{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/346 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/818<br><br>DAVA\t\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 05/07/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ...nin tahsiline ilişkin alınmış olan ... Meclisi Belediye Bütçe kararnamesi kararı hakkında davalı ... ...nın başvurusu üzerine Antalya Hal Hakem Heyetinin halden çıkış ücreti adı altında ücret alınmasının yasal olmadığı belirtilerek karar alınmış olduğunu, Antalya Merkez İl Hal Hakem Heyetinin ... tarihli ...-...-... sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira öncelikle mevcut kararla meclis kararının uygulanması durdurulmuş olup, hal hakem heyetinin bu konuda yetkisinin ve görevinin bulunmadığını, meclis kararlarının ancak idari yargı yolu ile iptal edilebileceğini, başvurucu ...nın da Hal hakem heyetine başvurma yetkesinin bulunmadığını, hal hakem heyetinin görevine girmeyen bir konuda karar verilmiş olduğunu, 5216 sayılı Büyükşehir Kanunu ile toptancı hallerin işletilmesi görevinin Belediye'ye ait olup, araç park yerlerini tespit etmek, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermenin belediyenin görevleri arasında olduğunu, ... tarihli ... sayılı ... Meclis kararı ile 2019 yılı gelir tarifesi belirlenirken ... ve ...nin ... ve ... ücretlerinin de belirlendiğini, bütçe kararnamesinin meclis kararı ile kabul edildiğini, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 1. Fıkrasının I bendi ile 26. Madde hükmüne istinaden ... tarihli ... sayılı ... Meclis kararı ile 2 yıl süre ile ...nin çıkış kapısı ücret tahsilatı ve tesisde bulunan diğer otopark yerlerinin işletmeciliğinin ... tarihinden itibaren ...'ye devredilmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, yani otopark işletme işinin bedel karşılığı ve meclis kararı ile belediye şirketi olan ...'ye devredildiğini, bu gelir kaydının hal rüsum geliri olmayıp kira geliri olduğunu ve doğrudan belediye bütçesine girdiğini, oysaki hal rüsumunun sebze ve meyve ticareti ve toptancı halleri yönetmeliğinin 45. Maddesi uyarınca bakanlıkça belirlenen banka nezdinde açılan hesaba yatırıldığını, yani bakanlığın hesabına girdiğini, bu nedenle hal hakem heyetinin pazarcı esnafının halde verilen hizmet bedelinin rüsum adı altında zaten ödediğini belirterek halden çıkış ücreti tahsil edilmesinin yasal olmadığına dair tespitinin yersiz olduğunu belirterek hal hakem heyeti kararının iptaline, otopark çıkış ücretlerinin tahsilinin tedbiren devamına ve yine tedbiren elde edilecek gelirin mahkemece uygun görülecek hesapta toplanmasına, nihai karar ile de toplanan gelirin ... ile imzalanan sözleşme uyarınca paylaşılmak üzere ...ne verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın birçok yönüyle hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği gibi hakem heyeti kararının ... tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiğini, huzurdaki davanın 5957 sayılı yasanın 10. Maddesine dayanılarak ... tarihinde dermeyan edildiğini, tarafların bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem hyeyetinin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edilebileceğini, on beş günlük süre hak düşürücü sürenin geçtiğini, huzurdaki davanın arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun bulunmadığını, alacak ve tazminat davaları dermeyan edilmeden önce arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, dava değerinin hangi ölçülere göre belirlendiğinin herhangi bir açıklamasının olmadığını, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün hal hakem heyetine taşınabileceği gibi müvekkil odanın da hal hakem heyetine başvuru hakkının bulunduğunu, bütçe kararnamesini belediyenin iç işleyişini ilgilendiren bir olgu olduğunu, hal çıkış ücretlerinin hal rüsumu altında toplanan bedelin içinde olması hasebiyle haksız şekilde alınan mükerrer bir ödeme mahiyetinde olduğunu, hal çıkış ücreti olarak pazarcıdan alınan ücret otopark ücreti olmadığını, otopark ücreti olsaydı toptancı haline giren bütün araçlardan bu ücretin alınmasının gerekli olduğunu, toptancı haline giriş çıkış yapan hususi araçlardan otopark ücreti alınmadığını, davacı ... tarafından alınan ... ... ücreti adı altındaki bedelin hiçbir yasal dayanağının olmadığını, esnafın ödediği rusüm ücretinin de toptancı halindeki ihtiyaçların karşılanması olarak alındığını, davacının vermediği bir hizmetin bedelini, ikinci kez almaya çalıştığını, hal hakem heyeti tarafından verilen kararın doğru olduğunu, davacının davacının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Davacı vekili tarafından hal hakem heyeti karar sureti, belediye meclis kararları, emsal mahkeme kararları, arabuluculuk başvuru evrakları delil olarak sunulmuş, Mahkememizce İl Hal Hakem Heyetinden dava konusu karara ilişkin dosya celp edilmiş tüm deliller toplanmıştır.<br>Dava, 5957 sayılı yasanın 10/5 maddesi uyarınca açılmış il hal hakem heyeti kararının iptaline ilişkindir.<br>5957 sayılı yasanın 10/5.maddesine göre, \"Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.\" <br>Hal hakem heyetinden gönderilen karar dosyasının incelenmesinde, kararın davacıya ... tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra ... tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf davadan önce arabuluculuğa başvurmuş ise de, 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı kanunla eklenen 5/A maddesi ile getirilen arabuluculuk dava şartı konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri için geçerli olduğu, eldeki davanın ise hal hakem heyeti kararına itiraz davası olup arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı bu nedenle arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava açma süresine etki etmeyeceği anlaşılmakla hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davanın hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle usulden reddine, <br>2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, <br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin  yüzüne karşı 5957 sayılı kanunun 10/5 maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.17/12/2019<br><br>Katip ...<br>(E-İmzalı)<br> <br> <br>Hakim ...<br>(E-İmzalı) </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5248e66d1f3e0fe6","SID":"4a291e1c81926767"}}