{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1848 <br>KARAR NO: 2025/353<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 08/06/2021<br>NUMARASI: 2020/58 Esas -  2021/430 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... AŞ. nezdinde müvekkil şirkete ait makine ve ekipmanlarının ... sayılı poliçe ile Kurumsal Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, 08.05.2019 tarihinde ... marka ... model offset baskı makinesinde hasar meydana geldiğini, müvekkil şirket hasara ilişkin yetkili ... AŞ. , ... AŞ. ile ... Ltd. Şti.'den fiyat teklifi alındığını, makinede meydana gelen hasarın tamiri için KDV hariç 23.891,63 Euro bildirim yapıldığını, davalı sigorta şirketinin ise tazminatı kendince hesaplayıp muafiyet düşerek 3.250 Euro olarak tespit ettiğini, ve bu meblağ üzerinden müvekkilden ibraname imzalamasını istendiğini, davalı şirketin kabulünde olan hasar tazminatını dahi ödemediğini, hasarın tespiti için Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/19 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını belirterek şimdilik 20.000TL'nin 09.05.2019 tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini ve ayrıca D. İş sayılı dosyasındaki harç ve giderlerin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davaya konu makine ve ekipmanın sigorta teminatı kapsamında bulunduğunu, eksper tarafından hasar gören makineye ilişkin baskı sayısının 87.839.462 adet olarak tespit edildiğini, 60 milyon baskıdan sonra hasar gören makinede bulunan ceketlerin değişmesi  gerektiğini, sigortalı tarafından makine ceket değişimi yapılıp yapılamadığının bilinemediğini, tavsiye edilenin üzerinde baskı yapıldığını, bu nedenle hasar gören 5. üniteye ait baskı kazanı ceketinin teminat dışı değerlendirildiğini, poliçe genel şartları 3h maddesinde mutat kullanımdan ve aşınma, yıpranmalarından doğan bozulmaların teminat dışı kaldığını, hasarlı 5. ünite baskı makinesinin ceket değişimi ile ilgili sigortalının talebinin, mutat kullanım sonucu örünü tamamlamış olması nedeni ile kabul edilmediğini, poliçede sigorta bedeli  500.001,00Euro'dan fazla olan makinelerde her bir hasarda minimum 2.750 Euro olmak üzere sigorta bedelinin %10'u oranında tenzili muafiyet şartı bulunduğunu, muafiyetin tenzil edilmesi sonucu 3.250,40 Euro hasar hesaplaması yapıldığını, sigortalı ile hasar miktarı üzerinde mutabakat sağlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Dava dilekçesi ile yetkili serviste davaya konu hasarın tespit edildiği, dava açıldığında dava değerinin belirlenebilir olduğu, davacı vekili tarafından belirli olan dava değerinin kısmi olarak açıldığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna istinaden davanın ıslah edildiği, tensip zaptı ile davanın KISMİ DAVA olarak tespit edildiği, dava dilekçesi ile talep edilen 20.000 TL için temerrüt tarihi olan 23.06.2019 tarihinden, ıslah ile artırılmış 126.088,66 TL için ise ıslah tarihi olan 13.04.2021 tarihinden itibaren avans faizinin talep edilebileceği anlaşılmakla; davanın kabulüne,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar tespit dosyasına ilişkin yapılan harç ve giderlerin davalıya yükletilmemesinin hatalı olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, tüm alacak taleplerine ilişkin hasar tarihinden itibaren faiz yürütülmemesinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin, hasar bildirimi, defalarca yapılan yazışma ve kendilerine yapılmış ihtar ve uyarılar yanında arabuluculuk başvuru ve sürecinde dahi zararı tazmin etmediğini, hasar tarihinden itibaren faiz taleplerinin haklı ve yasaya uygun olduğunu, davalının, aylarca davacı şirketi oyaladığını, sonunda tazmin talebini reddettiğini, haksız surette taleplerini reddeden sigorta şirketinin talep tarihi itibariyle temerrüdü gerçekleştiğini, davacı şirketin hasar nedeniyle uğradığı kayıp ve zararların talep edilen faizin çok üzerinde olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar sonrasında bağımsız ve uzman bir eksper tarafından yapılan incelemeler neticesinde söz konusu hasarın, zamana bağlı aşınmaların oluşması sebebi ile makinede meydana gelen değişimler sonucunda gerçekleşmiş olduğu, özellikle hiç ceket değişimi gerçekleştirmeden, üretici tarafından tavsiye edilen baskı sayısının üzerinde baskı yapılması neticesinde makinede kullanıma bağlı olarak hasarların meydana gelmiş olduğu sonucuna varılmış olması hasebiyle ilgili hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olacağının belirtildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu hasarın, yabancı cisim girmesi neticesinde oluşmuş olduğu ve bu sebeple poliçe teminatı kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinin beyan edildiğini,  hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun eksik bir inceleme ile oluşturulduğunu, mahkemenin söz konusu hasarı teminat kapsamı içerisinde değerlendirmiş olması durumunda dahi söz konusu hüküm dikkate alınarak tazminatın tamamen kaldırılması veya en azından indirilmesi gerektiğini,  bilirkişi raporunda eksik sigortaya ilişkin şartın hatalı yorumlandığını, hesabın hatalı yapıldığını, poliçenin 14. Sayfasında eksik sigortaya ilişkin olarak; sigorta bedeli ile gerçek bedel arasındaki farkın %10 veya daha az olması halinde eksik sigorta uygulaması yapılmayacağı hususunun belirtildiğini, bilirkişi raporunda davalı şirketin 23.06.2019 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu belirtilmişse de açıklanan tüm bu sebepler neticesinde söz konusu hasarın teminat dışı kaldığının açık olduğunu ve davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmasının mümkün olmadığını,  hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olmasından bahisle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu itirazlarını karşılar bir rapor alınmamış olmasından bahisle de oluşturulan kararın eksik ve hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, modüler kurumsal sigorta poliçesi kapsamında davacının davalıdan hasar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyumazlık sigorta örtüsü altına alınan makinede meydana gelen \"...\" hasarının, parçanın mutad ömrünü doldurmuş olmasından mı yoksa makine kırılma sigortası genel şartlarında düzenlenen ve poliçe kapsamında  bir etkenden mi kaynaklandığı, davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü noktalarından ibarettir. Davacı taraf ile davalı ... Sigorta arasında 18.04.2019 - 18.04.2020 tarihlerini kapsayacak şekilde ... no'lu Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi düzenlendiği, davacı şirkete ait ... marka ... , Ofset Baskı Makinesinde 08.05.2018 tarihinde hasar meydana geldiği, davacı şirket tarafından davalı ... Sigorta şirketine hasar nedeniyle 09.05.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı ... Sigorta tarafından sigorta şirketi nezdinde ... no'lu hasar dosyasının açıldığı, hasar dosyası ile muafiyet uygulanarak 3.250,40 Euro tazmin teklifinde bulunulduğu, davacı tarafından sigorta şirketinin tazmin bedeli teklifinin kabul edilmediği ve eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Dosyaya sunulan GTS Risk Değerlendirme ve Sigorta ekspertizlik Şirketi tarafından hazırlanan ekspertiz raporu, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/19 D.İş dosyası ile yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, mahkemece makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiden alınan raporlarda meydana gelen hasarın makinenin içine ani ve beklenmedik şekilde bir parçanın kopmasından meydana geldiği yönünde ortak dönüş bildirildiği, ekspertiz raporunda makinenin eski olması ve yaptığı baskı dikkate alındığında bahsi geçen kopma nedeniyle oluşan hasarın teminat kapsamında kalmadığı yönündeki görüşüne rağmen diğer raporlardan açık ve net bir şekilde meydana gelen hasarın ani ve beklenmedik bir parça kopması sebebiyle oluştuğu, hasarın poliçe 3h maddesi kapsamındaki istisnalardan olmadığı görüşü bildirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda \"Jacket parçasının poliçe genel şartları 3 h maddesi gereği mutat kullanım sonucu ömrü dolduğundan tazminat isteminin sigorta şirketince reddedildiği, poliçenin 1. Maddesi ile teminatın kapsamının belirlendiği, \" ani ve beklenmedik her türlü sebepten\" başlığı altında bentler halinde  sayılan sebeplerden kaynaklı zararları temin edeceği,  az yukarıda özetlenen ekspertiz raporuna atıf yapılarak baskı makinesinin hasarlanması poliçe genel şartları 1. Maddesi gereği teminat kapsamında kaldığı, hasarın makinenin kendi kendine  mutat ömrünü tamamlaması sonucu oluşmadığı\" tespiti yapılmıştır. Makine kırılması sigortası genel şartlar 1e maddesinde makineye yabancı bir maddenin girmesi ile oluşan hasarların teminat kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Denetime elverişli, teknik servis raporu, tespit dosyasına alınan rapor ve ekspertiz raporu ile kısmen mutabık bilirkişi heyet raporunda ayrıca;  davacı tarafa ait hasarlanan makinenin baskı kazanı onarımı, makas ucu değişimi, makas altlığı değişimi, tambur kapağı ve baskı kazanı ceketi değişimi olmak üzere toplam 23.891,63 Euro hasarın oluşabileceği, poliçede minimum 2.750 Euro tenzili muafiyet şartının bulunduğu, poliçede yazılı muafiyetin tenzili halinde davacı tarafın nihai hasarının 21.141,63 Euro olduğu, baskı makinesinin hasarlanmasının poliçe genel şartları 1. Maddesine göre teminat kapsamı içinde olduğu,  davacı tarafın 08.05.2018 hasar tarihi itibari ile nihai zararının 21.141,63 Euro karşılığı 146.088,66 TL olduğu, davalı sigorta şirketine hasarın 09.05.2018 tarihinde ihbar edildiği, TTK 1427. Maddesine uyarınca ihbardan 45 gün sonra 23.06.2019 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, tarafların tacir olmaları nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi talebinin yerinde olduğu görüşleri bildirilmiştir. Teminat kapsamında bir rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü sigortalı/lehdara aittir. Bu husus ispatlandıktan sonra  sözleşmede öngörülen risklerden herhangi birinin yada bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat külfeti sigortacıya aittir. (TTK 1409/2) Bu durumda rizikonun sözleşmede belirtilen istisna kapsamına kaldığı veya sözleşmede himayenin sınırlanmasına ilişkin belirlenen hallerin gerçekleştiğini sigortacının ispat etmesi gerekir. Ancak sigortacıdan talepte bulunan kişinin beyan yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ispat yükü yer değiştirir. ( Prf.dr. Emine Yazıcıoğlu, Prf.dr. Zehra Şeker Öğüt Sigorta hukuku 4, baskı sayfa 173)  (Emsal Y.17 hd 2014/ 23577 E.2017/5650 K.) Somut uyuşmazlıkta dosyada toplanan deliller ve raporlar ile  teminat kapsamında bir rizikonun gerçekleştiği davacı tarafça ispatlanmıştır. Davalı taraf hasarın poliçe genel şartları 3 h maddesi gereği mutat kullanım sonucu ömrü dolduğundan kaynaklandığı hususunu ispatlamış değildir. Yine poliçede eksik sigorta klozunun bulunduğu anlaşılmakla eksik sigorta muafiyetinin uygulanma imkanı yoktur. Yine teminat kapsamına göre ve istisna hükümlerinde yer almadığından TBK 52 maddesi gereği indirim yapılma imkanı da yoktur.  Bu durumda davalının yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.Davacının istinaf talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde \"fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. (Emsal Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/(22)9-485 E. 2021/971 K sayılı İlamı)  Davacının dilekçesi incelendiğinde talebinin belirsiz alacak olduğuna yönelik herhangi bir ibare bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmi dava şeklinde açıldığı sabittir. 6102 sayılı TTK 1427 maddesi \"(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. \" düzenlemelerini içermektedir. Hasarın sigorta şirketine  09.05.2018 tarihinde ihbar edildiği, TTK 1427/2 ve 4. Fıkraları gereği ihbardan 45 gün sonra 23.06.2019 tarihinde davalı sigorta şirketinin tazminatın tümü yönünden  temerrüde düştüğü dolayısıyla hüküm altın alınan alacağa bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olmuştur.  Davacı tarafça yapılan tesbit giderlerinin 6100 sayılı HMK 323/1-ç bendi gereği yargılama giderleri kalemi içinde değerlendirilmesi gerekmekte iken bu konuda hüküm kurulmaması da isabetli olmamıştır. (emsal Yargıtay 4.Hukuk Dairesi Esas:1974/335 Karar: 1974/572 Karar Tarihi: 12.02.1974  sayılı ilamı) bu durumda davacı istinafının kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece faiz başlangıç tarihi ve tespit giderlerine ilişkin hüküm kurulmaması isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, davalının yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmekle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ İLE; 146.088,66 TL'nin temerrüt tarihi olan 23/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Başlangıçta peşin olarak alınan 341,55 TL harç ile ıslah/tamamlama harcı olarak yatırılan 2.153,28 TL harcın, alınması gerekli olan 9.979,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.484,49 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 341,55 TL peşin harç, 2.153,28 TL ıslah/tamamlama harcı, 75 TL tebligat ve posta gideri, 1.400 TL bilirkişi ücreti, davacı tarafça Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/19 D. İş dosyası ile yaptığı 1.071,40 TL tespit gideri olmak üzere toplam 5.041,33‬ TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; delil avansının davalıya iadesine, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;  a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta  gideri 40,00 TL olmak üzere toplam 202,10‬ TL yargılama masrafının davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, c-Alınması gerekli olan 9.979,32 TL harçtan istinaf aşamasında alınan 2.494,83‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 7.484,49‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a37125c34b529006","SID":"d726d79e55881ae5"}}