{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/2081 <br>KARAR NO: 2024/1778<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/04/2018<br>NUMARASI: 2016/350 (E) - 2018/452 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Davacı tarafça davalı aleyhine açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda iken 05/02/2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 1.000 TL geçici ve 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu; 11/04/2018 tarihli ek rapor doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 8.477,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 149.608,94 TL maluliyet tazminatının, kararda belirtilen tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf başvuruları üzerine Dairemizin 2019/2299 (E) - 2021/871 (K) sayılı ilamıyla; \"Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1  maddesi hükmü uyarınca esastan reddine, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca  düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına;  Buna göre; Davanın kısmen  kabülü ile 175.975,20 TL daimi iş gücü kaybından kaynaklı alacak ile 8.477,72 TL geçici iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine bu kez  Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/25583 (E) 2024/4202(K) sayılı ilamıyla \"...Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacı ile arkadaş olduğu, birlikte eğlenmeye gittikleri beyan edilmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.\" gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, Dairemizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın  05/02/2016 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve davacıda %35 oranında daimi iş gücü kaybı meydana geldiği, davacının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, kazanın meydana gelmesinde dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilince yeni genel şartlarda öngörülen şekilde hesaplama yapılmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, raporda esasen %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yeni genel şartlar ile getirilen hesaplama yöntemi üzerinden tazminat hesabı yapılmıştır. Diğer yandan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrü TRH 2010 yaşam tablosuna göre 46 yıl üzerinden doğru bir şekilde tespit edilmiştir. Kazaya sebebiyet veren araca ilişkin ZMMS poliçesinin tanzim tarihi 06/07/2015; kaza tarihi ise 05/02/2016'dır.  Yargıtay 4 ve 17. Hukuk Dairelerince verilen son kararlarda da vurgulandığı üzere; \"tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan\" somut olayda zarar görenin bakiye ömrünün bu tabloya göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve ilk derece mahkemesince  de karara esas kabul edilen 11/04/2018 tarihli aktüer ek raporunda; 01/06/2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nin 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, yukarıda ifade edildiği üzere TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak ve  %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gerekir. Ancak; davacı tarafça  PMF Yaşam Tablosuna ve iskontolama yöntemine göre hesap yapılmasının istenildiği, bu şekilde yapılan hesaplamaya ilişkin 10/01/2018 tarihli bilirkişi raporundaki tazminat hesabına göre davanın ıslah edildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda da bu şekilde hesaplanan tazminata hükmedilmesini talep ettiği göz önüne alınarak anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Ayrıca, alkollü olduğunu bildiği sürücü idaresindeki araca binerek zararın artmasına neden olduğu ve bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu 09/08/2017 tarihli ATK 3. İhtisas Dairesi'nin raporu, Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/364 Esas sayılı dosyası ve ilk derece mahkemesince alınan 10/01/2018 tarihli kusur raporundan anlaşılmakla, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. Yine, davacının, davalıya sigortalı aracın sürücüsü olan dava dışı kişi ile arkadaş oldukları, soruşturma dosyasındaki beyanlardan anlaşıldığı üzere, davacının isteği ile davacının bir arkadaşının hasta ziyaretine gittikleri, bu taşımanın dava dışı sürücünün değil, salt davacının menfaatine olduğu, bu itibarla tazminattan TBK 51 maddesi uyarınca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulü ile 140.780,16 TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat ile 6.782,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 147.562,24‬ TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 10.079,98  TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan toplam 811,16 TL'nin mahsubu ile bakiye  9.268,82 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 34,16 TL peşin harç ile 777,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 166,65 TL posta ve tebligat ücreti,  1.350,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.516,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-TBK'nin 51 ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti taktir edilemeyeceğinden, davalı için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  7-Gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a546b6c325bf8cc","SID":"596e0a2f21f22af5"}}