{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/514 - Karar No:2025/475<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/514 <br>KARAR NO\t: 2025/475<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/02/2024<br>NUMARASI\t: 2018/315 E-2024/63 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|<br><br>KARAR TARİHİ\t: 24.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24.04.2025<br>\t<br>\tDavacı tarafça davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve birleşen davalarda mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tAsıl davada davacı vekili: Taraflar arasında müvekkilinin yüklenici, davalının iş veren sıfatıyla 30.01.2017 tarihli Gaziantep-Adana-Osmaniye Güneş Enerji Santrallerinin (GES) Anahtar Teslimi Yapım İşine ilişkin sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşmenin bedelinin, 4.maddesinde işin süresinin belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ek imalatlar yaptığını, tesislerin geçici kabullerinin yapılmış olmasına, sözleşme hükümleri doğrultusunda 21wm kurulu güç için teklif vermesine, hazırlık yapmasına, siparişler vermesine, malzeme alımı yaparak personel istihdamı yoluna gitmesine rağmen bilahare davalı tarafından tek taraflı olarak %50 oranında azaltıldığını, neticede müvekkilinin 20/12/2017 tarihinde 11 adet  Güneş Enerji Santrali'ni bitirerek geçici kabule hazır hale getirdiğini, durumun 25/12/2017 tarihinde tutanağa bağlandığını ve davalı tarafından imzalanan 25/12/2017 tarihli iş teslim tutanağında işin eksiksiz olarak teslim edildiğinin imza altına alındığını, ancak davalı yanca 25.12.2017 tarihli 11 adet geçici kabule hazır tutanağına istinaden müvekkili alacağının sürümcemede bırakılmak kastıyla 11 adet santralin dava dilekçesinde yer alan tabloda  belirtilen davalı şirkete ait olan grup şirketlerine  devir ve teslim edildiğini, davalı yanca keşide edilen 02.04.2018 tarihli 12005 yevmiye sayılı ihtarname ile müvekkili şirket ve yetkilisinin vekalet görevinden azledildiğini, davalı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkiline gönderilen e-posta yazılarında ...’nin  davalı şirket adına ve davalı şirketi temsilen hakediş yapması konusunda tam yetkili olduğu bilgisinin verildiğini, davalı şirketi temsilen ... ile imzalanan  14.01.2018 ve 24.01.2018 tarihli hakediş/ hesap mutabakatında taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre müvekkili için hesaplanan toplam iş bedelinin KDV hariç 6.925.182,13 USD olduğu hususunda mutabakata varıldığını, sözleşme boyunca gerek davalı şirket gerekse davalının içinde bulunduğu ... Grup Firması tarafından nakden yada kıymetli evrakla yapılan ödemeler yanında sözleşme hükümleri doğrultusunda müvekkili şirket namına yapılmış sayılan tüm ödemeler toplamının ise 4.625.580,08 USD olduğunun aynı hakediş düzenlemesi sırasında kabul edildiğini, yapılan hesaplamalar sonucunda  müvekkilinin davalıdan  KDV hariç 2.299.602,00 USD alacağının bulunduğu, KDV ilave edilmiş hali ile ödemelerin ve müvekkili namına yapılan harcamaların mahsubu neticesinde bakiye alacağın ise 7.890.506,13 USD -4.625.580,08 USD = 3.264.926,00 olduğunu, sözleşmenin ödeme başlıklı 5.maddesine göre, ödemelerin yapılması gerekmesine rağmen müvekkili şirket alacağının yaklaşık %35'inin ödenmediğini, sözleşmenin devamı sırasında yapılan ödemelerde sözleşmeye aykırı olarak uzun vadeli kıymeti evrak ile yapıldığını, 14.01.2018 tarihinde yapılan ve karşılıklı olarak imzalanan hakedişi takiben davalı şirket tarafından 19.01.2018 tarihli “... Hakediş Raporu” başlıklı rapor tanzim edilerek müvekkiline teslim edildiğini, bu raporda 11 GES’in tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirildiği, Osmaniye de kurulan GES için ek güç devri üretildiği, diğer 10 GES'in her biri için belirtilen güç değerinde 10 santral kurulumunun tamamlandığı, sözleşme konusu işin 21 mw’tan 11 mw’a düşürülmesine rağmen ortak alanlarda gerekli imalatların sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı ve doğru olduklarının teyit edildiğini, bu işlemleri müteakiben 05/02/2018 tarihi itibariyle müvekkili şirketçe imal edilen tüm santrallerin TEDAŞ geçici kabullerinin yapıldığını, tesislerde herhangi bir eksiklik ya da hata bulunmadığının kayıt altına alındığını ve davalı şirkete başvurularak tesislerin teslim alınmasının talep edildiğini, davalının sırf müvekkilinin bakiye alacağını ödememek için önce önemsiz birkaç eksiklik bulunduğundan bahisle eksikliğin tamamlanmasını talep ettiğini, yaklaşık bir ay sonra da 12.03.2018 tarihli e-postayı göndererek TEDAŞ kabul sürecinden sonra eksikliklerin tespitinin yapılmaya çalışıldığını, eksikliklerin 01.04.2018 tarihine kadar giderilmesi durumunda ilgili sahaların söz konusu tarihte ... Enerji (... ) yetkilileri tarafından teslim alınacağını belirttiğini, müvekkilinin sözleşme hükümleri kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına ve tesislerin geçici kabullerini yaptırmasına rağmen davalı şirketin yöntem değiştirerek henüz teslim almaya yanaşılmayan ve 01/04/2018 tarihinde teslim alınacağı açıkça belirtilen santraldeki röle ve ana ekranların (anılan aparatların güncellenmek ve kontrolleri yapılmak suretiyle söküldüğü ve bilahare takıldığı çok iyi biliniyor olmasına rağmen)  13/03/2018 tarihinde hırsızlandığından bahisle önce asılsız bir şikayet yapıldığını, ardından da bir şekilde yönlendirilen ve/veya etkilenen bir şahsın maddi gerçeklik ile örtüşmeyen beyanlarını  dayanak yapılmak suretiyle sözleşmenin feshi yoluna gittiğini, davalının sözleşmenin feshine dair Ankara 17. Noterliği'nden 19/03/2018 tarihli ve 3789 yevmiye sayılı ihtarname keşide ettiğini, takiben 11 adet santrale gelen davalı şirket yetkililerinin sahaları teslim aldığını ve müvekkilinin sahalarda bulunan personelinin sahalarla ilişiğini kestiğini, müvekkilince davalıya gönderilen Ankara 16. Noterliğinin 26/03/2018 tarihli ve 4911 yevmiye sayılı cevabi ihtarnamede feshin haklı nedene dayanmadığı ifade edilerek fesih ihtarındaki hususların reddedildiğini ve sözleşmeden doğan 3.264.926,00 USD alacağın (tutarın ihtarnameye sehven 3.164.926,00 USD olarak yazıldığını) 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, davalının 03.04.2018 tarihinde tebliğ aldığı ihtarnamede tanınan sürede borcunu ödemediği gibi 09.04.2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde ödeme talebini reddettiğini bildirdiğini, davalının toplam 11 adet santrali teslim aldığını, santrallerin geçici kabullerinin yapıldığını, aradan geçen zaman zarfından herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, dolayısıyla davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkilince yapımı gerçekleştirilen santrallerin eksik ve kusurlarının bulunmadığı hususunun TEDAŞ tarafından da onaylandığı gibi tesislerin davalı şirketçe teslim alınacağı tarihe kadar tüm sorumluluğunun müvekkili üzerinde olduğu, müvekkilinin elektronik ekipman üzerinde yapacağı işlem ve güncellemeler nedeniyle sökme/ takma işlemleri yapmış olmasının sözleşmenin feshi için gerekçe yapılamayacağını, Elektrik Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanlığınca görevlendirilen bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 21.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda tesisin çalışır vaziyette ve eksiksiz olduğu tespit edildiği dikkate alındığında yine sözleşmenin haksız feshedildiği noktasında duraksama bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilince imal edilerek davalıya teslim edilip geçici kabulleri yapılan santraller için davalı şirketçe atanan yetkili ile imzalanan hakediş hesabına göre belirlenen KDV dahil toplam 3.264.926,00 USD alacağın fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuru üzerinden ihtarname ile tanınan atıfet süresinin dolduğu 07.04.2018 tarihinden itibaren 6098 Sayılı TBK’nun 99.maddesine göre uygulanacak olan 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\tAsıl davada davalı vekili: Davacı yüklenicinin sözleşmeye, mevzuata ve işin gereğine göre edimini ifa etmediğini, sözleşmenin GES’lerin mevzuat sözleşme ve işin gereğine göre kurulması ve TEDAŞ’tan geçici kabul onayının alınması edimlerini birlikte içerdiğini, ancak davacının edimini ifa etmediğini pek çok açıdan ayıplı olarak GES’leri teslim ettiğini, Gaziantep'teki GES'lerin hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak yapıldığının tespitine ilişkin olarak Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/11 Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti talep edildiğini, tespit raporu ile işteki kusurların, sözleşme ve mevzuata aykırılığının tespitinin belirlendiğini, taraflarca itiraza uğramayan raporun kesinleştiğini, Osmaniye sahasında da davacı yüklenici tarafından taahhüt edilen edimin gereği gibi ifa edilmediğinin tespitine ilişkin olarak Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/10 D.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti sonucunda yine bilirkişilerce edimin yüklenici tarafından gereği gibi yerine getirilmediği hususunun tespit edildiğini, söz konusu dosyalar neticesinde yüklenici davacının yüklenmiş olduğu edimi mevzuata ve sözleşmeye aykırı olarak ifa ettiği (ayıplı ifa)hususunun ispat edildiğini, bunun yanı sıra teknik görüş vermeye  ehil üçüncü kişi konumundaki ... tarafından hazırlanan (...) 20.02.2018 tarihli denetim raporu ile Gaziantep İli Sarıbaşak Köyünde bulunan GES'in teknik açıdan yetersizliğinin tespit edildiğini, davacı yüklenicinin talimatları altında çalışan SGK'lı işçisi ... eliyle santrallerdeki elektrik üretiminin durdurulması amacıyla kasten sahadaki 11 adet röle ve 10 adet invertör ekran kabinini söktürdüğünü, bunun sonucunda 13.03.2018 ile 19.03.2018 tarihleri itibariyle santrallerin hiç çalışmadığını, elektrik üretiminin durduğunu, bu sebeple müvekkilinin büyük maddi zarara uğradığını, buna ilişkin talep haklarının saklı olduğunu, santrallerin günlerce elektrik üretmeksizin atıl kaldığını, bu hususun Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/19391 sayılı soruşturma sonucu kolluk kuvvetleri eliyle tespit edildiğini, soruşturma dosyasının yanı sıra TMMOB – Gaziantep Şubesinin görevlendirdiği bilirkişi tarafından hazırlanan 14.03.2018 tarihli raporda da bu hususun belirlendiğini, bu sebeplerden kaynaklı müvekkilinin maddi zararının tazmini talep haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında güven ilişkisinin temelden sarsılması ve hali hazırda ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden kaynaklı edimlerin yüklenici tarafından yerine getirilmeyeceğinin anlaşıldığını, akabinde Ankara 17. Noterliği'nden keşide edilen 19.03.2018 tarih ve 03789 yevmiye numaralı ihtarname ile anahtar teslimi yapım sözleşmesinin feshedildiğini, ihtarname ile birlikte davacı yükleniciye verilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, sözleşmeye göre edimini gereği gibi ifa etmediğini, iddia edilen alacağın tespiti için karşılıklı edim ve yükümlülüklerin irdelenmesi gerektiğini, kaldı ki salt TEDAŞ tarafından verilen geçici kabulün sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi anlamını taşımayacağını, zira sözleşmede yüklenilen edimlerinden yalnızca birinin geçici kabulün alınması olup, sözleşme konusu coğrafi bölgelerde anahtar teslim niteliğinde olmak üzere yapım işi ile geçici kabul onayının alınmasını sağlayacak nitelikte santrallerin kurulması olup bu anlamda davacının dava dilekçesinde yer verdiği ödeme planının da bir geçerliliğinin bulunmadığını, sözleşmede belirlenen niteliğe uygun olarak santrallerin kurulup teslim edilmediği hususunun pek çok delille ispatlandığını, bu doğrultuda davacı lehine bir alacağın doğmadığını, bu nedenle edimini ifa etmeyen davacının temerrüde düştüğünü, müvekkilinin kazançtan mahrumiyet vs. maddi kayıplarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tBirleşen 2018/692 E. sayılı davada davacı vekili: Ana faaliyet alanı Güneş Enerji Santralleri Kurulumu ve İşletmeye Alımı olan müvekkili şirket ile işveren sıfatıyla davalılardan ... …A.Ş. ile yapılan görüşmeler sonucunda işveren ...…A.Ş.'nin talebi doğrultusunda grubun enerji şirketi olan davalılardan ... Enerji…A.Ş. ile müvekkili şirket arasında anahtar teslim götürü teklif birim fiyat esasına göre toplam 21 mw gücünde Güneş Enerji Santrali (GES) kurulumu yapılarak teslim edilmesi için 30/01/2017 tarihli Gaziantep-Adana- Osmaniye Güneş Enerjisi Santralleri Anahtar Teslim Yapım İşi Sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşmenin \"Özel Hükümler\" başlıklı kısmının 1.2.21. maddesinde yer alan \"Yüklenici, kurulacak olan GES santralleri için İşverene toplam iş bedeli üzerinden %6 oranında Kesin Teminat Mektubu verecektir.\" hükmüne istinaden müvekkili şirketçe davalılara verilmesi gereken kesin teminat mektubu yerine, davalıların yaptığı avans ödemesi tutarı gözetilerek muhatap ... Şubesi'ne ait 31/10/2017 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli ve 0227055 numaralı çekin, arkasına \"Teminat Çekidir- Ciro Edilemez\" şerhi yazılmak suretiyle müvekkili şirketçe davalılardan ... …A.Ş. lehine keşide edildiğini ve anılan Teminat Çekinin, her iki davalı şirket yetkilisi olan ...'ya teslim edildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili şirketçe işe başlandığını,  imalata devam edildiğini ve fakat teminat çekinin keşide tarihi itibariyle davalı şirketlerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve hepsinden önemlisi de müvekkili şirketin yüklü miktardaki alacaklarının ödenmemesi nedeniyle bahse konu çekin keşide tarihine kısa bir süre kala 23/10/2017 tarihinde çeki davalılardan ...…A.Ş. adına teslim alan ...'nın mail adresinden \" şirket içi yazışma kapsamında ... Grup Finans adresine gönderdiği ve ertesi günü müvekkili şirkete yönlendirilerek gereği talep edilen e-postada aynen \"... firmasının GES tesislerimizin kurulumu ile ilgili yapmış olduğumuz sözleşme kapsamında vermiş olduğu avans teminat çekinin vadesi (31/10/2017) yaklaşmaktadır. İlgili çekin tarihinin güncellenerek yenilenmesi hususunda firma ile irtibata geçilmesini rica ederim.\" denildiğini, bu e-postaya istinaden 24-25-26 Ekim 2017 tarihlerinde yapılan yazışmaları takiben, davalılar yedindeki teminat çekinin keşide tarihi üzerinde düzeltme yapılarak keşide tarihinin  31/10/2018 olarak değiştirildiğini  ve değişikliğin müvekkili şirket yetkilisince paraflandığını, müvekkilince tesislerin tamamlanarak  25/12/2017 tarihinde davalı şirketlere teslim edilerek davalı şirketlerce görevlendirilen yetkili aracılığıyla hakediş raporu dahi düzenlenmiş ve tüm santrallerin TEDAŞ geçici kabulleri yapılmış olmasına yani tesislerde herhangi bir eksiklik ya da hata bulunmadığı kayıt altına alınmasına rağmen, sırf müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan 3.264.926,00 USD tutarındaki alacağının ödenmesinin geciktirilmesi için, davalı şirketlerce keşide edilen  19/03/2018 tarihli ve 3789 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkili şirketin alacağının ödenmediği gibi yedlerinde bulunan 500.000,00 TL lik bedelsiz teminat çekini iade etmediklerini belirterek, ... Şubesine ait düzeltilmiş (paraflanmış) keşide tarihi 31.10.2018 olan  500.000,00 TL bedelli 0227055 numaralı teminat çekine ilişkin olarak öncelikle muhataba ibrazı halinde arkasının yazılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, söz konusu teminat çekinin müvekkiline iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde çekin iptali ile çek nedeniyle müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmiş,<br> 16.11.2018 tarihli dilekçesinde dava konusu çek bedelinin ödenmek zorunda kalındığını belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, 31.10.2018 tarihinde davalılara ödenen 500.000,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline ve en az %20 oranında kötüniyet tazminatının davalılardan tahsilini istemiştir. \t\t<br>\t\tBirleşen 2018/692 E. sayılı davada davalılar vekili: Davacı yüklenicinin edimini sözleşmeye, mevzuata ve işin gereğine göre ifa etmediğini, pek çok açıdan ayıplı olarak GES’leri imal ettiğini, TCK kapsamında suç niteliğindeki eylemleriyle de güven ilkesini zedelediğini, tesislerin işverene tesliminin gerçekleştirilemediğini, sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacı yüklenicinin müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, taraflar arasındaki alacak- borç ilişkisinin sonlanması, davacı nam ve hesabına yaptırılacak olan imalatların tamamlanması sonrasında belirlenebileceğini, müvekkili firmanın 6 gün enerji üretimi kesilmesinden kaynaklı, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı zararları ve işin tamamlanması için harcanacak ilave masrafları dikkate alındığında davacının müvekkiline borçlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tBirleşen 2020/256 E. sayılı davada davacı vekili: Taraflar arasında 30/01/2017 tarihinde Gaziantep-Adana-Osmaniye Güneş Enerjisi Santralleri Anahtar Teslim Yapım İşi Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı yüklenicinin süresinde sözleşme gereği edimini ifa etmediğini, pek çok açıdan ayıplı olarak santralleri teslim ettiğini, bu nedenle Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/11 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, bununla birlikte davalı tarafından müvekkili şirkete karşı  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/315 esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, mahkemece yapılan keşifle hazırlanan bilirkişi raporuyla da yüklenicinin sözleşmeye aykırı ifasının tespit edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih sürecinde davanın müvekkili şirket GES sahasındaki enerji üretimini izinsiz ve haksız olarak durdurduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, 13.03.2018 ve 19.03.2018 tarihleri itibariyle santrallerin hiç çalışmadığını, elektrik üretiminin durduğunu, santrallerin atıl kaldığını, bu hususun Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/19391 sayılı soruşturması sonucu kolluk kuvvetleri eliyle tespit edildiğini, dosyanın hali hazırda Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/350 esasında derdest olduğunu, soruşturma dosyasının yanı sıra TMMOB Gaziantep Şubesinin görevlendirmiş olduğu bilirkişi tarafından hazırlanan 14.03.2018 tarihli raporda da belirlendiğini, bu sebeplerden kaynaklı müvekkilinin maddi zararlarının tespiti ile tazminini talep ettiklerini, 19.03.2018 tarihli 03789 yevmiye sayılı ihtarname ile davalı yüklenicinin sözleşmesinin feshedildiğini ve ihtarla birlikte davalı yükleniciye verilen çeklerinde iadesinin talep edildiğini, davalının ayıplı imalatın edimi ile müvekkilinin üretim kaybına uğradığını, kurulumu yapılmış olan GES sahalarındaki fizibilite raporlarından bu hususun açıkça görüleceğini, sahada yapılan rehabilite çalışmalarının 31.07.2019 tarihinde tamamlandığını, toplamda 1450 adet panel değişiminin yapıldığını, ayrıca peyderpey kablo ve dc konektörün onarımına yönelik çalışmalar sonucunda ciddi anlamda üretimin yükseldiğinin de gözlemlendiğini, yani davalının sözleşme feshedildikten sonra müvekkili tarafından sahaya yapılan müdahaleler sonucu üretiminin biraz da olsa yükseldiğini, ancak hala beklenilen ve olması gereken verim tutarına ulaşılamadığını, yıl bazında toplam verileri (Nisan 2018- Aralık 2018) (Nisan 2019-Aralık 2019) bakıldığında ilk yıl için müvekkili şirketin üretim kaybının %23,13 ikinci yıl için ise %11,58 olduğunu, sözleşmede belirlenen niteliğe uygun olarak santrallerin kurularak müvekkili şirkete teslim edilmediği hususu pek çok delille ispatlanmış olup, bu doğrultuda davacı lehine bir alacak doğmadığını, edimini ifa etmeyen davalı yüklenicinin  temerrüde düştüğünü, müvekkilinin sözleşmenin ifa edilmesi halinde yedinde meydana gelecek kazançtan mahrumiyeti ve sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle yedinde doğan doğrudan ve dolaylı zararlar olmak üzere pek çok maddi kaybının bulunduğunu belirterek, davanın kabulü ile  davalının haksız ve izinsiz olarak Gaziantep GES sahasındaki röle ve invertör ekranlarının sökülmesi sebebiyle enerji üretimi yapılamamış olan 13.03.2018 ve 19.03.2018 tarihleri arasında müvekkilinin uğramış olduğu zararın ve davalı şirketin eksik ve ayıplı imalat sebebiyle 2018 ve 2019 yıllarında eksik üretim sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile zarar tarihlerinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, dava dilekçesinde dava değerini fazla hakları saklı olmak üzere 10.000,00 USD olarak göstermiş, davacı vekili 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, 13.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının 2 ayrı kalem olarak hesaplandığını  ve toplam 55.805,12 USD olarak tespit edildiğini belirterek, davadaki talebini arttırarak 55.805.12 USD’ne yükseltmiş ve bu miktar  alacağın fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanarak, dava tarihi itibariyle işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince yabancı paralara uygulanan faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tBirleşen 2020/256 E. sayılı davada davalı vekili: Taraflar arasında akdedilen sözleşme davacı tarafından haksız olarak feshedildiğinden  üretim kaybından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, işin tamamlandığını, 25.12.2017 tarihli tutanakla teslim edildiğini, TEDAŞ tarafından geçici kabullerinin yapıldığını, ancak davacı tarafından sözleşme haksız olarak feshedilerek müvekkilinin GES sahalarından çıkartıldığını, söz konusu sahalarda fesih tarihi olan 19.03.2018 itibariyle müvekkilinin kontrol imkanı bulunmadığından tesislerin nasıl kullanıldığı, bakımlarının doğru ve zamanında yapılıp yapılmadığı noktasında müvekkilinin herhangi bir bilgisi olmamakla beraber sözleşmenin haksız feshinden ötürü artık sorumluluğunun da kalmadığını, işin sözleşmeye uygun olarak ifa edildiğini, 2018/11 D.iş sayılı tespit raporunun kesin delil olduğu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacının 13.03.2018- 19.03.2018 döneminde santralin elektrik üretememesi nedeniyle talep edebileceği herhangi bir hakkının mevcut olmadığını, davacının santralleri 01.04.2018 tarihinde teslim alacağını açıkça belirterek varsa eksikliklerin giderilmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından bu süreçte santraldeki röle ve ana ekranların güncelleme ve kontrolleri yapılmak üzere söküldüğünü ve sonrasında yeniden takıldığını, ancak davacının bu işlemi çok iyi bilmesine rağmen santralde hırsızlık yapıldığı iddiasıyla asılsız şikayette bulunarak 19.03.2018 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini, davacının müvekkilinin hakkedişini zamanında ödemediğini, neredeyse bitmiş olan proje borcunu ödememek için asılsız ve kurguya dayalı iddialarla kötüniyetini ortaya koyduğunu, borcun büyüklüğü ve teminat çekinin haksız olarak doldurulmasının da bunun bir delili olduğunu, davacının 13.03.2018-19.03.2018 tarihleri arasında santrali teslim almadığını, teslim almadığı için de müvekkili tarafından santralin gözetim ve kontrol altında tutulduğunu, bu nedenle davacının henüz teslim almadığı bir eserle ilgili maddi zarara uğradığını iddia etmesi ve bu zararını talep etmesinin hukuki dayanağının olmadığını, enerji kaybı verilerine ilişkin davacının sunduğu bilgilerin çelişkili olduğunu, yine davacı tarafın santrali müvekkili şirketten sonra başka şirketin girdiğini ikrar ettiğini, asıl dava olan 2018/315 esas sayılı davada alınan bilirkişi raporuyla müvekkilinin 2.186.438,08 USD alacağı olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar bilirkişi raporu eksik ve hatalı da olsa asıl davadaki müvekkili alacağının engellenmesi amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak zarar iddiası ile davanın açıldığını belirterek, davanın reddine, davacının HMK’nun 329.maddesi gereğince disiplin para cezası ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: Asıl davanın, taraflar arasında düzenlenen 30/01/2017 tarihli Gaziantep-Adana-Osmaniye Güneş Enerjisi Santralleri Anahtar Teslim Yapım İşi Sözleşmesi kapsamında yapılan işten kaynaklanan bakiye alacağın tahsili, birleşen 2018/692 esas sayılı davanın, yüklenici tarafından işveren davalıya sözleşme uyarınca verilen teminat çekinden kaynaklı karşılıksız kaldığı iddiasıyla menfi tespit iken, yargılama sırasında tazmin edilmesi nedeniyle tazmin tarihinden faiziyle tahsili, birleşen 2020/256 esas sayılı davanın, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği, davalı tarafça ayıplı ifada bulunulduğu, üretim kaybına uğranıldığından bahisle buna dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/10 Değişik İş sayılı dosyasında tespit isteyenin ... Enerji AŞ, aleyhine tespit istenenin ... ... AŞ, tespit konusunun 30/01/2017 tarihli anahtar teslimi yapım işi sözleşmesine konu üretim sahasında bulunan eksikliklerin tespiti olup, yerinde keşfen inceleme yapıldığı, inşaat mühendisi, elektrik-elektronik mühendisi bilirkişilerin asıl ve ek raporlarını ve parselleri belirleyen teknik bilirkişinin raporunu sunmuş oldukları, Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/11 Değişik İş sayılı dosyasında tespit isteyenin ... Enerji...AŞ, aleyhine tespit istenenin ... ...AŞ olup, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişilerin rapor sunmuş olduklarının anlaşıldığı, Osmaniye Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi ve Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, konusunda uzman teknik bilirkişilerce işin sözleşmeye ve fenne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda rapor alınması istenildiği,  keşfen yerinde inceleme yapıldığı,  bilirkişi raporlar, itirazlar üzerine ek raporlar alındığı, dosya kapsamından; davacı ......AŞ ile davalı ... Enerji...AŞ arasında 15x999 kWe gücündeki bölümünün Gaziantep İli Şahinbey İlçesi Sarıbaşak Köyünde 120 ada 91 parsel, 5x999,75 kWe gücündeki bölümünün Adana İli Sarıçam İlçesi Buruk Köyünde Şeker mevkii 168 ada 136 parsel, 1x999,75 kWe gücündeki bölümünün Osmaniye İli Bahçe Köyü Kuşdüneği Mevkii 168 ada 63-64 parsellerde bulunan Güneş Enerji Santrallerinin ilgili kanun, mevzuat ve yönetmeliklere uygun olarak anahtar teslim yöntemiyle kurularak geçici kabul onaylarının alınması işine ilişkin sözleşme düzenlendiği, sözleşme bedelinin 3.maddede belirtildiği, işin bedeli olarak 1.000 kWp için 480.000,00USD+KDV tutarında götürü ücret ödeneceği, FV panellerin tedariki ve ilgili gümrük ödemesi işverene ait olup, bu aşamadan itibaren panellerin sahaya nakliyesi de dahil olmak üzere, tesislerin geçici kabulüne kadar tüm resmi, gayriresmi ödemelerin yüklenici sorumluluğunda olduğu, fiyatların 1.000 KWp fiyatlar olduğu, 1000 KWp üzeri kurulumların 485USD/KWp bedel üzerinden hesaplanarak DC yerleşimden sonra çıkacak DC güç kat sayısı ile çarpılacağı, 1000 KWp üzeri kurulumların bu yöntemle belirlenerek birim fiyat üzerinden hesaplanarak geçici kabulü müteakip düzenlenecek hakediş doğrultusunda yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, işin süresinin 5.maddede, FV panellerin gümrüğe geldiği tarihten itibaren Gaziantep projeleri için 105, Adana ve Osmaniye projeleri için 60 takvim günü olarak kararlaştırıldığı, ödemenin 5.maddede avans ödemesi ve diğer kısımlar olarak belirtildiği, sözleşmenin feshinin 9.maddede düzenlendiği,... genel şartlara ilişkin 1.2.1.madde işverenin belirlediği alanda GES'ler ile ilgili tasarım, planlama, donanım, üretim, nakliye, montaj, entegrasyon, devreye alma ve işin bir bütün olarak tamamlanması için gerekli imalat, konstrüksiyon ve TEDAŞ revizyon işlemini de kapsayan ilgili tüm çalışmaların anahtar teslim esasına göre bu iş kapsamında olduğunun belirtildiği, ... Enerji...AŞ tarafından, ......AŞ'ne Ankara 17. Noterliği'nden keşide edilen 19/03/2018 tarihli ihtarname ile, davacının, 11 adet röle ve 10 adet invertör ekran kabinini personeline söktürdüğü, santralin günlerce atıl kaldığı, ihtarnamede belirtilen haklı nedenlerle sözleşmenin feshedildiği hususunun ve suç teşkil eden fiillerden dolayı cezai tahkikatın başlatılacağı, çeklerin iade edilmesi, sebebiyet verilen eksik ve hatalı imalatın nam ve hesabına yaptırılacağı  sadakat ve güven ilişkisine aykırı olan ve aynı zamanda suç teşkil eden tutum ve davranışlardan dolayı her türlü hukuki, cezai ve icrai yollara başvurulacağının ihtar edildiği, asıl davada  davacının, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiği, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasıyla yapılan işlerden kaynaklı bakiye alacağın tahsili isteğinde bulunmakta, davalı tarafın, davacının sözleşme kapsamında edimlerini eksik ve ayıplı ifa ettiği, üretim kaybının oluştuğu, davacının alacağının olmadığı savunmasında bulunduğu, davadaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeniyle davacı yüklenicinin imalat bedelinden kaynaklı bakiye alacağı olup olmadığı, var ise alacağından mahsubu gereken ayıplı işler bedeli olup olmadığı hususlarında toplandığı, mahkemece yapılan inceleme, yerinde yapılan keşifte toplanan kanıtlar, değişik iş dosyası içerikleri, bilirkişi asıl ve ek rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ... … AŞ  ile davalı ... Enerji ...AŞ arasında 30/01/2017 tarihinde imzalanan Gaziantep-Adana-Osmaniye Güneş Enerji Santralleri Anahtar Teslim Yapım İşi Sözleşmesi kapsamında yapılan 11 adet güneş enerji santralinin elektrik mühendisi kapsamında yapılan malzeme + montaj ve montaj işlerinde, eksikliklerin toplam işin %5'ine tekabül ettiği, davacının sözleşme gereği edimini ifa ettikten 25/12/2017 tarihinde davalı şirkete teslim ettikten, 05/02/2018 tarihli geçici kabul tutanakları düzenlendikten sonra, 15/02/2018 ve 21/02/2018 tarihli e-mail ile sahanın devralınmasını davalıdan talep ettiği, 12/03/2018 tarihinde davalı tarafından gönderilen e-mail ile TEDAŞ kabul sürecinden sonra sahadaki eksikliklerin tespitinin yapılmaya çalışıldığının belirtildiği, davacı tarafından 11 adet röle ve 10 adet invertör ekran kabininin söküldüğü, 6 gün sonra takıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2.maddesinde ....yazılı olarak ihtar edilen 1 haftalık süreye rağmen yerine getirmemesi veya yerine getirmeyeceğinin açık olması durumunda ikinci yazılı ihtar ile 1 haftalık süre sonunda sözleşmenin feshedileceği, aykırılığın giderilmesi için 1 haftalık sürenin verilmediği, taraflarca imzalanan 24/01/2018 tarihli mutabakata göre davacı alacağının KDV dahil 3.264.926,00 USD olarak belirtilmiş ise de, eksik ve kusurlu işlerin belirlendiği, muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, iş sahibinin garanti süresinde ayıp ihbarına da gerek bulunmaksızın ayıptan doğan haklarıyla ilgili olarak talepte bulunma hakkına sahip olduğu, bu çerçevede ayıp/kusurlu iş bedelinin davacı alacağından mahsubu gerektiği, ayıplı/kusurlu iş bedellerinin düşümü ile ve davalı tarafından, davacı şirkete verilen çekler ve banka havalelerine ilişkin, tarafların defter kayıtlarında herhangi bir tutarsızlık bulunmadığı, ödemeler bakımından birbirini teyit ettiği toplam ödeme tutarının 4.893.278,60 USD düşümü, eksik işler de gözetilerek bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplama sonucu bakiye alacağın 2.467.645,85 USD olduğu, önceki raporlarla arasındaki miktar yönünden farklılığın KDV'den kaynaklı olduğunun anlaşıldığı, KDV'ye ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirmelerde bilirkişi raporu içeriği, sunulan uzman görüşleri, mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamına göre; ... Enerji...AŞ'nin grup şirketleri içinde bulunduğu, her bir GES yatırımı için ayrı şirketler kurulduğu, yatırım teşvik belgelerinin bu şirketlere alındığı, ... Enerji adına düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesinin olmadığı, KDV muafiyetinden yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflerin belge kapsamındaki makine ve teçhizatlar alımının KDV muafiyetinden yararlanması gerektiği, yatırım teşvik belgesi sahibi davalı şirket olmadığından, davacının, davalı şirkete düzenleyeceği faturalarda KDV hesaplanması gerektiği, KDV tevkifatına ilişkin yapılan değerlendirmede, dava konusu GES inşaatının geçici kabul tutanaklarının 05/02/2018 tarihinde düzenlendiği, KDV tevkifatı bakımından 2018 yılında yürürlükte olan düzenlemelere göre işlem yapılması gerektiği, 16/02/2021 tarih ve 31397 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan \"KDV Genel Uygulama Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri Numaralı Tebliğ\" ile kısmi KDV tevfikatı uygulamalarında değişiklikler yapıldığı, 01/03/2021 tarihinden sonrası için tebliğin ikinci maddesiyle KDV dahil bedeli 5.000.000,00TL ve üzerinde olan yapım işiyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinin kısmi tevkifat uygulaması kapsamına alındığı, 01/03/2021 tarihinden itibaren geçerli KDV genel tebliğ öncesinde yapım işleriyle bu işlere ilişkin mühendislik, mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde yalnızca belirlenmiş alıcılara uygulanmış olduğu, bu tarihten sonra hizmet alan KDV alıcılarına tevkifat uygulanmaya başlandığı, işin kabulü tarihinde davacının belirlenmiş alıcılar kapsamında bulunmadığı, KDV tevkifatı uygulanmasının gerekmediği, buna göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, raporlardaki rakamsal farklılığın KDV'ye ilişkin olup, bu hususta değerlendirilmiş olmakla, asıl ve ek raporlar arasında çelişki olarak değerlendirilecek hususlardan sayılamayacağı mevzuat kapsamında rapor ve uzman görüşleri de mahkemece değerlendirilerek KDV uygulamasının yerinde olduğu ve tevkifat yapılamayacağı kanaatine varılarak, asıl davada alacak 2.467.645,85USD olmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından davalıya miktar da belirtilerek ödeme yapılması isteğini içerir Ankara 16. Noterliği'nden 26/03/2018 tarihli ihtarname keşide edilmiş, 3 gün süre verilmiş, ihtarname 03/04/2018 tarihinde tebliğ olunmuş, 3 günlük sürenin eklenmesiyle temerrütün 07/04/2018 tarihinde oluştuğu anlaşılmakla alacağa 07/04/2018 tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD mevduata birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği, birleşen 2018/692 esas sayılı dosyasıyla ilgi olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada yüklenici davacının bakiye imalat alacağının bulunduğu, dava konusu 31/10/2017 keşide tarihli 500.000,00TL'lik çekin keşidecisinin davacı, lehtarın ......A.Ş. olduğu, sözleşme kapsamında verildiği, keşideci davacının imalat alacağının bulunduğu, sözleşmenin 3.5.maddesinde geçici kabulden sonraki bir ay içerisinde yüklenici tarafından SGK ilişiksizlik belgesi veya borcu yoktur yazısı işverene verilecek denilmiş olup, kesin teminatın hangi koşulların gerçekleşmesi halinde iade edilip edilemeyeceğine ilişkin açık bir hükme yer verilmediği, sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği, sözleşmenin tasfiyesinin gerekeceği, davacının alacağının olduğu, borcun olmadığının SGK yazı cevabıyla belirlendiği, teminatın iadesi koşullarının oluştuğu, 31/10/2018 tarihinde nakde çevrildiği anlaşılmakla menfi tespit iken istirdata dönüşen davanın kabulü ile, 500.000,00 TL'nin 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte çek lehtarı davalı ... ... AŞ ile sözleşme tarafı diğer davalı ...... AŞ'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, birleşen  2020/256 esas sayılı davada; davacı taraf, davalı yüklenicinin haksız ve izinsiz olarak Gaziantep GES sahasındaki röle ve invertör ekranlarının sökülmesi sebebiyle enerji üretimi yapılamamış olan 13/03/2018 ve 19/03/2018 tarihleri arasında uğranılan zararın tahsili, davalı şirketin eksik ve ayıplı imalat sebebiyle 2018 ve 2019 yıllarındaki eksik üretim sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsili isteğinde bulunmakta, davalı taraf davacının alacağının olmadığı, talep edebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı savunmasında bulunduğu, asıl davada taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ayıplı eksik iş bedeli de düşülerek davacının bakiye alacağının belirlendiği, işbu birleşen davada ayıplı eksik işlerden kaynaklı zararın tazminine yönelik iki kalem alacak talebinde bulunduğu, birleşen bu davada davacı iş sahibinin üretim kaybından doğan varsa alacağını talep edebileceğinin anlaşıldığı, davacı tarafın, birinci kalem talebine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, Gaziantep Sarıbaşak köyünde 10 mW gücündeki 10 ayrı GES'e ait röle ve invertör kabininin sökülmesi sonucunda tesislerde 13/03/2018-19/03/2018 tarihleri aralığındaki 6 günlük süre içerisinde enerji üretimi yapılamadığı, yazılım güncellemeleri için invertör ve rölelerin sökümünün gerekmemesi ve sahada yapılabilecek olması gözetildiğinde, davacı-birleşen dosyada davalı yüklenicinin hatalı işlem yaptığı, işbu birleşen dosyada davacının üretilmeyen enerji karşılığı zarara uğradığı, miktarının 29.765,57 USD olarak hesaplandığı, bu miktar alacağı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın, ikinci kalem talebine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede tesislerin üretebileceği enerji miktarı konusunda bir garanti hükmünün yer almadığı, geçici kabulü yapılmış GES tesisleriyle ilgili olarak davalı-birleşen dosyada davacı iş sahibi tarafından 19/03/2018 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği, sözleşme feshi itibariyle Gaziantep ilindeki GES'lerde mevcut bulunduğu raporlarla tespit edilen eksikliklerin ileride hava şartlarına bağlı olarak enerji üretimini engel teşkil edecek nitelikte olmasına bağlı olarak bu eksikliklerin giderilmesi için bölüm bölüm yapılacak çalışmalarda her GES için toplamda geçecek sürenin belirlenerek hesaplama yapılması gerektiği, eksikliklerin tamamlanabileceği sürenin bilirkişi heyet raporunda belirlendiği, bu kapsamda zararın 26.039,55USD olduğu anlaşılmakla birleşen davanın 55.805,12‬USD(29.765,57+26.039,55USD) üzerinden kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüte düşürücü ihtarnamenin olmadığı, temerrütün oluşmadığı anlaşılmakla alacağın 10.000,00USD'sine dava tarihinden, kalan 45.805,12USD'sine ıslah tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD mevduata birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile; 2.467.645,85 USD’nin 07/04/2018 tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD mevduata birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek oranda faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2018/692 Esas sayılı davada; menfi tespit iken istirdata dönüşen davanın kabulü ile, 500.000,00TL’nin 31/10/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2020/256 Esas sayılı davada; davanın alacak miktarı için kabulü ile, 55.805,12 USD’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 USD’ne 19/06/2020 dava tarihinden, kalan 45.805,12 USD’sine 24/01/2024 ıslah tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD mevduata birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine karar verilmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen 2018/692 E.sayılı davada davacı- birleşen 2020/256 E. sayılı davada davalı  ... …A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından güneş enerji santrallerinin(GES) kurulumu yapılarak geçici kabul işlemlerinin gerçekleştirildiğini, karşı tarafça yapılan feshin haklı bir sebebe dayanmadığını, müvekkilinin GES sahalarına girişine izin verilmediğini ve bakiye alacağının ödenmediğini, mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, asıl dava yönünden; müvekkili  tarafından dava konusu GES’lerin sözleşmeye ve mevzuata uygun şekilde kurulduğunu, sözleşmenin Özel Hükümler başlıklı 1.2.3.maddesi  gereğince müvekkilinin karşı tarafla yapılan karşılıklı görüşmeler ve yazışmalar neticesinde projelere son şeklini vererek ilgili kurumlara onaylattığını ve bu onaylı projeleri uyguladığını, ancak bilirkişi raporlarında bu hususun göz ardı edildiğini, raporlara karşı sundukları uzman mütalaaları ve diğer delillerin bilirkişilerce somut gerekçelerle değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin GES'lerin kuruluşunun her aşamasında TEDAŞ'tan standartlarına uygun şekildi imal ederek sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bilirkişi raporlarında GES'lerin rüzgar yüküne karşı proje hesaplarının doğru yapılmadığı, topraklama ve kablolama işlerinden kaynaklanan eksiklikler olduğu, sözleşmede öngörülen marka dışında kablo kullanıldığı, yönetmeliğe aykırı ve eksik işlerin tespit edildiğinin belirtildiğini, ancak bu tespitlerin hatalı olduğunu, bilirkişi heyetince tespit edilen topraklama değerlerinin geçici kabul öncesi ve geçici kabul aşamasında yapılan ölçüm değerleriyle uyuşmadığını, bilirkişilerce herhangi bir ölçüm cihazı ile ölçüm yapılmadığını, projeye başlanıldıktan sonra sözleşmede yazılı kablo markasının TMSF’ye devredilmesi ve tedarikinde zorluk yaşanması sebebiyle iş tesliminin gecikmesinin gündeme geldiğini, bu sebeple karşı taraf şirketle görüşülerek sözleşmede yazılı marka kablonun muadili olan ve tedariki mümkün olan birkaç markanın kullanılabileceğinin bildirildiğini, bildirilen markalar arasından hangisinin kullanılacağını karşı tarafın seçerek müvekkili şirkete bildirdiğini ve hatta seçtikleri marka kabloların siparişinin de karşı tarafça verildiğini,  bilirkişilerin raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorunda olduklarını, bilirkişi  raporunun aynı zamanda denetime de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmesi gerektiğini, oysa bilirkişilerin topraklama değerlerinin ölçümlerini hangi cihazla ve teknikle ne şekilde yaptıklarını raporda belirtmediklerinden denetime elverişi olan bir rapordan bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla sadece bu eksiklikler nedeniyle dahi söz konusu raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, geçici kabul işleminin yapılmış olmasının  santrallerin projelere, yönetmeliklere uygun  kurulduğunun göstergesi olduğunu, dolayısıyla mahkemenin hatalı bilirkişi raporuna dayanarak eksik ve ayıplı işler gerekçesiyle sözleşme bedelinden kesinti yapmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, GES’lerin kurulum aşamasında karşı tarafça ... şirketinden alınan ürünlerin bedellerinin bilirkişi raporlarında yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunda ... şirketine müvekkili şirket adına karşı tarafça toplam 1.075.332,50USD ödeme yapıldığının tespit edildiğini, ancak karşı tarafça yapılan bu ödemelerden bir kısmının dava konusu GES'lere ilişkin olmadığını, GES'ler için müvekkili şirketten de gerekli onaylar alınarak bu proje için  harcanan toplam bedelin 715.385 Euro olduğunu, dava konusu iş için harcanmamış olmasına rağmen toplam hesaplamalara dahil edilmiş olan 377.585 Euro'ya itiraz ettiklerini, bilirkişi kurulunun 3.ek raporunda ... şirketine ilişkin faturalarda yer alan ama dava konusu GES'lerle ilgisi olmayan malzemelerin  toplam tutarının 377.385 Euro olduğunun tespit edildiğini, ancak yine bu tutarın müvekkili alacağına eklenmediğini, kaldı ki 377.585Euro tutarındaki malzemelerin dava konusu GES sahalarında kullanılmadığına göre bu durumun karşı taraf şirketin müvekkili adına böyle bir ödeme yapmadığı anlamına geleceğini, dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir belge sunmasına ihtiyaç olmaksızın 377.585Euro'nun karşı tarafın müvekkili şirket adına yaptığı belirtilen 1.557.195,57USD  tutarından her halükarda çıkarılması gerektiğini, projede kullanılan DC box’ların müvekkil tarafından yapılmış olup ... A.Ş’den alınmadığını, trafo köşkü ve içerisindeki malzemelerin müvekkil tarafından ... ve ... firmalarından tedarik edilerek sahaya kurulduğunu, iç ihtiyaç panolarının ise inverter köşkleri içerisinde hazır geldiğini, faturalardaki SIN’lerin dava konusu GES’lerin sahalarına ait olmadığını, ayrıca bu ürünlerin müvekkili tarafından sipariş edilmemiş ve hiç alınmamış olduğunu, bu huşulara ilişkin tüm belgelerin de dosyaya sunulduğunu, malzemelerin başka firmadan alındığına dair dosya kapsamında da bir iddia olmadığına göre tüm bu durumun mefhumu muhalifinden söz konusu malzeme ve üretimlerin müvekkili tarafından yaptırıldığının aşikâr olduğunu, bu nedenle 377.585Euro’nun  karşı tarafça müvekkili şirket adına yaptığı belirtilen ödemelerden düşülmesi gerektiğini,  mahkeme tarafından uzman mütalaası ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mütalaayı hazırlayan uzmanların görüşlerinin bilirkişi kurulunca değerlendirmeye alınmadığını, karşı taraf şirketin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanmadığını, kırık panellerin tespitinin teknik bilgiye sahip olmayan bir kişi tarafından bile çıplak gözle anlaşılabilir olduğundan bahsi geçen eksikliğin açık ayıp niteliğinde olduğunun tartışmasız olduğunu, 25.12.2017 tarihli iş teslim tutanağında varsa eksiklikler yönünden hakkını saklı tutmadığından dolayısıyla  karşı tarafın eseri mevcut haliyle kabul ettiğini, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, ayrıca paneller kırık olsaydı TEDAŞ'ça geçici kabulün yapılmayacağını, dolayısıyla panellerin müvekkilinin tesiste işlem yapmaya yetkili olduğu dönemde kırılmış olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle eserde eksik ve kusurlu iş bulunduğuna dair rapordaki değerlendirmeye itiraz ettiklerini, sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiğini, sözleşme'nin 5.maddesine göre müvekkili alacağının %90'ının TEDAŞ geçici kabulüne kadar, %6'sının TEDAŞ geçici kabulü sırasında, %4'ünün de kesin kabul sırasında ödenmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını, ancak TEDAŞ tarafından geçici kabul işlemleri yapılmış ve Gaziantep ve Osmaniye sahalarındaki GES’lerde eksiklik veya aykırılık olmadığı açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen müvekkili alacağının %35-40'lık kısmının davalı tarafından ödenmediğini,\tmüvekkili ile karşı taraf şirketi temsilen ... ile imzalanan ve dosyaya da sunulan 24.01.2018 tarihli hesap mutabakatında hesaplanan toplam iş bedelinin KDV hariç 6.925.182,13USD olarak belirlendiğini, ancak geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasının ardından karşı tarafça müvekkilinin çeşitli bahanelerle oyalandığını, sonrasında ise bakiye alacağı ödenmeyerek 19.03.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin ihtarname tarihi itibariyle feshedildiği, fesihle birlikte GES sahalarına girişin yasaklandığının belirtildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9/2.maddesinde fesih şartlarının düzenlendiğini, karşı tarafça süre de verilmeksizin Ankara 17. Noterliği'nin 19.03.2018 tarih 3789 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin derhal feshedildiğini, bu şekilde feshin sözleşmedeki hükme de aykırılık teşkil ettiğini,  alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından iddia edilen aykırılıkların giderilmesi için müvekkili şirkete 1 haftalık önelin verilmediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla fesih işleminin sözleşmeye aykırı olup haksız ve hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafın kontrolünde olan ges'lerdeki enerji üretiminden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet GES'lerde ayıplı bir imalat söz konusu olsaydı kaşı tarafın bu durumu müvekkiline ihbar ederek iddia edilen eksik ve hatalı imalatları müvekkili nam ve hesabına başka bir firmaya yaptırarak müvekkiline rücu edebileceğini, oysa karşı tarafın 6 yıldır süren yargılamada böyle bir girişimde ve talepte bulunmadığını ve zarar ettiği yönündeki iddialarının haksız olduğunu, ayrıca ayrıca müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeden de anlaşılacağı üzere karşı taraf şirkete enerji üretim garantisi vermediğini, bu sebeple üretimdeki kayıplardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, öte yandan TEDAŞ verilerinden bağımsız bir kuruluş tarafından hazırlanan rapordan görüleceği üzere karşı taraf şirketin üretim kaybı bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından sözleşme kapsamında karşı tarafa herhangi bir enerji üretim garantisi verilmemiş olmasına ve GES'lerde fizibilitelere uygun enerji üretiliyor olmasına rağmen bilirkişi raporunda karşı tarafın enerji üretim kaybının hesaplanmış olmasının hatalı ve çelişkili bir durum olup enerji üretim kaybı nedeniyle herhangi bir zararı olduğundan bahsedilemeyeceğini belirterek müvekkilinin asıl ve birleşen davasının kabulüne, karşı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen 2018/692 E.sayılı davada davalı- birleşen 2020/256 E. sayılı davada davacı ... …AŞ ile  birleşen 2018/692 E.sayılı davada davalı .......AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafsızlığına gölge düşmüş konusunda uzman olmayan bilirkişilerden oluşan heyette ısrar edilerek 1 kök 5 ek toplam 6 rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi taleplerinin reddedilerek yeni bir heyete gönderilmeden aynı heyetin hazırladığı birbiriyle tamamen uyumsuz 6 raporla dosyanın karara çıkarıldığını, böylelikle somut gerçeklikle bağdaşmayan haksız bir karar verildiğini, diğer bir taraftan mahkemenin müvekkili davasını kısmen kabul ederek ayıplı imalatın var olduğuna kanaat getirip zararlarını eksik de olsa tespit etmiş olmasına rağmen bu kararlarıyla çelişkili olarak istirdat davasını reddetmesi gerekirken kabul ettiğini, ...'in sözleşme ile taahhüt ettiği edimi gereği gibi ifa edemediğini, sahalarda birçok eksik ve ayıplı imalatları olması sebebiyle bu eksiklerin tamamlanması ve ayıplı ifaların tamamlanması için taraflar görüşmeler yapmakta iken karşı yanın  müvekkili şirketin elektrik üretimine başlamış olan Gaziantep Sarıbaşak'taki güneş enerji santrallerinin  11 adet röle ve 10 adet invertör ekran kabini nin ... yetkililerinin talimatı ile sırf müvekkilini zor durumda bırakarak ayıplı imalatlarına rağmen alacak tahsil etmek amacıyla çalışanı ... tarafından santrallerdeki elektrik üretiminin durdurulması için kasten söktürüldüğünü, 13.03.2018 ve 19.03.2018 tarihleri itibariyle santrallerin hiç çalışmadığını, elektrik üretiminin durduğunu, santralin elektrik üretiminin durduğu fark edildikten sonra müvekkili tarafından Jandarma'ya haber verildiğini,  söz konusu 11 adet röle ve 10 adet inventör ekranının ... çalışanının evinde bulunduğunu, alınan ifadesinde ise alacakları olduğu için enerji üretimini durdurmak için patronlarından talimat aldıklarını beyan ettiklerini, karşı yanın bu iş ve eylemleri nedeniyle açılan ceza davasının Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/350 E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, dosyada mübrez ifade tutanakları, ikrar ve tanık anlatımlarıyla da olayın sabit olduğunu, hal böyle olunca müvekkilinin mala zarar verme ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle iddianamesi düzenlenen karşı tarafla sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshetmesinin bir diğer önemli gerekçesinin  de ayıplı imalattan kaynaklı sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi olduğunu, müvekkilinin  ...'in yetkililerinin talimatı ile çalışanının suça konu bu fiilini öğrendikten sonra karşı yan ile yapmış olduğu sözleşmeyi feshettiğini ve bu fesih iradesini ihtarname ile ...'e bildirdiğini,  ... firmasının müvekkilini  zarara uğratmak için kasten elektrik üretimini kesmiş olmasının taraflar arasındaki güven ilişkisini sona erdirdiğini,  söz konusu ihtarnamenin dosyada mübrez olduğunu, ancak mahkemece müvekkilinin haklı nedenle derhal fesih hakkı yok sayılarak dosyada ayıplı ifaya ilişkin düzenlenen aykırılığın giderilmesi maddesinin gerekçeye derç edilerek hatalı bir tespitte bulunulduğunu, karşı tarafın belirtilen kasdi davranışının  derhal fesih için haklı neden sayılması gerektiğini, eksik ve ayıplı işler için sahada yaptırılan delil tespitlerinin hiçe sayıldığını, davacının edimini, yüklendiği işi gereği gibi yapmadığı anlaşıldığından, işin yapıldığı tarihe ne yakın tarihli yani 2018 yılında  Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/11 Değişik İş sayılı dosyasından delil tespiti talep edildiğini, kırık ve hasarlı güneş panellerinin yaklaşık 4000-4400 civarı olduğunun  tespit edildiğini  ve buna göre tespit raporunun tanzim edildiğini, bu tespitlerle yetinmeyen müvekkilinin ayrıca ... (...) isimli dünya çapında GES santralleri için otorite kabul edilen şirket tarafından santralde yapılan inceleme sonucu hazırlanan 20.02.2018 tarihli raporda tesisin teknik açıdan yetersiz olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemenin işin yapımına en yakın tarihli olan bu tespitleri göz ardı ettiğini,  eksik ve ayıplı imalatları bu nedenle eksik tespit ettiğini, yapılan eksik tespitleri de Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre bu eksiklerin sözleşme bedeline göre oranlanıp, bir bedel indirimi yapılması gerekmekte iken; usul ve yasaya aykırı olarak %5 nefaset indirimi denilerek geçiştirildiğini, karşı yanın sözleşme konusu işi eksiksiz hatasız imal etmesi durumunda dahi  6.117.250 $ sözleşme bedeli olarak dikkate alınması gerekmekte ise de bu hususa ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, yanlı tespitlerle karşı yanın beyanları esas alınarak dava konusu sözleşme toplam bedeli 6.925.182,13 $ olarak fahiş ve dayanağı sözleşmeden almayan bir bedelin raporlara esas alındığını,  bilirkişilerce yapılan %5 nefaset kesintisinin  sözleşme bedeline göre 305.862 $ olduğunu, oysa ki D.iş dosyası ile tespit edilen ... tarafından ayıplı ve eksik yapılan iş kalemlerinden sadece kırık panellerin bedelinin dahi dosyadaki panel bedeline ilişkin sunulan faturalar dikkate alındığında 4400 kırık panel x 56,64 $ = 249.216 $ olarak hesaplandığını, kırık panel dışında da birçok eksik ve ayıplı iş yapıldığının da dosyada mevcut tüm delil tespit raporlarıyla ortada olduğunu, ancak bilirkişilerin bu eksikliklerin hiçbirini ısrarla raporlarında değerlendirmeye almadığını, sadece mahkeme eliyle tespit edilen kırık panellere ilişkin zararın dahi bilirkişilerin yaptığı tüm eksik ayıplı imalatlar için belirlediği nefaset indirimini yaklaşık olarak yakaladığını, keza mahkemenin yargılama sırasında Gaziantep Sarıbaşak'taki GES sahasındaki yaptığı keşif ve tespitte dahi 3400 kırık panel olduğunun tespit edildiğini, ki D.iş dosyası ile yapılan tespit ile  mahkemenin keşfe gittiği tarihler arasında müvekkilinin sahadaki eksik ve ayıplı işleri, kırık panelleri tamamlama çabasında olduğunu, mahkeme tarafından yapılan tespitteki kırık panel sayısı dahi dikkate alındığında 3400 x 56,64 $ = 192.576 $ gibi bir bedelin müvekkilinin paneller için zararını göstermekte iken bu basit hususun dahi görmezden gelinerek haksız bir hüküm kurulduğunu, sözleşmede %0,0005'in üzerinde panelin zarar görmesi halinde panel bedelinin yüklenici ... tarafından müvekkiline ödeneceğinin net olarak kararlaştırıldığını, teşvik belgeleri ve karşı tarafın alacağına konu faturaların içeriği, tarafları dikkate alınmadan,  mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde KDV alacağına hükmedildiğini, üstelik KDV alacağı olmamasına rağmen karşı yan lehine tespit edilen KDV alacağının USD para birimi olarak hükme alındığını, faiz hesabının ise 3065 Sayılı KDV Yasası’nın 26. maddesine aykırı olarak vergiyi doğuran olay tarihine göre TL değil, USD üzerinden hüküm altına alındığını,  \t... tarafından teşvik belgelerine dayalı tanzim edilen faturaların ... Enerji'ye değil Vatangüneşi 1-2-3-4-5-6-7-13 ... ve ... şirketlerine tanzim edildiğini, dolayısıyla yatırım teşvik belgesi olan bu şirketlere kesilen faturalar için ... Enerji'nin niçin yatırım teşvik belgesi olması gerektiğinin anlamlandırılamadığını, tüm hukuk kurallarını alt üst eden bu gerekçenin istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, sözleşme ile vergiyi doğuran olayın tarafları ve mükelleflerinin değiştirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturanın tarafı olmayan davada taraf olmayan şirketlere ... tarafından tanzim edilen faturaların KDV yükünün  müvekkiline yükletildiğini, söz konusu şirketlerin yatırımının projelendirdiğini, teşvik belgesi aldığını, bu teşvik belgesini yükleniciye ibraz ettiğini, yüklenici mal ve hizmetlerini bu şirketlerin malik olduğu yerlere teslim ve ifa ettiğini,  faturasını bu şirketlere düzenlediğini, faturaları üzerinde istisna şerhini düştüğünü, KDV talep edilmesi ve buna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ......AŞ'ne yapılan herhangi bir teslimin olmadığını, KDV hesabını asla kabul etmemekle birlikte kabul edilmesi halinde dahi 3065 sayılı KDV Yasası’nın 26. maddesi gereğince vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek hesaplanması gerekmekte olup, vergiyi doğuran olay tarihi 2018 olduğundan 2018 yılı haricinde bir kurun dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplama yapan bilirkişilerin 26. maddeye aykırı şekilde;  USD üzerinden  KDV hesaplaması yaparak dava dosyasını içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini, bilirkişi raporlarında ayıplı imalattan kaynaklanan enerji üretim kaybının hesaplanmadığını, son birkaç raporda alelade birbiriyle çelişkili beyanlarla mahkemenin yanıltıldığını ve nihai olarak hesaplama adı altında teknik dayanağı olmayan geçiştirici bir bedel tespit edildiğini, ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmede enerji miktarı konusunda bir garanti hükmünün yer almadığına dair yine sözleşmeye aykırı olarak tespitte bulunduklarını, oysa ki tesisin üretebileceği enerji miktarının sözleşmede 16 sayfada 4.Garanti başlığı altında ... tarafından garanti edildiğini, güneş enerjisi sisteminin bir bütün olarak 4 yıl garantili olacağını, bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının aksine tesislerin üretebileceği enerji miktarı konusunda yüklenicinin garanti verdiğini, karşı yan ile müvekkili arasında hiçbir zaman kesin kabul yapılmadığını, geçici kabul işlemlerinden sonra eksiklerin kesin kabule kadar yine karşı yanda olduğunun da sözleşmenin 16.sayfasında Kabul İşlemleri başlıklı 3.3 ve 3.4.maddesinde düzenlendiğini, muayene ve test işlemleri sırasında Bölge Elektrik Dağıtım Kuruluşu ve TEDAŞ tarafından tespit edilen eksik ve hatalı imalat ve teçhizat arızalarının en geç 7 gün içerisinde yüklenici tarafından giderileceği, geçici kabulde belirtilmiş olan eksikliklerin, belirlenen kesin kabul tarihine kadar giderilmesi yükümlülüğünün münhasıran yükleniciye ait olup kesin kabul esnasında yüklenici firma yetkili temsilcisinin arazide hazır bulunacağının kaleme alındığını, müvekkilinin  sırf enerji kaybından doğan yaklaşık 1,5 milyon dolarlık zararının görmezden gelindiğini, mahkeme dosyası içeriği ve bilirkişi raporlarının birbirleriyle çelişkili olarak tanzim edildiğini, bir tarafta sadece ayıplı olarak ... tarafından imal edilen GES'in kolonlarının ayaklarının gereği gibi yapılması için 2 aylık bir süreye ihtiyaç duyulduğu rapor edilirken diğer yanda  Gaziantep Sulh Hukuk dosyası ile tespit edilen 169.211,52 m2 alandaki bütün eksiklerin tamamlanması için sadece 4 günlük bir sürenin gerekeceğinin rapor edildiğini, tüm bu çelişki ve hatalı tespitleri bilirkişi raporlarına itirazlarında sunmuş iseler de mahkemece  heyet değişikliğine gidilmeden 6 raporu da aynı heyetten almakta ısrar ederek ortaya somut gerçekle uyuşmayan teknik veriler içermeyen raporların esas alınarak verilen bir gerekçeli kararın ortaya çıkarıldığını, bir diğer yandan hükme esas alınan raporda hesaplama yapılırken dahi  GES için RES yani rüzgar enerji santrali değerleri esas alınarak hesaplama yapıldığını, raporun bu yönüyle dahi elle tutulur bir tespit  yapamadığının açıkça ortada olduğunu, kasten suç niteliğindeki; 13.03.2018-19.03.2018 tarihleri arası sahadaki 11 adet röle ve 10 adet invertör ekran kabininin sökülmesi sebebiyle oluşan zarar hesabında ise; karşı yanın sunduğu uzman görüşündeki ve kabulünde olan bedelden dahi daha düşük bir bedelin hesaplandığını ve bu düşük bedele hükmedildiğini, tesis başına üretim kaybının 39.401,10$ +KDV olarak hesaplanması gerektiği açık iken,  bu bedellerin faturalara göre hesaplanmasında zaten sistem kullanım bedelleri düşülerek hesaplama yapılıyor iken mükerrer sistem kullanım bedeli düşülmek suretiyle 26.039,55 $ zararın olduğuna hükmedildiğini ve yine güneş enerji santrali için RES dağıtım tarifesinin uygulandığını, zira karşı yanın sunduğu uzman görüşünde dahi zararın 39.401,10$ olduğu ortada iken verilmiş olan kararın hatalı olduğunu, bilirkişilerin kendi beyanları ile tasdik ettikleri üzere karşı yanla iltişime geçtiğini ve bu iletişimin aynı bilirkişilerce tanzim edilen bir kök 5 ek rapora yansıyarak tarafsızlıklarına gölge düşürdüğünü, bilirkişilerin mahkemenin ve taraflarının bilgisi olmadan karşı yandan dosyada olmayan bilgilerin temin edildiğini rapor ettiğini ancak dosyada eksik bilgi ve belgelerin hiç bir surette kendilerin istenilmeden  raporların eksiklik var denilerek dava konusu taleplerin hesabının yapılmadığını, bilirkişilerden  birinin yurt dışında olması nedeniyle dosyadan çekildiğini beyan ettiğini, ancak bu hususun dahi mahkemece kabul gördüğünü ve heyet değişikliğinin yapılmadığını,  yeni bir bilirkişi heyetine gönderilerek tarafsız ve gerçek tespitlerin yapılması neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılarak hüküm kurulmasını talep ettiklerini, aksi kanaat halinde bilirkişi raporlarında tespit edilen taşıyıcı konstrüksiyon için %5 nefaset indirimi, topraklama ve kablolama hataları sebebiyle eksik işler bedeli için %5, %0.0005 tolerans payı dışında kalan ve geçici kabul öncesine ait olduğu saptanan hatalı panel bedeli olarak hesaplanan 76.818,00 USD+KDV'nin, zaten sayaçlarda mahsup edilerek faturalandırılan bedelin ikinci kez mahsup edilen  9.635,44 USD'nin, 4400 kırık panel x 56,64 $ = 249.216 USD+ KDV'nin, raporla tespit edilen karşı yan namı hesabına ...'ye yapılan  ödemeler 1.557.195,57 USD'nin aksi kanaatte olunması halinde 937.039,74 USD'nin, 2018-2018 yılı gerçek üretim kaybı olan 1.262.953,30 USD+KDV'nin veya uzman görüşü dikkate alınarak 1.102.220,76 USD + KDV'nin aksi kanaatte olunması halinde dosyada mübrez raporlarda hesaplanan 3.514.771,98 kWh'tan enerji kaybından yola çıkılarak yapılan hesap toplamı 441.425,12 USD+KDV 'nin, bununla birlikte; teşvik belgeleri dikkate alınmadan  hesaplanan  1.246.532,78 USD tutar KDV alacağın kabulü kararının kaldırılmasına, KDV alacağı doğmuş olsa dahi KDV’nin de döviz cinsinden bulunacak bu bedelin 3065 Sayılı KDV Yasası’nın 26. maddesi gereğince vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek Türk Lirası cinsinden hesaplanması gerektiğinden, USD olarak KDV alacağına hükmedilemeyeceği dikkate alınarak mahkeme kararının kaldırılarak bu yönde karar verilmesini  talep ettiklerini, ...'in müvekkiline borcu olduğuna hükmeden mahkemenin aynı kararında menfi tespit yani borcu olmadığının tespiti (istirdat) davasını da kabul ettiğini, diğer yandan müvekkilinin ...'e borcu olmadığı, yapmış olduğu ayıplı ve eksik imalatların bedellerinin hesaplanmasında müvekkilinin alacaklı olması neticesinde teminat çekinin de iade şartlarının oluşmadığını, mahkemenin bu kararı ile de kendisiyle çeliştiğini, sözleşmenin 16.maddesindeki Garanti  başlıklı düzenlemenin 4.6.maddesi gereğince garanti süresince üretim miktarını düşüren arızalarda kayıp enerji bedelinin yüklenici tarafından karşılanacağı, bu süreçte işverenin bu kapsama giren zararlarının tazmin edilmemesi durumunda kesin teminat mektubunu nakde çevirme hakkına sahip olduğunu, dosyadaki raporlardan da anlaşılacağı gibi teminat çekinin iadesi için SGK ilişiksiz belgesinin dahi müvekkiline  teslim edildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığının rapor edildiğini, sözleşmeye aykırı olarak faiz işletildiğini, taraflar arasında alacak-borç ilişkisi netleşmeden sadece karşı yanın beyanı dikkate alınarak faiz işletilmesi hukuka aykırı olduğundan faiz tutarı ve faiz işletilme tarihine karşı itirazları dikkate alınarak reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, yapılacak bilirkişi incelemesi ile birleşen dava konusu taleplerinin kabulü ile asıl dava ve ...'in birleşen davası yönünden taleplerinin reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen 2020/256 esas sayılı dava alacak, birleşen 2018/692 esas sayılı dava menfi tespit iken istirdat istemlerine  ilişkin olup, mahkemece  verilen karara karşı taraf vekillerince  istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... ve ... şirketleri vekilince incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve  355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemesince dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle  iş sahibi tarafından alınan uzman görüşüne hasren davanın açılmadığı, bu nedenle mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme, yazışmalar, taraf delilleri, uzman görüşlerinin de değerlendirilerek tarafların itiraz ve beyanlarını da karşılar şekilde dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporuna uygun hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davaya yönelik alınması gereken 615,40TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın  asıl davanın davacısı .......A.Ş'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince  asıl davaya yönelik alınması gereken 681.103,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan  170.275,83TL  harcın mahsubu ile bakiye 510.827,46‬ TL harcın  asıl davanın davalısı ......AŞ'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2018/692 E. sayılı davaya yönelik alınması gereken 34.155,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL,  427,60 TL ve  8.538,75 TL olmak üzere toplam 9.393,95TL  harcın mahsubu ile bakiye 24.761,05 TL harcın birleşen 2018/692 E. sayılı dosya davalıları ......AŞ ve ......AŞ'den müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2020/256 E. sayılı  davaya yönelik alınması gereken 26.179,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.000,00 TL ve 5.545,00 TL olmak üzere toplam 6.545,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.634,62 TL harcın  birleşen 2020/256 E. sayılı   dosyanın davalısı .......A.Ş'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  24.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>         Başkan                     Üye\t             Üye                 Katip<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d6020f8199ae89b","SID":"28e718829a7e7609"}}