{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1495 <br>KARAR NO:2025/683<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/05/2022<br>NUMARASI:2021/541 Esas - 2022/417 Karar<br>DAVA:Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/04/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında estetik birimi malzemeler dahil anlaşma sağlandığını, taraflar arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre \"... Maltepe\" adresinde ... A.Ş. sahipliğindeki ... Hastanesi'nde müvekkiline 1.500-TL karşılığında yer kiralandığını, müvekkili şirket tarafından kiralanan yerde cerrahisiz estetik yapmaya yarayan cihazlar ile estetik işlemleri gerçekleştirileceğini, kiralanan yerde bir takım tadilat ve düzenlemeler yapılması gerektiğini, ayrıca tefriş edildiğini, boyasına ve temizliğine kadar pek çok masraf yapıldığını, davalı şirkete makinelerin karşılığında müvekkili tarafından 04.10.2017 tarihinden 13.02.2018 tarihine kadar muhtelif zamanlarda toplam 705.650-TL ödeme yapıldığını, bahsi geçen makinelerin ilk günden arızalar verdiğini ve bir kısmının eski olduğunu, davalıya bildirilmesine rağmen makinelerdeki sorunların giderilemediğini, bahsi geçen cihazlar bir kez bile kullanılamadan 23/02/2018 tarihinde anlaşma sona erdirilerek cihazların davalıda bırakıldığını belirterek davalıya ticari ilişki kapsamında ödenen şimdilik 100.000-TL ile müvekkili tarafından yapılan masraf ve zararlardan dolayı şimdilik 1.000-TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; taraflar arasındaki yapılan 13/02/2018 tarihli sözleşme ile davacının dayandığı ilk sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiğini, taraflar arasında yeni bir alacak borç ilişkisi doğduğunu, dava dilekçesindeki taleplerin tamamı feshedilen birinci sözleşmeye yönelik olup feshedilen sözleşmeden dolayı dava açılmasında korunmaya değer hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın 23.02.2018 tarihli sözleşmeye istinaden talepte bulunduğu iddia edilirse bu kere süresi içerisinde ödemezlik definde bulunduklarını, sözleşme metninden anlaşılacağı üzere davacının protokolle belirlenen alacağa karşılık yurt dışından hasta getireceği, getirilen hastalardan tahsil edilen hizmet bedellerinin 1/3'ü hastaneye, 1/3'ü davacıya, 1/3'ünün de müvekkili firmaya bırakılacağını, müvekkile bırakılan 1/3 payın sözleşmede belirlenen borç bitene kadar davacının hesabına yatırılacağını, sözleşme hükümlerine rağmen davacının bugüne hasta getirmediğini, davacının öncelikle kendi edimini yerine getirmesi gerektiğini, kendi edimini yerine getirmeden müvekkilinden talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davaya konu cihazların satışı ile ilgili yapılan anlaşmanın karşılıklı olarak sonlandırıldığı, davaya konu cihaz alımı ve estetik birimin kiralanması ilişkisinden dolayı davacının davalıdan 450.000-TL alacaklı olduğu, bu alacağın da yurt dışı hasta transferi yoluyla kararlaştırılan şekilde ödeneceği, davacının  23/02/2018 tarihli protokol uyarınca davalının edimlerini yerine getirmediği yönünde bir iddiası bulunmadığı, davacının 15/09/2017 tarihinde davalının hastanesindeki asma katta bulunan estetik birimi kiralayarak içindeki cihazları satın aldığı, 23/02/2018 tarihinde imzalanan protokol ile taraflar arasındaki ilişkinin sona erdirilerek, bu ilişki nedeniyle davacının davalıdan 450.000-TL alacaklı olduğu konusunda  tarafların mutabık kaldığı, bu alacağın yurt dışı hasta transferi yoluyla sözleşmede belirlenen şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının satın aldığı cihazların ayıplı olduğuna dair ayıp ihbarında bulunduğunu ispata yarar yazılı delil ibraz etmediği gibi, 23/02/2018 tarihli protokol ile tarafların birbirini ibra ettiği, bu nedenle ancak yeni protokol hükümleri uyarınca davalıdan talepte bulunabilecek olan davacının, ayıp veya başka bir sebeple cihazların satış bedelinin iadesini isteyemeyeceği, davacının davalının yeni protokoldeki edimlerini ihlal ettiğine dair bir iddia ve uyuşmazlığın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davalı tarafından dosyaya sunulan protokolden de anlaşılacağı üzere makinelerde ayıp olduğu ve anlaşmanın bu nedenle taraflarınca sonlandırıldığının sabit olduğunu, davalının süresinde ayıp ihbarı yapılmadığına ilişkin savunmanın kötüniyetli olduğunu, bahsi geçen protokole göre müvekkilinin davalıdan 450.000-TL alacaklı olduğunun davalının da kabulünde olduğunu, müvekkilinin çalışır vaziyette olmayan ayıplı ürünleri davalıya iade ettiğini, davalının da ayıbı kabul ederek yeni bir protokol hazırladığını, müvekkilinin davalıya ödediği bedelleri alamadığını, protokolün müvekkili yönünden aşırı yararlanmaya sebebiyet verecek şekilde düzenlendiğini, protokolde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun belirtilmesine rağmen müvekkilinin yeni yükümlülükler altına sokulduğunu, hastaneye yabancı hasta transferi yapması koşulunun öngörüldüğünü, bu hususun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, buna rağmen müvekkilinin hastaneye yabancı hasta götürdüğünü, ayrıca protokolün imzalanmasından kısa bir süre sonra davalıya ait hastanenin devredildiğini, devralan yeni şirketin yapılan protokolü kabul etmediklerini bildirdiğini, protokol geçerli olsa dahi davalının protokolün yerine getirilmesine ve hastaneye hasta götürülerek alacağın tahsil edilmesine müsaade edilmediğini,mahkemece bu hususların incelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacının davalıya ait hastane binasında davalıdan kiraladığı kısımda kullanılmak üzere davalıdan satın aldığı cihaz ve ekipmanların ayıplı olduğundan bahisle davalıya yapılan ödemelerin ve yapmak zorunda kaldığı masrafların tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait hastanenin 1.asma katını cerrahisiz estetik cihazları ile estetik işlemleri yapmak üzere kiraladığını, müvekkilinin bu yerde kullanılmak üzere davalıdan makine ve ekipmanları satın aldığını, bahsi geçen yerin bu amaca uygun bir şekilde kullanılabilmesi için mobilyalardan, perdelere, elektrik tesisatı ve boya gibi harcamalar yaptığını, ancak davalıdan satın altığı cihazların ayıplı ve arızalı olması nedeniyle cihazların kullanılamadan 23/02/2018 tarihinde anlaşmanın sona erdirildiğini, tüm ekipman ve malzemelerin kiralanan yerde bırakıldığını belirterek cihazların bedelinin ödenmesini ve zararının tazmini talep etmektedir.Davalı, davacı ile 23/02/2018 tarihli protokolle sözleşmenin tecdit edildiğini, cihazların çalışır durumda olduğunu, ayıp ihbarı yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ise davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını,23/02/2018 tarihli protokol ile tarafların birbirini ibra ettiği, bu nedenle ancak yeni protokol hükümleri uyarınca davalıdan talepte bulunabilecek olan davacının, ayıp veya başka bir sebeple cihazların satış bedelinin iadesini isteyemeyeceği, davacının davalının yeni protokoldeki edimlerini ihlal ettiğine dair bir iddia ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de uyuşmazlığı çözümünde taraflar aracında 23/02/2018 tarihinde akdedilen protokol hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Davalı vekili tarafından ibraz edilen, taraflar arasında imzalanan 23/02/2018 tarihli \"Protokoldür\" başlıklı sözleşme; \"15.09.2017 tarihinde yapılan ... Şirketi ile ... Hastanesi ( ... AŞ) arasında estetik birimi malzemeler dahil anlaşması 23.02.2018 tarihinde sona ermiştir. Son duruma göre ... A.Ş. gerek kira gerek kullanım ve diğer olarak hizmet bedelleri düşülmüş .... A. Ş.'de 450.000- (dörtyüzellibin) TL bakiyesi kalmış olup, bu bakiye ... Şirketi  ... Hastanesi'ne yabancı hasta transferi sağlayarak mahsup edilecektir. Yabancı hasta transferi için hastane içinde bir ofis verilecek, gelen hastalar (firma komisyonları çıktıktan sonra) ciro üzerinden üçte biri hastaneye, üçte biri... Şirketi'ne, üçte biri de ... A.Ş.'ye pay edilecektir. 450.000- (dörtyüzellibin)TL bitinceye kadar ... A. Ş. (hastane 1/3 pay hariç) pay almayacaktır. Sonrasında üçte bir şeklinde ticari ilişki devam edecektir. Her iki taraf karşılıklı olarak birbirlerini ibra etmişlerdir.\" şeklindedir.Bahsi geçen protokolde cihazların ayıplı olduğuna dair bir tespit ve düzenlemeye yer verilmemiş ve tarafların birbirlerini ibra ettiği belirtilmiş ise de davacının davalıdan 450.000-TL alacaklı olduğu kabul edilmiş olup, davalının bu borcu ödeme yöntemi ile ilgili düzenleme getirilmiştir. Dolayısıyla davacının davalıdan olan alacağının tasfiyesine ilişkin bu protokol dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Protokolde davacının hastaneye yurt dışından transfer edeceği hastalardan elde edilecek cirolardan davalının 450.000-TL bitinceye kadar pay almayacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumda davacının davalıdan kiraladığı yerde kullanılmak üzere satın aldığı cihaz ve ekipmanlar nedeniyle 450.000-TL alacaklı olduğu hususunda her iki taraf arasında mutabakata varıldığı açıktır.Taraflar arasındaki protokolde davacının davalıdan olan 450.000-TL alacağının davacının aracılığıyla hastaneye yurt dışından transfer edilecek hastalardan elde edilecek cirodan davalının pay almaması suretiyle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bahsi geçen protokolde borcun ödenme yöntemi belirlenmiş olup davacı yabancı hasta transferi sağlamayı üstlenmiştir.Ancak protokolde hasta transferi sağlanamaması durumunda ne şekilde hareket edileceği hususunda herhangi bir belirleme yapılmamıştır. Davacı tarafça , protokolde ismi geçen hastanenin devredilmesi nedeniyle hasta götürme imkanı kalmadığı ileri sürülmüştür. Ancak davalı tarafça davacının bu edimini ifa edebilmesi uygun şartların mevcut olduğuna, kendisi tarafından işletilen hastanenin hasta transferine açık olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiştir. Yine, borcun ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalının borcun protokolde belirlendiği şekilde ya da başka bir biçimde ödendiğine dair bir savunması bulunmamaktadır.Bu durumda bahsi geçen protokol gereğince davacının davalıdan 450.000-TL alacağı sabittir. Davacının cihaz ve ekipman bedeli olarak 100.000-TL talep ettiği anlaşıldığından bu miktara hükmedilmesi gerekir.Temerrüt İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği 29/09/2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bunun dışında davacı tarafından, iş yerine yapılan masraf kaynaklı zararların tazmini talep edilmiş ise de 450.000-TL kısım dışında tarafların birbirlerini ibra ettikleri açıkça belirtildiğinden, davacının işyerine yapılan masraf kaynaklı zararının tazminine yönelik talebi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davacının davadaki talep miktarı da dikkate alınarak 100.000-TL'nin temerrütün gerçekleştiği 29/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, masraf kaynaklı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 Tarih 2021/541 Esas - 2022/417 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kısmen kabulüne; 100.000-TL'nin 29/09/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda  avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, masraflara ilişkin 1.000-TL'lik talebin reddine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 6.831‬-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.724,83-TL harçtan mahsubu ile kalan ‬5.106,17‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 1.784,13‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 62-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 61‬-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan  1.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13‬-TL'sinin davacıdan, 1.307-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 59,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1abd030813d6200","SID":"4b4793e491b314af"}}