullanımın önlenmesi, mevcut kullanımlarının durdurulması, kaldırılması, bu şekilde kullanım tespit edilen her türlü kırtasiye malzeme eğitim öğretim, materyallerinin tabelaların iş kaşelerinin kartvizitlerin vs. Tüm basılı unsurların toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalının ... markasını öne çıkaracak şekilde ... markasını aşan her türlü \"..., ..., ..., ... veya ... şeklindeki her türlü kullanımın fiziki ve internet ortamında, sosyal medya ortamında, dijital ortamda, google, yandex başta olmak üzere tüm arama motorları ve web kullanımlarında yasaklanmasına, www...com/... alan adının terkinine, Masrafı davalıdan alınmak üzere verilecek hükmün tirajı yüksek gazetelerden birinde ilanına, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararından davalının tescilli ... markasının tek başına kullanımının davacının markasına tecavüz oluşturmadığını kabul ettiği, ancak ... esas unsurdan sonra kullanılan eğitim kurumları, eğitim ve öğretim kurumları gibi tanımlayıcı mahiyette  ibarelerle bir bütün olarak  davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini kabul edildiğini anladıklarını, mahkemenin gerekçeli kararında davayı ve davanın konusunu değerlendirirken hukuki değerlendirme hatasına düştüğünü, müvekkili firmanın kullandığı tescilli ... esas unsurlu markanın değil markadan sonra kullanılan verilen  hizmeti açıklayıcı mahiyette olan ve herkesin kullanımına açık kimsenin tekeline verilemeyen eğitim kurumları, eğitim ve öğretim kurumları ibarelerinin markadan sonra kullanılmasının tecavüz teşkil ettiğine karar verdiğini, bu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu ile ilgili verilen iki istinaf mahkemesi kararında da davaya konu markaların esas unsurunun ... olduğunun, \"...\" ibarelerinin ise tamamlayıcı mahiyette olduğunun açıkça kabul ve ifade edildiğini, mahkemenin ... ibaresi üstünde davacıdan daha üstün hakka sahip olduklarını kabul ettiğini, mahkemenin değerlendirmesinin hatalı ve eksik olduğunu, müvekkili şirketin davacının tam unvanını hiçbir şekilde kullanmadığını, müvekkilinin tek kullandığının davacının unvanında olan eğitim kurumları değil Eğitim ve Öğretim Kurumları, okulları, kurs merkezleri, kolejleri gibi eğitim sektöründeki tüm firmaların kullandığı birden fazla verilen hizmeti tamamlayıcı ibare olduğunu, müvekkili firmanın ... markası altında birden fazla eğitim ve öğretim kurumunda hizmet verdiğinden bu ibareleri kullanmaya hakkı olduğunu düşündüğünü, davacı şirketin tanınmışlığı ve bilinirliğinden faydalanma amacı gütmediğini, mahkemenin gerekçesinde davalının ticaret unvanındaki dershanecilik ibaresini değiştirme ve yine markasının yanındaki dershanecilik ibaresini değiştirme yönünde herhangi bir girişiminin olmadığını ifade ettiğini, mahkemenin bu bilgisinin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanındaki dershanecilik ibaresini kaldırmak için gerekli müracaatlarını yaptığını ancak yeni verilecek değiştirilmiş ticaret unvanında ... kelimesinin arasındaki tire işareti ile ayrı yazılması yeni mevzuatta yasaklandığından yeni unvanında ... şeklinde bitişik yazılmasına müsaade ettiklerini, müvekkilinin de markası ... olarak tescilli ve tanınmış olduğundan unvanındaki dershanecilik kelimesini kaldıramadığını, müvekkilinin ... esas unsuru ile ve devamında kurs merkezi, okulları ibareleri ile birden fazla marka tescil müracaatı yaptığını, yapılan tüm marka müracaatlarına ilan aşamasında davacı tarafından itiraz edildiğini ve iki firma davalık olduğu gerekçesiyle itirazlar kabul edilerek müracaatlarının reddedildiğini, mahkemenin mevcut kullanımların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğacağı kanaatinin hatalı ve yanlış olduğunu, tarafların tescilli markalarının eğitim sektöründe olduğunu, öğrenci velilerinin okul tercihi yaparken seçici olduğunu, tarafların kendi ticaret unvanları altında bu hizmeti yürüttüğünü, taraf markalarının ortalama tüketici öynünden karıştırılma ihtimali olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında davalının markasının esas unsurundan sonra eğitim kurumları, eğitim ve öğretim kurumları ibarelerini kullandığı için iltibas olduğuna karar verdiğini, taraf markalarında karıştırılmaya sebep olan unsurun eğitim ve öğretim kurumları kelimesi olmadığını, bu kelimelerin tali unsur olup ayırt edici mahiyette olmayan yapılan işi tanımlayıcı nitelikte kelimeler olduğunu, sadece bir kişiye özgülenemeyecek kelimeler olduğunu, hükme dayanak olan bilirkişi raporunun hukuken eksik ve hatalı olup davanın kabulü yönünden hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin tescilli ... markası ile birlikte kullandığı EĞİTİM VE ÖĞRETİM KURUMLARI ibaresini tescil edilmesi zorunlu bir marka olarak değerlendirdiğini, bu hatalı değerlendirmeye dayanarak davacı tarafın markasına ve ticaret unvanına tecavüz oluştuğu sonucuna ulaştığını, davacı tarafın herkesin kullanımına açık olan eğitim kurumları ibaresini ticaret unvanına koyarak kendi tekeline almasının hukuka ve iyi niyete aykırı olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı ve markasının tescili ve kullanımının davacının ticaret unvanı ve markalarının tescil ve kullanımından daha eski olduğunu, davacının birden fazla ... esas unsurlu marka tescil ettirerek marka konusunda üstünlük sağlamaya çalıştığını, davacının ilk markası olan ... no'lu özel küçük b harfi içinde ... ibareli markasını tescil ettirdiğinide müvekkili firmanın Bursa'da faaliyet gösterdiği davacı İstanbul'da faaliyet gösterdiği için müsamaha gösterdiğini, davacının ilk markasını tescilinden sonra müvekkili markası ile karıştırılacağını blie bile ... ana unsurlu markalarını tescile devam ettiğini, müvekkilinin davacının markalarına ve ticaret unvanına tecavüz fiilleri ve haksız rekabetin mevcut olmayıp tescilli markasını kullanması sınırları içinde kalacak şekilde fiilleri mevcut olduğunu, mahkemenin markalarını davacının ticaret unvanına yakınlaştırarak kullandıklarını iddia ettiğini, bahsi ibarenin ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin tüm kamu ve özel eğitim kurumları tarafından kullanılmakta olduğunu, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, müvekkili markasının kelime+şekil markası olduğunu, 2015 yılına kadar ..., 2015 yılında dershaneler kanunen yasaklanıp kapatıldığı için sadece ... olarak yazıp kullandığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 29/12//2022 tarih 2022/1799 Esas 2022/1827 Karar sayılı kararının infazının tereddüt yarattığını, infaz kabiliyetinin olmadığını, uygulanmasına karar verilen tedbirin amacı aşar mahiyette davalının iflasına sebep olacak mahiyette olduğunu, gerekirse uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek kararın kaldırılması veya kararın işin ve davanın esasını oluşturmayacak mahiyette uygulanmasını sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu karar ile müvekkilinin tescilli ... esas unsurlu markasına tescilsiz marka muamelesi yapıldığını, 44. Hukuk Dairesi'nin daha önce aynı dosya hakkında verdiği ihtiyati tedbir talebinin reddi kararında dava konusu markanın esas unsurunun ... olduğunu, \"...\" ibarelerinin tanımlayıcı mahiyette olduğunu belirttiğini, mahkemenin bu gerekçeye aykırı olarak tedbir kararı verdiğini, istinaf dairesinin daha önce verdikleri kararların tamamen aksi yönde ve tedbir ihtiyacını aşacak ölçüde vermelerinden önce dosyaya ilave olarak sadece bilirkişi raporu eklendiğini, istinaf mahkemesinin tedbir talebini dayandırdığı bilirkişi raporunda bile sadece eğitim ve öğretim kurumları kelimesi ile tecavüz oluşmuştur denilmesine rağmen tüm ”...”,  “...”, “...”, “...”, “...”, “...” şeklindeki Kullanımlar başta olmak üzere “...” ya da “...\" kelimelerinin müvekkiline yasaklandığını, bilirkişi raporunun istinaf mahkemesi kararına rağmen eğitim kurumları ve okulları ibaresine marka gibi yaklaştığını, tedbir kararı ile gelinen durumdan öğrenci ve eğitimcilerin zarar gördüğünü, davacı tarafından tedbir kararı icraya konularak markaları tescilsiz gibi gösterilerek kullanılmasının tamamen men edilmek istendiğini, taraflarının bu karar sebebiyle geri dönülmez maddi ve manevi mağduriyet yaşadığını, tüm bu nedenlerle İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi 2022/1700 Es 2022/1827 Karar sayılı kararının yeniden ihtiyati tedbir kararı verilerek kaldırılması ve kararın ve davanın esasını oluşturmayacak şekilde uygulanmasını sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında davalının adına tescilli \"...\" markasını sadece tescil edildiği şekilde kullanabileceği \"...\" \"...\" ya da başka şekilde kullanımda bulunamayacağının hüküm altına alındığını, davalının istinaf başvuru dilekçesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 29/12/2022 Tarihli, 2022/1799 E. Ve 2022/1827 K. Sayılı ihtiyati tedbir kararına uymayacağını kabul ve ikrar ettiğini, dava ve sair dilekçelerinden anlaşıldığı üzere işbu davanın davalının adına tescilli ... markasını tescil edildiği şekilden farklı olarak müvekkilinin tescilli ve tanınmış \"...\" markalarına ve ticaret unvanına yaklaştırarak kullanması, bu surette müvekkilinin marka ve ticaret unvanından kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiiller  içerisinde olması nedeniyle ikame edildiğini, davalıya ait \"...\" markasının müvekkilinin ilk marka tescilinden kısa bir süre önce tescil edilmiş olmasının işbu davadaki haklılıkları ile ilgili bir değişiklik yatatmadığını, ... markası üzerindeki gerçek hak sahipliği ve kullanımda öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, müvekkilinin ... ve ... esas unsurlu markalarının tanınmış olduğunu, bu hususta Ankara 2. FSHHM'nin 10/04/2011 tarih 2010/42 Esas ve 2011/58 Karar sayılı kesinleşmiş kararının da mevcut olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmışlığından paraziter bir şekilde faydalanmaya çalışmakta olup bu hususla ilgili kesinleşmiş başkaca emsal mahkeme kararları mevcut olduğunu, davalının işbu davanın başından beri davanın çözümüne hiçbir etkisi olmayacak şekilde müvekkili tarafından davalı markasının ilgili mülga 556 sayılı KHK'nin 7 ve 8.maddelerine istinaden hükümsüzlüğü talebiyle ikame ettiği fakat 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/166 E. Ve 2013/96 K. Sayılı kararıyla reddedilen davadan ısrarla bahsettiğini, anılan davanın işbu davanın çözümüne hiçbir etkisi olmadığını, davalının müvekkili markalarına ve ticaret unvanına tecavüz fiillerinin İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2021/143 D.İş sayılı dosyasından istihsal olunan delil tespiti raporuyla yerel mahkeme dosyasından istihsal olunan bilirkişi raopruyla da tespit edildiğini, davalı adına tescilli ... markasını müvekkilinin ... ve ... esas unsurlu markaları ile ticaret unvanına yaklaştırarak, marka algısını değiştirerek kullanmasının müvekkilinin marka ve ticaret unvanından doğan haklarının ihlali olduğunu, marka hukukunun ve hakkın niteliği gereği hükmün etkinliğini sağlayacak tebdir kararları verilmesi önem arz ettiğinden İstanbul BAM 44.Hukuk Dairesi'nin 29/12/2022 tarih, 2022/1799 Esas ve 2022/1827 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olup davalının tedbirin kaldırılması ya da değiştirilmesi yönündeki talebinin reddi gerektiğini, davalının kendi kusuru ve fiilleriyle sebebiyet verdiği zararlardan bizzat sorumlu olup, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilinin, davacı adına tescilli tanınmış marka ve diğer marka tescilleri ile ticaret unvanına, davalı tarafından tescilli markasını aşan kullanımları nedeniyle, tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı adına kayıtlı www...com. alan adının terkinini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı adına ... esas unsurlu çok sayıda markanın ve ... ibareli .. ve ... ibareli tanınmış markaların 41. Sınıfta  tescilli olduğu anlaşılmaktadır.Davalı adına, 41. sınıfta, ... başvuru numaralı  \"... ibareli logo şekil markası ve 41. Sınıfta, ... sayılı ..., 16/41. sınıflarda ... sayılı ...'den bu güne logo markasının tescilli olduğu anlaşılmıştır. Ankara 2.FSHHM nin 2010/42 Esas, 2011/58 Karar Sayılı Kararı ile davacı adına  2001 7900  tescilli markanın eğitim ve öğretim hizmetinde tanınmış marka olduğuna karar verilmiştir. Davacı tarafça, Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/312 Esas sayılı dosyada davalı adına tescilli ... \"... 41. Sınıfta tescilli markanın kullanmama nedeni ile iptali davası açılmıştır. İstanbul Anadolu  1.FSHHM'nin 2015/88 Esas 2015/261 Karar sayılı ilamında (bozmadan önce 2012/167 Esas 2013/313 Karar sayılı) davalı adına kayıtlı www...com.tr alan  adının davalı tarafça markanın tescil edildiği şekliyle kullanılmaması, davacı tarafın tanınmış markasından faydalanma amacı güdülmesi nedeniyle terkinine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 11/02/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.29/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;\" davacının https://...com/tr adresli internet sitesi üstünden yapılan incelemede; incelenen sayfada “...” ibaresinin yer aldığı, davacının internet sitesinin eğitim kurumları üstüne olduğu, *...com alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, alan adının 16.03.1999 tarihinde kayıt ettirildiği ve 15.03.2028 tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ...com, ... kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) ...com olduğu davacının https://www.instagram.com/.../ Adresli Instagram Sayfası Üstünden Yapılan İncelemede; incelenen sayfada “...” ibaresinin yer aldığı, incelenen sayfanın “Nisan 2012” yılında oluşturulmuş olduğu, davalının https://...com/ Adresli İnternet Sitesi Üstünden Yapılan İncelemede; incelenen sayfada “...” ibaresinin yer aldığı, davalının internet sitesinin eğitim kurumları üstüne olduğu, ...com alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin ... olduğu, adres bilgisinin ... mah. ... sk. no:... Osmangazi/Bursa olduğu, alan adının 05.04.2021 tarihinde kayıt ettirildiği ve 05.04.2023 tarihine kadar kayıtlı olduğu, internet sitesinin alan adı kaydının ... A. Ş. kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) ... A. Ş. Olduğu, davalının - https://www.instagram.com/.../ Adresli Instagram Sayfası Üstünden Yapılan İncelemede; İncelenen sayfada “...” ibaresinin yer aldığı, incelenen sayfanın “Nisan 2021” yılında oluşturulmuş olduğu tespit edildiği anlaşıldı. Davalı yanın www...com adlı internet sitesi incelendiğinde davalı yanın kullanımının “...” şeklinde olduğu , işbu kullanım uluslararası 41. Sınıfa dahil “eğitim ve öğretim hizmetleri” kapsamında olduğu , davalı yanın tescilli markaları arasında bu ibarenin bulunmadığı, davalı yanın kullandığı “...” ibaresinin kullanıldığı “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile davacı yanın tescilli “...” esas unsurlu markalarının tescil edildiği “eğitim ve öğretim” hizmetleri ile SINIFSAL BENZERLİK TEŞKİL ettiği davalı yanın işbu kullanımının tescilli markalarının kapsamında olmadığı, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu ve davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacı yanın tescilli ticaret unvanı “... A. Ş.” Şeklinde olduğu, davalı yanın kullanımının ise “BİL-FEN EĞİTİM VE ÖĞRETİM KURUMLARI” şeklinde olduğu, söz konusu kullanımın davacı yanın tescilli ticaret unvanı ile iltibas oluşturduğu, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu ve bu nedenle de davacı yanın tescilli ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu\" belirtilmiştir.Somut olayda, dosya kapsamına celp edilen marka tescil kayıtları, bilirkişi raporu, sunulan uzman görüşü ve tüm delillerden, davalı adına ... başvuru numaralı \"...\" şekil markasının, 41. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu ve tescil tarihinin davacı markalarından önce olduğu anlaşılıyorsa da, bu durum davalıya markasını tescilden farklı olarak ve davacının 41. Sınıfta tanınmış ... markalarına yaklaştırarak kullanımına izin vermeyecektir. Davacı markası logo şeklinde olup,  davalının markasını ... şeklinde ve \"...\" harfinin noktası davacı markasındaki gibi büyük yazılarak, şekil/log unsuruna yer verilmeksizin, araya \"-\" işareti konularak  kullanım tescilden farklı, davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde  kullanım olup, davalı markasının koruma kapsamında kalmadığı, kullanımın ticari dürüstlük kurallarına ve hukuka uygun olmadığı, markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. (bkz  \"Bir markanın esas unsuru dışındaki unsurlarında değişiklik yapılarak kullanmasının \"markanın farklılaştırılacak kullanılması kapsamına gireceği,markanın esas unsurunda değişiklik yapılarak kullanılmasının \"farklı marka kullanılması\" olarak değerlendirileceği...\"  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 19/12/2014 tarih ve 2014/13977 E-2014/20082 sayılı kararı) kabul edilmektedir.) İstanbul Anadolu  1.FSHHM'nin 2015/88 Esas 2015/261 Karar sayılı ilamında (bozmadan önce 2012/167 E. 2013/313 K.) Karar sayılı dosyası kapsamında, mahkeme internet sitesinde (www...com.tr alan adlı) davalının markasını tescil edildiği şekliyle kullanmadığı, davacı tarafa ait tanınmış markasından yararlanmak istediği gerekçesiyle alan adı terkini ve kullanımının önlenmesine karar verildiği,  sonrasında davalının davaya konu ...com alan adını tescil ettirmesi ve içerikte de, davacı markalarına yakınlaştırmak suretiyle, tescilli markasından farklılaştırarak markasal kullanımlarda bulunmasının TTK 18/2 maddesi ve TMK 2. Maddesi gereğince iyiniyet kuralları ve basiretli tacir ilkesine aykırı olduğu, ... ibaresinde araya konan \"-\" işaretinin markayı farklılaştırmaya yetmediği, davacı  markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, mahkemece sonuç olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalı vekili istinaf dilekçesinde davacının İstanbul Anadolu FSHHM'nin 2012/166 Esas sayılı dosyasında açtığı hükümsüzlük davasının reddedildiğini ileri sürmüşse de açılan davada tescilde öncelik ilkesinin gözetildiği ve karar gerekçesinde kötü niyetli tescil nedenine dayanılmadığına işaret edildiği anlaşılmakla, tescile uygun kullanıma dayanılmadığından hükümsüzlük davasının reddi sonuca etkili görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile aynı hükmün kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalının istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/04/2023 tarih, 2021/164 E., 2023/81 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile;3- Davanın KABULÜ ile;-Davalının eylemlerinin davacının tescilli marka ve ticaret ünvanından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine ve refine, davalının ... dersanecilik markasını aşan ve bu markanın dışında kalan her türlü kullanımlardan men edilmesi, kullanımın önlenmesi, mevcut kullanımlarının durdurulması, kaldırılması, bu şekilde kullanım tespit edilen her türlü kırtasiye malzeme eğitim öğretim, materyallerinin tabelaların iş kaşelerinin kartvizitlerin vs. Tüm basılı unsurların toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalının ... markasını öne çıkaracak şekilde ... markasını aşan her türlü \"..., ... okulları, ...com, ... veya ... şeklindeki her türlü kullanımın fiziki ve internet ortamında, sosyal medya ortamında, dijital ortamda, google, yandex başta olmak üzere tüm arama motorları ve web kullanımlarında yasaklanmasına, - www...com/...com alan adının terkinine,-Masrafı davalıdan alınmak üzere verilecek hükmün tirajı yüksek gazetelerden birinde ilanına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL harç,  4.725,30 müzekkere ve  tebligat gideri, bilirkişi ücreti yargılama gideri olmak üzere toplam 4.784,6‬0 TL' nin  davalıdan tahsili ile  davacıya ödenmesine,4/c-Davacı tarafından İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/143 değişik iş sayılı dosyasında 97,70 TL harç, 2000 TL bilirkişi ücreti, 40 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.137,70 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 160,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 652‬ TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39bb6811f5a58a07","SID":"b6f6d2e345341998"}}