{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ <br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br><br>ESAS NO:2014/328 Esas<br>KARAR NO:2025/225<br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:04/08/2008<br>KARAR TARİHİ:14/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkette ... No.lu Nakliyat Sigorta Poliçesi ile ... A.Ş adına sigortalı emtia, İstanbul / Brescia İtatya'ya sevk edilmek üzere  2  ve 3 no'lu davalılara teslim edildiğini, sigortalı erntianın taşındığı ... plakalı araçlar Pendik / Trieste İtalya seferi için  1 nolu davalıya ait ... ... gemisine bindirildiğini, 08.02.2008 tarihinde söz konusu gemide çıkan yangın sonucu sigortalı emtea ve yüklendiği araçlar tamamen yandığını, gerçekleşen riziko nedeniyle sigortalı şirkete 14.07.2008 tarihinde 228.723,65-Euro hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin  bu ödeme nedeniyle sigortalının hasar sorumlularına karşı sahip olduğu tüm talep ve dava haklarına halef olduğunu beyanla 228.723,65-Euro (fiili tahsil tarihindeki YTL karşılığı) Hasar tazminatının 14.07.2008 tarihinden itibaren bankaların verdiği en yüksek oranda Euro faizi, vekâlet ücreti ve dava masrafları ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, ancak taşıdıkları emtia miktar ve değeri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ...-... İşletmeleri A.Ş  vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili ... ...-... İşletmeleri A. Ş.'ne ait “... ...” isimli  ...-... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, söz konusu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiva eden akülü-dizel yakıtlı yaklaşık 60 TIR ve kamyon bulunduğu, bu TIR ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağı bulunmadığını, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu,  müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100.000 TL (eski birim) ile sınırlandığını, davanın dava miktarı ve talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Nak İnş. Tic. İth. İhr. ve Tur. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Dış Ticaret ve Klima Sanayi A.Ş.'ne ait  31.01.2008 tarih ve 70013017 numaralı irsaliyeli faturada yazılı olan 250 adet kombi cihazının, Almanya'da bulunan alıcı ... adlı firmaya teslimine ilişkin nakliye işi ... uyarınca müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römork araca yüklenen emtialar, 03.02.2008 tarihinde Pendik ... terminalinden İtalya'nın Trieste limanına gitmek üzere araçlarla birlikte “... ... ... ...” adlı gemiye yüklendiğini, söz konusu deniz seyahati sırasında 06.02.2008 günü gemide çıkan yangın sonucu araçlar ve üzerindeki emtia yanarak tamamen zayi olduğunu, dava konusu malların taşınması sırasında meydana gelen yangın olayında davalı müvekkili şirketin hiçbir kusur ya da ihmali bulunmadığını, gemi içinde oluşabilecek bir yangına karşı müvekkili şirketin alabileceği herhangi bir önlemden bahsedilemeyeceğini, meydana gelen yangınla ilgili bir kusur ya da ihmal sözkonusu ise CMR m.2 uyarınca bunun sorumluluğu tamamen davalılardan ... ... ... İşletmeleri A.Ş'ne ait olduğunu, davacı taraf, 228.723,65 Euro hasar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, oysa, müvekkiline ait araçta bulunan emtianın toplam değeri 119.334,84 Euro olduğunu, bu tutar, 31.01.2008 tarih ve 70013017 numaralı irsaliyeli faturada da açıkça belirtildiğini beyanla davanın müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Lojistik Tah.tahl. Teşeronluk Taşımacılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak bu davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... ... isimli ...-... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan emtianın içinde bulunduğu ... plakalı araçlar ile birlikte yanarak zayi olması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nun 1472. Maddesine göre davalıya rücu edilmesi istemine ilişkindir. <br>Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini  istemiştir. <br>... ... isimli ...-... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan ... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.<br>Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından 2016/94 Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir.\" gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; \"... ... gemisinin ... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince  sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.<br> İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; \"... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca  dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (...Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih... sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da  değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği\" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. <br>Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ... nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ...-... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının \"sorumlu olmadığına\" karar verilmiştir.<br>Sigortalı emtianın kara nakliyecisi olan 2 ve 3 nolu davalıların sorumluluğu açısından Türkiye’nin de taraf olduğu CMR hükümlerinin mi, yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağı belirlenmelidir. CMR Konvansiyonunun 2. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre, yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden Deniz Ticareti hükümleri uygulanacaktır. Somut uyuşmazlık konusu yangın olayının meydana gelmesinde davalılar ... Nak İnş. Tic. İth. İhr. ve Tur. Ltd. Şti. ve  ... .... Şti.'nin kusurunun bulunduğu davacı tarafça iddia ve ispat olunmamıştır. Öyleyse bu davalılar açısından da TTK'nun Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerine gidilmelidir. Bu noktada gemi donatanı ile ilgili varılan sonuç 2 ve 3 nolu davalıların sorumluluğu açısından belirleyici olacaktır.Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamıyla ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiştir.<br>Böylelikle, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ...-... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının \"sorumlu olmadığına\" karar verilmiş olduğundan, aynı yangından kaynaklanan zararların tahsili için davalılar hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davalılar hakkındaki davanın REDDİNE,<br>2- Peşin alınan 5.558,00 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 4.942,60 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,<br>3-1 ve 3 nolu davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,<br>4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair,  taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2025<br><br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f87007ab08848513","SID":"021eb428b3a46620"}}