{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 10/03/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas <br>İSTİNAF EDEN DAVACI: ........  <br>VEKİLİ\t\t\t: Av.....<br>DAVALI\t\t: ........  <br>VEKİLİ\t\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t\t: Alacak <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 09/05/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 10/03/2025 tarihinde tesis edilen talebin reddine ilişkin ara karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında 27/02/2018 tarihinde yapılan AGREGA Alım/Satım Sözleşmesi uyarınca bir ticari faaliyetin vukuu bulduğunu, bu sözleşmeye göre müvekkilinin, davalı şirketin Toki Şantiyesine sözleşme çerçevesinde agrega mal teslimini üstlendiğini, sözleşmede herhangi bir ton taahhüt edilmediğini, ödeme şeklinin ise taraflar arasında her ay ne kadar mal teslim edilmiş ise hesaplaması yapılıp takip eden ayın 15'inden sonra davalı tarafça müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket aslen Nevşehir'de bulunup buradaki şantiye sahasında faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, davalının ise söz konusu sözleşme yapılmadan önce müvekkilinin, içerisindeki araç gereçler ve ruhsatı ile birlikte devir almak amacıyla Konya ........'te bulunan taş ocağında faaliyetlerine başladığını bu doğrultuda 3.kişi veya kişilerde sözleşmelerini de yaptığını, maden ruhsatının devir süreci uzadığından taş ocağının mevcut sahibi ile aralarında kira sözleşmesi düzenleyerek işlerine başlamak durumunda kalan müvekkilinin 1 seneye yakın kiracı konumunda işlerini yürüttüğünü, müvekkilin devir almak maksadıyla yerleştiği taş ocağı şantiyesinin maden ruhsatı, müvekkili şirketten kaynaklanmayan sebeplerden ötürü müvekkile devredilemediğini, ruhsatın alınamadığı anlaşıldığında ise Nevşehir'de halihazırda mevcut sahası bulunan müvekkili şirket boş yere kira ödemeye devam etmemek için Konya şantiyesindeki araç ve malzemelerini de alarak Nevşehir'e dönmek ve burada mevcut bulunan şantiyede ticari faaliyetlerine devam etmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin bu zorunluluk halini davalı yana bildirdiğini, bunun üzerine taraflarca 04/05/2018 tarihinde ana sözleşmeye ek olarak 5 maddelik bir ek sözleşme imzalandığını, taraflar arasında mevcut ticari anlaşma gereği müvekkili şirketin davalıya ilgili sevkiyatları gerçekleştirdiğini, ancak her türlü uyarı ve ihtara rağmen davalının sevk olunan malın bedelini müvekkile ödemekten imtina ettiğini, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, müvekkili şirketin munzam zararının adaletli bir şekilde karşılanması için öncelikli taleplerinin davalıya satılan ancak bedeli alınamayan malzemelerin cinsi, türü ve miktarının günümüz koşullarında rayiç bedellerinin hesaplanarak, asıl alacağın ticari temerrüt faizi ile birlikte hesabıyla oluşacak bedel ile arasındaki farkın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyanla ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne (öncelikle teminatsız olarak, sayın mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında), davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonra artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL munzam zararın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonra artırılmak kaydıyla şimdilik 50.445,00 TL ticari alacağın temerrüt tarihi olan 14/09/2018 tarihinden itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Talebin niteliği ve mahiyeti, mevcut delillerin ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat derecesinde olmaması ve yeterli kanaati vermemesi, alacağın ayrıntılı yargılamayı gerektirmesi, tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi ve korunması ilkesi, dosyadaki delil durumu dikkate alınarak davacının ihtiyati haciz talebinin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red sebeplerinin somut olayla uyuşmadığını, eldeki davada İİK'nın md.257'de sayılan koşulların gerçekleştiğini, söz konusu alacağın daha önce Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile zaten hüküm altına alındığını, bu karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunu dilekçesi ekinde sunduklarını, somut olayda mali müşavir bilirkişisinin hazırladığı rapor, faturalar, banka kayıtları, taşıma belgeleri dikkate alındığında yaklaşık ispatın sağlandığının görüleceğini beyanla usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davalının tüm menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep; ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İİK’nun 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' düzenlemesine yer verilmiştir.<br>İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.<br>Faturalar tek taraflı bir belge olup, tek başına bir  alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermez. Fatura ile birlikte faturaya konu mal ve hizmetin sunulduğunun ispatına ilişkin delil ve belgelerin de yaklaşık ispat kurallarına göre sunulması gerekir. Bu husus İİK'nın 258/1 maddesinde;  \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.\" şeklinde belirtilmiştir. <br>Somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin faturaya dayalı alacak ve  temerrüd faizi ile karşılanmayan ayrıca ekonomik koşullar nedeniyle oluşan  munzam zararının  tazmini için açtığı  davada  ihtiyati haciz talebinde bulunduğu,   ilk derece mahkemesince  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği,  ihtiyati haciz talep edenin alacaklı olduğunu  yaklaşık olarak ispat edemediği,  alacağın varlığının ve muaccel olup olmadığının yargılama sonucunda belirleneceği,  bu nedenle  ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle davacının  istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının  istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68725b7a797cecd9","SID":"b1c07653b8191346"}}