{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/374 <br>KARAR NO: 2025/604<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/12/2024<br>NUMARASI: 2023/222 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, \"...\" ibareli markalarının üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini eğitim alanında maruf kıldığını, müvekkili ve kardeş kurumları adına halihazırda \"...\" esas unsurlu birçok marka tescilleri olduğunu, müvekkilinin tarihçesi ve kuruluşunun davalı firmadan önce olduğunu, davalı şirketin, \" ...\", \" ... KOLEJİ\", \" ... OKULLARI\" markalarını kullanmalarına rızalarının bulunmadığını, bu hususta davalı firmayı birçok kez uyardıklarını, davalı firmanın uyarılarının akabinde TPMK nezdinde marka başvurusu yaptıklarını, itiraz ettiklerini, itirazlarının kabul görmemesi üzerine YİDK iptali davası açıldığını, davalı firmanın kötüniyetli olduğunu, dilekçede bildirilen kararların tamamında, davalı şirketin organik bağı olan firma tarafından gerçekleştirilen \"...\" esas unsurlu kullanımların ve tescillerinin, müvekkili şirketin haklarına ihlal oluşturduğu ve marka hükümsüzlüğü, kötüniyet ve haksız rekabet yönünden hüküm kurulmuş olduğunu, söz konusu kararların önemli bir kısmının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiklerini, davalı firmanın, internet ve sosyal medya hesaplarında \"...\", \"... KURS\", \"... OKULLARI\" ve \"... KOLEJİ\" markalarını ön plana çıkararak birçok paylaşım, reklam ve tanıtım yaptığını, bu nedenle karşı tarafa tebligat yapılmaksızın internet adreslerinde tespit yapılmasını ve karşı tarafça yapılan hukuksuzluğu sonlandırmak, daha fazla zarar meydana gelmesini engellemek amacıyla, öncelikle teminatsız ve/veya uygun bir teminat karşılığı, \"...\", \"... OKULLARI\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli kullanımların 41.sınıf \"Eğitim ve öğretim hizmetleri\" kapsamında her türlü marka kullanımlarının engellenmesini, haksız rekabet ve marka ihlali oluşturan taklit hizmetlerin tanıtımının, sunumunun yapıldığı tabela, katalog, broşür, markanın basılı olduğu her türlü basılı materyale tedbir konulmasını, haksız rekabet ve marka ihlali oluşturan tabela, duvar kaplamaları, reklam..vs toplatılmasını, ...com, ...com, ..., instagram.com/... internet adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk Derece Mahkemesince 29/05/2024 tarihli ara karar ile; \"Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 500.000,00 TL teminat karşılığı, davalının \"...\", \"... OKULLARI\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli kullanımların 41.sınıf \"Eğitim ve öğretim hizmetleri\" kapsamında her türlü marka kullanımlarının tedbiren durdurulamsına, davalının \"...\", \"... OKULLARI\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli tabela, duvar kaplamaları ve reklam araçlarına tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, ....com, ...com, facebook.com/..., instagram.com/... internet adreslerine erişimin tedbiren engellenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, -SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 500.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; -Davalının \"...\", \"... OKULLARI\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli kullanımların 41.sınıf \"...\" kapsamında her türlü marka kullanımlarının tedbiren durdurulamsına,  -Davalının \"...\", \"... OKULLARI\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli tabela, duvar kaplamaları ve reklam araçlarına tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, -...com, ...com, facebook.com/.. instagram.com/... internet adreslerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemiz 05/11/2024 tarih, 2024/1379 Esas ve 2024/1810 Karar sayılı ilamıyla mahkememizin 10/07/2024 tarihli tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 18/12/2024 tarihli ara karar ile; \"Dosya kapsamı, deliller, TPMK kayıtları, dosyada mevcut İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin kararı, alınan rapor ve tüm dosya kapsamına göre Mahkememizce verilmiş 29/05/2024 tarihli tedbir kararı değiştirilerek; davalı tarafa ait ....com, ...com, facebook.com/..., instagram.com/... internet adreslerinden  \"...\", \"... OKULLARI\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli içeriklerin iki hafta kesin süre içerisinde çıkarılmasına, aynı süre içerisinde içeriklerin çıkarıldığına dair davalı tarafça mahkemeye bildirimde bulunulmasına ve delil sunulmasına, kesin süre sonunda içerikler çıkarılmadığı ve bu hususta davalı tarafça mahkemeye bildirimde bulunarak delil sunulmadığı takdirde söz konusu internet sitelerine erişimin tedbiren engellenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, Mahkememizce verilmiş 29/05/2024 tarihli tedbir kararı değiştirilerek; Davalı tarafa ait ....com, ...com, facebook.com/..., instagram.com/... internet adreslerinden  \"...\", \"...\", \"... KOLEJİ\", \"... KURS\" ibareli içeriklerin iki hafta kesin süre içerisinde çıkarılmasına, aynı süre içerisinde içeriklerin çıkarıldığına dair davalı tarafça mahkemeye bildirimde bulunulmasına ve delil sunulmasına, kesin süre sonunda içerikler çıkarılmadığı ve bu hususta davalı tarafça mahkemeye bildirimde bulunarak delil sunulmadığı takdirde söz konusu internet sitelerine erişimin tedbiren engellenmesine, Davacı tarafça 10/06/2024 tarihinde yatırılan teminat yeterli görülmekle yeniden teminat alınmasına yer olmadığına, İhtiyati tedbir kararının uygulanabilmesi için Erişim Sağlacıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece itirazları doğrultusunda ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın dilekçelerin teatisi aşaması dahi tamamlanmadan verilen bu kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının huzurdaki davada Ankara 1. FSHHM'de açılan 2017/453 Esas sayılı dosyada müvekkiline dava açtığını ve o davada iltibas yönünde hüküm kurulduğunu belirtmişse de o davayla ve müvekkiliyle açılan diğer davalar ile ilgili mahkemeyi yanılttığını, Ankara 1. FSHHM'de davacı lehine verilen kararın Ankara BAM 20. Hukuk Dairesince kaldırıldığını, Ankara 5. FSHHM nezdinde müvekkiline ait \" ... OKULLARI\" ibareli markanın tesciline dair TÜRKPATENT YİDK kararının iptaline ilişkin görülen davada mahkemece hususiyetle 41. sınıfta \"...\" ibaresinin zayıf ibare olduğu yönünde ve bu sebeple markalar arasında karıştırma ihtimali bulunmayacağı yönünde tespitler yapılarak davanın reddine karar verildiğini, bu kapsamda \"...\" ibaresi ile ilgili müstekar hale gelmiş yargı kararlarının davacının iddia ettiği gibi olmadığını, ihtiyati tedbir kararının kullanım def'i talepleri dikkate alınmadan, davacı tarafından delil sunulması beklenmeksizin verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından 41.sınıfta kullanılmayan birtakım markaların bile huzurdaki davaya dayanak gösterildiğini, bu surette SMK m.26/2 kapsamındaki def'i talepleri dikkate alınmadan davacının delil sunması beklenmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının huzurdaki davayı açma konusunda 5 yıllık hak düşürücü süreyi geçirdiğini, müvekkilinin markasal kullanımları ve marka tescil işlemlerine sessiz kaldığından huzurdaki davanın SMK m.25/6 ile TMK m.2 kapsamında öncelikle reddi gerekirken kötüniyetli davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerini hususiyetle \" ... OKULLARI\" ibaresi ile ülkemizin çeşitli yerlerinde açtığı okullarda 2015 yılının başlarından itibaren uzun yıllardır kullandığını, 2015/30621 sayılı ve \" ...\" ibareli markayı ve sair markaları tescil ettirdiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin işbu davanın açılış tarihinde dolduruğunu ve bu surette davacı bakımından TMK m.2 ve SMK m.25/6 kapsamında sessiz kalmaya bağlı hak kaybının koşullarının oluştuğunu ve davanın öncelikle bu gerekçeyle reddi zaruri hale gelmişken mahkemece kötüniyetli davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, \"...\" ibaresinin SMK m.6/1 kapsamında hususiyetle 41.sınıf hizmetler yönünden zayıf marka olduğu yönünde yüzlerce Yargıtay kararı bulunmasına rağmen mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ile davacı lehine kötüniyetli bir tekel hakkı tahsis edildiğini, \"...\" kelimesi davacı adına tescil edimlişse de tek başına herkesin kullanımına açık olan, kimsenin tekeline bırakılmayacak bir ibare olduğunu, Yargıtay'ın 2018 yılı ve sonrasında verdiği \"...\" markası uyuşmazlıklarına ilişkin güncel kararların çoğunda ortak olarak verdiği kararlara göre her ne kadar davacı adına tescil edilmişse de 41. ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı ve tasviri niteliği haiz olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, mahkemece davacının tescilli markalarla hak sahibi olmadığı yalnızca \"...\" ibaresi ya da direkt \"... Okulları\", \"... Kurs\" ibareleri hakkında da ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacının hak sahibi dahi olmadığı ibarelerle ilgili verilen itiraz konusu ihtiyati tedbir kararının başlı başına bu sebeple dahi kaldırılması gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulünün yaklaşık ispat ilkesini ihlaline neden olduğunu ve doğrudan asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette bulunduğundan söz konusu ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, gerektiği takdirde müvekkilleri tarafından teminat yatırılarak/teminat mektubu sunularak \" ... Okulları\" ibaresini içerir tüm markalar/markasal kullanımlar üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına karar verilmeis gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin 05/11/2024 tarihli  iade kararında;Somut olayda toplanan tüm deliller, bilirkişi heyet raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece davalının bilirkişi raporunda tespiti yapılan \"...\", \"... Okulları\", \"... Koleji\", \"... Kurs\" ibareli kullanımlarının, ....com, ...com, internet sitelerinden ve facebook.com/..., instagram.com/... sosyal medya hesaplarından çıkartılması ve dosyaya bu yönde beyanda bulunarak delil sunması yönünde davalı tarafa kesin süre verilmesi, kesin süre içerisinde içerikten çıkartılarak delil sunulmaması halinde internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece bu aşamada doğrudan erişim engeli kararı verilmesinin dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın davalı vekilinin tedbire itirazının kısmen kabul edilerek Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde tedbir kararı verilmek üzere  mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İstinafa konu karar 18/12/2024 tarihli ara karardır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı tarafın  bahsettiği Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin2017/453 E. ve 2020/68 K. sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2021/1231 E. ve 2023/1234 K. sayılı kararı ile kaldırıldığından ve bu kararda Yargıtay tarafından onandığından, ihtiyati tedbir kararının bu karara dayanılarak verilmiş olması sebebi ile ve  müvekkilinin  2015 yılından bu yana tescilli ve tescilsiz markasal kullanımları çerçevesinde huzurdaki davada 5 yıllık sessiz kalma süresinin yıllar önce dolmuş olduğuna yönelik itirazları dikkate alınmadan  verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmektedir. Ankara Bam 20 HD nin 2021/1231 esas 2023/1234 karar sayılı ilamında; Davacı İstanbul ... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından açılan davanın kısmen KABULÜ ile YİDK'in 11.10.2017 tarih, 2017-M-8702 sayılı kararının 43. sınıfta yer alan hizmetler yönünden İPTALİNE, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı Şirket adına tescilli ... sayılı \" ...\" ibareli markanın 43. sınıfta yer alan hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden terkinine, sair yönden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. HD nin 2024/117 esas 2024/ 8553 karar sayılı ilamı ile Ankara BAM 20 HD nin 2021/1231 esas 2023/1234 karar sayılı ilamının onanmasına karar verilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dairemizin iade kararı üzerine mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde bahsettiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin kararının, Dairemizin tedbir yönünden yaptığı değerlendirmeyi  değiştirmediği, 5 yıllık sessiz kalma süresinin davada yargılama aşamasında tartışılacağından bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığı, mahkemece verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu  kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/12/2024 tarih ve 2023/222 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d3d996474fcc511","SID":"aa90aa09d98200e9"}}