{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1912 <br>KARAR NO: 2024/1988<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/06/2019<br>NUMARASI: 2014/303 Esas - 2019/685 Karar<br>DAVA: Alacak<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN <br>2008/59 ESAS - 2008/15 KARAR SAYILI DOSYASINDA<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine  dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>ASIL DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın Sultanhamam Şubesindeki ... hesabın sahibi olup, 15/11/2007 tarihi itibariyle hesabında 295.678,88 TL'nin bulunduğunu, 19/11/2017 tarihinde ilgili şubeye başvurularak hesaptaki paranın başka bir hesaba havale edilmesinin talep edildiğini ancak talebin yerine getirilmediğini,  davalı bankanın  müvekkilinin bir borcu bulunmamasına rağmen hesaptaki parayı bloke ederek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, bu durum sonucunda müvekkilinin maddi manevi zararlara maruz kaldığını, davalı bankanın bloke ettiği paranın müvekkiline iade etmesi gerektiğini bildirerek; davacının davalıdan 295.678,88 TL alacağının bulunduğunun tespiti ile bu meblağın 15/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>ASIL DAVAYA CEVAP: Davalı vekili, 22/10/2003 tarihinden itibaren müvekkili banka ile Üye İşyeri Sözleşmesi imzalanmış olan ... Peyzaj- ... firmasına tahsis edilen pos 2003-2007 yılları arasında sadece 37 adet  kart hamiline ait 52 adet kredi kartı ile alışveriş yapıldığını, davacının müvekkili banka ile olan anlaşması gereği alışverişlerinde woldcard kullanılan müşterilerine  verilebilecek maksimum puan olan 40 kat  worldpuan verildiğini, başka bir deyişle  alışveriş tutarının %20 sine karşılık gelen tutarlar maliyeti üye işyerlerine ait olmak üzere woldpuan olarak kart hamillerinin kredi kartına yüklendiğini, bu puanlar seyahat kampanyasında kullanıldığında  üye işyerinin kazandırdığı puanların karşılığı YTL'nin iki katı kadar bir katkının müvekkili banka tarafından yapıldığını, müvekkili bankanın yaptığı incelemelerde kazanılan bu puanların tamamının worldpuan seyahat kampanyasında ücretsiz uçak bileti alımında  kullanıldığının belirlendiğini, davacının hesap hareketlerinin incelenmesinde kredi kartı ile yapılan alışverişler sonrasınra davacı tarafından doğrudan veya ...'a ait hesap aracılığıyla bahsedilen  kredi kartlarından bazılarına paralar yatırıldığını veya bazı kredi  kartı sahiplerine Eft  yapıldığının tespit edildiğini, bu durumda ... Peyzaj -... firmasının  Pos'undan geçen satış tutarlarının gerçek alışverişlerden kaynaklanmadığını, müvekkili bankaca işyeri sözleşmesinin feshedildiğini, davacının usulsüz işleri nedeniyle  26/09/2007 tarihi itibariyle ile 2.194.366,99 YTL borcu bulunduğunu, müvekkili bankaca davacı hesabında bulunan 258.718,88 YTL borcuna mahsup edildiğini, müvekkili bankaca davacıya ihtarname keşide edilerek kalan borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, müvekkili bankanın  zararının tazmini için İstanbul 7 ATMnin 2008/59 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, davalı ... ile müvekkili banka arasında 27/10/2003 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını,  ve müvekkili bankanın üye işyeri olarak faaliyette bulunduğunu,  davalı ... ve diğer davalılarla arasında gerçek bir alışveriş olmadığı halde  diğer davalılara ait kredi kartlarını, Pos cihazından  geçirip işlemler yaparak müvekkili bankayı zarara uğrattığını, üyelik sözleşmesinin feshedildiğini, davalı ...'ın usulsüz  işlemler yaptığını, Beşiktaş ...Noterliğinden gönderilen 21.11.2007 gün ve ... numaralı ile hesabında bulunan 258.718,88  YTL'nin borcuna mahsup edildiğinin bildirdiğini, banka zararının kendisinden ve usulsüz  kullanılan 52 adet kredi kartının hamili olan diğer 37 davalıya karşı açılacağının ihtar edildiğini, davalılar hakkında Eyüp C. Başsavcılığında soruşturma açıldığını, bankanın zararının tam olarak tespit edilemediğini, tespit edilen 1.935.648,11 YTL zararın ...'tan zararın tamamının, diğer davalılardan ise belirtilen tutarlar ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren %126 faiz yürütülmek kaydıyla müteselsilen tazminine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Birleşen davada davalı ... vekili; davacı banka ile arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığın ve  tarafına kredi kartı tahsis edildiğini, davacı bankanın kredi kartının tarafından kullanıldığını ve kredi kartlarından dolayı davacıya bankaya herhangi bir borcunun mevcut bulunmadığını,  ...'ın kredi kartını kullandığını ve hesap ekstrelerinde borç görünmediği için de  kredi kartının ... tarafından kullanılması işleminde herhangi bir yanlış görmediğini, yaklaşık 1,5-2 sene önce karta ihtiyacı olduğu için kredi kartını ...'tan geri aldığını, haksız olarak kazanıldığı iddia edilen worldpuan kullanımının da mevcut olmadığını, ... tarafnıdan kredi kartı işlemleri haricindeki borcun ödenmesine ilişkin paradan başka  para ve bir para ve yapılmış herhangi bir eft işleminin olmadığını, davacı bankanın ... Peyzaj -... ile ilgili beyanları ve üye işyeri sözleşmesinin kendisiyle hiçbir ilgisi bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ...,  ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davacı karşı davalı bankanın davalı ... ile diğer davalılar arasında gerçek bir alışveriş söz konusu olmadığı halde davalılara ait kredi kartlarını kendisine teslim edilmiş  olan Pos cihazından geçirerek sadece worldpuan kazandırmaya yönelik işlerler yaparak bankayı zarara uğrattığı ve 2.194.366,99  YTL borcu olduğu yönündeki iddiasının  hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, pos cihazından geçirilen tüm işlemlerin gerçek alışverişe dayalı olup, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını, davacı bankanın 4 yıl  boyunca ... firmasını denetlediğini, bir usulsüzlük tespit edilmediğinden ilişkilerinin devam ettiğini, müvekkillerinin kredi kartıyla yaptığı alışverişlerinin bedellerini süresinde ödediğini bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar  ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı ...'ın müvekkillerinin eski dostluklarını ve iyiniyetini suistimal ederek kredi kartlarını kullandığını, müvekkillerine açılan davanın 3.kişinin hilesiyle oluşan sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir alacak davası olduğunu ve iade iyiniyete göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkillerinin davacı bankaya ... tarafından kullanılan kredi kartlarına  hiçbir borcunun bulunmadığını, somut olayda en büyük kusurun davacı bankaya ait olduğunu, müvekkillerinin bu durumdan hiçbir menfaatinin olmadığını,   bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar ... ve ... vekili, davacı bankanın iddialarına konu olan olaylarla 3.şahıs durumunda olan müvekkilleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili davalıların kredi kartlarının ... tarafından uzun süre kullanılması halde dijital ortamda online bankacılık yapan davacı bankanın geçen zaman içinde hiç ses çıkarmaması gelişen olayların banka menfaatine uygun hareketler olduğu izlenimi edindiği kanaatini oluşturduğunu, müvekkili davalıların davacı bankayı zarara uğratmak gayesinde bulunmadığını, dava konusu olayda  müvekkillerinin bir menfaat elde etmediklerini, davacı bankanın kusurlu bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar  ... ve ... vekili, müvekkilerinin aynı işyerinde çalıştıkları ... ve onunla birlikte olduğu bir-iki  kişinin organize ettiği bir yasadışı kart kullanma ve menfaat temin etme olayında müvekkillerinin güvenlerini kötüye kullanılmak suretiyle  suistimal  edildiklerini, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı bankanın üzerine düşen denetim görevini yerine getirmediğini, davacı bankanın olayın suçlusu ... ile yaptığı sözleşme hükümlerinin sözleşmeye taraf olmayan 3.kişi durumundaki müvekkilerine uygulanamayacağını bildirerek;  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar ... ve H... vekili, dava konusu olaylar neticesinde zenginleşen kişinin ... olduğunu,  müvekkillerinin dava konusu olayla ilgili zenginleşmediğini ve hiçbir çıkar elde etmediklerini, davanın müvekkillerine yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davanın müvekkileri açısından husumetten reddi gerektiğini, davanın müvekkileri yönünden zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu, davada en büyük kusurun davacı bankada olduğunu, müvekkillerinin kredi kartlarından talep kadar harcama yapılmadığını, talep edilen faiz miktarının fahiş olduğunu bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ...; davacı banka ile arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, şahsına ait kredi kartı ile yasal olarak ve hakkı olan yasal işlemler yapıp bankanın ve üye iş yerinin taahhütlerinden faydalandığını, davacı bankanın üye iş yeri ile kendi aralarındaki problemler nedeniyle doğan uyuşmazlıktan kendisinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ... vekili, müvekkillerinin diğer davalı ...'ın ricası üzerine kredi kartlarını kullanmak üzere ...'a verdiklerini, bu kartların kullanılmasından müvekkillerinin bir menfaat elde etmediklerini, kredi kartlarının ... tarafından kullanıldığını ve bu işleyişten müvekkillerinin bilgilendirilmediğini, davacı bankanın kusurunun bulunduğunu bildirerek; davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, Bankanın world puan uygulamasına göre kredi kartı sahiplerinin kullanım tutarından %1 inden %40 ına kadar çıkıldığı durumlarda puan verildiği, bu puanların anında alışveriş için para yerine kullanılabildiği, veya ücretsiz uçak bileti alma imkanını sağladığı,kart kullanım tutarının %40ı puan olarak kart sahibine verilirken puan tutarının banka ve üye işyeri arasında yarı yarıya paylaşıldığı, puanın %20sinin banka, %20sinin üye işyeri tarafından karşılandığı, bedava uçak bileti ücretinin 1/3ünün işyeri, 2/3ünün banka tarafından karşılandığı, kazanılan ücretsiz uçak bileti hakkının kart sahipleri tarafından hiçbir kısıtlama olmaksızın 3.kişilere devir etme imkanın bulunduğu, kart hamillerinin kazandıkları puanları bedava uçak bileti kampanyasında kullanmaları halinde bankaca bu puanların farklı bir katsayı ile değerlendirildiği, yaklaşık 2 katı kadar  puan kullanma imkanına sahip oldukları, ... ile işlem yapmış olarak gözüken davalı kredi kartı sahiplerinin aynı işyerinde çalıştıkları, davalı ...'ın ... Peyzaj adlı işyerinde davalıların kredi kartlarıyla ekstre dönemleri içinde çok sayıda alacak işlemleri yaptığı, postan işlem yapma ve para yatırma işlemlerinin aynı gün içerisinde defalarca tekrarlandığı,aynı veya yaklaşık olarak aynı tutarların pos işleminden sonra hesaba tekrar yatırıldığı ve tekrar kullanıldığı, zaman zaman hesaba borçtan daha fazla para yatırılarak işlemlere devam edildiği, davalı banka tarafından yapılan kredi kartı limit artışları nedeniyle de kullanım tutarlarının artma imkanı olduğu, zimmet sütunu toplamının da puan hesaplamasında baz oluşturması sebebiyle bu işlemlerin bedava  uçak bileti kampanyasında hak kazanmak için hediye puanı üretme amacıyla yapıldığı, borç alacak hareketleri şeklindeki tutarların devir ettirildikten sonra kart kullanımından dolayı bir ana para borcunun kalmadığı, davacı bankada davalı kart sahiplerinin hesaplarında meydana gelen olağandışı hareketleri algılayacak denetim ve kontrol mekanizmasının bulunmadığı, ayrıca üye işyerinde meydana gelen olağandışı işlemleri ve ani ciro artışlarını algılayacak bir kontrol ve tedbir mekanizmasının da bulunmadığı, ...'ın ticari defter ve kayıtlarının çalınması sebebiyle zayi belgesi aldığı, bu nedenle kendisine ait işletmenin ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği ancak ...'ın firmasının 2003 yılının Ekim ayında kurulduğu, firmada aylık cironun katlanarak olağan şekilde büyümesinin hayatın olağanakışına aykırı olduğu, ... tarafından işlemlerin gerçek alışverişlerden kaynaklandığının belgelenemediği, davalı ...'ın  kredi kartı sahipleri  diğer davalılara ait kredi kartları ile onların yerine satış belgelerini imzalayarak banka ile akdedilen üye işyeri sözleşmesi, kredi kartı kurallarına aykırı davrandığı, ... tarafından bankaya ibraz edilen faturaların Vergi Usul Hukuku bakımından eksik ve tereddüt doğurucu şekilde düzenlediği,  davalı kredi kartı sahiplerinin ...'a verdiklerini belirtitkleri kartlarla pos başında birbirini takip eden günlerde hatta gün içinde müteadit defalar tekrarlanarak yapılan işlemlerin gerçek bir satış işlemi olduğunun kabul edilmesinin imkan dahilinde olmadığı,  yapılan işlemlerin fektif olduğu, bu işlemler dolayısıyla bankanın zarara uğradığı, üye işyeri sözleşmesinin 16.maddesi  kapsamında fiktif işlemleri yapan ...'ın  bankanın zararından sorumlu olduğu, bankanın talep edebileceği zarar miktarının 2.194.366,90 TL bulunduğu, ...'ın hesabından üye işyeri sözleşmesinin 13.maddesindeki rehin, takas, mahsup ve virman hakkına yönelik düzenleme uyarınca  yapılan 295.678,88 TL tutarındaki mahsup işlemi sonucunda bankanın talep edebileceği miktarın 1.898.688,02 TL olduğu, diğer kredi kartı sahipleri davalıların menfaat temin ettiklerine ilişkin herhangi bir kesin tespitin olmaması,kredi kartının kullanımında davacı bankanın limit aşımına izin vermesi, kullanım tutarlarının artmasına dolaylı olarak sebebiyet vermesi, işlemlerin olağandışı olduğunu farkedebilecek bir güvenlik ve kontrol mekanizmasının bankada bulunmaması, uçak bileti hakkı devredilirken hiçbir sınırlama getirilmemesi, kontrol yapılmaması ve kullanım organizasyonunu aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan ilişki ile ... firmasına devir etmiş olması sebebiyle davacı bankanın kusurlu olduğu, kredi kartı sahiplerine üyelik sözleşmesinin kredi kartı sahiplerine yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi kök ve ek raporu ile  anlaşıldığından; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davadan önce davalılar temerrüde düşürülmediğinden 1.898.688,02- TL'nin dava tarihinden itibaren üye işyeri sözleşmesinin 7.maddesinde belirtilen en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %50 si ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden hesap edilen %126 oranındaki temerrüt faizi işletilerek davalı Yusuf Karataş'tan tahsiline, diğer davalılar açısından davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:  Asıl davada davacı/ Birleşen davada  davalı ... vekili,  henüz ortada bankanın belirli ve muaccel bir alacağı olmadan, müvekkile ait olup uhdesinde tuttuğu parasını istediğinde geri vermeme gibi bir hak ve yetkisi olmadığını, ortada fiktif işlemler olmayıp  müvekkilinin  davalı/davacı bankayı zararlandırıcı iş ve işlemlerde kesinlikle bulunmadığını, buna rağmen asıl davamızın reddi ve birleşen davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu,  Bakırköy 10. Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgular, yerel mahkeme tarafından lehe değerlendirilmediği, bu da aleyhe kararlar tesisine neden olduğunu, ağırlaştırılmış basiretle davranmakla mükellef olan bankanın yargılamaya konu işlemlere uzunca süre sessiz kalıp sonrasında itiraz etmesinin  ‘çelişkili işlem’ teşkil ettiği,  bankanın başlangıçta desteklediği işlemleri gerekçe yaparak müvekkilin bankadaki parasını bloke etmesi, sonradan da dava konusu yaparak çelişkili tutum sergilemesi hakkın kötüye kullanılması olduğunu, Davacı banka, vadede elde edeceği kredi kartı harcama bedellerini çoğu zaman aynı gün elde ederek, uçak bileti sağlayıcısına  ödeyeceği  tutarın erken elde edilmesinden ötürü kâr da elde ettiğini belirterek kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı/ birleşen davada davacı ... Bankası A.Ş. Vekili, ... Peyzaj – ... firmasının, POS’undan geçen satış tutarlarının gerçek alışverişlerden kaynaklanmadığını, kredi kartlarını worldpuan kazanımı için kullandıran diğer davalıların da bu işlemleri, para karşılığı ve bilinçli olarak müvekkil Bankadan haksız kazanç sağlamak için işbirliği içinde yaptıklarını,  Bankanın katılım payı olarak ödediği tutarlar kadar haksız kazanç elde edilip davalılar arasında paylaşılmış olduğunu, ... ve her bir kart hamili davalı, hem sözleşmeyi ihlal etmiş, hem de haksız fiil işlemiş olduklarını belirterek birleşen dava yönünden kararın kısmen kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava davalıları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili, birleşen davanın kısmen kabul edildiğini,  Hükmün Birleşen dava yönünden 7. Maddesinin başında müvekkil ...'nin ismi zikredilmişken ayrı ayrı miktarları belirten parantez kısmında adı  olmadığını, ayrıca müvekkilleri yönünden dava dilekçesindeki belirtilen miktarlar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, ret sebebi ortak olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücreti verilecek olsa dahi yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek birleşen davada kararın vekalet ücretleri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. Birleşen dava davalıları ..., ... ve ... vekili, birleşen davada reddedilen kısım yönünden müvekkilleri lehine takdir olunan vekalet ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre hatalı olduğunu belirterek birleşen davada kararın kısmen kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Asıl dava, Bankacılık mevzuatından kaynaklı davacı mudinin hesabındaki paranın davalı banka zararından mahsup edilmesi nedeni ile mahsup edilen bedelin iadesi, istirdatı istemine ilişkin olup birleşen dava ise davacı banka ile davalı-asıl davacı arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesine göre davalıya tahsis edilen kredi kartı pos cihazı kullanılarak, yine davacı tarafından diğer davalılara verilen kredi kartları ile gerçek olmadığı iddia edilen alışverişler yapılması sonucu oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dosya davacı banka ile davalı ...- ... Peyzaj arasında ... üye işyeri sözleşmesinin 06.10.2003 tarihinde imzalandığı, bu sözleşmenin 4.maddesinde üye işyerinin kredi kartı kullanımı sırasında dikkat etmesi gereken hükümleri belirlemiş, satış belgesi üzerine üyenin imzasının alınarak gerekli kontrollerin yapılması ve kimlik belgesinin istenmesinin zorunluluk olduğu belirtilmiş, yine sözleşmenin 15.maddesinde satış belgeleri ve ödül puan uygulaması ve kullandırımına ait belgelerin orjinal imzalı nüshalarının 5 yıl süreyle saklanması gerektiği, sözleşmenin 16.maddesinde gerçek dışı ve usulsüz işlemlerde bankanın yapacağı ödemelerden üye işyerinin sorumlu olacağı, bu tutarlar üzerinde bankanın rehin hakkına sahip olup rehin hakkına dayalı bloke edilebileceğini, Üye işyerinin  ilk ödeme yapıldığı tarihten itibaren 7.madde belirtilen oranda temerrüt faizi ve gider vergisi ile birlikte bankaya ödemeyi, ayrıca bankanın bu tutarları  kendi nezdinde bulunan üye işyerine herhangi bir hesaptan aynı şartlarla re'sen geri almaya yetkili olduğunun kabil ve taahhüt edildiği,  yine sözleşmenin bankanın rehin takas,mahsup ve virman hakkı başlıklı 13.maddesinde üye işyerinin banka nezdinde mevcut veya ileride açılacak tüm hesaplardan doğmuş ve doğacak her türlü hak ve alacaklarından bankanın sözleşmeden doğacak alacaklarına yetecek miktarı re'sen takas, mahsup yada virman sureti ile tahsile tam yetkili olduğunu kabul ve taahhüt ettiği, temerrüt faizine ilişkin 7.maddesinde ise temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %50'sini ilave etmek sureti ile bulunacak oran üzerinden temerrüt faizinin hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda sözleşme aykırılığı, haksız fiil ve bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlem bulunup bulunmadığını tespiti açısından Bankanın Worldpuan uygulamasına bakıldığında  kredi kartı sahiplerinin kullanım tutarından %1 inden %40 ına kadar çıkıldığı durumlarda puan verildiği, bu puanların anında alışveriş için para yerine kullanılabildiği, veya ücretsiz uçak bileti alma imkanını sağladığı,kart kullanım tutarının %40ı puan olarak kart sahibine verilirken puan tutarının banka ve üye işyeri arasında yarı yarıya paylaşıldığı, puanın %20sinin banka, %20sinin üye işyeri tarafından karşılandığı, bedava uçak bileti ücretinin 1/3ünün işyeri, 2/3ünün banka tarafından karşılandığı, kazanılan ücretsiz uçak bileti hakkının kart sahipleri tarafından hiçbir kısıtlama olmaksızın 3.kişilere devir etme imkanın bulunduğu, kart hamillerinin kazandıkları puanları bedava uçak bileti kampanyasında kullanmaları halinde bankaca bu puanların farklı bir katsayı ile değerlendirildiği, yaklaşık 2 katı kadar  puan kullanma imkanına sahip oldukları, bu nedenle ekstrelerde gözüken puan tutarı ile uçak bileti alımı neticesinde bankada oluşan gider rakamı arasında fark olduğu anlaşılmaktadır. Davacı- Birleşen davada davalı ...'ın banka ile üye işyeri sözleşmesini imzaladıktan sonra diğer davalılara ait 52 kredi kartını alarak alım/satım işlemlerinde ve ... kazandıran işlemler yaptığı, bu işlemler sırasında hem alıcı hem satıcı sıfatına sahip olduğu, kredi kart hamili olan 37 davalının tamamına yakını kredi kartını davalı ...'a kullanması için verdiklerini ikrar ettikleri, 37 davalının 21 tanesinin eş zamanlı ... Gazetesi/... Gazetesi'nde çalışıp görev yaptıkları, davalıların kredi kartlarıyla davalı ...'ın ekstre dönemleri içinde çok sayıda alacak işlemleri yaptığı, postan işlem yapma ve para yatırma işlemlerinin aynı gün içerisinde defalarca tekrarlandığı,aynı veya yaklaşık olarak aynı tutarların pos işleminden sonra hesaba tekrar yatırıldığı ve tekrar kullanıldığı, zaman zaman hesaba borçtan daha fazla para yatırılarak işlemlere devam edildiği, böylece biraz daha ek kullanım imkanı bulunduğu,   davalı banka tarafından yapılan kredi kartı limit artışları nedeniyle de kullanım tutarlarının artma imkanı olduğu, bu işlemlerin bedava  uçak bileti kampanyasında hak kazanmak için hediye puanı üretme amacıyla yapıldığı, bir kart sahibinin kartını gerçek bir alışverişte kullanıp borcunu ertesi gün hatta aynı gün içerisinde geri ödemesinin hatta bu işlemin defalarca tekrarlanmasının hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığı, ... tarafından bankaya ibraz edilen faturaların Vergi Usul Hukuku bakımından eksik ve tereddüt doğurucu şekilde düzenlediği, faturaların yetkili bir matbaa tarafından basılı olmadığı, bazı fatura numaralarının mükerrer verildiği, her pos slibi için ayrı fatura kesilmesi gerekirken toptan fatura kesildiği, yüksek miktarda gübre satışının kart hamillerinin meslekleri dikkate alındığında iştigal mevzuları ile ilintili olmadığı, faturaların mart 2007 ayının belli günlerinde peş peşe kesilmiş olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde yapılan satışların gerçek alışveriş işlemlerine dayanmadığı, fiktif işlemler olduğu, ...'ın sözleşmeye ve kanuna aykırı eylemleri nedeni ile bankanın zarara uğradığı, bankanın fatura karşılığında yaptığı ve gider hesaplarına intikal ettirerek muhasebeleştirdiği bu masraflar nedeni ile zarar değil kar elde etiği iddia edilmiş ise de ödemek zorunda kalınan vergi borcu, kar/zarar hesabı ve muhasebe ilkeleri doğrultusunda bunun mümkün olmadığı, bu nedenle asıl dava davacısı -birleşen dava davalısı ... vekilinin fiktif işlemler bulunmadığı ve bankanın kar ettiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde  bulunmamıştır. Bakırköy 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/403 E, 2012/428 Karar sayılı ilamında; olay tarihlerinde ...'ın diğer birleşen dava davalılarının ... Bankası AŞ'ye ait world kartlarını belirli sürelerle kullanarak bankanın mevcut düzenleme içeriğine uygun olarak vaat ettiği world puanlarla uçak bileti alma hakkını kazandığı ve bunları da 3. kişilere satmak sureti ile paraya dönüştürüp gelir elde ettiği, olayların meydana geldiği süreç içerisinde kredi kartlarının kullanılmasından elde edilen world puanlarla uçak bileti alınacak kişi yönünde herhangi bir isim ve sayı sınırlamasının bulunmadığı, alınmasına hak doğmuş biletlerin devir veya satışını engelleyen bir düzenlemenin de olmadığı, bu durumda yapılan işlemleri kontrol, denetleme ve hak ve yetkisine sahip bulunan  bankanın yine olayların meydana geldiği tarihler itibari ile mevcut düzenlemede hak kazanılmış uçak biletlerinin doğuş nedenlerini araştırmadığı, bu biletlerin devir veya satışının yapıldığı veyahut bu biletleri kullanan kişilerin belirli olduğu halde sınırlama yoluna gitmediği, yapılan tüm işlemlerin muhatap bankanın bilgisi ve kontrolü dahilinde olmasından dolayı ...' ın bu yolla gelir elde etmek amacına yönelse dahi ceza hukuku açısından üzerine atılı suçun unsurlarını taşımadığı, diğer birleşen dava davalıları yönünden de her ne kadar ...' ın eylemlerinin niteliğini ve amacını bildiklerine dair delil olmasa da bu eylemlerden herhangi bir menfaat elde ettiklerine dair delil de olmadığı, ... dışındaki tüm diğer birleşen dava davlılarının suç kastı ile hareket ettiklerini gösterir somut ve şüpheden uzak delil bulunmadığı, banka ile kredi kartı kullanan müşteriler arasındaki özel hukuk alanındaki hak ve sorumluluklar ile sözleşmeye aykırı davranmaktan kaynaklı davranışların ceza hukuku açısından değerlendirilmesinin ayrıca kriterlere bağlı olduğu, ...'ın suç tarihlerinde yürürlükte bulunan mevzuatın boşluklarından yararlanarak bankaya karşı sözleşmeye aykırı davranmak sınırında kalarak bu menfaatleri zincirleme olarak kart sahibi olan diğer birleşen dava davalılarının  kartlarını kullanarak elde ettiği, yararların bilişim sistemlerinden yararlanmak sureti ile veya bankaya karşı dolandırıcılık suçları yönünden yasal unsurlarını taşımadığı, ...' ın banka ile arasında geçen ve diğer birleşen dava davalılarının kredi kartlarının kullanılması suretiyle biriken world puanlar aracılığı ile maddi yarar elde edilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeler aykırılık taşımasının ceza hukuku açısından üzerilerine atılı suçun yasal unsurlarını taşımadığı, diğer birleşen dava davalılarının eylemlerinin ise atılı suça ilişkin yasal unsurları taşımadığı, ...'ın eylemi yönünden yapılan nihai değerlendirme karşısında birleşen dava davalılarının, ...'ın eylemine katılmalarının veya atılı suçun işlenmesini kolaylaştırmalarının da söz konusu olmadığı, ...'ın eylemlerinden kaynaklı sözleşmeye aykırılık sureti ile elde edilen menfaatlerin elde edilmesinde sağlanan kolaylıklar yönünden sorumluluklarının da özel hukuk kuralları içerisinde  birleşen dava davalıları yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerekeceği, iddia, ...'ın ve diğer birleşen dava davalılarının savunması, İstanbul 11.ATMnin 2007/811 Esas  (İstanbul 42.Asliye Ticaret Mahkemesi) 2011/22 Esas, dosyası içerisinde mevcut 23/07/2009 tarihli bilirkişi raporuna, belge asılları, fatura ve makbuzları ve tüm dosya kapsamı ile ...'a atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle yasada atılı suçun tanımında bulunmadığı dikkate alınarak CMK' nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine, diğer birleşen dava davalılarına atılı suçların da yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK' nun 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş karar Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/9174 Esas- 2018/ 3180 Karar sayılı 08.05.2018 tarihli onama ilamı ile karar onanmıştır. TBK’nın 74’üncü maddesine göre; hukuk davasına bakan hâkimin, zarar verenin kusurlu olup olmadığı, ayırt etme gücüne sahip bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı değildir (f.1). Hükümde ayrıca, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hâkimini bağlamayacağı ifade edilmiştir (f.2). Aynı şekilde ceza mahkemesinde verilen beraat kararı, sanığın fiili işlemediği gerekçesine değil, işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayandırılmışsa, tazminat davasına bakan hukuk hakimi beraat kararı ile bağlı olmaz. Bununla birlikte hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı hallerde de, ceza mahkemesi kararındaki sonuçtan farklı bir sonuca varma sebeplerini açıklamalıdır (M. Kemal Oğuzman- M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt II, 12. Baskı, İstanbul 2016, s.83-84). Yine, ceza davasında verilecek bir mahkumiyet kararı veya maddi vaka tespiti yapan bir beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olacaktır. Bu doğrultuda davacı- birleşen dava davalısı ve diğer birleşen dava davalılarının ayrı ayrı sorumluluklarının hukuk mahkemesi tarafından değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl davada somut olaya bakılacak olursa yukarıda tüm gerekçeleri açıklandığı üzere Üye işyeri olan ...'ın sözleşmeyi ihlal edici iş ve eylemlerinin fiktif işlemler olup bankayı 2.194.366,90 TL tutarında zarara uğrattığı, taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinin 13.maddesindeki rehin, takas, mahsup ve virman hakkına yönelik düzenleme uyarınca bankanın takas mahsup hakkının bulunduğu, ...'ın hesabından yapılan 295.678,88 TL tutarındaki mahsup işleminin sözleşme hükümlerine uygun olması nedeni ile açılan asıl davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Banka’nın iddiasına göre, ...'ın sattığı uçuş biletlerini, bireysel kullanıcıların sundukları world kart ile değil, şirketle irtibatlı kişiler adına çıkarılan kartlar kullanılarak yüklü miktarda ve toplu alışverişler yapılmış, böylelikle world puanlar kartın kullanımının yaygınlaşmasına hizmet etmeksizin ...'a ve onunla birlikte hareket eden kişilere gitmesi sağlanmış ve banka zarara uğratılmıştır. Davaya konu yapılan işlemlerin fiktif olup olmadığı, satışların gerçek satış olup olmadığı ve davacının zararının ne surette oluştuğu ilk derece Mahkemesi tarafından bilirkişi marifeti ile tespit ettirilmiştir. Birleşen dava davalıları kredi kartı kullanıcılarının kredi kartlarıyla, davacı- birleşen dava davalısı ...'ın pos cihazının kullanılarak uçak bileti satın alınmasına ilişkin işlemlerin fiktif işlemler olduğu, bankanın bu işlemler uyarınca kullanıcıların kredi kartlarına worldpuanlar yüklediği, bankanın belirlediği kampanya dahilinde yapılan bu işlemler nedeniyle zarara uğradığı, tespit edildiği üzere ...'ın haksız fiillerden 1.898.688,02-TL menfaat temin ettiği açıkça tereddütsüz olup sonuçlarından sorumludur. Her ne kadar diğer birleşen dava davalılarının filleri mevcut ise de menfaat temin ettiklerine dair açıkça tespit yapılamamış olup sorumlu tutulmaları mümkün görünmemektedir. Birleşen davada davalı 37 kredi kart hamili yönünden ise davacı banka ile imzalanan kredi kart sözleşmesine aykırı olarak kredi kartının 3.kişi tarafından kullanılmasına izin verdikleri anlaşılmakla birlikte somut olayın özellikleri dikkate alındığında ... uygulamasından kaynaklanan ve bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren eylemlerde bilinçli olarak ve menfaat temin ederek diğer davalılarla işbirliği içinde hareket ettiklerini ortaya koyan somut delil bulunmadığından bu davalılar yönünden birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi'nce Avukatlık Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi dikkate alınarak birden fazla davalı aleyhine açılan davada ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bu miktar hesaplanarak karar verildiği, daha sonra parantez içerisinde tüm davalılar yönünden oranlama yapıldığı, tek vekalet ücretine hükmedilmesinin tarife hükümlerine uygun olduğu, birleşen davada ... haricinde diğer birleşen dava davalıları yönünden birleşen dava  reddedilmekle, yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin yapılan değerlendirmeler ve taktir isabetli olup aksine dair davalılar vekillerinin istinafı yerinde bulunmamıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların istinaf nedenlerinin yerinde görülmemesi sonucu hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın kısmen kabulü- kısmen reddi yönünde hüküm kurulmasının isabetli olduğu değerlendirilerek, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı/ Birleşen davada  davalı ... vekilinin,Asıl davada davalı/ birleşen davada davacı ... Bankası A.Ş vekilinin, Birleşen davada davalılar ..., ..., ..., .., ..., ... ve ... vekili, birleşen davada davalılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının  HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL harcın  davacı ... Bankası A.Ş den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken  427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL harcın birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken  427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL harcın ..., ... ve ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Adli yardım kararı nedeniyle peşin harç alınmadığından alınması gereken  129.699,37-TL istinaf karar harcının asıl  davada davacı ,birleşen davada davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a987105ffac2f33","SID":"2aa367ea1cf375b2"}}