{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1115 <br>KARAR NO: 2025/583<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2021<br>NUMARASI: 2016/628 Esas -  2021/165 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca 17.04.2016 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki plakasız aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, sigortası bulunmayan aracın sebep olduğu zararlardan davalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin yolcu olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını belirterek, 4.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 15.02.2020 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini 70.042,63 TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü ...'in yüzde yetmiş beş  oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı çekicinin (Tırın) sürücüsü ...'un ise yüzde yirmi beş  oranında tali kusurlu olduğu, motosiklette yolcu konumunda iken yaralanan ...'in ise kazaya etken kural ihlalinin olmadığı, Adli Tıp Kurumunun 03.12.2019 tarihli ÖZürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen rapora göre davacının %7 oranında maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin ise 180 güne kadar uzayabileceği, aktüerya bilirkişisinden alınan ve PMF 1931 yaşam tablosu ve progressive rant hesabı ile  yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği maddi tazminatın 70.042,63 TL olduğu, davalının 02.01.2018 tarihinde temerrüde düştüğü\" gerekçesi ile; Davanın kabulü ile 70.042,63 TL'nin 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce müvekkil kuruma başvuruda bulunulmadığı, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapılan kovuşturmada şikayetçi olmadığı, bu nedenle kuruma başvuruda bulunmasının mümkün olmadığı; müvekkili kurumun sorumluluğunun olabilmesi için öncelikle davacının yolcu olarak bulunduğu aracın plakasının tespit edilmesi gerektiği, tescilsiz bir aracın ZMMS yaptırma zorunluluğu olmadığından güvence hesabının da sorumluluğunun bulunmadığı; davacının yolcu konumunda bulunduğu tescilsiz aracın motosiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğunun araştırılması gerektiği, motorlu bisiklet olması halinde de güvence hesabının sorumluluğunun bulunmadığı; dosyada alınan bilirkişi raporunda tespit edilen maluliyet oranının ve tazminat hesabının hatalı belirlendiği; araçta yolcu olarak bulunan davacının lehine hükmedilecek tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, aktüerya raporunda PMF 1931 yaşam tablosuna göre tazminat hesaplaması yapılmasının hatalı olduğu, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. (1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; tazminat hesabının teknik faiz uygulanmaksızın TRH 2010 yaşama tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemine göre yapılması güncel içtihatlar gereğince zorunlu ise de, görülmekte olan dava yönünden TRH 2010 yaşam tablosunun PMF 1931 yaşam tablosuna nazaran daha uzun yaşam süresi ön görmesi nedeniyle kalıcı iş göremezlik dönem zararının PMF 1931 yaşam tablosu doğrultusunda düzenlenmiş olmasının istinaf eden davalı aleyhine bir durum teşkil etmemesine; (-Bkn; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2022 gün 2021/27402 Esas - 2022/9115 Karar sayılı ilamı), aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olan kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, aracın motosiklet olduğunun ve tescilsiz olduğunun anlaşılmış olmasına ve kazaya karışan tescilsiz motosikletin, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmayan motorlu bisiklet (mobilet) olduğundan bahsedilemeyeceğinin belirgin olmasına, maluliyet tespiti bakımından kaza tarihi itibariyle yürürlülükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit yapılmış bulunmasına, davacı tarafından davadan önce davalıya başvuru yapılmamış ise de yargılama sırasında güvence hesabı tarafından eksik belgelerin sunulmasının talep edilmesi üzerine bir takım belgelerin davalı tarafa sunulmuş olması nedeniyle başvuru şartının tamamlandığının kabul edilmesinin gerekmesine göre, davalı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. (HMK.m.353/1-b/1) (2)Ancak; kollukta alınan beyanlara ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yolculuk yaptığı araç sürücüsü ile arkadaş olduğu, yolcu konumunda olduğu araçta hatıra binaen taşındığı, davalı vekili tarafından cevap dilekçesiyle hatır taşıması savunmasında bulunulduğu ve hatır taşıması gereğince tazminattan indirim talep edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacı ile araç sürücüsünün arkadaş olmaları nedeniyle görülmekte olan davada hatır taşıması sebebiyle tazminattan indirim yapılmasının koşullarının gerçekleştiği gözetilerek Yargıtay 4. ve  17. Hukuk Dairesi ile Dairemizin yerleşmiş  uygulamalarında benimsenen, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olan % 20 oranında tazminattan indirim yapılması gerekirken bunun yapılmamasının hatalı olduğu, hal böyle olunca da davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (HMK.m.353/1-b/2)  (3)Bununla birlikte; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52.maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin,  2022/4042 Esas, 2023/11568 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta; kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından davacının yolculuk yaptığı  motosikletin sürücüsü ile arkadaş oldukları ve 19/05/1999 doğumlu sürücünün kaza tarihinde 17 yaşında olduğu, sürücü belgesinin olmadığı, davacı yolcunun sürücü belgesi olmadığını bildiği kişinin aracında seyahat emek suretiyle az yukarıda açıklanan yasal düzenleme kapsamında müterafik kusurlu olduğu, mahkemece hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek müterafik kusur indirimi yapılmamasının doğru olmadığı, bu durumda davcının bu husustaki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (HMK.m.353/1-b/2) Sonuç olarak; davalı vekilinin (1) nolu maddede açıklanan hususlardaki istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, (2) ve (3) nolu maddede açıklanan hususlardaki istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi  hükmü gereğince davacı yararına   hesaplanan toplam maddi tazminattan %20 oranında  müterafik kusur indirimi ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak  ve yapılan bu indirim takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu da gözetilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ve vicdani kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve 2016/628 Esas - 2021/165 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin; yukarıda  (1) nolu maddede açıklanan hususlardaki istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, (2) ve (3) nolu maddede açıklanan hususlardaki istinaf başvurularının kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2) a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve 2016/628 Esas - 2021/165 Karar sayılı kararının  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,  a/Davanın kısmen kabulü ile, 44.827,28-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,b/Tahsilde mükerrerlik olmaması koşulu ile-karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gereken  3.062,15-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 255,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.806,95-TL harcın davalıdan tahsili ileHazineye gelir kaydına, c/Davacı tarafından yatırılan 255,20-TL harcın  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d/Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari  Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,e/Davalı kurum yargılama sırasında vekille temsil edilmiş ise de, yapılan indirimin takdiri indirimden kaynaklanması nedeniyle, davalı kurum yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,f/Davacı tarafından  yapılan 3.332,06-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, g/Davalı tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3/Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00e168d0e874a93b","SID":"73ca5d4716bf919d"}}