{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2024/185 - 2025/425<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/185 <br>KARAR NO\t: 2025/425<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/773 Esas 2023/858 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/04/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2022 tarihinde, davalılardan ...’nın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın sola dönüş yapmak için manevra yaptığı esnada sağında seyreden müvekkilinin aracına çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ve müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.<br>Davacı vekili 22/09/2023 tarihinde ıslah dilekçesinde; bilirkişi tarafından yapılan araç değer kaybına ilişkin hesaplamalarda nominal değer hesabı yapılırken sehven 50.000,00-TL yerine 15.000,00-TL yazılmış olduğunu, bilirkişi tarafından araç değer kaybının aslında 3.200.000,00-TL-3.150.000,00 TL=50.000,00 TL olarak hesap edildiğinin raporun kapsamından açıkça anlaşıldığını belirterek, müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle toplamda 50.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, ayrıca avans faizi talebinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece; davanın, davacının maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle araçta meydana geldiğini iddia ettiği, değer kaybının tahsili istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 16.08.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine sigortalı araç ile davacıya ait araç arasında kaza meydana geldiği, alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki aracın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarih, 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/40 esas - 2020/40 karar, 17.07.2020 tarihli Genel Şartlara ilişkin iptal kararı gereği Sigorta Genel Şartları ekindeki formüle göre davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 15.000,00 TL olacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği,  kök rapora yapılan itiraz üzerine alınan ek raporda aracın hasarlı ve hasarsız değerlerine ilişkin miktarların yazımında maddi hata yapıldığı, bakiye değer kaybının yazımında maddi hata olmadığı, kök raporda değer kaybını oluşturacak hususların ayrıntılı olarak belirtildiği ve neticeten 15.000,00 TL değer kaybı oluşacağı yönündeki görüşün değişmediği bildirilmekle işbu ek rapora itibar edilerek, davalı sigorta şirketinin meydana gelen değer kaybından sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi gereği, davalı ...'nın araç sahibi ve şoför olarak haksız fiil hükümleri ve 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi gereği 15.000,00 TL'den sorumlu olacağının kabul edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının 15.000,00 TL değer kaybı tazminatını davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle;“Davanın kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL değer kaybının tazminatının davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 05.10.2022 tarihinden, davalı ... için kaza tarihi olan 16.08.2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan raporun hatalı ve denetime elverişli olmadığını, rapor içeriğinde hasar tarihindeki aracın piyasa koşullarındaki değeri 3.200.000 TL, kaza tarihindeki değeri ise 3.150.000,00 TL denilerek araç değer kaybı 3.200.000-3.150.000,00 TL =50.000,00 TL denilmiş iken sonuç kısmından kaza tarihi itibariyle oluşan değer kaybı 15.000,00 TL olabileceği denildiği, bu hususta itirazlarını belirtmelerine rağmen ilk derce mahkemesince nazara alınmadığını, raporda aracın hasarlı ve hasarsız değerlerinin açıklanmadığını, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, alınan ek raporun da karar vermeye elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan, araç hasarı nedeniyle, araçta oluşan değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece, alınan kök ve ek rapor ile davacıya ait araçta değer kaybının 15.000,00-TL olduğu anlaşıldığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından hükme esas alınan kök ve ek raporun gerçek zararın belirlenmesine elverişli olmadığından bahisle istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekilinin, araç değer kaybının belirlenmesine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış (davaya konu kazadan önceki mevcut durumu) haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli, kaza tarihinden önce varsa hasar kayıtları ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespitiyle aradaki fark göz önüne alınmalıdır. Kaza nedeniyle araçta değer kaybı, teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden değer kaybı bilirkişiden alınacak rapor ile tespit edilmelidir. Bilirkişi tarafından bu kapsamda tanzim edilecek raporda da, araçta oluşacak değer kaybı kaza tarihi itibariyle tespit edilmeli, raporun da taraflarca ve mahkemece denetlenebilir olması önemlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde, zarara ve aracın durumuna, ikinci el değerine ilişkin somut hiçbir tespit ve değerlendirme içermeksizin, belirlenen araç değer kaybına ilişkin raporlar hükme esas alınmamalıdır.<br>Somut olayda, mahkemece alınan 09/04/2023 tarihli kök raporda, aracın kaza tarihindeki değeri net olarak tespit edilmemiş, raporun 2. sayfasının birinci paragrafında \"aracın hasarsız değerinin 3.200.000 TL olduğu\" belirtilmiş iken, ikinci paragrafında \"dava öncesi kaza tarihindeki değeri 350.000,00 TL dir.\" denilmiş, 4. paragrafında yapılan piyasa araştırmasında, tamir edildikten sonraki değerinin 3.150.000,00 TL olduğu belirtilerek, 6. paragrafında \"araç değer kaybı (3.200.000,00-3.150.000,00 TL) 50.000,00 TL'dir\" dedikten sonra, 7 paragrafında \"davaya konu ... plakalı aracın 16/08/2022 tarihli kaza nedeniyle oluşan değer kaybı 15.000,00 olabileceği kanaatine varılmıştır.\" denilerek, değer kaybı belirlenmiş, birbiri ile çelişkili beyanlar içeren rapor sonrasında tanzim edilen ek raporda ise, bu defa aracın kaza tarihindeki, serbest piyasa koşullarındaki hasarsız ve onarılmasından sonraki değerine ilişkin bir açıklama yapılmaksızın, bu defa hasarların niteliğinden hareket ile, \"aksam değişimlerinin değer kaybına etki etmeyeceği, bu nedenle değer kaybının 8.823,00 TL ön çamurluk değişim bedelini geçemeyeceğinin\" emsal kararlarda açıklandığından bahisle değer kaybının 15.000,00 TL olduğu, kök rapordaki hesaplamanın ise sehven hatalı olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle, alınan kök rapor karar vermeye elverişli olmadığı gibi, ek raporun da  denetime elverişli olmaması yanı sıra çelişkili ifadeler içerdiğinden karar vermeye elverişli değildir. <br>Bu durumda, yukarıda açıklandığı üzere, araç değer kaybından kaynaklanan gerçek zararın tespit edildiği, yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan ve gerek kendi içerisinde gerekse de kök raporla çelişkiler içeren, değer kaybının ne şeklide tespit edildiği anlaşılamayan rapor çerçevesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yeni bir makine mühendisi bilirkişiden, kaza tarihi itibariyle araç değer kaybının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde tespit edildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, kararın davacı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar  vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20/11/2023 tarihli,  2022/773 Esas - 2023/858 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4121b28ae6400ae7","SID":"00c1c70857ada253"}}