{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1648 <br>KARAR NO: 2025/645<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 26/04/2022<br>NUMARASI: 2018/873 Esas - 2022/393 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 14/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ...'ın 21.12.2015 tarihinde ... Mah. Sultan ... Cad. ... Sok. kavşağı mevkiinde, davalı şirket nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalı işleten, ... adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralanmış olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin sol dizinde kırılma gerçekleşmiş, uzun süre tedavi görmüş ve bir ameliyat geçirmiş olduğunu, ameliyat sonrası halen, sol ayağında bulunan germe tel sebebiyle yürümekte güçlük çekmekte ve baston kullanmakta olduğunu,   müvekkilinin hurdacılık yaparak geçimini sağlamakta olup bu meslekten kazanç elde ettiğini, meslek kuruluşlarından araştırma yapılması halinde aylık elde edileceği gelirin tespit edilmesi gerektiğini,  6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açmış olduklarını belirterek, trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı sakatlık ve maluliyete ilişkin fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 1.000 TL maddi tazminatın davalı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle çektiği acıların, ızdırabın ve sıkıntıların bir nebze de olsa giderilmesi için 30.000 TL manevi tazminatın (Manevi tazminat bakımından 3 numaralı davalı hariç) davalı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı yana ödeme yapılmış olup davanın bu sebeple reddi gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan zarar kalemleri için teminat vermekte olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirketin davacının teminat kapsamında yer alan taleplerinden yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarının Trafik Sigortası Genel Şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebi ile elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşürülmesi gerektiğini, faizin yasal faiz olması gerektiğini,  hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Davalı ... ve ...vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın ne şekilde kazaya müdahil olduğuna ilişkin ayrıntılı beyanlarının Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/373 E numaralı dosyasında mevcut olduğunu, bu kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/373 E numaralı dosyasındaki keşif eksik yapıldığı için kazadaki kusur oranının yeterince değerlendirilmemiş ve bu sebeple adli tıp raporunun da eksik bir inceleme neticesinde hazırlanmış olduğunu, bu nedenle mevcut dosyada yeniden keşif yapılıp kusur raporu hazırlanması gerektiğini, kusur raporu hazırlandıktan sonra davacı yanın maluliyet raporunun aldırılması gerektiğini, dosyada oluşacak maddi sorumluluğun ... Sigorta A.Ş.'nin sigortası kapsamında olup müvekkillerin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-36.581,14 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 21.12.2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.12.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin hurdacı olması nedeniyle emsal ücret araştırması yapılmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, maluliyet tespiti bakımından anayasa mahkemesi iptal kararı gereğince Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenen ATK raporunun esas alınması gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın ruhsatta kamyonet olarak gözükmekte olup davalının ticari işleri için kullanıldığını, bu sebepten hükmedilen tazminata ticari avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ...'a için 28.08.2018 tarihinde 21.976,44 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamaya yeterli olduğunu,  yeterli ödemeye rağmen hesaplama yaparak bakiye tazminat çıkarılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, aktüer hesaplaması yapılırken şirketin ödeme yaptığı tarih dikkate alınarak yapılan ödemenin zararın ne kadarını karşıladığının tespit edilmesi gerektiğini, 2018 yılında yapılan ödemeye %9 faiz uygulanırken, hesaplamanın güncel asgari ücret üzerinden yapılması halinde bakiye çıkacağının açık olduğunu, asgari ücret üzerindeki artış %9 oranından fazla olduğunu, bu nedenle yapılan ödemenin ödeme tarihinde zararı karşılamaya yetip yetmediği incelenmeksizin, hesap yapılmasının hatalı olduğunu, bakiye tazminat için aktüer hesaplaması yapılırken ödemenin yapıldığı tarihe göre zararın karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini,  itiraza konu bilirkişi raporunda ise ödeme tarihindeki veriler esas alınmadan hesaplama yapılmış ve bakiye tazminat hesaplandığını, oysa ki ödeme tarihi verileri esas alınarak hesaplama yapıldığında davacılara yeterli tazminat ödemesi yapıldığının anlaşılacağını, bu nedenle eksik inceleme yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 21/12/2015 tarihinde davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile ... takiben ... Caddesi yönünde doğru seyir halinde iken önünde  el arabası ile aynı yöne doğru seyir halinde olan davacıya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.  Davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine davacıya  28/08/2018 kısmi ödeme yapıldığı ancak dosya kapsamına ibraname sunulmadığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan ibraname bulunmadığından, KTK'nın 111.maddesi kapsamında anlaşma olmadığından dava tarihinden önce yapılan ödeme ile ödeme tarihi itibariyle yapılması gereken ödeme arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Bakiye alacak yönünden usulünce verilmiş ibraname bulunmadığı için Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına uygun şekilde önceden yapılan ödeme makbuz hükmünde kabul edilerek dava tarihinden önceki ödeme rapor tarihine kadar güncellenerek tazminattan mahsup edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2015/14406 E. ve 2018/8459 K.sayılı kararı) Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi   tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın  kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın  gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar vekili desteğin tekstil sektöründe triko operatörü ve malul kalan davacı ...'in tekstil sektöründe makinacı  olarak çalıştıkları iddia etmiş ise aldıkları ücrete ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Dosya kapsamına desteğin ve davacı Serpil'in  SGK'dan  ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtilmiştir. Davacı Serpil'in kaza tarihi itibariyle çalışma kaydının bulunduğu, desteğin SGK kaydında en son Şubat 2013 tarihi itibariyle çalışma  kaydının bulunduğu görülmektedir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun ve malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2018/910 Esas ve 2019/12325 Karar sayılı ilamı). Dava dilekçesinde davacının mesleğinin hurdacılık olduğu belirtilerek emsal ücret araştırması yapılması talep edilmiştir. Davacının aylık gelirine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmıştır. Dosya kapsamına göre davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği ispatlanamadığından mahkemece asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak belirlenen tazminat üzerinden karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle;  davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.498,86 TL harçtan peşin alınan 624,80 TL harcın mahsubu ile bakiye  1.874,06 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.14/04/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b654cb7d9078ba79","SID":"38694864e1effc45"}}