{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALILAR\t: 1- ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>\t\t: 2- ........ <br>VEKİLLERİ\t: Av.....\tAv.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/05/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 07/07/2023 tarihli dilekçesiyle; 22/09/2022 Tarihinde Müvekkili Şirkete Ait Araç Sürücüsü ........ , ........ Plakalı Araç ile Sürücü ........'ün sevk ve idaresindeki ........ Plakalı Aracın çarpıştığını, davalının ''Sağdan Gidiniz'' levhası olmasına rağmen sol taraftan gitmesi sebebiyle kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket aracında maddi hasar meydana gelmiş ve aracı değer kaybına uğradığını, ayrıca müvekkilinin aracı kullanamamasından kaynaklı araç mahrumiyetinden doğan zararı bulunduğunu, 28/09/2022 tarihli kazanın akabinde polis memurları tarafından tutulan kaza tespit tutanağında; \"sürücü ........ 2918 sayılı ktk' nın 47/1-c maddesinde belirtilen \"trafik işaret ve levhalarına uymamak\" kuralını ihlal ettiği,  sürücü ........' in ise kural ihlalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır\" şeklinde tespitte bulunulduğunu, söz konusu kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere dava konusu kazada müvekkilinin herhangi bir kural ihlali bulunmayıp, karşı tarafın kuralları ihlal eden hareketi sonucu kaza meydana gelmiştir. Kazaya Neden Olan ........ plakalı aracın ........ A.Ş. Tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ....... poliçe numarası ile sigortalandığını,  sigorta şirketine mail yoluyla başvuru yapılmış, limit kalmadığı için ödeme yapılamayacağına ilişkin olumsuz yanıt alındığını, izah edilen nedenlerle  şimdilik 100,00 tl değer kaybı, 100,00 tl araç mahrumiyet zararı   olmak üzere toplam 200,00 TL'nin maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalılardan, (sigorta şirketi yönünden poliçede belirtilen limitler dahilinde ve araç mahrumiyetinden doğan zarar hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ve yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı ........ Anonim Şirketinin 27/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 28.09.2022 tarihinde davacının malik olduğu ........ plakalı araç ile müvekkil şirkette 23.03.2022 başlangıç ve 23.03.2023 bitiş tarihli ....... numaralı  karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ( zmms ) ile sigortalı ........ plakalı aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen değer kaybı tazminatı  ve araç mahrumiyet bedeli talepli  dava olduğunu, davacının aracındaki hasar için kasko firması olan groupama sigorta a.ş. firmasına 30/01/2023 tarihinde 100.000,00 tl rücu ödemesi yapıldığını, poliçe limiti tükendiğini, başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirkete  yapılan başvuru  üzerine ........ nolu dosya açılmış olup  şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki değer kaybı için poliçe limiti tükendiği için ödeme yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğundaki tüm borç, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, ayrıca Müvekkil Şirket başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun  olarak tazminatın ödenmiş olması nedeni ile bakiye herhangi bir zararının kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme aksi kanaate ise; bakiye poliçe limitinin dikkate alınarak de müvekkil şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plakalı davalı araç sürücüsü  ........'ün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 120.000 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 22.500,00 TL olduğu, değer kaybından kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, poliçe limiti tükendiğinden davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluğunun kalmadığı, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ........ plakalı araç sürücüsü ve  işleteninin sorumlu olduğu sonucuna varıldığından ........ Yönünden davanın kabulüne, sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 13/06/2023 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;<br>2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, \"zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.\"<br>6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, \"özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.\"<br>Yargıtay 4. HD’nin 29/09/2021 gün ve 2021/14429 E. 2021/5729 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, \"Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.\"<br>Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.<br>6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmış ve  oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 22/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 120.000,00 TL maddi tazminatın davalı ........’ten 22/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>Davacının ........ Şirketine Açtığı Değer Kaybı Tazminatı Talebinin Yönelik Davasının REDDİNE,<br>........ plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 22.500,00 TL maddi tazminatın davalı ........’ten 22/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece olayı aydınlatacak yeterli inceleme yapılmadan, eksik inceleme neticesinde oluşan hatalı rapora göre karar verildiğini, yargılama aşamalarında davacıya ait aracın geriye dönük hasar kayıtları ile ilgili  tam ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, kazada hasarlı bölgelerin önceki tarihli kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı oluşturmayacağından bu hususların mahkeme tarafından araştırılması gerekirken sadece evrak üzerinden yapılan incelemenin yeterli olmadığın, davacı ile diğer davalı olan şirket arasında bir sözleşme olmadığı, olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın asliye ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesine, davanın yeniden görülmesi mümkün değil ise hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava, davacı aracında oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tahsili istemine ilişkindir.<br>22.09.2022 tarihinde, davacı şirkte ait ........ plakalı araç ile davalının sürücüsü olduğu ........ plakalı aracın çarpışması sonucu davacı aracında hasar oluştuğu, buna bağlı olarak araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepli olarak açılan davaya yapılan yargılama  sonucunda yazılı şekilde verilen karara karşı davalı ........ tarafından aşağıda gösterilen sebeplerle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>1-Davalının görev itirazının değerlendirilmesinde;<br>Dava tarihi  itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nın 5/1 maddesi gereğince  ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği ise, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.<br>Somut olayda davalılardan Sigorta aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği dava ticari dava olmakla asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup buna yönelik itiraz yerinde bulunmamaktadır. (Bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi(nin  2017/1403 esas  2019/9851 karar,2015/9794 Esas ve  2018/8236 Karar, 2015/15552 esas ve 2018/8062 Karar sayılı ilamları)<br>2-Davalının kusura itirazının incelenmesinde;<br>Kaza tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalı sürücünün KTK'nın 47/1-c maddesi kuralını ihlal ettiği, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı görüşünün bildirildiği, mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 16.06.2024 tarihli raporda ........ plakalı araç sürücüsünün aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar kuralını ihlal ettiği, kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, ........ plakalı araç sürücüsünün ise  kusurunun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporda kazanın oluşumunun ayrıntılı olarak irdelenerek raporun tanzim edildiği, kazanın davalı sürücünün dönel kavşağın ters istikametinden dönüş yaprak, ters yönde seyrettiği esnada   gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre, kaza tespit tutanağı ve olayla  uyumlu olan kusur raporunun hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, kusura itirazının reddi gerekmiştir.<br>3-Davalının değer kaybı ve araç mahrumiyet hesabına yönelik itirazlarının incelenmesinde;<br>Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan \" zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı  ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir.<br>Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.<br>Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Davacı davalı taraftan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın  markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.<br>Somut dosyamızda;Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından  aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği anlaşılmakla, itirazlar yerinde değildir.<br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 9.734,17 TL harçtan peşin alınan 2.433,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.300,63‬ TL harç giderinin davalı ........'ten tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"268308ed300a09ca","SID":"d7f92ce0fe9ec2ec"}}