{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/1100 <br>KARAR NO:2025/1271<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/03/2025<br>NUMARASI:2025/118 E - 2025/118 K Değişik iş <br>TALEP  KONUSU:İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:13/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan  taleple ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Talep eden ... A.Ş vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle;17.01.2025   tarihinde borçluya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde \"sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız elektrik enerjisi kullanma\" şeklinde tespit yapılarak davacı yan adına ...seri nolu kaçak zabtı tanzim edildiğini, borçlu tarafından mahalde kullanılan ve  hukuka aykırı olarak menfaat elde etmek için üzerinde değişiklik yapılan sayaç, müvekkili kurum tarafından laboratuvar ortamında da incelendiğini yapılan incelemeler sonucunda borçlu tarafından kaçak elektrik kullanıldığı sabit olup , laboratuvar tutanaklarının sunduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine göre; \"Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi \"kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği,davaya konu kaçak elektrik tahakkukları  emsal Yargıtay kararları gereği aksi ispat edilinceye kadar kesin delil hükmünde olduğu, davalı borçlunun, ilgili kaçak elektrikten doğan borcunu ödememesi sebebiyle aleyhine ...Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emri henüz tebliğ edilememiş olup borçlunun mal kaçıracağına ilişkin ciddi duyumlar alındığını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 385.760,40TL alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine ve müvekkili lehine usul ekonomisi gereği...Sayılı dosyasından İhtiyati Haciz Kararının infazına karar verilmesini  talep etmiştir.Mahkemece ; Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan  şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmekle birlikte mevcut deliller, kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli olmadığı, bu haliyle ihtiyati haciz şartlarının  oluşmadığı, talebin yargılamaya konu edilmesi gerektiği gerekçesiyle , ihtiyati haciz isteyen tarafın talebinin reddine  karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,talep eden vekili istinaf etmiştir.Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz talep dilekçesinde  de açıkça belirtildiği üzere alacağın dayanağını oluşturan tutanakta \"sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız elektrik enerjisi kullanma\" şeklinde tespit yapılarak davacı yan adına ...seri nolu kaçak zabtı tanzim edildiği, davaya konu kaçak elektrik tahakkukları  emsal Yargıtay kararları gereği aksi ispat edilinceye kadar kesin delil hükmünde olduğu ,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2015 tarihli 2014/18095 E. 2015/4349 K. Sayılı ilamında da bu hususun belirtmiş olduğu, davalı borçlunun, ilgili kaçak elektrikten doğan borcunu ödememesi sebebiyle aleyhine...Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak borçlunun mal kaçıracağına ilişkin ciddi duyumlar alınmış, dosya kapsamında kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulmuş olup ihtiyati haciz yönünden haklılık tam olarak ispat edildiği, alacağın muaccel olduğu Yerel Mahkemece göz ardı edilerek talebimizin reddine karar verildiği,oysa ki  üzere icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, \"kamu alacağı\" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye girecek belkide hiç tahsil edilemeyeceği, bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; Talep,ihtiyati hacze ilişkindir.Dosyadaki belge ve bilgilere göre ; davalı hakkında işyeri ile ilgili olarak  kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu,  kaçak  faturaları  düzenlendiği,   tutanakta  abone/kullanan  kısmında davalı  isminan bulunduğu,imza kısmının boş olduğu   görülmektedir.Takip dosyasındaki borca itiraz dilekçesinde ,davalı vekilince müvekkilinin borcunun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği görülmüştür.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Talep eden  tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı ve fatura delil olarak sunulmuştur.Talebe  konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Buna göre yapılan değerlendirme sonucunda ; mevcut delil durumuna göre ,ihtiyati haciz için İİK 257. maddede düzenlenen  \"yaklaşık ispat\"  koşulunun oluşmadığı ,bu sebeple mahkemece verilen kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,talep eden tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27a17b2b903d4efb","SID":"86df7c88b9b358d9"}}