{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/500 - 2025/483<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/500 <br>KARAR NO\t: 2025/483<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/01/2025<br>NUMARASI\t: 2025/38 E.  2025/24 K. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tespit - Muarazanın Giderilmesi<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2025<br>KARARIN YAZIM TARİH\t: 16/04/2025<br><br>Taraflar arasındaki tespit ve muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Dava, ...'ın 64. Olağan Genel Kurulu ile 2023 yılı için belirlenen %77,1 nema oranının,  hakkaniyete ve gerçek değerlere uygun olarak yeniden tespiti ve tespit edilen yeni oran üzerinden oluşacak farkların üye hesaplarına yansıtılması istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, daha önce \"davaya bakmakla görevli mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu\" gerekçesiyle \"davanın usulden reddine\" dair verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarih 2024/1360E.  2024/2028K.sayılı karar ile, \"Davalı konumunda bulunan ..., Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına sosyal yardım sağlamak amacıyla kanunla kurulmuş olup, gerek teşkilat yapısı ve organlarının oluşumu ve gerekse Kanun ile verilen kamusal yetkiler, usul ve ayrıcalıklar göz önüne alındığında, ...'ın tüzel kişiliği haiz bir “kamu kurumu” olduğu, görevi ve hizmet verdiği konuların “kamusal” amaç taşıdığı görülmektedir. Diğer taraftan, üyelerin Kurumla olan ilişkileri yönünden hukuki durum incelendiğinde; üyeliğin Kanun ile zorunlu kılınması ve Kurumun da üyeleri için Kanunda belli edilen sosyal yardımları sağlamak ve kamusal nitelikli hizmetleri yerine getirmek amacıyla kurulmuş olması karşısında, bu ilişkinin idare hukuku ilişkisi olduğu açıktır. Her ne kadar, 205 sayılı Kanun'un 1. maddesinde “Kurumun, bu Yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi” olduğuna işaret edilmekteyse de; bu hüküm ile kanun koyucu tarafından, mevcutların işletilmesi ve nemalandırılması için iktisadi ve ticari alanda gösterilecek faaliyetlere esneklik kazandırılmak amacıyla ...’ın üçüncü kişilerle arasında olan bu tür faaliyetleri yönünden özel hukuk hükümlerine tabi kılındığının anlaşılması gerekmekte olup, bu hususun, ...’ın “kamu kurumu” niteliğine engel teşkil etmeyeceği doğal olduğu gibi, bu hükümden hareketle, bu Kanunda düzenlenen ve idare hukuku ilişkisi niteliği taşıyan “Üye - Kurum” ilişkisinin de özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucuna ulaşmak olanaksızdır.<br>Somut olayda; davacı derneğin üyelerinin davalı ... tarafından kurularak işletilen Emekli Maaş Sistemi (EMS) üyesi oldukları, aynı zamanda, 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu 17/a maddesi gereğince davalı ...'ın daimi üyesi oldukları, davacı derneğin üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla tüzüklerinde yer alan yetkiye istinaden eldeki davayı açtığı, davanın ...'ın 64. Olağan Genel Kurulu ile 2023 yılı için belirlenen %77,1 nema oranının hakkaniyete ve gerçek değerlere uygun olarak yeniden tespiti ve tespit edilen yeni oran üzerinden oluşacak farkların üye hesaplarına yansıtılması istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından 205 sayılı Kanun ile tanınan kamusal yetkilere dayalı olarak, idari usul ve esaslara göre tek yanlı biçimde, tesis edilen işlemin idari bir işlem olduğu açıktır. Dolayısıyla; gerek ...'ın tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumu olması, gerek \"Üye-Kurum\" ilişkisinin idare hukuku kurallarına göre belirlenmesi ve gerekse ...'ın kuruluş amacı olarak belirlenen hizmetleri yerine getirdiği sırada karar ve yürütme organlarınca, kamu gücüne dayanılmak suretiyle resen ve tek yanlı olarak tesis edilen işlemlerin idari nitelik taşıdığının açık bulunması karşısında, davanın görüm ve çözümünün idari yargının görevine girdiği sonucuna varılmıştır. (Bkz. Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/04/2024 tarihli, 2024/15 Esas, 2024/137 Karar sayılı ilamı) Öyle olunca mahkemece, davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1/a/3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılarak, yargılamanın yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, \"Dava konusu uyuşmazlığın, idari yargının görev alanına girdiği gerekçesi ile davanın HMK'nun 114/1-b ve115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine\" karar verilmiş, verilen bu karara karşı da davacı tarafından; ...'ın bir kamu kurumu olmadığı, kamusal yetkiler ile bir kamu hizmeti sunmadığı, Yargıtay ve Danıştay içtihatlarının da bu yönde olduğu, ...'ın idare olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girmediği, davanın adli yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, mahkemece, Dairemize ait kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılıp karar verilmiş olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/04/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.    <br><br>              Başkan                  Üye                   Üye              Katip <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24ba6393e936155b","SID":"c6fa9d3638c1360b"}}