{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/331 - 2025/626<br>\t\t\tT.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/331 <br>KARAR NO\t: 2025/626<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/286 Esas - 2023/828 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/05/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...’nun14.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kaldığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü ... ile ... plakalı motosikletin sürücüsü ...’in kusurlu olduğunu ve müvekkili ...’nun motosiklette yolcu olması sebebiyle herhangi bir kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, kazaya sebep olan ... plakalı motosiklete ilişkin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmadığını, bu kapsamda kaza tarihi olan 14.02.2018 itibariyle geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararın tamamının yasal mevzuat ve Sigortacılık Kanunu madde-14 hükmünce, davalı tarafından karşılanması gerektiğini, bu sebeple davacının yaralanması sonucu ortaya çıkan geçici ve kalıcı iş görmezlik zararları ile bakıcı gideri zararlarından oluşan maddi zararlarının tamamından poliçe limiti dahilinde davalı ...’nın tazminle yükümlü olduğunu, maluliyet oranına ve diğer sürelere ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davacı müvekkil adına maddi tazminatların ödenmesi için davalı ... başvuru yapıldığını, başvuru dilekçesini ve eklerini 27.12.2021 tarihinde teslim ettiklerini, bu başvuru üzerine ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı müvekkilin kaza tarihi üzerinden çok süre geçmesine rağmen tam olarak iyileşmediğini ve Nazilli Devlet Hastanesinde tedavisinin devam etmiş olduğunu belirterek, ...’nun yaralanması sonucu maruz kaldığı (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL kalıcı iş göremezlik ile 100,00 TL bakıcı giderleri zararı olmak üzere 300,00 TL maddi zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 07/11/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 159.182,07 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, 14.02.20218 tarihli kaza ile ilgili olarak davacı müvekkili ...’nun yazılı başvuru dilekçesinin müvekkili davalıya tebliğ edildiğini, yapılan başvuru incelemesinde söz konusu kazada zarar gören ... ile ... plakalı motosikletin sürücüsü ... arasında Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3215 S. 2019/6945 K. sayılı kararına istinaden uzlaşma sağlandığının görüldüğü, CMK 253/19 hükmünce uzlaşmanın sağlanması halinde uzlaşma sonucu olarak davacının tüm dava ve tazminat haklarından feragat edilmiş sayılacağından tazminat talep hakkının ortadan kalktığını, bu sebebe dayanan itirazlarının kabul edilmemesi halinde ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, motor hacmi 50 cc ve altında bulunan araçların ZMMS poliçesi yaptırma zorunluluğu bulunmadığını, dolayısıyla ...’nın sorumluluğunun doğmayacağı gibi  sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde ZMMS bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazada zarar gören davacının müterafik kusuru bulunduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkacak bakıcı giderleri, diğer giderler ile kaza sebebiyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin “sağlık giderleri” teminatı kapsamında olduğundan SGK sorumluluğunda olduğunu, dava dilekçesinde alacak tutarına ilişkin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi istenildiğini, fakat dava öncesinde uzlaşma sağlanıldığından temerrüt oluşmadığını, müvekkili ile sigortasız araç maliki arasında akdedilmiş bir poliçe bulunmadığını, taraflar arsında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi kazaya karışan aracın ticari bir araç olmadığını, bu nedenle avans faizi talebinin reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kusur bilirkişisinin 06/04/2023 tarihli raporunda, davalı Güvence hesabının sigorta sorumluluğunda bulunan ... ... marka motosikletin dava dışı sürücüsü ..., dava konusu davacı yolcusu ile dava dışı kendisinin yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... sigortalı ... plakalı ... marka kamyonetin dava dışı sürücüsü ..., dava konusu davacının ve dava dışı motosikletin sürücüsünün yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 03/07/2023 tarihli raporunda, 30 Mart 2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan \"Özürlülük Ölçütü Sını1flandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik' kapsamında kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %12 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğunun belirtildiği, aktüerya bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın sigortasından sorumlu ... Sigorta A.Ş. tarafından ihtiyari arabuluculuk anlaşması sebebiyle davacıya 08.07.2019 tarihinde 50.496,00 TL ödeme yapıldığı, ... plakalı aracın sigortasından sorumlu davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, ... plakalı motosiklete ilişkin KMA-ZMMS sigortası bulunmadığı, kaza tarihi itibari ile Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatının 360.000,00 TL olduğu, davalı ...’nın limitler dahilinde sorumlu olduğu, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması hususunda değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant %10 artırım - %10 eksiltim yöntemi, 2023 Temmuz asgari ücret, 06.04.2023 tarihli kusur raporu, 03.07.2023 tarihli ATK raporuna göre davacı zararının geçici iş göremezlik tazminatı 367,99 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 158.814,08 TL olduğunun hesaplandığı gerekçesiyle; \"Davacının bakıcı giderinin isteminin reddine, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile, 367,99 TL geçici iş göremezlik, 158.814,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 159.182,07 TL'nin 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... istinaf dilekçesinde, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, söz konusu kaza ile ilgili olarak zarar gören ... ve ... plakalı araç sürücüsü sürücü ... arasında Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/3215 S. 2019/6945 K. sayılı kararına istinaden uzlaşma sağlandığının görüldüğünü, CMK 253/19 maddesi gereği, ‘‘zararının karşılanması’’na dayalı olarak uzlaşmanın sağlanması halinde uzlaşma sonucu olarak tüm dava ve tazminat haklarından feragat edilmiş sayılacağından tazminat talep hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafın uzlaşma sonucunda kaza nedeniyle talep edebileceği tüm tazminatlardan feragat etmiş durumda olması nedeniyle,  davanın reddi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu,  hesaplamalarda 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücret tutarından fazla olarak değerlendirilmesi ve hesaplamanın buna göre yapılmasının hatalı olduğunu, sadece bordrolar değil Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının da incelemesi ve gelirin belirlenmesi gerektiğini, dosyada hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun yetkili bir kurum tarafından düzenlenmiş bir rapor olmadığını, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kurumlar arasında yer almadığını, emekli olduğu tespit edilen davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, müterafik kusur indirimi uygulanmadan hüküm kurulduğunu, davacı arkadaşının işleteni olduğu araçta yolcu olduğundan %20 hatır taşıması indirimi uygulanmadan karar verildiğini, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin 50cc ve üzeri bir motor hacmine sahip olup olmadığı hususu araştırılmadan hüküm kurulduğunu, motor hacmi yüksekliği 50cc ve altında olan araçlar ile Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi yaptırılması zorunlu olmadığını, herhangi bir poliçe yaptırılma zorunluluğu bulunmayan hallerde Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece hükmedilen alacağa 07.01.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, eksik belgeyle başvurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>\tHer ne kadar soruşturma aşamasında davacı ile araç sürücüsü uzlaşmış ise de anılan uzlaşma tutanağında davacının Sigorta Şirketine karşı maddi tazminata yönelik haklarını saklı tutmuş olması nedeniyle eldeki dava ile davalı Sigorta Şirketi aleyhine maddi tazminat talep edilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, gelire ilişkin olarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığının, 2918 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı Kanunu' nun 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı Kanun'nun 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüş olduğunun, araç özet bilgilerinde aracın silindir hacminin 124 olarak belirtildiğinin ve 50 cc’nin üzerinde olduğunun bu nedenle Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunun anlaşılmasına  göre bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.<br>\tDavacının yaralanmasının niteliğine göre müterafik kusur indirimi yapılmaması yerinde bulunmuş ise de, hatır taşımasına ilişkin olarak, hatır taşımasına ilişkin savunma bir defi olduğundan mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi bu hususun resen araştırılması ve tartışılması gerekmediğinden hatır taşımasının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmekte olup, mahkemece resen nazara alınamaz (Yargıtay 4. HD 2021/6947 - 2021/11267). Somut olayda ise hatır taşımasının cevap dilekçesiyle ileri sürüldüğü ve hatır taşıması bulunduğunun anlaşılmasına göre hatır taşıması indirimi yapılmamış olması isabetsiz bulunmuştur. <br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın tazminat miktarından %20 hatır taşıması indirimi yapılarak düzeltilmesine, hakkaniyet gereği indirilen kısım yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdirine ve yargılama giderlerinde kabul/ret oranı yapılmasına yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Ankara 8. Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından verilen 27/12/2023 tarihli, 2022/286 Esas - 2023/828 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\tDavacının bakıcı giderinin isteminin REDDİNE,<br>\tDavacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin KISMEN KABULÜ ile, 294,39 TL geçici iş göremezlik, 127.051,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 127.345,65 TL'nin 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tİşbu dava nedeniyle alınması gerekli 8.698,98 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL ve ıslahla alınan 543,10 TL olmak üzere toplam 623,80 TL'nin mahsubu ile kalan 8.075,18 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tArabuluculuk Kanunu'nun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 543,10 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 704,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 191,75 TL posta ve tebligat gideri, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 3.000,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 5.441,75 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre (kabul 99,94) 5.438,48TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\tKendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tKendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tTaraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-İstinaf talebi kabul edilenlerden alınan istinaf karar harçlarının isteği halinde yatıranlara iadesine, <br>\tIII-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan  istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tIV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tV-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e2dc77602ec2d87","SID":"fcc6ab72700b55ed"}}