{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2315 <br>KARAR NO: 2025/586<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/09/2021<br>NUMARASI: 2019/1008 Esas -  2021/611 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/04/2019 tarihinde, davalı ...a ait, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı ve davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sebep olduğu trafik kazası sonucunda, müvekkiline ait  ... plakalı aracın hasara uğradığını belirterek,  müvekkiline ait araçta meydana gelen 10.000,00-TL hasar bedeli ve 1.000,00-TL araç değer kaybı toplam 11.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; a-Davanın KABULÜ ile; b-50.078,84TL hasar onarım bedelinin, c-3.000,00TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan  14/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d-2.250,00TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 14/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine  karar verilmiş, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; eldeki dava açılmadan önce müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığı, dolayısıyla dava şartının yerine getirilmediği, hükmedilen tazminata ilişkin faiz başlangıcının hatalı olduğu, müvekkil şirketin temerrüt halinin bulunmadığı, davacının talep ettiği hasar bedelinin dilekçe ekinde sunduğu \"Servis Hasar Raporu\" ile tespit ettirdiği halde eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararının bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğu, ZMMS Genel Şartlarının B.2 maddesi gereğince hesaplanan tazminat miktarına %20 anlaşmalı servis iskontosu uygulanması gerektiği, davacının KDV ödediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı,  ıslaha konu maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı, ıslaha konu edilen alacak miktarı için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri ise; dava konusu aracın kaza tarihinde davacının üzerine kayıtlı olmadığı, davacı satmış olduğu aracın hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedelini talep ettiği, mahkemece bu hususun araştırılması gerektiği, araçta meydana gelen hasar tespiti araştırılmadan sadece davacı tarafından sunulan yetkili servis raporu ile karar verildiği, yetkili servis tarafından belirlenen miktarların fahiş olduğu, bu raporun doğru kabul edilmesi halinde aracın perte çıktığının kabul edilmesinin gerekeceği, eldeki davanın dava açıltığı tarihte değerinin belli olduğu, bu nedenle belirsiz alacak davacı açılmış olması nedeniyle davanın reddi gerekirken mahkemece eksik ve hatalı inceleme sonucunda verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. (1)Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın hasarsız piyasa rayiç değerinin 80.000,00 TL olduğu,  araçtaki  toplam  hasar  bedelinin  ise 66.771,79 TL olduğu belirtilmiştir. Dairemiz'in bu husustaki kararlarında, ayrıca Yargıtay 4 ve 17.Hukuk Daireleri'nin içtihatlarında; hasar bedeli araç rayicinin % 50'sini aşmış ise aracın  tamirinin ekonomik olmadığı benimsenmektedir. Bu durumda, açıklanan hususta bilirkişiden ek rapor alınıp, aracın pert total kabul edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi, aracın pert total kabul edilmesi durumunda, sovtaj bedeli ile hasarsız piyasa rayici arasındaki farka hasar tazminatı olarak hükmedilmesi gerekmektedir. (-bknz: Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 2016/3196 Esas 2016/6047 Karar sayılı ilamı-) Ne var ki, mahkemece bu hususta her hangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olup, bu doğrultuda istinaf incelemesine konu kararın verilmesi hatalı olmuştur.(2)2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca sigortacının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonunda tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine başvuru yapılmamış ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (-bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/15646 Esas, 2022/9040 Karar sayılı ilamı-) O halde yerel mahkemece yapılacak iş, davalı sigorta şirketine başvuru tarihi ile davalının temerrüt tarihinin tespit edilmesi suretiyle toplanmış ve  toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre,  bir karar verilmesinden ibarettir. Hal böyle olunca, yukarıdaki bentlerde tek tek ve ayrı ayrı gösterilen hatalı uygulama ve değerlendirme sonucunda hüküm verilmiş olması hali HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki durumu oluşturacağından davalı sigorta şirketi ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenlerle  kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma neden ve şekline göre davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar ... ve ...vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2021 tarih ve 2019/1008 Esas 2021/611 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  kaldırılmasına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde yatıran tarafa ayrı ayrı iadesine,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c57778ac764f218f","SID":"2a270bcb0c68112d"}}