{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/471 Esas<br>KARAR NO:2025/679<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:06/02/2025 ara karar <br>NUMARASI:2024/211 E. <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı taraf ... markasının WIPO nezdinde, dünyada 37 ülkede ve Türkiye'de tescilli olup,dünya çapında tanınmış olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ...şeklinde davalı tarafça 06/09/19 ve 35. Sınıflarda kapı ve/veya pencere ürün ve hizmetlerinde ayrıca web sitesi, sosyal medya hesapları ve youtube üzerinde kullanılarak, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığını, müvekkilinin markasının dünya çapında tanınmış olduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız şekilde faydalandığını, itibarını zedelediğini ve ayırt ediciliğine zarar verdiğini, ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni refi , davalıya ait... tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olması halinde dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2024/211 Esas ve 08/10/2024 tarihli ara kararı ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere tedbir talep eden tarafça takdiren 30.000,00 TL (OtuzBin TürkLirası) nakdi teminat yatırılması veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, davalıya ait  ... tescil numaralı markasının dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, karar verildiğini,İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 2024/144 D.İş no’lu dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının 3. bendinin gereğini yerine getirmek ve etkin kılmak üzere, Google arama motoru üzerinden “...” yönlendirici koduyla ...  linki üzerinden girilebilen ... sitesine (teknik imkân dahilindeyse başka kodlarla da girilmesinin önlenilmesi suretiyle) erişimin engellenmesine, yine içinde “...\" marka kullanımı tespit edilen facebook üzerindeki ...   linkinde kain hesaba erişimin engellenmesine, Youtube içinde ... linkinde kain videoya erişimin engellenmesine, davalıya ait facebook üzerindeki ...  linkinde yer alan hesabında paylaşılan videolarda “...” markasının bilfiil kullanılması nedeniyle aşağıdaki linklere erişimin engellenmesini,...,...,...,...,...,... ,davalıya ait “...” markalı ürün kataloğunun yer aldığı ...  linkine erişimin engellenmesini, eylemlerin icrası için Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2024/211 Esas ve 12/12/2024 tarihli ara kararı ile; \" somut olayda, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere ihlalin gerçekleştiği iddia edilen ...com.tr internet sitesinin faal olmadığı ve dava dışı siteye yönlendirmek suretiyle başka bir sitenin açıldığı yine sosyal medya hesaplarının faal olmadığı, BTK yazısı incelendiğinde ... adresinin davalı şirket adına tescilli olduğu ancak ilk tahsis tarihinin ... Şti adına tescilin 10/09/2009 tarihi olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, internet alan adının ve yönlendirilen site içerikleri dikkate alındığında yaklaşık ispatın sağlanmış olacağı ve davacının zararının oluşacağı ve bu haliyle  her iki tarafın menfaatlerinin gözetilmesi gerektiği kabul edildiğinde davalının SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 500.000,00TL teminat yatırmasının hakkaniyete uygun olacağı\" gerekçesiyle; Davacının ihtiyati tedbir talebinin  KISMEN KABUL  KISMEN REDDİ ile, -Davalı tarafça SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince 500.000,00 TL (Beşyüzbin Türk Lirası) nakdi veya gayri nakdi teminatın kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde Mahkemeye depo edilmesine,-Kesin süre içinde teminatın depo edilmemesi halinde İHTİYATİ TEDBİRİN AĞIRLAŞTIRILACAĞININ DAVALI TARAFA İHTARINA,İhtiyati tedbir talep edenin fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, karar verildiğini,Davalı vekilinin 27/12/2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; ara karara dayanak bilirkişi raporunda internet alan adı yönlendirmeleri hariç markanın internet üzerinde kullanımına dair tespit yapılmadığını, markanın alan adı olduğu sitelere erişilmediğinin tespit edildiğini, bu noktada mahkemece “yaklaşık ispat” olduğundan bahsedilerek karar verildiğini,İlgili kararda 159/2-c maddesine dayanıldığı ancak aynı maddenin ilk fıkrasında “ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla” ihtiyadi tedbirin uygulanacağından bahsedildiğini, oysaki karara gerekçe raporda internet alan adı yönlendirmesinden başka tespitte bulunamadığı ve mahkeme kararında da bu nedenle “yaklaşık ispattan” bahsedildiğini, söz konusu bilirkişi raporunun, davacının iddialarını ispata elverişli tespitler içermemesine rağmen işbu raporun dayanak alınması suretiyle uygulanan tedbir kararının gerekçeden yoksun olduğunu, davacının iddiaları yönünden hem markaların hem emtia sınıflarının benzerlik değerlendirmesi yapılması gerektiğini,  hem de iltibas riski değerlendirilmesi gerektiğini,  bütünsellik ilkesi gözetilerek yapılan yüzeysel bir değerlendirmede dahi markaların farklı olduğu ve müvekkilinin markasının tecavüzünün sübuta erdirmeyeceği anlaşıldığını, davacı yanın ihtiyati tedbir talebinde bulunmasının temel gerekçesinin müvekkilinin ticari eylemlerini sekteye uğratmak ve haksız rekabette bulunmak olduğunu, HMK md. 390 uyarınca tedbir talebinde bulunan tarafın haklılığını ispat etmesi gerektiğini, dava dilekçesinin dayanağını teşkil eden davacı şirketin iddialarının kötü niyetli olup iddialarını ispatlayacak somut herhangi bir delilin ortaya konulamadığını, somut hiçbir delil olmaksızın ve müvekkilinin dinlenmeksizin verilen tedbir kararı haksız olup somut olay özelinde hukuki yararı da bulunmadığını, beyanla tedbir kararının kaldırılmasını, talebin reddi halinde ise müvekkili aleyhine belirlenen teminat miktarının düşürülmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2024/211 Esas ve 06/02/2025 tarihli ara kararı ile; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,  alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere ihlalin gerçekleştiği iddia edilen ... internet sitesinin faal olmadığı ve dava dışı siteye yönlendirmek suretiyle başka bir sitenin açıldığı yine sosyal medya hesaplarının faal olmadığı, BTK yazısı incelendiğinde ... internet adresinin davalı şirket adına tescilli olduğu ancak ilk tahsis tarihinin ... Şti adına tescilin 10/09/2009 tarihi olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, internet alan adının ve yönlendirilen site içerikleri dikkate alındığında yaklaşık ispatın sağlanmış olacağı ve davacının zararının oluşacağı ve bu haliyle  her iki tarafın menfaatlerinin gözetilmesi gerektiği kabul edildiğinde davalının SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 500.000,00TL teminat yatırmasının hakkaniyete uygun olacağı, bu hususun aksini gösterir bir delilin davalı itiraz eden tarafça sunulmadığı, yine SMK'nın 155. Maddesine göre kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği dikkate alındığında davalı tarafın tedbire itirazının yerinde olmadığı ve tedbir kararının her iki tarafın haklarını da korur mahiyette olduğu kabul edilerek, \"İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından 08/10/2024 tarihli ara karar ile müvekkiline ait ... tescil numaralı markasının dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, davacı tarafça 30.000,00-TL tutarındaki teminat bedelinin depo edilmesi akabinde ihtiyati tedbir kararının icra edildiğini,  davacı tarafın, müvekkilinin marka hakkına dayanarak faaliyette bulundurduğu çeşitli internet ve sosyal medya platformlarına yönelik erişim engellemesi talebinde bulunması üzerine mahkemenin erişim engellemesi talebine ilişkin kısmen kabul, kısmen red kararı kurduğunu, gerek 11/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda gerekse 12/12/2024 tarihli ara kararda; davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin mahkemece kısmi olarak dikkate alındığını, mahkeme kararının çelişkili olduğunu, “...” isimli sitenin ve bahse konu sosyal medya hesaplarının faal olmadığı, “...” isimli sitenin müvekkil adına tahsisli olduğu yönünden karar kurulduğunu, aynı kararın devamında site içerikleri dikkate alındığında yaklaşık ispatın sağlanıp davacının zararının oluşacağı kanaatine varılmasının  çelişkili olduğunu ayrıca müvekkili aleyhine 500.000 TL teminata hükmedilmesinin de hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını.-Ara karara dayanak bilirkişi raporunda internet alan adı yönlendirmeleri hariç markanın internet üzerinde kullanımına dair tespit yapılamadığı, markanın alan adı olduğu sitelere erişilmediğinin tespit edildiğini, mahkemece “yaklaşık ispat” olduğundan bahsedilerek karar verilmişse de, kararda SMK m.159/2-(c) hükmüne dayanıldığını, madde de “Ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla” ihtiyati tedbirin uygulanacağından bahsedildiğini, raporda ise internet alan adı yönlendirmesinden başka tespitte Bulunulamadığını, buna rağmen mahkeme kararında da bu nedenle “yaklaşık ispattan” bahsedildiğini, işbu raporun dayanak alınması suretiyle uygulanan tedbir kararının gerekçesiz olup,  raporda alan adının kullanıldığı yönünde dahi tespit yapılamadığını.-Davacının iddialarını ispata elverişli delil sunamadığını, müvekkili adına tescilli ... sayılı markanın \"...\" İbaresinden oluşmaktadır. oysaki davacı adına tescilli ve \"...\" unsurlu herhangi bir markanın mevcut olmadığını, davacı adına tescilli ve \"...\" unsuru içeren markalar ile müvekkil markasının ortak emtia sınıfı içeren markaları sadece ..., ..., ... ve ... sayılı markalar olduğunu, benzerlik incelemesinin kümülatif ve bütüncül olarak yapılıp önce işaretsel ve akabinde sınıfsal benzerlik olup olmadığı yönünden yapılacağını, markalar arasında görsel, işitsel ve işaretsel hiçbir benzerlik bulunmadığı gibi, sınıfsal benzerlik açısından incelemeye dahi gerek bulunmadığını, davacının söz konusu markalarının tescil tarihi dikkate alındığında iptal edilmesi mümkün olup davacının markalarını bilfiil kullandığı ve korunması gereken hukuki yararı olduğu hususunun da muğlak olduğunu. - Somut olayda ihtiyati tedbir talebi ve bu talebin kabulünü zaruri kılan ivedi bir durumun söz konusu olmadığını, mahkeme kararının açıkça çelişkiler barındırdığını beyanla tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde ;  Davalı tarafın istinaf talebinin reddini,  tedbire yönelik yeni bir karar verilmesi halinde dilekçelerinin III/1 no’lu bendinde bahsedilen ihlallerin tedbiren önlenmesini, bu taleplerinin davalı tarafından ödenecek teminat karşılığında reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunması halinde davalı tarafın teminat bedelinin indirimi yönündeki talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;Davacı vekilinin ... markasının müvekkili adına dünyada ve Türkiye'de tescilli olup dünya çapında tanınmış marka olduğunu, davalının müvekkilinin markası ile iltibas teşkil edecek şekilde ...markasını kullanarak markasından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi ile davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği, 2024/144 D.İş tespit dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının  etkin kılınması için davalıya ait olduğu ileri sürülen web sitesi , sosyal medya hesapları ve linklere erişimin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin istinaf başvurusuna konu 12/12/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın mevcut durumuna göre,  her iki tarafın menfaati dikkate alındığında SMK 151/2-c maddesi gereğince davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 500.000,00 TL teminat yatırılmasına karar verildiği, kararın tebliğ edildiği, davalı tarafın 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatı yatırmadığı, mahkemece tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığından itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, itirazın incelenerek reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,  davalı vekilinin itirazı konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/02/2025 tarih, 2024/211 E., Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,3-  Davalı vekilinin itirazı konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,,4- İstinaf talebi kabul edilen davalının istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5- İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100  Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"076dedaf680d9a9d","SID":"2257ad5b574705ae"}}