{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1999 <br>KARAR NO: 2025/561<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/01/2021<br>NUMARASI: 2017/497 Esas -  2021/51 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma hakkında İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/05/2017 tarih ve 2017/564 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, aynı gün İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalı şirket adresine ihtiyati hacze gidildiğini, davalı firma vekilinin 26/05/2017 günü takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin davalı firmaya 4 adet fatura ve irsaliye ile mal satışı yaptığını, faturaların, mal ve irsaliyelerle beraber teslim edildiğini, ödemelerin fatura tarihinden 30 gün sonra yapılacağına dair anlaşmaya varıldığını, malların üçüncü firmanın deposunun bir kısmını kullanan davalı firmanın çalışanına teslim edildiğini beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline ve en yüksek oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı yan ile sözleşme akdedilmediğini, herhangi bir mal ya da hizmet satın alınmadığını, faturaların hiçbirinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, irsaliyelerde adı geçen ve imzalarının bulunduğu bildirilen ... ve ... isimli kişilerin ne müvekkili şirketin SSK'lı çalışanı ne müvekkili şirketin ortağı, ne de müvekkili şirketin personeli olduğunu beyanla davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapan ve dava açan davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Fatih SGK'dan davalı şirketin 2017 yılı Mart ayı itibariyle çalışanlarına ilişkin liste celbedilmiş ve listede yer alan isimler ile irsaliyeli faturalarda teslim alan bölümünde ismi ve imzası olan kişilerin uyumlu olmadığı mahkememizce tespit edilmiştir.Bilirkişi raporları Mahkememizce dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunmuştur. İddia,  savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacının taraflar arasında ticari satış ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda takibe ve davaya konu edilen düzenlenen dört adet satış faturalarına konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, malların üçüncü firmanın deposunun bir kısmını kullanan davalı firmanın çalışanına teslim edildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini iddia ettiği, davalının ise taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacı ile sözleşme akdedilmediğini, faturalara konu malların kendilerine teslim edilmediği ve faturaların kendisine tebliğ edilmediğini, irsaliyelerde adı geçen ve imzalarının bulunduğu bildirilen ... ve ... isimli kişilerin ne davalı şirketin SSK'lı çalışanı ne davalı şirketin ortağı, ne de davalı şirketin personeli olduğunu savunduğu, öncelikle  faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı ve faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı, yine faturalara konu mal ve ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine dair ispata elverişli delil sunulamadığı, davacı tarafından sunulan irsaliyeli faturalarda isim ve imzaları bulunan kişilerin SGK yazı cevabından da anlaşılacağı üzere davalı çalışanı olmadıkları, yemin deliline de dayanmayan davacının böylece alacağının varlığını hiçbir ispata elverişli delil ile ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu davalı yanca ispat olunamadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takip dayanağı olan ve dosyada mevcut faturalar ticaretin kanıtı olduğunu, davalıya faturalı mal verildiğinin esas dayanağı olan bu konuda dosyada mevcut yasal delillerinin incelenmediğini, davanın esas konusu olan ve davalıya mal ve ürün verilmiş olduğu olgusunun araştırılmadığını, ticari hayatın olağan akışına uygunluğu sorgulanmadığını, bu kadar bedel tutan mal ve ürün için \"karşılıksız fatura nasıl kesilir\" sorusu irdelenmediğini, hakimin davayı aydınlatma ödevi bu safhada devreye girdiğini beyanla istinaf incelemesi sonucu mezkur kararın iptal edilmesi ve yeniden yargılama yapılarak talepleri  gereği karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği ve davanın ispatlanıp ispatlanmadığı  noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, \"faturalı ticaret\" sebebine dayalı olarak 47.337 TL asıl alacak ile 527,70 TL ihtiyati haciz masrafının tahsili istemiyle 22.05.2017 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf ise davacıdan herhangi bir mal ya da hizmet satın alınmadığını savunmuştur.Mahkemece bilirkişi aracılığıyla tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Davacının incelenen ticari defterlerine göre 07.03.2017 ile 27.03.2017 tarihleri arasında düzenlenen faturalar itibariyle davalıdan takip tarihi itibariyle 47.337 TL alacaklı durumdadır. Davalının ticari defterlerinde ihtilaf konusu faturalar kayıtlı olmayıp,  2017 yılına ait BA (Mal alışları) bildirimlerinde de davacı şirketten mal alındığına ilişkin beyan yer almamaktadır. Davacı tarafça davalıya satıldığı iddia olunan malların davalı tarafından  dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye satıldığı iddia edilmiş ise de bilirkişi aracılığıyla incelenen  dava dışı şirket defterlerinde kayıtlı olan davalı faturalarının 27.01.2017 ile 28.01.2017 tarihleri arasında düzenlenmiş olduğu, dolayısıyla  davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki ticaretin eldeki davaya konu  faturalardan önce gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Davacının, usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, 2015/13357 Esas ve 2016/2695 Karar Sayılı İlamı) Aynı şekilde akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez.Yukarıda açıklandığı üzere davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması ve/veya faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına davacının iddialarını ispata elverişli değildir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 07.03.2017 tarihli ... nolu 22.890,94 TL tutarındaki faturaya dayanak olan ... nolu sevk irsaliyesinde; 07.03.2017 tarihli ... nolu 22.619,42 TL tutarındaki faturaya dayanak olan ... nolu sevk irsaliyesinde; 27.03.2017 tarihli ... nolu 764,64 TL tutarındaki faturaya dayanak olan  ... nolu sevk irsaliyesinde teslim alan olarak ... ismi ve imza bulunduğu, 14.03.2017 tarihli ... nolu 1.062 TL tutarındaki faturaya dayanak olan 4026 nolu sevk irsaliyesinde teslim alan  olarak ... ve ... isimleri ve imzaların bulunduğu görülmüş ise de bu kişilerin davalı çalışanı olmadığı SGK yazı cevabı ile sabittir. Bu durumda yemin deliline dayanmayan davacının, davaya ve takibe dayanak faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de05980fa37247f9","SID":"a98141d1b14b7759"}}