{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2037 <br>KARAR NO: 2024/1961<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2014/237 (E) - 2021/922 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/262 E. sayılı davasında<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/02/2012 tarihinde,  davalıların zorunlu mali sorumluluk (ZMS) sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin yolun karşısına geçmekte olan yaya davacı ...'a çarpması sonucu davacının ağır yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 25.000 TL iş göremezlik tazminatı, 15.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 40.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/262 E. sayılı davasında; Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davaya konu kaza nedeniyle hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanan ve yoğun bakıma alınan davacıların yakını (eşi/babaları) ...'ın 20/08/2013 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davacıların onun desteğinden yoksun kaldıklarını, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/237 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; 7.766 TL ek ders ücreti, 7.280 TL tedavi gideri, 313.000 TL ... için, 113.600 TL ... için, 57.092 TL ... için destekten yoksun kalma zararı olmak üzere toplam 498.738 TL hesaplama yapıldığını, davalı ... Sigorta AŞ'nin 225.000 TL poliçe limitinin 100.000 TL'sini(... için 50.000 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere) davacılara ödediğini belirterek, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı ... için 263.000 TL, ... için 88.000 TL, ... için 32.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 7.766 TL ek ders ücreti ve 7.280 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 398.738 TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleriyle sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... ve ... Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, asıl davada davacı ... veya vekili tarafından usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin dosyaya sunulmadığını, usulen redde matuf olan ancak halen derdest olan asıl davaya ilave olarak, davacı tarafından bu defa birleşen davada aynı şekilde destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini,  geçici iş göremezlik(ek ders ücreti) talebi yönünden ana davada vekaletname eksikliğinden, ek davada da aktif husumet yokluğundan davanın reddine, destekten yoksun kalma tazminatı ve tedavi giderleri bakımından da davacının önceki talepleri karara bağlanmaksızın ikame edilmiş olması sebebiyle HMK 114 gereği dava şartı noksanlığı sebebiyle ayrıca dava dilekçesindeki taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; asıl dava bakımından davalı sigorta şirketi ile yapılan protokol kapsamında davacıların 100.000 TL asıl alacağını tahsil ettiği, bu talebi aşan kısım yönünden ikinci defa ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen dava bakımından dava konusu olan destekten yoksun kalma tazminatı, ek ders ücreti ve tedavi giderinin asıl davaya konu olduğu ve asıl davanın derdest olduğu gerekçesiyle birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle; davacıların önceki vekili 11/12/2013 tarihli dilekçeyle davayı ıslah ederek 100.000 TL destekten yoksun kalma tazminatına çevirmişse de önceki vekilin 23/05/2018 tarihli dilekçesinin ilk derece mahkemesince ıslah dilekçesi olarak belirtildiğini, işbu dilekçenin mahiyeti ve hukuki niteliği itibarıyla bedel artırım dilekçesi olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu sonrasında ortaya çıkan farklı alacak rakamları üzerine dava dilekçesinde talep edilen rakamı tekrar düzeltme ihtiyacının ortaya çıkabileceğini, davacının yargılamanın sonraki aşamalarında yeni bir bilirkişi raporu alınacağını ve alacak rakamının değişebileceğini önceden bilemeyeceğini, hakkın kötüye kullanılması teşkil etmedikçe ortaya çıkan yeni hesaplama nedeniyle veya tahkikatta gecikmeye mahal vermeyen bir değişiklik nedeniyle bedel artırımı yapabilmenin mümkün olduğunu, önceki davacı vekilinin 23/05/2018 tarihli dilekçesinde 07/05/2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatı alacağını artırma yoluna gittiğini, dolayısıyla belirtilen dilekçenin ıslah dilekçesi değil bedel artırım dilekçesi olduğunu, mahkemece önceki vekilin 23/05/2018 tarihli dilekçesinin mahiyeti itibarıyla ıslah dilekçesi olduğu yönündeki kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve müvekkillerin hak kaybına sebebiyet verdiğini, önceki davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçeler kapsamında davalıların yapılan ıslahın ikinci ıslah niteliğinde olduğuna yönelik itirazları nedeniyle müvekkillerinin herhangi bir hak kaybına uğramaması ve ıslah itirazları kapsamında mağduriyet yaşamaları adına hukuka uygun olarak toplam 398.738 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesi talebiyle birleşen davayı açtığını, nitekim birleşen davanın dava dilekçesinde birleştirme talebinde de bulunduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere talep sonucunu artırmak isteyen davacının ek dava açabilmesinin hukuken mümkün olduğunu, bu kapsamda mahkemece ya 23/05/2018 tarihli dilekçesindeki bedel artırımına itibar edilmesi ya da  birleşen davadaki taleplere itibar edilmesi gerektiğini, oysa mahkemenin hem 23/05/2018 tarihli dilekçeyi ıslah dilekçesi niteliğinde kabul ederek  işbu dilekçeye itibar etmeyeceğini belirtmiş hem de birleşen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verdiğini, bu durumun müvekkillerinin ağır hak kaybına sebebiyet verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 08/02/2012 tarihinde, davalıların ZMS sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin yolun karşısına geçmekte olan  davacıların yakını (eşi/babaları) yaya ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu, bir süre sonra ise vefat ettiği anlaşılmıştır. Asıl dava, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine; birleşen dava, asıl davada yapılan hesaplama gereğince destekten yoksun kalma tazminatı ve öğretmen olan müteveffanın ek ders ücretlerinden mahrumiyeti sebebiyle kazanç kaybı ve tedavi gideri istemine ilişkindir. 1-Asıl davaya yönelik istinaf itirazının incelenmesi; Davacı ...'ın dava devam ederken ölmesi nedeniyle mirasçıları olan eşi ve çocukları (..., ... ve ...) tarafından davaya destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle devam edilmek istenmiş, bu amaçla adı geçen davacılar vekilinin asıl davaya sunduğu 11/12/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle; muris ...'ın ölümü nedeniyle müvekkillerinin onun desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline; davalı sigorta şirketinden poliçe limitleriyle sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, HMK'nın 119/2 maddesi gereğince  sunduğu 20/10/2014 tarihli dilekçesi ile her bir davacı yönünden talebini açıklayarak davacı eş için 50.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 25.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.Davacılar vekilinin asıl dava dosyasına sunduğu 23/05/2018 tarihli dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı ... için 313.000 TL, ... için 113.600 TL, ... için 57.792 TL olarak belirlemiştir.Davacı ...'ın yaralanması nedeniyle  geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkin asıl davanın, davacı ...'ın  kazadan bir müddet sonra ölmesi nedeniyle mirasçıları tarafından davanın tamamen ıslah edilerek destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle davaya devam edilmek istenmesi davacı tarafın farklı olması nedeniyle mümkün değil ise de asıl dava yalnız öleni değil mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalardan olduğundan mirası bir bütün olarak kazanan mirasçılar ..., ... ve ...'ın asıl davadaki talepler (davacı ...'ın ölmeden önceki talepleri) yönünden davaya katılmalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece alınan 07/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'in % 65, davacıların desteği ...'ın % 35 kusur oranına göre yapılan hesaplamada müteveffa ...'ın  devlet memuru olması sebebiyle, kaza tarihiyle ölümü arasında maaşları tam ödeneceğinden bu yönde kazanç kaybı oluşmayacağı ancak ek ders ücretlerini alamamasının kazanç kaybı oluşturacağı, buna göre 7.766,71 TL ek ders ücretlerinden mahrumiyeti sebebiyle kazanç kaybı ve 7.280,52 TL tedavi gideri olduğu; destek ...'ın ölümü nedeniyle davacı ...'ın 313.007,97 TL, ...'ın 113.600,46 TL, ...'ın 57.792,27 TL destekten yoksun kalma zararının olduğu, 225.000 TL teminat limiti aşıldığından orantı kurulmak suretiyle  davacı ... için 145.807,45 TL, ... için 26.552,80 TL, ... için 52.639,75 TL destekten yoksun kalma zararı tespit edilmiştir. Bu durumda yaralanmadan kaynaklı iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkin asıl davanın destekten yoksun kalma tazminatı olarak  tamamen ıslahı mümkün olmamakla birlikte 7.280,52 TL tedavi giderine karar verilmesi gerekirken ikinci kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. 2-Birleşen davaya yönelik istinaf itirazının incelenmesi; Dava şartlarını düzenleyen HMK'nın 114/1. maddesinin (ı) bendinde \"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması\" şeklinde ifade edilen derdestlik nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.Somut olayda, asıl dava 10/12/2012, birleşen dava ise 25/04/2021 tarihinde açılmış olup asıl dava davacı ...'ın trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine, birleşen dava ise trafik kazası sonucu davacıların yakını (eşi/babaları) ...'ın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, öğretmen olan müteveffanın ek ders ücreti ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Bu durumda asıl davanın konusu olmayan destekten yoksun kalma tazminatı ve ek ders ücreti yönünden derdestlikten söz edilemez. Mahkemece tedavi gideri yönünden derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru ise de asıl davanın konusu olmayan, birleşen davada talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ve ek ders ücreti yönünden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Davacılar vekili 03/09/2020 tarihli dilekçesiyle davalı ... Sigorta AŞ'nin davacılara 100.000 TL ödediğini, bakiye poliçe limiti olan 125.000 TL’den anne ve baba payı ayrıldıktan sonra davacılara düşen 81.205 TL'nin davacıların sigortaya haricen başvuru yapması halinde ödeneceğini, bilirkişi raporuyla tespit edilen 499.445 TL alacağın  100.000 TL'sinden feragat ettiklerini, davalı sigorta şirketini 100.000 TL üzerinden ibra ettiklerini, bakiye 399.445 TL alacağın davalı ... Sigorta AŞ 125.000 TL poliçe limiti ile bağlı kalmak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili de 02/07/2021 tarihli dilekçesinde;  davacı vekili ile akdedilen 04/03/2020 tarihli protokol çerçevesinde sulh olunduğunu, davacı tarafa sulh protokolünde belirlenen ödemenin yapıldığını belirtmiş, dilekçe ekinde sunulan \"Sulh Protokolü ve İbraname\" başlıklı  04/03/2020 tarihli belge fotokopisinin incelenmesinde; dava konusu olay nedeniyle poliçeden kaynaklı tüm zarar kalemlerine ilişkin olarak uyuşmazlığın sulhen sonuçlandırılması ve 100.000 TL asıl alacak, 36.500 TL işlemiş faiz, yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücreti dahil olmak üzere toplam 158.983 TL'nin  ... Sigorta AŞ tarafından davacı tarafa ödenmesi konusunda tarafların mutabık kaldıkları, bu miktardan 3.347,46 TL vekalet ücreti stopajı düşüldükten sonra toplam 155.635,54 TL'nin davacı tarafa ödeneceği, yapılacak ödeme nedeniyle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2014/237 Esas sayılı davasıyla ilgili olarak ölüm ve yaralanma kaynaklı, poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar (bakiye poliçe limitinden müteveffanın anne ve babasına düşen pay ile davacılara düşen pay olan 81.205 TL hariç olmak üzere) ... Sigorta AŞ, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün başkaca bir sorumluluğu kalmayacağı, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacakları yönünden, fazlaya ilişkin ve/veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da olmayacağı, ... Sigorta AŞ'ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceği, derdest olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/237 Esas sayılı dosyasındaki maddi tazminat taleplerinden ... Sigorta AŞ, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü yönünden ve davaya konu haktan gayri kabili rücu, ibra ve feragat edeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiklerinin; davacıların, yapılan ödeme ile Sigortadan veya sigortalıdan ek tazminat talebinde bulunmayacağının, bakiye poliçe limiti olan 125.000 TL'den anne ve baba payı ayrıldıktan sonra davacılara düşen 81.205 TL'lik kısmın ise davacıların Sigortaya haricen başvuru yapılması halinde ödeneceğinin, davacıların, sigorta poliçe limiti üzerinde kalan maddi tazminat alacaklarına ilişkin sigortalı aracın işleteni ve sürücüsüne karşı talep ve dava haklarının saklı olduğunun  belirtildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar”  başlığını taşıyan 111. maddesinde ise “Karayolları Trafik  Kanunu ile  öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; birleşen dava açılmadan önce davacı tarafla davalı ... Sigorta AŞ arasında 04/03/2020 tarihli sulh protokolü yapılmış, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme belgesi sunulmamış ise de sulh protokolünde asıl alacak olarak 100.000 TL'nin kararlaştırılmış olması, birleşen dava dilekçesinde davacılar vekilinin davalı sigorta şirketinin  davacı ... için 50.000 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL ödeme yaptığını bildirmesi karşısında her bir davacı için belirtilen miktarların ödendiğini kabul etmek gerekmiştir.Asıl davada alınan 07/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... için 313.007,97 TL, ... için 113.600,46 TL, ... için 57.792,27 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış olup davalı sigorta şirketince davacılara yapılan ödemeler mahsup edildiğinde (... için 50.000 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere) davacı ...'nin 263.007,97 TL, ...'ın 88.600,46 TL, ...'nin 32.792,27 TL destekten yoksun kalma zararı bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi yönünden bakiye 125.000 TL teminat limiti aşıldığından Dairemizce orantı kurulmak suretiyle davacı ... için 85.525,33 TL, ... için 28.811,23 TL ve ... için 10.663,44 TL destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına; buna göre asıl davanın kısmen kabulüne, ölen ...'ın yaralanması nedeniyle 7.280,52 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıların miras payı oranında davacılara verilmesine;  birleşen dava yönünden ise taleple bağlı kalınarak ölen ...'ın yaralanması nedeniyle ek ders ücretlerinden kaynaklanan 7.766 TL kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara miras payı oranında verilmesine; davacı ... için 263.000 TL, davacı ... için 88.000 TL, davacı ... için 32.000 TL destekten yoksun kalma tazminatına (davalı sigorta şirketi davacı ... için 85.525,33 TL, ... için 28.811,23 TL ve ... için 10.663,44 TL destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olmak kaydıyla) karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: I-Asıl davanın kısmen kabulüne, 1-7.280,52 TL tedavi gideri tazminatının davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden kaza tarihi olan 08/02/2012 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden asıl dava tarihi olan 10/12/2012   tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak miras payı oranında davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 118,80 TL harç ile 1.570,07 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.688,87‬ TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.073,47‬ TL'nin davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından peşin yatırılan 118,80 TL peşin harç, 21,15 TL başvurma harcı ve 1.570,07 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.710,02‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsile alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan 1.239,55 TL posta ve tebligat gideri, 1.200 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.439,55‬ TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.216,79 TL'sinin (davalı ... Sigorta AŞ 708,72 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan 130 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 11,87 TL'sinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, bakiye kısmın adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Asıl davada Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2. maddesine göre belirlenen 7.280,52 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,7-Asıl davada Dairemizin karar tarihinde  yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, II-Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/262 E sayılı davada; 1-7.766 TL ek ders ücretinden kaynaklı kazanç kaybı tazminatının davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden kaza tarihi olan 08/02/2012 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden birleşen dava tarihi olan 25/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak miras payı oranında davacılara verilmesine, 2-Davacı ... için 263.000 TL, davacı ... için 88.000 TL, davacı ... için 32.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi davacı ... için 85.525,33 TL, ... için 28.811,23 TL ve ... için 10.663,44 TL destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olmak kaydıyla) davalılar  davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi  yönünden kaza tarihi olan 08/02/2012 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden birleşen dava tarihi olan 25/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, 3-Tedavi giderine yönelik davanın HMK'nin 114/1-ı ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.693,23 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.633,93‬ TL karar ve ilam harcının (davalı ... Sigorta AŞ 9.049,10 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 118,6‬0 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Birleşen davada davacı ... için Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 43.322,56 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta AŞ 14.719,20 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 7-Birleşen davada davacı ... için Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta AŞ 10.192,75 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 8-Birleşen davada davacı ... için Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta AŞ 10.192,75 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 177 TL posta ve tebligat gideri ile  1.476‬ TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31/12/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc097c1729729856","SID":"fb6a3117763a4f2c"}}