{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1134 <br>KARAR NO: 2025/592<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2022<br>NUMARASI: 2020/28 Esas - 2022/307 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; dava dışı asıl borçlu ... Tic.Ltd.Şti.'ye kredi kullandırıldığını, davalının iş bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine Beyoğlu ... Noterliğinin 07/01/2019 tarihli hesap kat ihtarının gerek asıl borçlu gerekse müteselsil kefil olan davalı borçluya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalı borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, davanın İstanbul mahkemelerinde açılması gerektiğini, araçların İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı ipotekli takibinde satıldığını, kefillerden ...'nın vefat ettiğini, müvekkilinin kefilin aynı zamanda mirasçısı olduğunu ve ... hakkında başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin şikayet yolu ile iptal edildiğini, ayrıca asıl borçlu şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkilinin kefalet sözleşmesini imzalarken eşinden muvafakat alınmadığını, müvekkilinin şirkette ortak olarak görünse de fiilen bir çalışması olmadığını, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunu, ayrıca rehin açığı belgesi alınmadan kefile karşı takip yapılamayacağını, müvekkilinin tacir sıfatı olmaması nedeniyle sözleşmedeki faiz hükümleri ile bağlı olmadığını belirterek davanın reddine, % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı ile dava dışı  ...Ltd. Şti. arasında ... ve ... Kredi numaralı 2 adet taksitli ticari taşıt kredi sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davacının 08.01.2019 tarihinde Beyoğlu ...Noterliği aracılığı ile ... yevmiye numaralı ihtarname düzenlediği, ilgili ihtarnamenin davalıya 09.01.2019 tarihinde daimi çalışanına tebliğ edildiği, 10.01.2019 tarihinde temerrüt oluştuğu, bankacı bilirkişinin 10/01/2022 tarihli raporundaki hesaplamanın hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, toplam 19.873,24‬-TL (... Nolu Ticari Taşıt Kredisi Yönünden; asıl alacak 12.466,29-TL, Temerrüt Faizi 439,81-TL ve BSMV 21,99-TL olmak üzere toplam 12.928,09-TL)(... Nolu Ticari Taşıt Kredisi Yönünden; asıl alacak 6.106,91-TL, Temerrüt Faizi 184,67-TL ve BSMV 9,23-TL olmak üzere toplam 6.300,81-TL)(Masraf Yönünden; İhtarname masrafı 644,34-TL) üzerinden takibin aynen devamına, asıl alacak 18.573,2‬0-TL'ye takip tarihinden itibaren %25,92 temerrüt faizi ve bu temerrüt faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, fazla talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; mahkemece hükme elverişli olmayan bilirkişi raporu benimsenerek karar verildiğini,rapora karşı itirazların değerlendirilmediğini, kat ihtarındaki alacağın 07/01/2019 tarihli 921,89-TL ödeme düşüldükten sonra kalan tutar olduğu halde bilirkişi tarafından 921,89-TL tutarlı alacağın mükerrer olarak düşülmesi sonucunda alacağın eksik hesaplandığını, bunun dışında 644,34-TL ihtarname masrafı ile makbuz ibraz edildiği halde bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, taksitlerden herhangi birinin ödenmediği tarihte temerrütün meydana geleceği sözleşmede açıkça belirtildiği halde bilirkişi raporunda temerrütün kat ihtarının tebliğinden sonra gerçekleştiğinin kabulünün doğru olmadığını, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; davacı bankanın müvekkilinin mirasçılık sıfatından kaynaklı olarak sorumluluğuna gittiğini, davacı bankanın tercih hakkını bundan yana kullandığından müvekkilinin kefalet sorumluluğuna gidemeyeceğini, sözleşmede eş muvafakati bulunmadığını, müvekkilinin şirkete usulen ortak edildiğini,bu nedenle geçerli bir kefalet bulunmadığını, rehinli takipteki araç satış bedellerinin incelenmediğini, hesaplamada dikkate alınan satış bedelleri ile rehinli takiplerdeki satış bedellerinin karşılaştırılmadığını, taraflar arasında delil sözleşmesi olsa bile bankadaki kayıtların değil resmi kayıtların dikkate alınması gerektiğini, ayrıca araç satış bedelleri düşülürken paranın icra dosyasına girdiği tarihin değil hatalı olarak bankaya girdiği tarihin dikkate alındığını ve hesaplamanın hatalı yapıldığını, tahsilat yapılmasına rağmen reddiyatın geç yapılmasından borçlunun sorumlu tutulamayacağını, icra takibinin sadece ... nolu kredi için başlatıldığı halde hesaplamada ... nolu kredinin de dikkate alındığını, oysa bahsi geçen kredinin takip konusu olmadığını, bu kredi için de alacak hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, yine rehin açığı belgesinin icra takibine konu edilmediğini, rehin açığı belgesi olmadan müvekkili hakkında takip başlatılamayacağını, davacının iflas eden şirketin iflas masasına alacak kaydı yaptırmadığını, bu hususun müvekkilini zarara uğrattığını, asıl borçlunun konkordato sürecinde olduğunun müvekkiline bildirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için kefil hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 07/11/2017 tarihli ... ve ... Kredi numaralı 2 adet taksitli ticari taşıt kredi sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davacı tarafından hesabın 07/01/2019 tarihinde kat edilerek 08.01.2019 tarihli ... ve ... yevmiye nolu ihtarnamelerin davalıya 09.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, temerrütün 10.01.2019 tarihinde oluştuğu, aynı alacakla ilgili davacı tarafından dava dışı asıl borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı rehinli takibi başlattığı, rehnin paraya çevrilmesine müteakip ise davacı tarafından davalı hakkında 35.878,94-TL asıl alacak, 644,34-TL masraf, 35,67-TL BSMV, 713,41-TL işlemiş faiz olmak üzere 37.272,36-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, mahkemece 644,34-TL ihtarname masrafı, faiz ve feriler dahil olmak üzere toplam 19.873,24-TL üzerinden takibin devamına karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur. TBK’nın  584/3. Maddesinde şirket ortak ve yöneticilerinin şirket lehine verdikleri kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı belirtilmiş olup davalının asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, TBK'nın 583. maddesindeki kefaletin geçerlilik koşullarının da bulunduğu anlaşıldığından davalının kefaletin geçersizliğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalının, diğer kefil ...'nın mirasçısı olması, kefil sıfatıyla sorumluluğuna gidilmesine engel değildir. İcra takibinin sadece ... nolu kredi için başlatıldığı halde hesaplamada ... nolu kredinin de dikkate alındığı, itirazın iptali davasında takipteki talebin genişletilemeyeceği ileri sürülmüş ise de takip talebinde alacağın dayanağı olarak hesap kat ihtarnamesi ve kredi sözleşmesinden bahsedildiği, ancak takip talebine hem ... nolu hem de ... nolu kredi belgelerinin eklendiği dikkate alındığında alacak hesabında her iki kredinin dikkate alınmasında hatak bulunmamaktadır. Kaldı ki sözleşmenin 3. maddesinde kredi borçlusunun birden fazla kredi kullanması durumunda yapılacak ödemelerin alacaklı finans kurumuna dilediği kredi borcuna öncelikle mahsup etme yetkisi verilmiştir.  Bunun dışında aynı alacakla ilgili rehinli takip yapılması, kefil hakkında takip başlatılmasına engel olmadığı gibi dava dışı asıl borçlu şirketin 08/02/2019 tarihinde iflas ettiği, kat ihtarnamesi tebliğine rağmen borcun ödenmediği dikkate alındığında TBK'nın 586/2 uyarınca müteselsil kefil davalının sorumluluğuna gidilmesine engel bulunmamaktadır. Davacının iflas eden şirketin iflas masasına alacak kaydı yaptırmadığını, bu hususun müvekkilini zarara uğrattığını, asıl borçlunun konkordato sürecinde olduğunun müvekkiline bildirilmediğini ileri sürerek davacının kefile müracaat hakkını kaybettiği ileri sürülmüş ise de TBK'nın 594. maddesi kapsamında dosyaya yansıyan bir zarar bulunmadığı gibi davalının asıl borçlu şirketin ortağı olduğu dikkate alındığında davalının bu istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Bunun dışında rehinli araçların satış bedelinin icra dosyasındaki satış bedeli ile karşılaştırılmadığı ileri sürülmüş ise de rehinli araç satışından dolayı icra dosyasına yatan bedellerden icra dairesinde yapılan kesintilerden arta kalan kısımların ödeme olarak dikkate alındığı anlaşılmakta olup bilirkişi tarafından hesaplamada dikkate alınan miktarlar alacaktan doğru olarak düşülmüştür. Bunun dışında rehin araç satış bedellerinin icra dosyasına daha önceki bir tarihte girdiği halde bankanın hesabına daha sonra girmesinden dolayı sonraki tarih esas alınarak fazla faiz hesaplandığı ileri sürülmüş ise de her iki aracın satışında da rehinli araç bedellerinin kalan kısımlarının ihaleden daha sonraki tarihte tamamlandığı, yapılan kesintilerden hesaplanmasından arda kalan kısımların araçlar yönünden ayrı ayrı 22/04/2019 ve 30/04/2019 tarihlerinde banka hesabına geçtiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Her iki araç yönünden de kat ihtarnamesinde 07/01/2019 tarihli 921,89-TL ödeme düşüldükten sonra kalan tutar alacak gösterildiği halde bilirkişi tarafından 921,89-TL ödemenin mükerrer olarak düşüldüğü davacı tarafça ileri sürülmüş ise de 921,89-TL ödemenin hesabın kat edildiği gün yapılmış olup kat tarihindeki alacaktan 921,89-TL ödemenin düşüldüğü davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bunun dışında temerrütün taksit ödemelerinin yapılmadığı tarihte gerçekleştiği, dolayısıyla temerrüt faizinin taksit tarihlerinden itibaren hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de davacı tarafından davalı kefile ve asıl borçluya gönderilen ihtarnamelerde bir günlük süre verildiği dikkate alındığında davacının bu uygulaması karşısında temerrüt faizin taksit tarihinde hesaplanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Davacı vekili  ihtarname masrafını da istinafa konu etmiş ise de  hükümde davacı lehine ihtarname masrafı yönünden de itirazın iptaline karar verilmiştir. Buna karşılık; İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Davacı bankanın hesaplanabilir ve likit nitelikteki alacağı için koşulları oluştuğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken,icra inkar tazminatı talebinin  reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedeni haklı görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline  likit alacak nedeniyle  %20 oranda hesaplanan 3.974,64-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Katılma yoluyla istinaf eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  28/03/2022 Tarih  2020/28 Esas  2022/307 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın ... nolu ticari taşıt kredisi yönünden 12.466,29-TL asıl alacak, 439,81-TL faiz, 21,99-TL BSMV, ...  nolu ticari taşıt kredisi yönünden 6.106,91-TL asıl alacak, 184,67-TL faiz, 9,23-TL BSMV, 644,34-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 19.873,24‬-TL alacak üzerinden iptali ile takibin 18.573,2‬0-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %25,92 oranında faiz ve faizin %5'i oranında BSMV işletilerek devamına, fazla talebin reddine, -Hükmedilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.974,64-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  -Şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 1.357,54-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine 450,16-TL ile icra veznesine yatırılan 186,36-TL olmak üzere toplam ‬636,52‬-TL harcın mahsubu ile kalan 721,02‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 690,92‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 650-TL bilirkişi ücreti ve 86,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 736,75-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 392,82-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,  Davacı lehine taktir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan  5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanarak 699,60‬-TL'sinin davalıdan, 620,4‬0-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, \"Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,\" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Alınması gereken 1.357,54-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 339,38-TL harcın mahsubu ile kalan 1.018,16-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 80-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 42,65-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd2c43d4ad874640","SID":"39623a7b0aa5be21"}}