{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/2565 <br>KARAR NO: 2025/681<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2024<br>NUMARASI: 2015/584 Esas - 2024/564 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 15/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17/10/2014 günü işine giderken  davalı ...'a ait olan ... plakalı aracın çarpması ile yaralandığını, kaza sonrası müvekkiline yapılan tedavi süreçlerinin 36 gün  sürdüğünü, birçok kez ameliyat ve muayene olduğunu, bu süreçte psikolojisinin bozulduğunu, davalılardan ...'in kazaya kusuru ile sebep olduğunu, davalı ...'in ceza davasından kurtulmak için kazanın olduğu ilk günlerde , müvekkilinin ev kredi borçlarının ödenmesinde müvekkiline yardımcı olacağını, borçları kendisinin ödeyeceğini garanti etmesine rağmen az bir miktar ödemede bulunduğunu, müvekkilinin zor anından yararlanarak, eşini ve kendisini kandırdığını, 30/12/2014 tarihli uzlaşma raporunu müvekkiline imzalattığını, İstanbul CBS'nın 2014/151809 soruşturma 2015/4807 karar sayılı 15/01/2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalı... in bu uzlaştırmadan sonra vaad ettiği hususların hiçbirini yerine getirmediğini, akabinde savcılık dosyasına itiraz edildiğini ancak  itirazın reddedildiğini, diğer davalı araç sahibi ...'in ise meydana gelen zarardan TMK, TBK ve KTK gereği kusursuz sorumlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ... Sigorta tarafından sigortalandığını ve oluşan tüm maddi zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonucunda vücudundan meydana gelen kırıklar ve yaralar nedeni ile yapılan giderlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini belirterek kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 100.000 TL sağlık gideri nedeni ile tazminat 100.000 TL sakatlık nedeni ile  tazminat ve davalılardan ... ve ... aleyhinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 100.000 TL manevi tazminata mahkum edilmelerini talep etmiştir. Davalılar ...  ve  ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın meydana gelen trafik kazasından sonra ortaya çıkan sağlık koşullarını tazminata konu edebilmek için abartılı bir şekilde anlattığını, davacının ... Hastanesinde ayağına 30 cm büyüklüğünde demir takıldığı ve kendisinden 5.000-TL platin ücreti istendiğini ifade ettiğini  ancak bu paranın ödenip ödenmediğini ortaya koyamadığını, iddiaların karşılığı maddi ve somut deliller mevcut olmadığını,  davacı yan ile yapılan 30/12/2014 günlü uzlaşma raporuna davacının kendi iradesi ve beyanı ile imza attığını, zorla bir imza atılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kazanın olduğu andan tedavinin tamamlandığı ana kadar olayın müdahili olduğunu, iyiniyetli olarak tüm insani görevlerini yerine getirdiğini, müvekkillerinin uzlaşma koşullarına bağlı kalarak, iki parça halinde 1.400+1.400=2.800-TL ayrıca tanık huzurunda 2.800-TL olmak üzere toplam 5.600-TL para ödemesi yaptığını, 10.780-TL hastane masrafları ve elden ödenen 5.600-TL para olmak üzere müvekkiline maliyeti 16.380-TL'yi bulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu,  kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini,  davacının ceza dosyasında şikayetçi olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, şikayetçi olmaması durumunda dava açma hakkı ortadan kalkacağı için davanın reddi gerekeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"1-Davanın kısmen kabulü ile, 2.251,04-TL geçici maluliyete dayalı, 79.599,17-TL sürekli maluliyete dayalı, 1.847,64-TL tedavi masraflarına dayalı olmak üzere toplam 83.697,85-TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden 29.05.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 17.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 19.000-TL manevi  tazminatın 17.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalılar ... ve  ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar ... ve  ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ...' in seyri sırasında hızını mahal şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkati vermediği, gerekli fren-direksiyon tedbiri almadığı gerekçeleriyle dava konusu trafik kazasında %30 oranında kusurlu olduğu gibi son derece haksız ve mesnetsiz bir tespit yapıldığını, öncelikle bir aracın yavaşlamaya geçtiği andaki hızının hesaplanması yalnızca yoldaki fren izi ile hesap edilebilir bir husus olmadığını, aracın teknik anlamda duruş kabiliyeti, yolun durumu, sürücünün seyir anındaki hakimiyeti ve bunun gibi bir çok değişkene bağlı kazada, araç hızının herhangi bir hız kontrol sistemiyle ölçülmediği gözetildiğinde müvekkilinin hızını mahal şartlara göre ayarlamadığı ve gereken dikkati vermediği yönündeki tespitler eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunnu aynı zamanda davacı yanın meydana gelen trafik kazasından sonra ortaya çıkan sağlık koşullarını tazminata konu edebilmek için abartılı bir şekilde anlatarak tedavi esnasındaki işleyişin anlatımının çelişkilerle dolu olduğunu dolayısıyla bilirkişilerce yapılan ve hükme konu olan maddi ve manevi tazminat miktar yönünden çok fazla olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 17/10/2014 tarihinde saat 08:00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı otomobil ile ... Caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan yol bölümüne geldiği sırada aracının sağ ön kısmıyla; seyir istikametine göre sol taraftan karşıya geçiş yapan davacı yaya ...'na çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücünün olay yerini terk ettiği, davacının ise yaralı olduğundan beyanına başvurulamadığından kusur tespiti yapılamadığı belirtilmiştir. Yine uzlaşma raporu nedeniyle, olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasında KYO kararı verildiği, davacı tarafın karara itirazı bulunduğu ancak kabul edilmediği herhangi bir kusur raporu alınmadığı görülmüştür. Mahkemenin hükme esas aldığı ATK ve ATK üst kurul bilirkişi raporunda ise; \"davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyri sırasında görüş alanını kontrol altında bulundurarak müteyakkız seyretmesi, yolun belli bir kısmını kateden davacı yayaya karşı zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yolun belli bir kısmını kateden davacı yayaya aracının sağ ön kısmıyla çarptığı anlaşılmakla; tali derecede (%30oranında) davacı yaya ... kaplama üzerinden geçiş yapmadan evvel seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını davalı sürücü sevk ve idaresindeki araca vermesi, gerekli ve yeterli kontroller akabinde geçişini tamamlaması gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyerek dikkatsiz ve kontrolsüz geçişi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla; kazanın oluşumunda asli derecede (%70 oranında) kusurludur.\" tespiti yapıldığı anlaşılmakla  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak  maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Davalı şahıslar vekili maddi tazminatın fazla belirlendiğine ilişkin istinaf itirazında bulunmuş ise de somut olarak istinaf sebebi gösterilmemiş olmakla bu yöndeki itirazların da reddi gerekmiştir. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalılar ... ve  ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.015,29‬ TL harçtan peşin alınan 1.753,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.261,47‬ TL harcın davalılar ...ve  ...'ten  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eac6281fd3135019","SID":"148fadedecf05ae3"}}