{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1373 Esas<br>KARAR NO:2025/585 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/06/2023<br>NUMARASI:2022/198 E. -  2023/185 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından \"...\" markasının 44. sınıf kategorisinde, ... tescil numarası ile 04/12/2015 tarihinde TPMK nezdinde tescil edildiğini, \"...\" ibaresinin müvekkili adına tescil edilen marka bakımından asli ayırt edici unsur olup, hükümsüzlüğü talep edilen \"...\" markası ile ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle yol açabilecek düzeyde benzer olduklarını, davalının aynı sınıfta ve aynı sektörde kullanılmak üzere tercih ettiği ibare ile müvekkiline ait \"...\" markasının kavramsal, işitsel ve görsel olarak benzerlik taşıdığını, davalı şirketin aynı sınıf kategorisinde müvekkili şirketin markasına ayırt edilemeyecek ölçüde benzeyen \"...\" markasını kullanarak TPMK tarafından koruma altında olan davalının marka hakkını ihlal ettiğini, davalının marka başvurusunun müvekkiline ait markadan uzun yıllar sonra yapıldığını, müvekkili şirketin tescil ettirdiği marka adıyla \"https://www.....com/\" alan adını kullanmakta iken, davalının da \"https://....com/\" adını aldığını belirterek, açıklanan nedenlerle, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete ait \"...\" markasına yapılan tecavüzün tespitine önlenmesine ve durdurulmasına, hükmün ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkili şirketin kurulduğu 05/09/2014 tarihinden bu yana diş polikliniği olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin faaliyetlerinde kullandığı https://....com alan adının 05/01/2014 tarihinde tahsis edilmiş olduğunu, davacı şirketin ise müvekkili şirketin kuruluşundan yaklaşık üç ay sonra 27/11/2014 tarihinde kurulmuş olduğunu, müvekkili şirketin \"...\" ibaresini davalı şirketin kurulmasından yaklaşık 11 ay önce internet alan adı olarak kullanmaya başladığını, davacı şirketin müvekkilinin bu markasal kullanımını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira tarafların aynı hizmet sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin markasal kullanımının daha eski tarihe dayandığını, müvekkilinin markasal kullanımına uzun süre sessiz kalan davacının markanın hükümsüzlüğü davası açamayacağını, hak düşürücü süre içinde açılmayan hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, taraf markalarındaki \"...\" ibaresinin ağız ve diş sağlığı hizmetinde mesleki bir terim olduğunu, sektörde herkesin kullanımına açık bir ibareden oluşan davacı markasının güçlü bir marka olmadığını, taraf markaları arasında karıştırma ihtimali olmadığını savunarak, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, davacı yanın yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  21/06/2023tarihli 2022/198 E. - 2023/185 K.  sayılı kararıyla; \"... Somut olayın yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmesinde; davalının hükümsüzlük talebine konu ... tescil numaralı markası \" ...\" unsurlarından oluşmaktadır. Davacının davaya dayanak... tescil numaralı markası ise \"...\" unsurlarından oluşmaktadır. \"...\" ibaresinin Türkçe karşılığının \"diş\" olması ve ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde tanımlayıcı olması, bu ibareyi havi markaların söz konusu hizmetler bakımından \"zayıf\" olması sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle davacı markası da ilgili hizmetlerde zayıf markadır ve korum kapsamı bu hizmetler yönünden dar yorumlanmalıdır. Ayrıca, davalının fiili markasal kullanımlarının 44.sınıfta \"tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri, Veterinerlik ve hayvan üretme\" hizmetlerinde davacının markasının başvuru tarihinden önce dayandığı, davalının \"...\" alan adını 05/01/2014 tarihinde tahsis ederek kullanmaya başladığı, bu nedenlerle yani ilgili hizmet sınıflarının bir kısmı bakımından davacı  markasının koruma kapsamının dar olması nedeniyle bu hizmetlerde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, buna mukabil önceye dayalı hakkına delalet edecek fiili kullanımın tespit edilemediği ve davacı dayanak markasının zayıf olarak nitelenemeyeceği 44.sınıftaki \"Besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İş yeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri\" yönünden kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz iddiası bakımından yapılan değerlendirmede ise,Yukarıda belirlendiği şekilde davalının 44.sınıfta \"Tıbbi hizmetler,Güzellik bakım hizmetleri, Veterinerlik ve hayvan üretme\" hizmetleri bakımından markasını 05/01/2014 tarihinden itibaren kullandığı, önceye dayalı hak ve sessiz kalma yolu ile hak kaybı nedenleri ile bu kullanımların davacı markasına tecavüz oluşturmayacağı, diğer hizmetler bakımından ise dosya kapsamında davalının fiili markasal kullanımının tespit edilemediği anlaşıldığından marka hakkına tecavüz davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte \"ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, \"önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile\" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir.Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı, davacının tanınmışlığı ispatlanamayan tescilsiz markasından haksız yarar sağlama iddiasının söz konusu olamayacağı ve bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;...1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;Davalıya ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 44. Sınıfta; \"Besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İş yeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri\" yönünden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hükümsüzlük talebinin REDDİNE,Davacının markalarından doğan haklarına tecavüz davasının REDDİNE...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davalının markası ile müvekkilinin markasının kelime unsurlarının karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduklarını, davalının markasında kullandığı şekil unsurunun da müvekkilinin markasında yer alan şemsiye ve davalının markasında yer alan güneş şekillerinin de  benzerlik yarattığını,Markaların ortalama tüketici kitlesine hitap etmeleri nedeniyle, markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu,Davalının markasını tescilli olduğu şekilden farklı olarak renk, punto ve mizanpaj değişikliği yaparak müvekkilinin markasına yaklaştırmaya çalıştığını, Davacının markasının zayıf olduğundan, koruma alanının dar olduğuna dair yargı kararının hatalı olduğunu,Mahkeme kararının eksik inceleme sonucunda verildiğini, davalı tarafın fiili marka kullanımlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin yüzeysel inceleme yaptıklarını,Davalının markasının SMK'nun 6/1. maddesi uyarınca davalının markası ile karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğunu, SMK'nun 29 ve 7/2. maddelerinde bu durumun markaya tecavüz olarak yer aldığını,Somut olayda müvekkilinin markasına tecavüzün fiilen ve hukuken gerçekleştiğin, belirterek, arz ve izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak diğer  nedenlerle; Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/198 Esas, 2023/185 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki savunmalarını tekrarla, mahkemece 44. sınıfta bir kısım mal ve hizmetler için markaların benzer olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin reddine karar vermesine rağmen, bir kısım mal ve hizmetler için hükümsüzlük talebini kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu,Müvekkilinin alan adının ve müvekkili şirketin kuruluşunun davacının alan adını almasından ve markasını tescil ettirmesinden daha önce olduğunu, müvekkilinin markasının fiili olarak kullanıldığının tespit edildiğini,Davacının markasında kullanılan kelimelerin sektörde sıkça kullanılan kelimeler olduklarını, müvekkilinin markasının yazı sitili, grafik, yazı karakteri, renk gibi unsurlarla ayırt edici gücünün yüksek olduğunu, Mahkemece kısmi hükümsüzlük kararı verilmesinin çelişkili olduğunu belirterek, açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle  Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/198 Esas, 2023/185 Karar sayılı kısmen kabul kararının kaldırılarak, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...\" markasının 44. Sınıfta \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakım hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.\" için davacı şirket adına tescilli olduğu,... tescil numaralı \"... ŞTİ. ... markasının 44. sınıfta aynı emtia ve hizmetler için davalı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 17/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda;  \"Davacı yana ait olarak belirtilen ... alan adında \"...\" ibareli görselinin markasal şekilde kullanıldığı, söz konusu web sitesinin anasayfasında bulunana metinlerde \"...\", \"... ''...\", \"... kliniğinden içeri girdiğiniz andan itibaren ...!\" şeklinde kullanımların bulunduğu, ... Alan Adı ... sorgulamasında alan adının 26/11/2014 tarihinde tescil edildiği, alan adı kayıt şirketinin...,.... olduğu, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, söz konusu web sitesinin davacı \"...\" tarafından işletildiği, davalıya ait olarak belirtilen ... adresli web sitesinde sol üst bölümde \"... – ...\" ibarenin markasal şekilde kullanıldığı, web sitesinin ana sayfasında yer alan metin bölümlerinde \"... diş poliklinikleri olarak en ileri teknolojisi, tam donanımlı tanı ve tedavi üniteleri, radyolojik tetkik imkanları, modern yapısıyla hastaların tüm ihtiyaçları düşünülerek dizayn edilmiştir. ... ile uluslararası standartlarda dental uygulama ve tedavileri başarılı şekilde gerçekleştirebilirsiniz\", \"...\" ve \"...\" şeklinde metinler içeriğinde kullanımların bulunduğu, ... Alan Adı ... sorgulamasında alan adının 05/01/2014 tarihinde tescil edildiği, alan adı kayıt şirketinin ... A.S. olduğu, alan adı ... adına kayıtlı olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... no.lu marka 11/08/2022 tarihinde tescil edildiği ve hükümsüzlük davasının 29/08/2022 tarihinde ikame edildiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu, taraf markalarında yer alan İngilizce \"...\" ibaresinin Türkçede \"...\" anlamına geldiği, bu ibarenin ağız ve diş sağlığı hizmet alanında tanımlayıcı bir ibare olduğu, tarafların 44. sınıfta \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme\" hizmetlerinde markalarını ayırt edici hale getirmek için başkaca yazı ve şekil unsurları eklemek suretiyle belirtilen hizmet alanında ayırt edici gücü zayıf da olsa markalarına özgünlük katmış oldukları, yapılan teknik incelemede davalının ağız ve diş sağlığı hizmet alanında kullandığı ... alan adının 05/01/2014 tarihinde tahsis edildiği, davacının hükümsüzlük davasına dayanak yaptığı ... no.lu \"...\" markasının başvuru tarihinin 03/03/2015 olduğu, davacının bu tarihten önce \"...\" ibaresini markasal kullandığını gösterir bir delil dosyaya sunmamış olmakla 44. sınıfta \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme\" hizmetleri yönünden ... no.lu markanın SMK m. 6/1’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, 44. sınıfta yukarıda belirtilen hizmetler dışındaki hizmetler yönünden davacı markasının ayırt edici gücünün yüksek olduğu, davalının önceye dayalı kullanıma ilişkin bir delil sunmadığı göz önüne alındığında 44. sınıfta \"besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri\" için ... no.lu markanın kısmen hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu, davacının davaya dayanak yaptığı ... no.lu \"...\" markasının tescil başvuru tarihi 03/03/2015 iken davalının ağız ve diş sağlığı hizmet alanında kullandığı ... alan adının 05/01/20014 tarihinde tahsis edildiği ve kullanılmakta olduğundan somut olayda marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı...\" yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.  <br>G E R E K Ç E:Dava, marka hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece marka hükümsüzlüğü davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddine ilişkin karara karşı istinaf taleplerinin incelenmesinde; ticaret sicil kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin 04/09/2014 tarihinde ... unvanı ile sicile tescil edildiği ve 11/09/2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, faaliyet alanının ağız ve diş sağlığı da dahil sağlık hizmetleri sunmak olduğu,...alan adının 05/01/2014 tarihinde tahsis edildiği, 2014 yılından bu yana davalının gerek internet alan adında, gerek ticaret unvanında, gerekse sosyal medya hesaplarında \"...\" ibaresini aynı şekilde kullanmaya devam ettiği, marka tescil başvurusunun ise 2022 yılında yapıldığı, yani davalının tescilsiz olarak bu markayı ağız ve diş sağlığı hizmetinde 2014 yılından itibaren fiilen kullandığı, davacının dava tarihi olan 29/08/2022 yılına kadar bu konuda yasal yollara başvurmadığı, davalının tescilsiz marka kullanımına yaklaşık 8 yıl sessiz kaldıktan sonra, markasına tecavüz edildiği iddiasıyla dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu nedenle mahkemece markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; her iki tarafın markasının da hizmet markası olarak tescilli oldukları, bu nedenle müşterileri tarafından şekil unsurundan daha çok kelime unsurları ile hatırlanacakları, her iki taraf markasının da aynı hizmetlerde tescilli oldukları, ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, davalının markasında harfler ve diğer kelime unsurları mevcutsa da, diğer kelime unsurlarının tanımlayıcı nitelikte oldukları, harflerin bir anlam içermemesi nedeniyle ayırt edicilik sağlamadıkları, markanın esas unsuru olan \"...\" ibaresinin ön planda olduğu, davalının markasının esas unsurunun \"...\", davacının markasının esas unsurunun ise \"...\" olduğu, davalının markasındaki diğer harf ve kelime unsurları ile taraf markalarındaki şekil unsurlarının markaları farklılaştırmaya yetmediği, görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da \"...\" ibaresinin tıbbi hizmetler, güzellik bakım hizmetleri, veterinerlik ve hayvan üretme ile ilgili  hizmetlerde ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu açıklanmışsa da, taraf markaları arasındaki benzerlik \"...\" ibaresinin ortak olarak yer almasından değil, bu ibareden türetilen ve davacının markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresine davalıya ait markada bir harfi değiştirilerek aynen yer verilmesinden kaynaklandığı, davalının markasının esas unsurundaki bir harfin farklı olmasının ayırt ediciliği sağlamadığı, bu nedenle ortalama tüketiciler tarafından markaların karıştırılma, en azından ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun davalının markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için mevcut olduğu anlaşılmıştır.  Bu nedenlerle, mahkemece davacının markasının zayıf marka olduğu ve koruma kapsamının \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakım hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme hizmetleri. \" için dar yorumlanması gerektiği gerekçesiyle bu hizmetler için marka hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalının markasının \"Besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İş yeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri\" için hükümsüzlüğüne karar verilmesi ise yerindedir.Mahkemece davalının tescilsiz marka kullanımı nedeniyle hak elde ettiği gerekçesiyle de hükümsüzlük davası kısmen reddedilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan delillerle, davalının \"...\" markasını tescilsiz olarak davacının marka tescil başvuru tarihinden önce diş sağlığı hizmetleri, güzellik ve bakım hizmetleri için kullanması nedeniyle bu hizmetler için hak elde ettiği tespit edilmişse de, Türk Marka Hukukunda \"tescilde öncelik ve teklik ilkesi\" geçerlidir. Yasa koyucu bu yolla piyasada aynı veya benzer mal ve hizmetler için mükerrer markanın varlığını önleyerek; bir yandan, önceki markaya yapılan yatırımı korurken diğer yandan da nihai alıcı olan tüketicilerin satın aldıkları mal veya hizmetin kökeni konusunda yanıltılmalarını önleyerek korunmalarını amaçlamıştır. Öte yandan Türk Marka Hukukunda \"gerçek hak sahipliği ilkesi\" de benimsenmiştir. Buna göre, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde eden  kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca; SMK’nun 6/3. maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.Somut olaya bakıldığında; mahkemece, dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının \"...\" ibaresi üzerinde \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakım hizmetleri.\" için tescilsiz kullanım bakımından öncelik hakkı olduğu görüşü benimsenerek davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de; yukarıda anılan ilkeler karşısında davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemez ve bu önceki tarihli tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında red nedeni olarak kabul edilemez. Bunun aksinin kabulü, SMK‘nun tescilde öncelik ve teklik ilkesine aykırılık oluşturur. Bu durumda, mahkemece yapılan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı gerekçe ile de marka hükümsüzlüğü davasının kısmen reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesiyle ilgili istinaf taleplerinin reddine, marka hükümsüzlüğü davasının kısmen reddine ilişkin karara karşı yaptığı istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, tekrar yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davacının marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"... ŞTİ. ...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının markalarından doğan haklarına tecavüz davasının reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 21/06/2023 tarihli, 2022/198 E. -  2023/185 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,Davacının marka hükümsüzlüğü davasının KABULÜNE, Davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,Davacının markalarından doğan haklarına tecavüz davasının REDDİNE,3-İlk derece yargılaması yönünden;-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın  mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın, davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen hükümsüzlük davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen markaya tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafça yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 336,50 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.336,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 4.752,38 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -Davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davalı yandan alınması gereken 615,40TL maktu istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 121,50 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b659bedbbef4652","SID":"7516bc2f41b8f5ba"}}