{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/52 <br>KARAR NO\t: 2025/318<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/03/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ davalı firmanın kurucu ortağı olarak şirket kuruluşunda yer aldığını ve 3 yıl süre ile temsile yetkili seçildiğini, daha sonra yönetim kurulu olarak karar alındığını ve 20/03/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin \"Tek Pay Sahipli Anonim Şirket\" olarak faaliyetine devam etmesine karar verildiğini fakat müvekkili -----yönetim kurulu başkanı olduğu dönem davalı şirkete borç olarak aktardığı bedelleri alamadığını, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 331. Ortaklara Borçlar hesabında yer aldığını, müvekkili ----- yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde davalı şirkete borç olarak aktardığı bedelleri alamadığından ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasında 3.109.900,00-₺'lik alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ayrıca her ne kadar icra takibi 3.109.900,00-₺ olarak başlatılmış ise de fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile alacağın şimdilik 1.613.794,82-₺'lik kısmının talep edildiğini belirterek tüm bu sebeplerden dolayı davalı tarafın icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin eski hissedarı olan  --- davalı şirketteki hisselerini ---- devir ettiğini, bu devir ile birlikte davalı şirketteki iş bu 1.613.794,82 TL tutarlı alacağını da ----- devir etmiş olduğunu, dolayısı ile davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih, ---- esas, ----- karar sayılı  ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilmiştir.Yetkisizlik kararı verilen mahkemece  -----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası fiziken-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas  sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, SMMM bilirkişiden rapor almış  ve mahkememizce  yetkisizlik kararı veren mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmaması nedeniyle, davanın niteliği gereği davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bir mali müşavir ve  bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Dava; temlik eden davacı  ---- ortağı olduğu dönemde şirkete verdiğini iddia ettiği borçların tahsili amacıyla başlatılan -----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve  icra inkar tazminatı istemlerine  ilişkindir.<br>Mahkememizin ----- ve ----- karar sayılı ilamı davalı vekilince istinaf edilmiş olup, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin  12/12/2024 tarih, ---- esas, ---- karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve iş bu dosya numarasını almıştır.Celp ve tetkik edilen  -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 03/04/2019 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında 500.000,00 Euro alacağın 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre fiili ödeme tarihine dek işletilecek faizi ile  tahsili amacıyla ve \"muhtelif tarihlerde şirkete verilen borç\" açıklaması ile ilamsız takip  başlatıldığı, takip tarihindeki harca esas değerin 3.109.000,00 TL olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalı borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalı takip borçlusu vekilinin 08/04/2019 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 02/03/2020 tarihinde 1.613.794,82 TL alacak yönünden itirazın iptali istemi ile açıldığı, icra takibinin ve davanın --- tarafından açıldığı, dava tarihinden sonra asıl davacının --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında yer alan asıl alacakla ilgili ve tüm ferileriyle ilgili ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ----- Esas sayılı dava ile itirazın iptali talep edilen 1.613.794,82 TL'lik kısmını tüm ferileriyle birlikte ------ noter yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı Şirket'in sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin 01/11/2017 tarihinde 50.000,00 TL sermaye ile --- --- ve dava dışı  ----- tarafından, her bir ortak 25.000,00'er TL sermaye karşılığı 25.000'er adet paya sahip olacak şekilde kurulduğu, ----  üç yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olarak belirlendiği görülmektedir. <br>Dosya kapsamında yer alan 20/03/2018 tarihli pay senedi devir sözleşmesi kapsamından, ----- şirketteki 25.000 adet nama yazılı payın tamamını 20/03/2018 tarihinde  ---- 25.000,00 TL karşılığında tüm hak ve vecibeleri ile birlikte, gayrı kabili rücu olarak devrettiği, --- ---- 25.000 adet payı devraldığını beyan ettiği, belgenin taraflarca imzalandığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan 20/03/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu devrin pay defterine işlenmesine, devir sonucu 50.000 adet payın tamamının ----- ait olduğuna karar verildiği, kararın 23/03/2018 tarihinde sicile tescil ve 29/03/2018 tarihinde ilan edildiği, böylece ---- ortaklıktan ayrıldığı, ---- ise şirketteki nama yazılı paylarının tamamını dava dışı  ----- devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmıştır.<br>6098 Sayılı TBK'nun 99/1 fıkrası uyarınca konusu para olan borç Ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/2 fıkrasına göre borcun yabancı para birimi ile ödenmesi kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenir. Maddenin  99/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacaklısı, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen başka bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi  halinde, alacağının aynen veya vade tarihinde yahut fiili ödeme tarihinde rayiç olan kur üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep edebilir. Bu halde yabancı para alacaklısına seçimlik bir yetki tanınmıştır. Bu seçimlik yetki kullanılmakla tükenir.<br> İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı, alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurul unun -----Karar sayılı ilamı). Usulüne uygun bir takibin varlığı itirazın iptali davaları bakımından dava şartı olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin  ----- esas, ----- karar sayılı  28/02/2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere, Türk Lirası cinsinden bir alacağın yabancı para üzerinden takibe konulması halinde, usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığından söz edilemez. <br>Somut olayda, davacının davalı şirketten var olduğunu iddia ettiği alacağına dayalı olarak Euro cinsinden takip başlattığı ve takipte yabancı para alacağını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek tahsilini talep ettiği; ancak eldeki itirazın iptali davasını 1.613.794,82 TL üzerinden açtığı, mahkememizce yaptırılan mali bilirkişi incelemeleri neticesinde de davalı şirket defterlerine göre davacının davalı şirketten 1.613.794,82 TL muhasebesel yönden alacaklı göründüğü, ancak bu tutarın pay devri sonrası payı devralan yeni ortağın şirketten olan alacaklar hesabına virman edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin  12/12/2024 tarih, ---- esas, ---- karar sayılı ilamı ve HMK'un 31 maddesi doğrultusunda, davacıya takibe konu edilen alacağın yabancı para cinsinden mi Türk Lirası cinsinden mi olduğunu ve ne sebeple Euro üzerinden takip başlatıldığının açıklatılması ve bu hususta delillerin sunulmasının sağlanması hususunda tensiben süre verilmiş, davacı vekili 30/01/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle, huzurdaki dosyanın mesnedini oluşturan icra takibinde müvekkilinin alacağı temlik aldığı  ---- tarafından davalı şirkete muhtelif tarihlerde borç olarak verilen bedellerin alacak konusu edildiğini,  ----- tarafından şirkete Euro olarak bu bedeller ödendiğinden dolayı icra takibinde de 500.000,00 Euro olarak belirtildiğini, fakat yalnızca asıl alacağın  Euro olarak belirtilmiş olup Euro üzerinden başlatılan bir takip söz konusu olmadığını bildirdiği, ancak Mahkememizce, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve inceleme neticesinde davacı tarafça dava konusu icra takibinin Euro üzerinden başlatıldığının açık ve net olduğu, ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, taraflar arasındaki alacağın  Türk Lirası cinsinden bir alacak olduğu, davacı vekilinin  -- --- tarafından bedellerin şirkete Euro olarak ödendiği yönündeki soyut beyanını ispata yarar bir delil de bulunmadığı, böylelikle takibin  yabancı para cinsinden başlatılması hususunun sebep ve dayanağı bulunmadığından usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığından söz edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla  itirazın iptali davası bakımından özel dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmış, 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine ve AAÜT'sinin 7/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği gözetilerek davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):<br>1-Davanın usulden REDDİNE,<br>2- Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan harçtan mahsubu ile arta kalan  18.875,22‬‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca  30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya verilmesine,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>6-Karar kesinleştiğinde ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasının iadesine,<br>7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d3c503e2c2fc5a1","SID":"fd1fc4668e83ee20"}}