{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ : 13/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 26/02/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas<br><br>DAVACILAR\t: 1- ........  <br>\t\t 2- ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av.....<br>DAVALILAR\t: 1- ........   <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>\t\t 2- ........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/05/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacılar vekili 26/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile özetle; dosyadan alınan 22.01.2025 tarihli aktüerya hesabında ........ ve ........ için sigorta limitlerinin üzerinde hesaplamalar yapıldığını, bir an için davanın lehlerine sonuçlanmış olması halinde dahi davalı sigorta şirketinin ödemekle sorumlu olduğu rakam talep etmiş oldukları maddi - manevi tazminatı karşılamaya yetecek miktarda olmadığını, bu sebeple kararın beklenmesi halinde müvekkillerinin çok büyük kayıpları olacağını, somut olayda ise 22.01.2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda yaklaşık 42 milyon civarı tazminat çıktığını, davalıların 300.000 bin TL'lik teminat mektubu ile 44 araç ve 17.900 m2 tarlanın üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, yaşanılan trafik kazasının ağırlığı da göz önünde bulundurulduğunda dava sonuçlanana kadar, müvekkillerin haklarını koruyan hiçbir geçici hukuki koruma yöntemi ortada kalmadığını, bu nedenlerle haklı davalarının dava dilekçelerindeki gibi kabulünü, davalılar ........ ve ........  San. ve Tic. Ltd. Şti.  adına kayıtlı araç ve taşınmazlarına HMK. Madde 389 ve devamı hükümleri uyarınca  mahkememizin 29/01/2025 tarihli adli yardım kararı da göz önünde tutularak teminatsız şekilde dava dilekçesindeki talepleri oranında ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin 26/02/2025 tarihli ara kararı ile; \"6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun \"İhtiyati Tedbir\" başlıklı 389/1. Maddesinde;<br>\"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \" amir hükmü yer almaktadır.<br>T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 10/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında;<br>\" İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>Bu bakımdan İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir.<br>Bu bakımdan ; ihtiyati tedbir, aynı uyuşmazlık konusu olan taşınır veya taşınmaz malların,hak ve uyuşmazlıkların devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zararın önlenmesi amacıyla 6100 sayılı HMK'nun 389 vd. maddelerinde öngörülen durumlarda başvurulan bir yol olup ihtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur.<br>Yukarıdaki açıklamalara göre davalı  adına kayıtlı olan aracın  HMK 389. maddesi kapsamında dava konusu uyuşmazlığı oluşturduğunun kabulü mümkün değildir.<br>Dava konusu uyuşmazlıktan kasıt davalı adına kayıtlı aracın veya gayrimenkullerin mülkiyetinin taraflar arasında çekişmeli olmasıdır. Davacının amacı  trafik kazası neticesi yaralanmasına sebebiyet  suçunu işlediği iddiasıyla uğramış olduğu  manevi tazminat alacağını güvence altına almaktır.<br>Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı doğru olup, bu karara karşı istinaf başvurusu yerinde değildir.\" denilmiştir.<br>Anılan amir kanun hükmü, Bölge Adliye Mahkemesi ilamı ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde;<br>Somut olayda üzerine tedbir kararı konulması istenilen araçlar ve taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla yasal şartları oluşmadığından tedbir talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>DAVACILAR VEKİLİNİN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda, müvekkillerinin uğramış olduğu zararın mevcut ve sürekli olduğu, davalıların maddi ve manevi tazminat ödeme ihtimalinin yüksek olması, bu nedenle mal kaçırma ihtimalinin de yüksek olması nedenleriyle müvekkillerinin elim trafik kazasının gerçekleştiği haksız fiil anı itibariyle tazminat alacağının muaccel olduğu da dikkate alınmadan taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, haksız fiil ile zarar arasındaki nedensellik bağının kesin olarak belirlenmiş olması ve alınan adli tıp raporu ve dosya içerisindeki epikriz ve doktor raporları, aktüerya bilirkişi raporu nazara alındığında; ihtiyati haczin kaldırılması sonucunda  ve ihtiyati tedbir kararının da reddedilmesi ile müvekkillerinin hak kaybına uğrayacağının aşikar olduğunu, hak ve alacaklarının dava boyunca güvence altına alınabilmesi, özellikle dava sürecinin uzunluğu da dikkate alındığında dava sonunda müvekkillerinin tazminat alacağının hak kaybına uğramaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilerek ........ ve diğer davalı Kocayiğit İnş. Mad. Pet. Ürün. Tarım Hay. San ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı araç ve taşınmaz malları üzerine HMK 389 ve devamı hükümleri uyarınca yerel mahkemenin 29/01/2025 tarihli adli yardım kararı da dikkate alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava konusu uyuşmazlık, trafik kazası sonucu zarara uğrayan davacı tarafın açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, davcılar vekilince 26.02.2025  tarihli talep dilekçesi ile davalı tarafa ait araç ve taşınmazlar üzerine HMK'nın 389 vd hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir konulması şeklinde talepte bulunulmuş, Mahkemece 26/02/2025 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlık konusu olmayan malvarlığı üzerine konulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir.<br>Bu kapsamda davacı tarafın talebi, ayrıca ihtiyati tedbire ilişkin olduğundan ihtiyati tedbir yönünden de değerlendirilme yapılması  gerekmektedir.<br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'da 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır.<br>Trafik kazasında davalıların malvarlığının HMK 389. maddesi kapsamında dava konusu uyuşmazlığı oluşturduğunun kabulü mümkün değildir. Dava konusu uyuşmazlıktan kasıt malvarlığının mülkiyetinin taraflar arasında çekişmeli olmasıdır. Davacının amacı trafik kazasından kaynaklanan tazminat alacağını güvence altına almak olduğuna göre, bu talebin niteliği itibariyle ihtiyati haciz istemi olarak ileri sürülmesi gerekir. Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda \"ihtiyati tedbir\" talebinin, bu gerekçe ile reddi yerinde olup davacıların istinaf talebi reddedilmiştir.<br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Dosya adli yardımlı olduğundan istinaf aşamasında davacı taraftan harç alınmadığından, alınması gereken bir adet istinaf kanun yoluna başvurma harcı (1.683,10 TL) ile bir adet maktu karar harcının (615,40 TL) davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br>.....<br>Katip<br>...<br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53e46047bd5f2ee0","SID":"d88d66eeafb27b09"}}