{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2336 - 2025/821<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2336 <br>KARAR NO\t: 2025/821<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ      \t: 05/09/2023<br>NUMARASI\t: 2022/178 Esas - 2023/452 Karar<br><br>DAVACI \t: GÜNEŞ SİSTEM FİNANS YÖNETİM EĞİTİM DANIŞMANLIK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ( <br>VEKİLİ\t: Av..<br>DAVALILAR \t: 1- ÇIRA CATERING GIDA LOJİSTİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ <br>\t  2- RBTWIN YAZILIM OTOMASYON ANONİM ŞİRKETİ <br>\t  3- ROBO OTOMASYON MÜHENDİSLİK ELEKTRİK MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ <br>\t  4- SEDNATEK OTOMASYON ELEKTRİK MÜHENDİSLİK MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av..<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t  : 02/05/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 02/05/2025<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında 18/12/2020 tarihli 1 yıllık part time cfo- finansal yönetim müşavirliği sözleşmesi imzalandığı, ilgili sözleşme kapsamında müvekkili şirketçe yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesine rağmen, aralarında organik bağ bulunan davalıların ortak temsilcisi ... tarafından 16/06/2021'de sırasıyla, davalılara finansal yönetim danışmanlığı veren ... ile ..., davalılarca daha önce eklenmiş oldukları \"ROBO ÜST FİNANS\" adlı whatsap grubundan çıkartıldıklarını, danışmanlık faaliyeti kapsamından ... ile ...'a özel olarak açılan \"...\" ile \"...\" e-posta hesaplarının kapatıldığını, bu durum üzerine müvekkili şirket temsilcisi ... tarafından 23/06/2021 tarihinde davalılar temsilci ve ortaklarına e-posta gönderilip, yaşanan durum hakkında izah istendiğini, fakat davalılarca herhangi bir cevap verilmediğini, davalı ROBO şirketi tarafından müvekkili şirkete 02/12/2021 tarihinde fesih ihtarnamesi çekildiğini, fesih beyanında müvekkili şirketten alınan finansal yönetim danışmanlığı faaliyetinde memnun kalmadıklarını ve bu sebeple 01/08/2021'den sonraki süre için ödeme yapmayacaklarını belirttiklerini, daha sonra müvekkili şirket tarafından Temmuz 2021- Aralık 2021 toplam 6 aylık süre için KDV dahil 83.544,00 TL'lik fatura kesilerek, davalı ROBO şirketinden ödeme talep edildiğini, davalıların fesih ihtarnamelerinde somut ve net sebeplerin belirtilmediğini göstererek, davalılar arasında ki organik bağın tespitine, temmuz 2021- aralık 2021 dönemi KDV dahil toplam 83.544,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak kendilerine ödenmesine ve fatura keşide tarihi olan 31/12/2021'den itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilleri ile davacı şirket arasında 18/12/2020 tarihli Part Time CFO ya da Finans ve Yönetim Müşavirliği Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca davacı şirketin hizmet vermeyi taahhüt ettiğini, davalı şirket tarafından sözleşme uyarınca taahhüt edilen hizmetlerin ifasında hataya düşülmesi, yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle bir çok kez uyarı yapıldığını, fakat bu durumun davalı şirket yetkililerince düzeltilmediğini, davacı tarafın sözleşmede yazıldığı gibi müvekkili şirkete ayda 4 kez gelmediği, ayrıca müvekkiline karşı taahhüt ettiği yazılı ve sözlü danışmanlık hizmetini de tam ve eksiksiz olarak ifa edemediğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında müvekkili şirket tarafından yapılan uyarılara da aldırış edilmemesi üzerine Başiskele 1. Noterliği'nin 02/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, karşı tarafa sözleşme gereği üzerilerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmeden doğan hak ve alacakların ödenmeyeceğinin bildirildiğini, ilgili döneme ait (Temmuz 2021- Aralık 2021) 83.544,00 TL bedelli fatura kesildiğini, ilgili faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, Başiskele 1. Noterliği'nin 03/01/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muhataba iade edildiğini belirterek, öncelikle müvekkilleri Sednatek Otomasyon Elek. Müh. Mak. San. VeTic. A.Ş., Çıra Taşımacılık Kafeterya, RBTWIN Yazılım Otomasyon A.Ş. Açısından husumet itirazlarının kabulü ile davanın bu müvekkilleri yönünden tefrik edilmek suretiyle husumet yokluğundan reddine, müvekkillerden ROBO Otomasyon Mühendislik Elek. Mak. San. Ve Tic. A.Ş. Yönünden haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacının açmış olduğu davanın KABULÜNE,<br>83.544,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı Robo Otomasyon Mühendislik Elektrik Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş ile sözleşme imzalamış olduğu, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerin muhatabının da bu şirket olduğunu, ancak buna rağmen davacı şirketin, haksız ve hukuka aykırı olarak diğer şirketlere de dava açtığını, dava konusu sözleşmenin tarafı olmayan \"RBTWIN Yazılım Otomasyon Anonim Şirketi\" ve \"Sednatek Otomasyon Elektrik Mühendislik Makina San. ve Ticaret A.Ş\" açısından yapmış oldukları husumet itirazının, mahkeme tarafından dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkemenin taraflarının tanık beyanlarını çelişkili görüp dikkate dahi almadığı, yargılamanın seyrini değiştirebilecek bir durumu görmezden geldiği, kendi çalışanı olan ve davalı şirkete sözleşme kapsamında hizmet verdiğini söyleyen tanık ...'ın beyanları ile ortaya çıkan çelişkiyi giderebilmek adına sunulan kısmen ıslah konulu dilekçenin kabulünün, tarafları açısından açıkça hak mahrumiyeti yaşanmasına neden olduğunu, bu durum yargılamanın seyrini değiştirecek nitelikteyken hakim tarafından görmezden gelindiğini, yargılama sonuna kadar icranın durması amacıyla Tehir-i İcra Kararı verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; 18/12/2020 tarihli \"Danışmanlık Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmenin 1. maddesinde tarafların açıkça belirtildiğini ve davalı şirketlerin hepsinin vergi numaralarıyla birlikte hizmet alan taraf olarak gösterildiğini, yine, sözleşmenin 1. maddesinde \"Bundan böyle bu 4 firma sözleşmede ŞİRKET olarak anılacaktır\" ibaresinin de mevcut olduğunu, davalılar tanıklarının beyanları, davalıların sözleşme imzalandığında ortak ve kanuni temsilcilerinin aynı olması, davalıların vekillerinin aynı olması ve 18/12/2020 tarihli sözleşmenin davalı dört şirket için yapıldığının açıkça belirtilmesiyle, davalılar arasında organik bağ olduğunun açık olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2023 tarih, 2022/178 Esas - 2023/452 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava sözleşmeden kaynaklanan cezai şart talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı ve davalılar arasında 18.12.2020 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmenin 6.1.maddesine göre davacı tarafından davalılara bir yıl süreyle danışmanlık hizmeti verileceğinin kararlaştırıldığı, davacının ilk altı aylık hizmeti verdiği ve ücretini aldığı, ikinci altı aylık dönem yönünden davalıların davacıların danışman personelini oluşturulan mesajlaşma grubundan çıkardıkları, aynı tarihte irtibatı kestikleri, davacı tarafından gönderilen maillere cevap vermedikleri, daha sonra sözleşmenin fesih edildiğini beyan ederek sözleşmenin 6.2.maddesinde kararlaştırılan cezai şartı talep ettikleri, davalılar tarafından davacının haziran ayından itibaren hizmet vermeyi kestiğinden bedelin ödenmeyeceğine dair ihtarname gönderildiği, davacının sözleşmeye göre üstlendiği edimini yerini getirmediğinden davanın reddini talep ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalıların istinaf yasa yoluna başvurdukları görülmüştür.<br>Cezai şart, TBK’nın 179–182. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi:<br>   “…Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.<br>     Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.<br>    Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır…” hükmünü içermektedir.<br>Dönme (fesih) cezası olarak da adlandırılan ifayı engelleyen cezai şart ise maddenin üçüncü bendinde hükme bağlanmıştır. Burada borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat yetkisi saklı tutulmuştur. Böylece borçlu alacaklı ile yaptığı anlaşmada dilerse sözleşmeden dönmeyi ve alacaklıya sadece cezai şart ödemeyi kararlaştırabilir. Bu tür cezai şartta borçlu cezayı ödemek suretiyle sözleşmeden dönebileceği gibi, alacaklı da sadece cezai şartın ödenmesini talep edebilir. Bu durumda artık alacaklı borçludan asıl edimin ifasını isteyemeyecektir.  Seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşulu, borçlunun borcunu ihlâl etmesine karşı alacaklıya bir talep hakkı sağlarken, dönme cezası borcun ihlâli koşulu aranmaksızın, belirli bir meblağı ödemek suretiyle borçluya sözleşmeyi sona erdirme imkânı verir. Borçlu, borca aykırı davranışı bulunmasa bile, ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. Burada asıl borcun ifasının yerini dönme (fesih) cezası almaktadır. Bundan dolayı dönme cezasının, asıl borcun alacaklı lehine ifasını teminat altına almak gibi bir işlevinin bulunmadığı, aksine onu zayıflatıcı rol oynadığı söylenebilir. Gerçekten, “borcumu ifa etmekten vazgeçersem 1.000TL ödeyeceğim” ifadesinde yerini bulan dönme cezasında asıl borcun ifasının teminat altına alınması suretiyle alacaklının hukukî durumunun güçlendirilmesi değil, aksine dönme cezasını ödemek ve sözleşmeden dönmek (veya sözleşmeyi feshetmek) suretiyle borçlunun durumunun iyileştirilmesi söz konusudur (Kocaağa, s. 145-154). <br>Cezai şarta ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Örneğin satıcının ayıplı mal teslim etmesi hâlinde, alacaklıya hem ayıpsız bir mal teslim edileceği hem de ceza koşulu ödeneceği kararlaştırılabilir. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya eklenen ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür (Kocaağa, s. 138-139). İstisnası cezanın tenkisiyle (indirilmesiyle) ilgili TBK’nın 182. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci bendinde ceza miktarını tarafların serbestçe belirleyebilecekleri belirtildikten sonra, üçüncü bendinde bu ceza miktarının hâkim kararı ile azaltılabileceği öngörülmüştür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2020/3-551 esas- 2022/1147 karar)<br>Somut olayda; Davacı ve davalılar arasında 18.12.2020 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmenin 1.maddesinde tüm davalıların sözleşmenin tarafı olduğu düzenlendikten sonra, dosyaya gelen ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre tüm davalıların yetkilisi olan ... tarafından imzalandığı, yine davalıların davacıya gönderdiği Başiskele 1. Noterliğinin 02.12.2021 tarih ve 23288 yevmiye sayılı ihtarnamesinde tüm davalıların birlikte davaya konu sözleşme yönünden davacıya ihtar gönderdikleri ve yine cevap dilekçesinde “…Müvekkiller ile davacı şirket arasında  18.12.2020 tarihli Part Time CFO ya da Finans ve Yönetim Müşavirliği  Sözleşmesi imzalanmıştır…” şeklindeki ikrarları da nazara alındığında tüm davalıların anılan sözleşmenin tarafı oldukları kanaatine varıldığından davalıların husumete yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.<br>Dosyaya davacı tarafından sunulan mail içerikleri ve mesajlaşma kayıtlarına göre; davalıların davacı tarafından görevlendirilen danışmanları “ROBO Üst Finans” isimli whatsapp grubundan 16.06.2021 tarihinde çıkardıkları, yine davacı tarafından davalıların yetkilisine gönderilen sözleşme kapsamındaki işlere devam edilip edilmeyeceği yönündeki yazıya davalılar tarafından cevap verilmediği, davacı tanığının beyanlarına göre davalıların anılan tarih itibariyle davacı ile olan irtibatı kestikleri, bu şekilde davalıların taraflar arasında imzalanan 18.12.2020 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesi”ni eylemli olarak 16.06.2021 tarihinde fesih ettikleri, sözleşmenin 6.2.maddesine göre sözleşmenin davalılar tarafından fesih edilmesi nedeniyle sözleşmenin kalan kısmının bedelini cezai şart olarak 6098 sayılı yasanın 179/3.maddesi düzenlemesi gereği davacıya ödemesinin gerektiği anlaşıldığından ve kararlaştırılan cezai şartın tarafların basiretli tacir olmaları ve cezai şartın aşırı da olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.<br>Davalı tanıklarından Kenan Dinler’in beyanlarında sözleşmenin sadece Davalılardan Robo Otomasyon A.Ş. ile yapıldığı, diğer davalıların sözleşmenin tarafı olmadığı yönündeki beyanlarının az yukarı açıklandığı üzere tüm davalıların sözleşmenin tarafı olduğu yönündeki delillerle ve diğer davalı tanığının tüm davalılara danışmanlık hizmeti verildiği yönündeki beyanları ile çeliştiği, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı, diğer davalı tanığının ise taraflar arasındaki fesih olayına ilişkin bilgisinin olmadığı nazara alındığında mahkemece hükme esas alınmaması yerindedir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 5.706,89-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.426,85‬-TL'nin mahsubu ile kalan 4.280,04-TL istinaf karar harcının her davalı adına ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15be5bd4b7385b44","SID":"f1748aecf209507c"}}