{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2457 - 2025/808<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2457 <br>KARAR NO\t: 2025/808<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ   \t:28/09/2023<br>NUMARASI\t:2022/911 Esas - 2023/525 Karar<br><br>DAVACI\t:FERİZLİ GÜVEN GRUP İNŞAAT NALBURİYE MANİFATURA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - İnönü Mah. Fevzi Çakmak Cad. No 78B Ferizli/SAKARYA<br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVALI\t:OZAN YAPI MALZEMELERİ NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Göktepe Mah. Harman Yolu Cad. No:3 Adapazarı/SAKARYA<br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVA\t:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:01/11/2022<br>KARAR TARİHİ\t:30/04/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :07/05/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile aralarında inşaat projelerinde kullanılmak üzere hazır beton satış protokolleri imzalandığını, 25.12.2020 başlangıç 31.07.2021 bitiş tarihli 1. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m³ hazır betonun m³ fiyatının KDV dahil 220-TL olarak, 13.04.2021 başlangıç 30.10.2021 bitiş tarihli 2. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m³ hazır betonun m³ fiyatının KDV dahil 250-TL olarak, 23.09.2021 başlangıç 31.03.2021 bitiş tarihli 3. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m³ hazır betonun m³ fiyatının KDV dahil 305-TL olarak belirlendiğini, iş bu protokoller kapsamında alınan betonların kararlaştırılan bedellerinin tamamının sözleşme imzalanmasına müteakip ödendiğini, devam eden inşaatlarında işin durumuna göre belirli periyotlarla betona ihtiyaç duyulduğunu ve ihtiyaçları davalı şirkete bildirerek betonların ilgili yere dökümünün sağlandığını, sözleşmelere ve sözleşme süresinde kesilen faturalara bakıldığında sözleşme süresi bitmeden ya da sipariş edilen beton tüketilmeden yeni bir sözleşme imzalandığı ve bu durumun taraflar arasında teamül haline geldiğinin anlaşıldığını, yapılan 3 protokolün toplamda 1.500 m³ C-25/30 hazır beton alımına ilişkin olduğunu, bu beton alımına karşılık davalı şirkete toplam 388.000-TL ödendiğini, son protokolün bitiş tarihi olan 31.03.2022 tarihi itibariyle davalı şirketten 1123 m³ C-25/30, 61.5 m³ C-16/20, 21.5 m³ C-20-25 hazır beton alındığını, bu alımlara karşılık olarak toplam 273.744-TL'lik fatura kesildiğini, yapılan sözleşmeler ve bu sözleşmelere istinaden yapılan ödemeler dikkate alındığında davacı şirketin halen 114.256-TL'ye karşılık gelen 377 m³ C-25/30 hazır beton alacağı bulunduğunu, 3. satış protokolünün bitiş tarihi olan 31.03.2022 tarihi sonrası davalı şirketin satış yetkilisi ile görüşüldüğünü, parası ödenip alınamayan betonların durumu hakkında önceden olduğu gibi herhangi bir sorun bulunmadığı ve betonların halen 3. satış protokolünde yazan fiyat üzerinden fiyatlandırılacağının taahhüdünün verildiğini, sözlü olarak yapılan anlaşma sonrası 20.04.2022 tarihinde davalı şirketten 21 m³ C-25/30 hazır beton alındığını ve bu alım sonucu kesilen faturada birim fiyatı olarak 3. satış protokolünde yazılı olan ve sözlü olarak anlaşılan KDV dahil 305-TL yazıldığını, kaldı ki ilk iki protokol kapsamında da sözleşmede öngörülen ancak hem sözlü olarak hemde taraflar arasında zımni kabul ile ilga edilen sözleşme süresi ve yeniden fiyatlama maddesinin uygulanmadığını, davalı şirkete yapılan ödemeler karşılığı halen alacağı hazır beton bulunduğunu, 15.05.2022 ve  25.05.2022 tarihinde yapılmış alım sonucu davalı şirket tarafından hiçbir satış protokolünde yer almayan m³ fiyatı KDV dahil 500-TL olacak şekilde fatura kesildiğini, önceden süre gelen sözleşmelere ve teamüllere aykırı fiyatlandırmayı içeren 15.05.2022 tarihli 48.000-TL bedelli ... belge nolu faturaya ve  25.05.2022 tarihli 10.510-TL bedelli ... belge nolu faturaya Türk Ticaret Kanununun 21. maddesine dayanılarak itiraz edildiğini, davalı şirket temsilcileri ile görüşme sağlanarak Noter aracılığıyla iade edilen faturaların düzeltileceği ve en baştan beri süregeldiği üzere 3. satış protokolüne uygun hareket edileceği hususunda anlaşıldığını ve akabinde iş bu anlaşmaya bağlı olarak yeniden bir sözleşme imzalanarak davalı şirketten beton alımı yapıldığını, davalı şirkete iş bu beton alımına ilişkin 27.05.2022 tarihli 200.000,00-TL bedelli ... çek nolu T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Ferizli Şubesi'ne ait çekin davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, iş bu teslime ilişkin de davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan 27.05.2022 tarih ve ... sıra nolu tediye makbuzu düzenlenerek kendilerine teslim edildiğini, tüm bu duruma rağmen davalı şirket tarafından 10.06.2022 tarihinde \"Bakiye İade\" açıklaması ile Ziraat Bankası aracılığıyla davacı şirket hesabına 44.981,79-TL geri ödeme yapıldığını ve yeni yapılan sözleşme kapsamında ödeme olarak  davalı şirkete verilen  27.05.2022 tarihli 200.000,00-TL bedelli ... çek nolu T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Ferizli Şubesine ait çekinde davalı şirket tarafından iade edildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde iki sözleşmeyi de feshettiklerini ve şirketlerine beton vermeyeceklerini beyan ettiklerini, bedeli peşinen çok öncesinde ödenmiş ve davalı şirketten satın alınmış betonun hukuka, sözleşmeye ve aralarındaki teamüllere aykırı olarak vermeyen davalı şirketin şirketlerini ciddi anlamda zarara uğrattıklarını, davalı şirketten satın alınan betonun başka bir firma olan Emin Piliç Üretim San. ve Tic. Ltd. Şti.'den davalı şirketten aldığı birim fiyatın çok üstünde bir bedelle 30.05.2022 tarihli satış sözleşmesi ile satın almak zorunda kaldığını belirterek, davalı şirket ile imzalanan 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolü ile satın alınan betonun davacı şirkete teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden kaynaklı uğranılan menfi zararın davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise  davalı şirket tarafından iade edilen bakiye alacağa ödeme ve iade dönemine yönelik işleyecek ticari faizin belirlenerek davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.09.2022 tarihli sözleşme ve sözleşmede yazılı  birim fiyatların sözleşme hükümlerinde de açıkça yazıldığı üzere 31.03.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşme sona erdikten sonraki beton alımlarında beton fiyatının günlük olarak belirlendiğini ve piyasadaki fiyatlardan fatura edildiğini, 23.09.2022 tarihli sözleşme ve sözleşmede yazılı  birim fiyatların sözleşme hükümlerinde de açıkça yazıldığı üzere 31.03.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshi gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacının düzenlenen faturalara yönelik itirazının 23.09.2021 tarihli ve 5 ay süreli yazılı sözleşme karşısında hukuken mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bulunan ve yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 04.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı süresi içinde yapılan itiraz ile raporu tanzim eden bilirkişinin kendisinden istenen hususların dışına çıktığını, kanunda belirtilen bağımsız, tarafsız, objektif olma, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamama hükümlerine aykırı davrandığını gerekçeleri ile belirterek bilirkişinin reddini talep etmiş olmalarına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususta HMK'nın 272/4 maddesi gereği hiçbir hüküm kurulmadan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşıldığı belirtilerek dosyanın esası ile ilgili karar verildiğini, yerel mahkemenin bilirkişinin reddine ilişkin talepleri hakkında karar vermeden ilgili bilirkişinin raporunun hükme esas alıp karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada mevcut bulunan sözleşmelere ve sözleşme süresinde kesilen faturalara bakıldığında sözleşme süresi bitmeden ya da sipariş edilen beton tüketilmeden yeni bir sözleşme imzalandığı ve bu durumun taraflar arasında teamül haline geldiğinin anlaşıldığını, yargılamada gerek dava dilekçesinde gerekse duruşmalar esnasında belirterek ortaya konulan, taraflar arasında meydan gelen ticari teamül hususunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; yerel mahkeme tarafından ticari teamül hususu hiç dikkate alınmadığını, bu hususa gerekçeli kararda da hiç değinilmediğini, yerel mahkeme gerekçeli kararının bir bölümünde \"Davacı tarafından 3. satış protokolü sonrasında imzalandığı iddia edilen sözleşme kapsamında 200.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiği davacı tarafından ispat edilememiştir.\" şeklinde hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin bu hükmünün açıkça gerçeğe aykırı olduğunu, davacı şirketin beton alımı yaptığı davalı şirket ile aralarında akdedilen sözleşme sonucu alacağı betonlara karşılık Ziraat Bankası Ferizli Şubesine ait 27.05.2022 tarih ve ... çek nolu 200.000-TL tutarındaki çeki 27.05.2022 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, bu teslime ilişkin olarak davalı şirket tarafından 27.05.2022 tarih ve ... sıra nolu tediye makbuzu tanzim edilmiş olup bu makbuzun da dosya içerisine delil olarak sunulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen protokoller ve yapılan ticari ilişki göz önüne alındığında bahse konu çekin beton alımına ilişkin verildiğinin açıkça anlaşıldığını, günümüz ekonomik koşullarında inşaat sektöründe ham madde fiyatları sürekli olarak değişiklik göstermekte olup, ödeme yaptığı halde sözleşmesi feshedilen davacı şirketin devam eden inşaatları için farklı bir şirketten ivedi beton almak zorunda kalarak maddi olarak zarara uğradığını, yapılan ödemelere rağmen beton teslimi yapmayan davalı şirket, elinde bulunan 200.000-TL bedelli çek ve 44.981,79-TL tutarındaki bakiye alacağı nedeniyle kendisine haksız olarak yarar sağladığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değeri itibariyle kararın istinaf sınırının altında olduğunu, dava konusu olayda yazılı sözleşmenin bulunması nedeniyle davacının teamül iddiasının hukuken bir değeri olmadığını, bilirkişi raporunun da davacının davasında haksız olduğunu ortaya koyduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2023 tarih, 2022/911 Esas - 2023/525 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; satım sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı zarar istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolü ile satın alınan betonun davacı şirkete teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden kaynaklı menfi zarar, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı şirket tarafından davacıya iade edilen bakiye alacağa ödeme ve iade dönemine yönelik işleyecek ticari faizin belirlenerek davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesi talep edilmiş, davalı cevap dilekçesi ile; 23.09.2021 tarihli  sözleşme ve sözleşmede yazılı birim fiyatların sözleşme hükümlerinde de  açıkça yazıldığı üzere 31.03.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşme sona erdikten sonraki beton alımlarında beton fiyatının günlük olarak belirlendiğini ve piyasadaki fiyatlardan fatura edildiğini, sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshi gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacının düzenlenen faturalara yönelik itirazının 23.09.2021 tarihli ve 5 ay süreli yazılı sözleşme karşısında hukuken mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Uyuşmazlık; taraflar arasında satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan iptal edilen sipariş  için  zararını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br> Satım sözleşmelerinde; TBK'nın 212-(1) maddesinde \"Satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır\" şeklindeki atıftan sonra \"zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir (m.212/2)\" şeklindeki hüküm ile alıcının, zararının tazminini isteyebileceği yolunda yasal bir karine konulmuştur. Alıcı böyle bir niyet taşıyorsa, bunu satıcıya hemen bildirmek, onu bundan haberdar etmek zorundadır (m.212/3) (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:73). Satıcının anılan hükme göre zararını talep ettiği durumlarda zararın nasıl hesaplanması gerektiği TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki zarar fiilî zararla yoksun kalınan kârdan oluşur. Dolayısıyla, satıcı zararın her iki kısmını da gidermek zorundadır (Fikren Eren, s:74). TBK. m. 212/II ve III'te kanun koyucu zararın hesaplanması yönünde iki yöntem koymuştur. Bunlar somut hesaplama yöntemi ile soyut hesaplama yöntemidir. Hem soyut hem de somut hesaplama yöntemlerinin her ikisi de hesaplama yöntemi olarak fark teorisine dayanmaktadır (Fikret Eren, s:75). Somut hesaplama yönteminin uygulanabilmesi için alıcının mutlaka ikame bir satış sözleşmesi yapması gerekir. Somut yönteme göre, satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kuralına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir (TBK. m. 213/2). İkinci hesaplama yöntemi soyut yöntemdir. Zararın bu yönteme göre hesaplanması için satılan malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir (Fikret Eren, s:76-77). Bu yönteme göre zarar, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcının onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zarardır (TBK. m. 213/3). Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hükümlere göre talep edilecek zararın  TBK. m. 213'te hesaplanma yöntemleri belirtilmiştir. <br>Davacı şirket ile davalı şirket arasında 3 adet hazır beton satış protokolleri imzalanmıştır. 25.12.2020 başlangıç 31.07.2021 bitiş tarihli 1. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m3 hazır betonun m3 fiyatı KDV dahil 220 TL olarak, 13.04.2021 başlangıç 30.10.2021 bitiş tarihli 2. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m3 hazır betonun m3 fiyatı KDV dahil 250 TL olarak, 23.09.2021 başlangıç 31.03.2022 bitiş tarihli 3. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m3 hazır betonun m3 fiyatı KDV dahil 305 TL olarak belirlenmiş, 3. Satış protokolünün bitiş tarihi olan 31.03.2022 tarihi sonrası davalı şirketin satış yetkilisi ile görüşülmüş parası ödenip alınamayan betonların durumu hakkında önceden olduğu gibi herhangi bir sorun bulunmadığı ve betonların halen 3. satış protokolünde yazan fiyat üzerinden fiyatlandırılacağı taahhüdü verildiğini, nitekim sözlü olarak yapılan anlaşma sonrası davacı şirket 20.04.2022 tarihinde davalı şirketten 21 m3 C-25/30 hazır beton almış ve bu alım sonucu kesilen faturada birim fiyatı olarak 3. Satış protokolünde yazılı olan ve sözlü olarak anlaşılan KDV dahil 305 TL yazıldığını, davacı şirketin 15.05.2022 tarihinde ve 25.05.2022 tarihinde yapmış olduğu alım sonucu davalı şirket tarafından hiçbir satış protokolünde yer almayan m3 fiyatı KDV dahil 500 TL olacak şekilde fatura kesildiğini, ancak bu faturaların iade edildiğini, davacı şirketin bedeli peşinen çok öncesinde ödenmiş ve davalı şirketten satın alınmış betonu hukuka, sözleşmeye ve aralarındaki teamüllere aykırı olarak vermeyen davalı şirket davacı şirketi ciddi anlamda zarara uğrattığı iddiasıyla işbu dava açılmıştır.<br>Somut olayda; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolü ile satın alınan betonun davacı şirkete teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden kaynaklı menfi zarar talep edilmiş ancak bu sözleşmenin bitiş tarihi belirlenmiş olup, 31.03.2022 tarihinde biteceği, yine sözleşmede betonun tüketilecek süresinin 5 ay olduğu, belirtilen sürede alınmayan, sözleşme dışında şartlar oluşunca fiyat farkının yansıtılacağı düzenlenmiş olup, bu tarihten sonra sözlü anlaşma yapıldığı davacı tarafça ispat edilemediği gibi bu sözleşmenin bitiş tarihinden sonra aynı fiyat devam ettiğine dair teamül oluşturacak kadar taraflar arasında bir alışveriş olmadığı görülmüş, 500,00-TL üzerinden düzenlenen faturaların davalıya iade edilmesi sonrasında davalının 44.981,79TL bedeli davacıya iade ettiği, bakiye bedelin iade edilmesi nedeniyle davacının davalıdan alacağının kalmadığı, hatta davalının 7,79-TL tutarında alacaklı konumuna düştüğü de tarafların defterlerini inceleyen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan Mahkemece menfi zararın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Yine davacı tarafça iade edildiği belirtilen bakiye alacağa ödeme tarihinden iade edildiği tarihe kadar ki döneme ilişkin faiz işletilmesi talep edilmiş ise de  davacı tarafından siparişlerin verildiği halde teslimatlarının yapılmamış olduğu yönünde bir iddia ve delilin dosya kapsamında bulunmayışı nedeniyle davacının  bakiye alacağa ödeme tarihinden iade edildiği tarihe kadar ki döneme ilişkin faiz işletilmesi talebinin de reddine karar verilmesinde 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolünde düzenlenen belirtilen sürede alınmayan sözleşme dışında şartlar oluşunca fiyat farkının yansıtılacağına ilişkin maddesi de göz önüne alındığında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"febb98c478fa1258","SID":"612a82d39fc5b824"}}