{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/535 <br>KARAR NO  : 2025/806<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                            ...<br>ÜYE\t\t: ...   ...<br>ÜYE\t\t: ...           ...<br>KATİP\t\t: ...                  ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/85 E.  -  2021/390 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2021 tarih ve 2021/85 E. - 2021/390 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, bu markayı mesnet göstererek, davalı şirketin 2019/116612 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın diğer davalı ... 2021-M-7 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasında 28. sınıfta bulunan emtiaların yer aldığını, müvekkiline ait markaların da söz konusu mal ve hizmetler ile bağlantılı sınıflarda tescil edildiğini, ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılması sonucunda iltibas ihtimali ortaya çıkacağını, müvekkiline ait \"...\" esas ibareli tescilli markanın özellikle çocuk izleyici kitlesine hitap ettiğini, tüm Türkiye’de bilinen bir dizi olduğu, davalı tarafından yapılacak oyuncak satışında davalı firmanın müvekkili şirketin yan kuruluşu olarak algılanabileceğini, satılan oyuncakların müvekkili dizisindeki karakterlerin oyuncakları olduğunun düşünülebileceğini, dava konusu markadaki sarı saçlı kız figürünün müvekkili dizisinin başrol oyuncusunu çağrıştırdığını, söz konusu markalar çocuklara yöneldiğinden çocukların aradaki bağlantıyı hemen kuracaklarını ve markaların aynı kaynaktan geldiğini düşüneceklerini, dizinin yayınlandığı 2006-2009 yılları arasında oldukça popüler olduğunu ve günümüzde de tekrarları yayınlanarak güncelliğini koruduğunu, müvekkilinin diziyi aynı zamanda Youtube kanalı üzerinden de yayınladığını ve yayınların yüksek izlenme rakamlarına ulaştığını, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, davalı başvurusunun haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-7 sayılı kararının iptaline, tescili halinde 2019/116612 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davanın hak düşürücü süreden sonra ikame edildiğini, davacı tarafça yetkisiz mahkemede dava ikame edildiğini, markaların benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirketin oyuncak sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının ise medya kuruluşu olduğunu, tarafların sektörlerinin farklı olduğunu, markalar arasında sınıfsal benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın iddialarında yer alan televizyon dizisinin gençlik dizisi olduğunu, gençler ve ebeveynlerinin hedef kitle olduğunu, müvekkili şirket markasının kullanılacağı oyuncakların küçük çocuklara hitap ettiğini, ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılması ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirkete yöneltilen kötü niyet ve haksız rekabet iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının bahsettiği dizinin 13 yıl önce yayından kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirketin işlem dosyasında \"kullanım ispatı\" talebinde bulunduğu, davacının gerekçe markasının \"Sınıf 41: Film ve televizyon programları yapım hizmetleri, video filmleri yapım hizmetleri\" bakımından kullandığının kabul edildiği, dava konusu marka başvurusunun 28. sınıf emtialardan oluştuğu, taraf markalarının aynı sınıf bakımından tescilli olmadığı, bununla birlikte, 41. sınıf hizmetler ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan \"oyunlar ve oyuncaklar\" emtiasının ilişkili mal ve hizmetler olduğunun tespit edildiği, zira televizyon dizileri geniş kitlelere ulaşabilmekte olup, somut olay özelinde \"...\" dizisinin yayınlandığı tarihte milyonlarca kişinin evine ulaştığını söylemenin mümkün olduğu, bu diziyi genel olarak çocukların ve çoğu gencin izlediği, ailelerin de reklamlar üzerinden haberdar olduğu; film karakterlerinin filmdeki isimleri, tasvirleri ve karakteristik özelliklerinden faydalanılmak suretiyle üretilen ürünlerin veya filmde görülen/kullanılan materyallerin satışa sunulması, günümüzde yaygın bir ticari uygulama olduğu, Bu yolla satışa sunulan ürünlerin özellikle oyun-oyuncak, tekstil ürünü veya posterler olabildiği, dava konusu marka başvurusunun da bu ürünler arasında yer alan \"oyunlar ve oyuncaklar\" emtiaları bakımından tescil edilmek istendiği, sonuç olarak; somut olay bakımından, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan \"oyunlar ve oyuncaklar\" emtiası ile davacıya ait marka kapsamında yer alan ve kullanımı ispatlanan 41. sınıf hizmetler, ilişkili mal ve hizmetler olup, YİDK kararının iptali davası bakımından, \"28. sınıf: \"oyunlar ve oyuncaklar\" emtiaları yönünden \"emtiaların benzer olması\" şartının sağlandığı; markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından davalı şirket cevap dilekçesi ile birlikte  kullanmama def'i ileri sürmemiş olup, \"28. Sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar” emtiaları yönünden \"emtiaların benzer olması\" şartının sağlandığı; taraf markalarının kelime unsurlarının ayniyet taşıması nedeniyle taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik oluştuğu, davacıya ait marka ile davalı şirkete ait marka arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu; sair hizmetler bakımından SMK'nın 6/5. maddesi hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davalının kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; \"Oyunlar ve oyuncaklar.\" emtiaları bakımından 2021-M-7 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/116612 sayılı markanın \"Oyunlar ve oyuncaklar.\" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaların üst düzeyde benzer olduğunu, emtia benzerliği değerlendirmesinde müvekkili markasının tanınmışlığının nazara alınmadığını, davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmaya çalıştığını, tüm emtialar bakımından iltibas tehlikesi bulunduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, davanın 2 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, markaların kapsamındaki emtianın benzer olmadığını, davacı dizisinin 2006-2009 yılları arasında gösterildiğini, o tarihlerde diziyi izleyenlerin şimdi 20'li yaşlarında olduklarını, müvekkili markası kapsamındaki mal ve hizmetlere ilgi duymayacaklarını, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığını, iltibas ihtimali bulunmadığını, tüketicilerin ... ...'e daha aşina olduklarını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu YİDK kararı 25.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davanın da iki aylık hak düşürücü süre içinde 24.03.2021 tarihinde açıldığı, davacı tarafın kullanım ispatı talebi üzerine mesnet markasını kullanımını ispatladığı 41. sınıf \"Film ve televizyon programları yapım hizmetleri, video filmleri yapım hizmetleri\" bakımından somut uyuşmazlık temelinde yapılan ve hükümsüzlük davası yönünden de aynı sonucu veren  değerlendirmeye göre, yalnızca 28. sınıf \"Oyunlar ve oyuncaklar\" malları bakımından emtia benzerliği şartının oluştuğu, taraf markalarının esas unsuru da aynı olduğu gibi, dava konusu markada davacının mesnet markasındaki gibi pembe renk ve farklı boyutlarda yıldızlara yer verildiği, bu hale göre, taraf markaları arasında 28. sınıf \"Oyunlar ve oyuncaklar\" malları bakımından SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, öte yandan benzer olmayan mallar yönünden SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluştuğunun ispatlanmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3f7a246b5f05867","SID":"67103518e2ea8bb8"}}