{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1301 <br>KARAR NO: 2024/1528<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/03/2021<br>NUMARASI: 2018/260 (E) - 2021/197 (K) <br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat  <br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'a ait, dava dışı ... ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken aynı istikamette emniyet şeridinde duraklama halinde olan ... plakalı kamyona bağlı ... plakalı dorsenin sol arka tarafına çarpması sonucu ... plakalı araç sürücüsü ... ve yolcu konumunda bulunan kardeşi, ..., ..., ..., ...'ın vefat ettiğini, Kızılcahamam Cumhuriyet Savcılığının 2017/1352 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davalı şirkete yapılan başvurunun reddedildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvurma tarihi olan 13/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 20/10/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için 9.144,90 TL, davacı ...  için 9.144,90 TL olmak üzere toplam 19.387,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne; davacı ... için 9.145,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü tarih olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte kaza tarihi olan 2017 yılı poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine; davacı ... için 10.242,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü tarih olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte kaza tarihi olan 2017 yılı poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunda tazminat miktarları konusunda hiçbir araştırma yapılmayıp mirasçılığa dayalı hesaplama yapılarak bu hesap üzerinden kabul kararı verildiğini, davacıların müteveffanın desteğini aldıklarının ispat edilemediğini, mirasçı olmanın desten yoksun kalma tazminatına hak kazanmak anlamına gelmediğini, aktüer hesaplamanın hatalı yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların destek tazminatı hak edişlerinin kabulü halinde aktüer hesaplamanın tekrar yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre kazada ölen ... ile mahkemece lehine tazminata hükmedilen ...  ve ...'ın aynı kazada vefat eden anneleri ...'ın babaları kazada ölen ... olup, ..., ...'ın ilk evliliğinden olan kızıdır. ... ve ...'ın ölen ...'ın mirasçıları olduğu dosyada mevcut veraset ilamı ile sabittir. Ancak sadece veraset ilamının olmasının davacıların ölenin desteğinden mahrum kaldığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacılar ... ve ... ile müteveffa ... arasında düzenli ve eylemli desteklik ilişkisi bulunmadığının kabulü ile destekten yoksun kalmaya yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 35,90 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 391,7‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-Davacılar tarafından sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 1.200 TL bilirkişi ücreti ile 215,85 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.451,75‬ TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 19.387,61 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, vekille temsil olunan davalıya verilmesine,  5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 26 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31/10/2024\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9d0a1cbb4c260d5","SID":"7f4855e7030164fc"}}