{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ <br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br><br>ESAS NO:2014/353 Esas<br>KARAR NO:2025/231<br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:01/04/2008<br>KARAR TARİHİ:14/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taşıması davalılardan ... A.Ş firması tarafından üstlenmiş olan 654 koli-6.574 00 Kg ve 149.218 15 Euro tutarındaki ihracat mallarının davalılardan ... ...sport A.Ş'ye ait ... plakalı Tır aracının içerisinde diğer davalı İstanbul - Trieste (... taşımacılığı) deniz yolu ile ... ... gemisine yüklendiğini, davalılardan ... ... gemisinde yangın sonucu müvekkili şirketin ihraç malları alıcısı ... firmasına teslim edimediğini, dolayısıyla zayi olan ihraç mal bedeli 149.218.25 Euro tahsili mümkün olmadığını, bu hususta davalılara ... 12.Noterliğinin 21 Şubat tarih ve ...-... nolu ihtamameleri tebliğ edildiğini beyanla taşıması davalı ... ... A.Ş firması tarafından üstlenmiş müvekkili şirkete ait faturada miktar ve bedeli olan ihraç mallarının alıcına Confezioni Rafaella firmasına teslim edilmek üzere yüklü ... A.Ş'ye ait ... plakalı tır aracına yüklendiğini, ancak diğer davalı ... ... gemisinin ve içinde bulunduğu tır aracının yanması sonucu alıcıya teslim edilemediğinden tahsil edilmeyen 149.218 25 Euro'nun davalılardan müteselsilen masraf ticari faiz ücreti vekaletle birlikte (alıcı firmaya teslim edilmemesinden dolayı bilimum tazminat-zarar ve haklarının saklı tutulması kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... ... ... ... ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;  Dosyada bulunan 55 numaralı ve 03.02.2008 düzenleme tarihli konişmentoda yer alan kayıtlardan da açıkça anlaşıldığı üzere müvekkili ... ... İşletmeleri A. Ş., 16524 Kg 14, 500Kgtare - 654 koli tekstil/giysi yüklü ... plakalı kamyonu Pendik'ten Trieste'ye “... ...” gemisi ile taşımayı taahhüt ettiğini, söz konusu konişmento, eşyayı temsil fonksiyonu yanında müvekkili donatan / taşıyan ile taşıtan arasındaki kırkambar türü navlun sözleşmesini de belgelediğini, yükleyicinin ... ve gönderilenin “...” olduğu hakkındaki kayda göre bu konişmento ile belgelenen kırkambar türü navlun sözleşmesinin tarafları, müvekkili donatan / taşıyan ... ... ... A. Ş ile taşıtan ... olduğunu, dolayısıyla davacı ... ...'nin davalı müvekkili ... ... ... A.Ş.'ye karşı sözleşmeden doğan bir talep hakkı olmadığını, dava konusu yük zararı dahili ... ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yükler için ödemekle yükümlü tutulabileceği azami tazminat miktarı  1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibari ile özel çekme hakkı kuru hesaplanırsa toplam 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, yanarak zayi olan ... ... gemisi hurda olarak ... yapılan açık arttırmada 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, geminin elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu,  müvekkilinin yükümlü olduğu tazminat miktarının 2.643.310 Euro ile sınırlı olduğunu,  beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;  İşbu davada, davalı olarak husumetin müvekkili şirkete yöneltilmemesi gerektiğini, davacının ihraç mallarını Türkiye'den İtalya'ya taşımakta olan müvekkilinin dirayetli bir tacir sıfatıyla TIR'ını diğer davalının maliki ve işleteni olduğu ... ... isimli ... ... gemisine bindirdiğini, ancak gemi yanaşacağı ... limanına varmadan gemide çıkan yangın sırasında, gemideki bütün TIR'larla birlikte müvekkilinin TIR'ı da içindeki mallarla birlikte yanmış olduğundan, davacının ithal malları alıcısına teslim edilemediğini, bu nedenle müvekkiline hiçbir kusur izafe edilemeyeceğinden, aynı şekilde davacıda aynı gemiye kendi aracıyla mallarını bindirmiş olsa idi, onunda başına aynı sonuç geleceğinden, zararın tazmin tarafı müvekkilim olamayacağını, davalı zararının tümünden diğer davalı donatan sorumlu olduğunu beyanla masrafları ile avukatlık ücreti vekaletinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle, ortaya çıkan zararın davalı gemi donatanı ile taşımayı üstlenen davalı ... Taşımacılık şirketinden müteselsilen  tahsili istemine ilişkindir.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini  istemiştir. <br>... ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan ... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.<br>Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından 2016/94 Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir.\" gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; \"... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince  sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.<br> İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; \"... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca  dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da  değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği\" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. <br>Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ... nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının \"sorumlu olmadığına\" karar verilmiştir.<br>Sigortalı emtianın kara nakliyecisi olan 2 nolu davalının sorumluluğu açısından Türkiye’nin de taraf olduğu CMR hükümlerinin mi, yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağı belirlenmelidir. CMR Konvansiyonunun 2. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden Deniz Ticareti hükümleri uygulanacaktır. Somut uyuşmazlık konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalı ... Taşımacılık Şti.'nin kusurunun bulunduğu davacı tarafça iddia ve ispat olunamamıştır. Öyleyse bu davalı açısından da TTK'nun Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerine gidilmelidir. Bu noktada gemi donatanı ile ilgili varılan sonuç 2 nolu davalının sorumluluğu açısından belirleyici olacaktır.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamıyla ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının\"sorumlu olmadığına\" karar verilmiş olduğundan, aynı olayda zayi olan mallar nedeniyle aynı hukuki nedene dayanarak davalılar hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2- Peşin alınan 4.189,10TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 3.573,70 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair,  taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2025<br><br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1ccb71ab492178b","SID":"8b92eba7d6a5a0e4"}}