{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   10. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  10. HUKUK DAİRESİ<br><br>Dosya  No\t: 2024/2641 <br>Karar  No\t: 2025/1266<br>Karar Tarihi          : 08/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>Taraflar arasında yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, 6100 sayılı HMK m. 352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, 19/10/2021 tarihinde müvekkilinin ... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde iken davalı ... tarafından sigortalanan ve dava dışı ...r'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı 34 JU 5378 plaka sayılı araça sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının birden çok iş yaptığını ve gelirinin 5.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, Dicle ATK'dan alınan rapor ile maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini, kaza sebebi ile uğranılan maddi tazminatın ödenmesi için davalı .... şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 04.10.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 430.000,00 TL'na, bakıcı gideri yönünden ise 1.695,00 TL'na yükseltmiş, 27.11.2023 tarihli celsede geçici iş göremezlik tazminatına yönelik açılan davadan feragat etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, dosyaya sunulan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmediği, Trafik Sigortası Genel Şartlarında başvuru esnasında sunulması gereken evraklar içerisinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca raporun sunulması gerektiğini, raporda ilgili yönetmelikte sayılan uzmanlık alanlarına ilişkin hekimlerin imzasının bulunmadığını, raporun iyileşme süreci tamamlanmadan düzenlendiğini, bu hali ile davanın başvuru şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, maluliyet raporu için ATK 3. ihtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti içinde ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacının motosiklet sürücüsü olması ve kaskının olmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplama yapılması halinde 1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri dahilinde olduğu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacının gelirine ilişkin bir delil sunmadığını, temerrüt tarihinden yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>B)İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti: <br>Mahkemece yargılama neticesinde “.... plaka sayılı aracın 19.07.2021-19.07.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ..... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL ve tedavi giderlerinin de kişi başı 430.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağına göre 19.10.2021 tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davaya konu kaza nedeniyle Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının ....nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 31.03.2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı .... şirketine yapmış olduğu 17.05.2022 tarihli başvuru yazısının davalı ..... şirketine 20.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı .... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı .... şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi,  bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, buradan varılacak sonuca göre davacının tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.<br>Kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile sürücü beyanlarından;19.10.2021 günü saat 11.20 sıralarında davacının sevk ve idaresindeki ....plaka sayılı motosiklet ile .... karayolu üzerinde Diyarbakır istikametine seyirle olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, ...i Caddesi üzerinden seyirle gelerek....karayoluna giriş yapan davalı sigortalı araç sürücüsü .....'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı minibüsün sol arka teker kesimine çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.<br>Davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda; davalı sigortalı araç sürücüsü ....'ın sevk ve idaresindeki minibüs ile seyirle geldiği kavşak mahallinde ana yola giriş yapacağı sırada yola gereken dikkati vermediği, araç trafiğini etkin şekilde kontrol etmediği, güvenli ortamın oluşmasını beklemediği, yaklaşan vasıtaya rağmen yola giriş yaparak geçiş hakkına riayet etmediği, bu haliyle de, seyir yoluna girdiği araçla çarpıştıkları olaya sebebiyet verdiği kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ....'in ise, sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak mahallinde her ne kadar diğer araca nazaran ilk geçiş hakkına haiz ise de, mahal ve kavşak hız şartlarını gözetecek müteyakkız seyretmeyip zamanında etkin frenle gerektiği biçimde önlem almadığı oluş şartlarında %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.  <br>Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 24.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; kişinin engel oranının %19 ve sürekli olduğu, iyileşme sürecinin 4 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte %100 malül sayılması gerektiği, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının ise 1 ay olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu gerek dava dilekçesinin ekinde sunulan 08.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olması gerekse de kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi karşısında bilirkişi raporu mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak değerlendirilmiş ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. <br>Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %19 sürekli maluliyet ile %75 kusur oranı üzerinden ve  asgari ücrete göre hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatı oluşmadığı ve geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığından davacının sürekli maluliyete ilişkin hesaplamalarda zarar başlangıç tarihinin olay tarihinden itibaren başlatılacağı belirtilmiş, buna göre davacının geçmiş aktif dönem, gelecek aktif dönem ve gelecek pasif döneme ilişkin toplam sürekli iş göremezlik tazminatı  miktarı 837.520,02 TL, davalı sigortalının %75 kusuruna isabet eden miktar ise 628.140,01 TL ve bu miktara %20 müterafik kusur uygulanması halinde sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı 502.512,01 TL olarak hesaplanmış, bakıcı gideri ise 2.825,90 TL, davalı sigortalının %75 kusuruna isabet eden miktar 2.119,43 TL ve bu miktara da %20 müterafik kusur indirimi uygulanması halinde bakıcı gideri 1.695,54 TL olarak hesaplanmıştır.<br>Her ne kadar bilirkişi raporunda, davacının kaza tarihi itibarıyle aktif çalışması bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanmadığı ve bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatının başlangıç tarihi kaza tarihi esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, davacı kaza tarihi itibarıyle 42 yaşında olup, maluliyet raporunda belirtilen 4 ay ile sınırlı olmak üzere geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilir ve bu süre zarfında davacı %100 malül sayıldığından hesaplamanın %100 üzerinden yapılması gerekir. Davacı tarafça bu yönde düzenlenen bilirkişi raporuna açıkça itirazda bulunulmadığı gibi davacı taraf geçici iş göremezlik tazminatı talebinden de feragat etmiştir. Öte yandan, bilirkişi raporunda sürekli maluliyet tazminatının başlangıç tarihi kaza tarihi olarak esas alınarak davacının %19 maluliyeti üzerinden hesaplama yapıldığından, yapılan bu hesaplama davalı .... şirketinin aleyhine olmadığından mahkememizce ek rapor alınması yoluna gidilmemiş ve bilirkişi raporunda belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri yönünden değerlendirme yapılarak davacının tazminat kalemlerinin incelenmesine geçilmiştir. Davacı vekili, geçici iş göremezlik tazminatına yönelik talebinden feragat ettiğinden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Davalı .... sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Elde ki davaya konu trafik kazasında, motosiklette sürücü konumunda olan davacının kaza esnasında kask takip takmadığı dosya kapsamı itibarıyle belirsiz olmakla birlikte, davacının tedavi evrakları maluliyet raporuna göre davacının kafa bölgesinden de yaralandığı ve ameliyat edildiği anlaşılmakla, %75 kusura isabet eden tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekir. Davalı sigortalının %75 kusuruna isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine olarak hesaplanan miktarlara %20 müterafik kusur indirimi uygulandığında sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı 502.512,01 TL, bakıcı gideri ise 1.695,54 TL'dir. Sigorta poliçesinde kişi başı maddi tazminat miktarı 430.000,00 TL olduğundan davacının poliçe kapsamında talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı 430.000,00 TL'dir. Davacı tarafça talep edilen bakıcı gideri ise, sigorta poliçesinde yer alan tedavi giderlerine ilişkin kloz kapsamında karşılanması gerekir. Bu nedenle davacı tarafın poliçe kapsamında talep edilen 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.695,54 TL tedavi gideri istemine yönelik taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>Faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın minibüs vasfında ve ticari  olduğu anlaşılmakla davacının ticari işlerde uygulanan avans faizi faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.  Kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı .... şirketine 17.05.2022 tarihli yazı ile başvuru yapıldığı ve davalı ..... tarafından 20.05.2022 tarihinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus davalı ..... şirketine yazılan müzekkere ile gönderilen cevabı yazıda yer alan başvuru evraklarına ait kayıtlardan anlaşılmaktadır. Davalı ..... şirketince yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüde düşer. Sigorta şirketinin davanın kısmi dava olup olmamasına bakılmaksızın zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan tazminatın tamamı yönünden 01.06.2022 tarihi itibarıyle temerrüdü gerçekleşmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetildiğinde kabul edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin alacağın tamamına davalı.... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davanın kısmen kabul- kısmen reddine, Davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine yönelik talebinin kabulüne, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.695,00 TL bakıcı giderinin davalı ....... şirketinin temerrüt tarihi olan 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.<br>C) İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber maluliyet raporunda skar nedeni ile oran verilmiş olup plastik cerrahi uzman hekim değerlendirmesine yer verilmediğini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne uygun ve yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenmediğini, rapor içeriğine göre raporu tanzim eden hekimler arasında deri ve zührevi hastalıklar uzman hekimi ve ruh ve sinir hastalıkları uzman hekimi  bulunması gerektiğini, Yönetmelik hükmüne açıkça aykırı olarak tanzim edilen raporun kabulü mümkün olmadığını, raporda belirtilen skar büyüklüğünün yönetmelikte oran karşılığı bulunmadığını, mevcut skarların kişinin sosyo ekonomik yaşamına hiçbir etkisinin olmayacağını ve iş gücü kaybından bahsedilemeyeceğini, davacının sürekli ilaç kullanımı olmamasına rağmen nöbet sebebi ile maluliyet verilmesinin de hatalı olduğunu, gerekli tetkik yapılmadan maluliyet verilmesinin de hatalı olduğunu, dosyadaki raporun mahkemece harici temin edildiğini, mahkemece başkaca hastaneye sevk edilerek rapor tanzim edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulu 08.05.2022 tarihli Dicle Üniversitesi tarafından tanzim edilen rapor ile 25.04.2023 Dicle Üniversitesi raporu neredeyse aynı olduğunu, maluliyet oranı tespitinde yetkili kurum Atk 3.İhtisas Dairesi olduğunu, hükme esas alına aktüer bilirkişi raporunda hesaplamanın TRH-2010 Hayat Tablosu ve Progressif Rant yöntemine göre yapılmış ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken kişinin ömrü boyunca elde edeceği gelirin tek ödeme için peşin değere çevrildiği hesaplamada reel olarak % 0 iskonto kullanılması bilimsel açıdan gerçekçi olmadığını, yapılan aktüer hesabı sonucu olması gerekenden daha yüksek bir tazminat hesaplandığını, hesaplamaya ilişkin olarak Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna görüş sorulması gerektiğini, bakıcı gideri hesaplanmaması gerekirken başvuranın 18 yaşından küçük olduğu gözden kaçırılarak hesaplama yapıldığını, geçici bakıcı gideri sorumluluk kapsamında olmadığını  yine de hesaplama yapılacaksa net asgari ücret esas alınması gerektiğini, bakıcı giderinin talep edilebilmesi için başvuru sahibinin bakımının sağlanması için ücretli bir bakıcı tutulduğu ve çalıştırıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığını, davalı tarafça bu yönde herhangi bir belge sunulmaması sebebiyle bakıcı gideri hesaplamasında net asgari ücret esas alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise yukarıdaki savunmalarımız uyarınca poliçe limiti, sigortalının kusur oranı ve zarara uğrayanın da müterafik kusuru dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe:  <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususların olup olmadığı değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Dava, davalı ..... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri talebine ilişkin istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>1-Trafik kazasında yaralan, ölen ile ölenin desteğinden yoksun kalanların zarar talepleri destek ve destekten yoksun kalanların bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli \"PMF\" cetvellerine göre saptanmakta iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla \"TRH 2010\" adı verilen \"Ulusal Mortalite Tablosu\" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılması gerekir.<br>Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.<br> TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması ilkeleri gözetilerek hazırlanan raporda hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalı vekilinin hesaplamada 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğine dair istinaf itirazlarının reddi gerekir. (Bknz: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, 2024/2967 Esas ve 2024/3939 Karar)<br>2-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınması gerekmektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta, Dicle Üniversitesi Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulan uzman doktor heyetinden alınan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmayıp davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde değildir.<br>3-Davacının kaza tarihinden itibaren 1 ay süre ile bakıcı desteğine ihtiyacı olduğu, bakıcı ücreti olarak AGİ dahil net asgari ücret esas alınarak ve %25 oranında kusur indirimi yapılmak suretiyle bakıcı giderinin 2.119,43 TL hesaplanmış, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza esnasında kafa bölgesinden yaralandığı ve koruyucu ekipmanların takmadığından %20 müterafik kusur indirimi ile 1.695,94TL olarak tespit edilmiştir.  Mahkemece, tespit edilen bakıcı ihtiyacı süresi ve bakıcı gideri dikkate alınarak ve karar verilmiş olması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan bu yönlere ilişkin itiraz kabul edilmemiştir.<br>25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin sorumluluğu devam ettiğinin anlaşılması karşısında, davalının geçici bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. \t<br>4-Davacıda meydana gelen yaralamanın niteliği, tazminat alacağının miktarı ile davalı ..... şirketinin poliçe limiti ile sorumluluğu dikkate alındığında davacının daha yüksek miktardaki tazminat alacağının varlığı karşısında davalının sorumluluğa dair sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekir.<br>Bu itibarla, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.489,08TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 7.373,00 TL harcın mahsubuna, bakiye 22.116,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 359(4) maddesi uyarınca kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a-c hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025<br><br>Gerekçeli Karar Yazım Tarihi:08/05/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70f59c3d2a4ec2a1","SID":"56d4f372bc44e956"}}