{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2337 - 2025/786<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2337 <br>KARAR NO\t: 2025/786<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t               :14/09/2023<br>NUMARASI\t:2022/539 Esas - 2023/467 Karar<br><br>DAVACI\t:ATILIM HİDROLİK PNÖMATİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0595091875400014 - Sanayi 5. Cad. No:7-8 406 Blok İzmit / KOCAELİ<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t:TASFİYE HALİNDE ECC MADENCİLİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0228073976900014 - Vezirçiftliği Mah Körfez Sk. 6/A Başiskele / KOCAELİ<br>VEKİLİ\t:Av...<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:31/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t:30/04/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ :05/05/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ticaret yaptığını, müvekkilinin alacağına istinaden davalı tarafa faturaları kesip teslim ettiğini, davalı tarafın faturalardan ve cari hesaptan doğan bakiye borcunun kaldığını ve ödenmediğini, müvekkilinin cari hesap ve faturalardan doğan bakiye alacağının tahsili için toplamı olan 27.044,00 TL alacağın tahsili için Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/88903 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle; Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/88903 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli olarak borca itiraz eden vekili borçlunun en az %20 icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği ve kesip teslim ettiği iddia edilen faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturalara konu malları ve hizmetin müvekkiline teslim edilmediğini, teslim edilmeyen mallara ilişkin tek taraflı fatura düzenleyen davacı yana müvekkili şirketçe mal ve hizmetin teslim alınmadığı ihtirazi kayıtı ile fatura itirazında bulunulduğunu, fatura üzerinde açıkça belirtildiği üzere müvekkilce davacı taraftan faturanın verilmesine sebep olan herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, davacının öncelikle faturalara konu mal ve hizmetlerinin müvekkili şirkete teslim ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketle aralarında mevcut ticari iş ilişkisine uygun davranmadığını, kendisine yüklenen edimi yerine getirmediğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE,<br>-Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/88903 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 8.754,65 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, <br>-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 8.754,65 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,<br>-Fazlaya yönelik talebin reddine  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme hukuka aykırı şekilde eksik inceleme ile ve eksik bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, müvekkil ile davalı ticaret yapmış, müvekkil alacağına istinaden davalı tarafa faturaları kesip teslim etmiş, davalı taraf faturalardan ve cari hesaptan doğan  bakiye borcu kalmış ve ödenmediğinden icra takibi açıldığını, yine bilirkişi tanık anlatımını ve fatura içeriklerini değerlendirmediğini, müvekkilin sattığı malların bedelleri ortada olduğunu, 6100 sayılı HMK md. 293/1’de yer alan “taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler.” maddeleri gereğince; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/539 Esas sayılı dava dosyası ile 3 adet “XML” formatında e-fatura datasının bir bütün olarak incelenerek, raporlanması için Ali Karakaş (S. M. Mali Müşavir-KGK Bağımsız Denetçi Sakarya Bölge Bilirkişi Kurulu Sicil No: 1784)'dan alınan mütala ve rapor ekte sunulmakla görüleceği üzere davanın reddi hukuka aykırı olup eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararı ve karara dayanak dosyada mevcut bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin itiraz ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup yalnızca yargılamayı uzatmaya yönelik bulunduğunu, iş bu nedenle dosyada karara dayanak bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun olarak hazırlanmış olup muvafakatleri bulunmayan  davacı tarafın ileri sürdüğü yeni iddia ve itirazlarının reddi gerektiğini beyan ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddi ile vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih, 2022/539 Esas - 2023/467 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>Davacı tarafından; davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura düzenlediği, bakiye borcunun kaldığı ve ödenmediği iddiasıyla 27.044,00 TL alacağın tahsili için Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/88903 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, itirazı iptali için eldeki davanın açıldığı, İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır. <br>4721 sayılı TMK'nın (6) ve 6100 sayılı HMK'nın 190-(1) maddeleri uyarınca; ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine HMK'nın 200-(1) maddesi uyarınca; eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;<br>“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” şeklindedir.\t<br>7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.”<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu ile, taraflar arasında elektronik ve yapı malzemesi alım-satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, taraflar arasındaki ticari defterlerdeki uyumsuzluğun davacı tarafından 17.09.2022 tarihinde düzenlenen 18.290,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen bu faturanın, davalı tarafından itiraz süresinde iade edildiği, davacı tarafından düzenlenen bu faturanın davacının Bs formunda, davalının Ba formunda Vergi Dairesine bildirilmediği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasına da davacının herhangi bir işlem yapmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. Kaldı ki söz konusu fatura davacı satıcının defterlerinde de kayıtlı değildir. Davacının kendi ticari defterine 25.02.2022 tarihli 5.000,00 TL'yi ödeme kaydetmesi nedeniyle, bu ödeme davalının defterlerinde kayıtlı olmasa bile, davacının basiretli tacir gibi davranma sorumluluğu bulunması karşısında davalının bu meblağdan sorumlu olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda davacının defterlerindeki kayıtlar davalının daha lehine olmakla beraber 18.290,00 TL'lik fatura karşılığı hizmetin davacı tarafından verildiği ticari defterlere göre ispat edilemediği gibi, diğer delillerle de ispat edilememiştir. Mahkemece her ne kadar tanık dinlenmiş ise de, uyuşmazlık miktarı tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğundan tanık beyanları ispatı da mümkün görülmemektedir.<br>Ancak davacı tarafından dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmıştır. Yemin delili, 6100 sayılı HMK'nın 225. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.  İddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline dayanılmış olması da gerekir. <br>Somut olayda; ispat yükü üzerinde olduğu belirlenen davacının dava dilekçesi ile açıkça yemin deliline de dayandığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece ispat edilemeyen kısım yönünden davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve yemin teklifi sonucunda süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-KOCAELİ 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih, 2022/539 Esas - 2023/467 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 30/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1638731f225d4d4d","SID":"fcdfe0cdb5cb3329"}}