{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>2. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2334 <br>KARAR NO: 2025/1000<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/02/2023<br>NUMARASI: 2020/544 Esas 2023/105 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 07/07/2020<br>KARAR TARİHİ:16/04/2025<br>KARAR<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi ile davalı şirket arasında imzalanan üç ayrı kira sözleşmesi ile Organize Sanayi Bölgesi içindeki üç ayrı alanı ses, data ve görüntü aktarımına yarayan haberleşme tesisleri baz istasyonu kurma ve kullanılmak üzere belirli süreli sözleşmeler ile kiraladığını, sözleşmelerin 31/12/2015 tarihinden sona erdiğini, davalının taşınmazı boşaltmadığını, dava açıldığını, mahkemece tahliye kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/146 dosyası ile 31/12/2015-30/06/2016 dönemleri için ecrimisil talep edilen davanın halen derdest olduğunu, davalının haksız işgalinin devam ettiğini belirterek 31/11/2016-30-06/2018 dönemi için şimdilik 1.000,00 TL'nin her dönem itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 01.06.2011 başlangıç tarihli iki adet ve 27.10.2010 başlangıç tarihli de bir adet olmak üzere toplam üç adet kira sözleşmesi imzalandığını, tarafların belirtilen adreslerde müvekkili şirkete ait haberleşme ekipmanlarının kurulması yönünde mutabakata vardıklarını,  yeni dönem kira sözleşmesi için anlaşma sağlanmak istendiğini, makul bir bedel teklif edilmesine karşın kabul edilmeyerek dava açıldığını, fatura gönderildiğini, bildirilen miktarın fahiş olduğunun noter aracılığıyla bildirildiğini, kötü niyetin bulunmadığını, davacının zararının söz konusu olmadığını, iyi niyetli olmanın ecrimisil bedeli ödenmesine engel teşkil ettiğini, sözleşmelerin belirsiz süreli sözleşmeye döndüğünün sabit olduğunu, istenen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; \"Islahlı davanın kısmen kabulü ile 652.723,29 TL'nin 04/12/2018 dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında üç kira sözleşmesi olduğunu, yeni kira bedelinin belirlenmesi talebinin dikkate alınmadığını, yüksek artış yapılmasının davacının kötü niyetini gösterdiğini, yeni dönem faturalarının düzenlenip gönderilmesinin davacının sözleşmenin devamını istendiğini gösterdiğini, belirsiz süreli kira sözleşmesinin oluştuğunu, ecrimisil talep edilmesinin mümkün olmadığını, kötü niyet şartının oluşmadığını, bedelin fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, mülkiyet hakkına dayalı haksız kullanım nedeni ile ecrimisil talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; mahkemece taraflar arasında görülen dava dosyaları, taraflar arasında yapılan sözleşmeler, tahliyeye ilişkin mahkeme ilamı, istinaf mahkemesi kararı, emsal kayıtlar, taraflar arasında yapılan protokoller, emsaller celbedilerek dosya üzerinden bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alındığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06,04.2017 tarih., 2016/769 esas, 2017/283 karar sayılı ilamının incelenmesinde; tarafların ve dava konusu yerin aynı olduğunu, davanın tahliye talebine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kabulü ile davalının taşınmazlardan tahliyesine, akdin feshine ve boş olarak davacıya teslimine karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2018 tarih, 2017/2081 esas, 2018/1470 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/146 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; tarafların ve dava konusu yerin aynı olduğu, akdin sona ermesi nedeni ile haksız kullanım iddiası ile 31.12.2015 - 30.06.2016 dönemi için 184.320,00 TL tazminatın her dönem aylık itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, mahkemece İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine dairemizce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alındığı, 12.11.2020 havale tarihli raporda; taraflar arasındaki sözleşme, kayıt ve belgeler, ihtarnameler dikkate alınarak ve incelenerek sonuç itibari ile 26.11.2015 - 07.07.2020 dönemi için toplam ecrimisil miktarının 1.366.267,28 TL olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine alınan 01.04.2021 havale tarihli ek raporda ise; 30.06.2016 - 30.11.2018 dönemi için toplam ecrimisil miktarının 787.016,58 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin bu rapora göre arttırım dilekçesi sunarak talebi 787.016,58 TL' yükselttiği anlaşılmıştır.Mahkemece 16.12.2021 tarihli ek tensip tutanağı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 29.08.2020 havale tarihli ek rapora göre; kök raporda dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil hesabı yapılarak 30.06.2016 - 30.11.2018 dönemi için ecrimisil miktarının hesaplandığı, 1 adet ünitenin USD olarak 2 yıl 5 ay ecrimisil bedelinin 217.574,43 TL olduğu, bu rapora itirazların değerlendirilerek 1 ünite için yapılan hesaplamanın 3 üniteye göre hesaplanarak toplam karşılığının 652.723,29 TL olduğu belirtilmiştir.Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Ecrimisil, malikinin rızası dışında taşınmazının gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle ödenen tazminattır. Malikinin rızası dışında taşınmazı eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler de fuzuli şagil ( işgalci ) denir. TMK' nın 995. maddesine göre kötüniyetli zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız olarak alıkoymuş olmasından doğan tazminatı karşılamak zorundadır. Davalı iyiniyetli ise, tazminatla yükümlü olmayacak, suiniyetli ise sorumlu kılınacaktır. Rızaya dayalı kullanımda kötü niyet söz konusu olamaz.  Ayrıca, taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa ( harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs ), rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım olarak kabul edilemez. Kişinin bu kullanımı haksız ve kötü niyetli bulunmadığından tazminat ile de sorumlu tutulamaz. 25/05/1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay' ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Somut olayda; taraflar arasında daha önce kira sözleşmeleri bulunduğu, sözleşmelerin sona erdiği, kesinleşmiş mahkeme ilamı ile tahliye kararı verildiği, davacının haksız kullanım nedeni ile ecrimisil talep etme hakkı olduğu, mahkemece yukarıda belirtilen bilirkişi raporuna göre her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; alınan raporun usul ve yöntemine uygun bulunmadığı, taraflar arasın  önceki döneme ilişkin yani 31.12.2015 - 30.06.2016 dönemi için İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/146 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, iş bu davada talep edilen dönemin de bir  sonraki dönem olan 31.11.2016 - 30.06.2018 dönemi olduğu, Mahkemece önceki döneme ilişkin kesinleşen görevsizlik kararının araştırılarak akibeti ile  ilgili mahkeme ve esasının tespit edilmesi veya taraflara sorularak söz konusu dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi, dosya kesinleştikten sonra o dosyadaki en son aylık ecrimisil miktarı esas alınmak ve endeks uygulanmak sureti ile dosya üzerinden bilirkişi heyetinden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İDM  kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin  HMK 353/1.a.6.maddesi gereğince kesin olarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2020/544 esas sayılı dosyasında verilen 08/02/2023 tarih ve 2023/105 karar sayılı ilamının HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereği KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülerek bir karar verilmek üzere   mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1.g. bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d71b9c9dbeb3eb7e","SID":"e6f43f134ebe9d3b"}}