{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/470 <br>KARAR NO: 2025/512<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2024<br>NUMARASI: 2022/41 Esas -  2024/737 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı hakkında İstanbul ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasıyla 05/10/2021 tarihinde icra dosyasına sunduğu 16/06/2020 düzenleme tarihli 53.823,91-TL bedelli ve 31/03/2020 düzenleme tarihli 64.627,10-TL bedelli iki adet faturadan dolayı bakiye kalan 91.938,89-TL alacağı iddiasıyla icra takibi başlattığını, davacının icra takibinden sonra alacaklı firmayla görüşmesi ve şirket sahibinin avukatıyla mutabakata varması neticesinde 86.000,00-TL ödenmesi halinde masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte dosya borcunun kapanacağının kendisine bildirilmesi üzerine davacının iki ayrı ödeme olarak toplam 86.000,00-TL'yi alacaklı şirketin hesabına havale ettiğini,  davacının borcunun bittiğini düşünürken başka bir firmadan aldığı maaşının haczedildiğini ve üzerine kayıtlı araçlar üzerine haciz konulduğunu öğrenmesi üzerine takibin devam ettiğini öğrendiğini, davacının yıl sonu hesaplarının mali müşaviri tarafından çıkarılması neticesinde davalı şirketin icra takibi yaptığı zamanlarda dahi davalı şirkete borçlu olmadığı tam aksine 36.588,41-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla takibe konulan faturalardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, icra takibinin durdurulması için teminat karşılığında tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı, deliler, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tarihinde 91.,938,89 TL (10.351,73 USD) tutarında takip başlatıldığı, takip talebine dayanak 31.03.2020 tarih 64.627,08 TL ve 16.06.2020 tarih 53.823,94 TL tutarlı faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve 05.10.2021 icra takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalı şirketten 36.588,41 TL dava tarihi itibari ile ise davalı şirketten 122.588,41 TL alacaklı göründüğü, davacı şirketin icra takibi sonrasında davalı şirkete 86.000 TL ödeme yapma sebebinin davalı şirkete yapılan 150.000 TL tutarındaki çekin kendi ticari defterlerinde mali inceleme sonrasında kayıt edilmesi suretiyle fazladan ödeme yapıldığının iddiası ve huzurdaki menfi tespit davasının konusu olduğu anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 26. maddesi gereğince hakim tarafların talep sonucu ile bağlıdır, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, tarafların talep sonucu ile bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır. HMK 33.maddesi uyarınca hakim Türk Hukukunu re'sen uygular. Yargıtay HGK'nun 06/09/2020 tarih ve 2020/19-94 esas ve 2020/358 karar, Yargıtay HGK'nun 24/11/2020 tarih ve 2018/17-172 esas ve 2020/934 karar, Yargıtay 11. HD'nin 08/06/2016 tarih ve 2015/11283 esas ve 2016/6338 karar, sayılı ilamları ve aynı nitelikteki çok sayıda ilamında belirtildiği üzere, \" Bir davada maddi olayı anlatmak taraflara ait ise de anlatılan olaylara ilişkin hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkimin görevidir.\" İstirdat davası İİK 72/7. maddesinde düzenlenmiştir. Kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da, itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşen icra takibi ile ve menfi tespit davası da açmaması sonucu, gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. İstirdat davasında, icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen paranın geri verilmesi istenir. İstirdat davasının açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına rağmen itirazın kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, nakten yada malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmış olması gerekir. İkinci şart ise, borçlu olmadığı bir paranın cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmasıdır. İcra İflas Kanununun 72. maddesinde öngörülen istirdat davası, TBK'nun 77 ve devamı maddelerinde öngörülen istirdat ( sebepsiz zenginleşme) davasının özel bir türü olup, bu nedenle kendine has özellikler  taşır. (Emsal için bkz İst.BAM 44 HD 2020/263 E 2021/438 K sayılı ilamı). Dosyaya sunulana ve denetime açık mali bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'den TL alacaklı olduğu, davalı şirketin davacı aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tarihinde 91.938,89 TL (10.351,73 USD) tutarında takip talebi başlattığı, takip talebine dayanak 31.03.2020 tarih 64.627,08 TL ve 16.06.2020 tarih 53.823,94 TL tutarlı faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve 05.10.2021 icra takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu tespit edilmekle ve dosyaya sunulan dekontlar ile icra dosyasına yazılan müzekkere cevaplarına istinaden davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dosya kapsamında ödemiş olduğu 88.105,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 2.400 TL'nin 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek  kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 24.500,00 TL'nin 18/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek, kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 34.620,00 TL'nin 09/02/2022 tarihinden itibaren  işleyecek, kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesinde özetle; bu davada davanın başından sonuna kadar yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, yargılamanın yokluklarında yapılmış, hüküm verilmiş ve bunun şeklen kesinleşmesi dahi sağlatılmış olup davalının söz konusu davadan, kendisine gelen icra emri ile haberdar olmuş olup, taraf teşkili sağlanmadan verilen bu kararın kaldırılması gerektiğini, resmi ticaret sicil gazetesi, mersis kayıtları, vergi dairesi kayıtları, dava dilekçesi, icra takip dosyası, orada mübrez vekaletname, faturalara ve dahi internet sitesi araştırması ile sabit olan bu maddi ve hukuki gerçeğe rağmen, dava dilekçesi, bilirkişi raporlarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ön inceleme duruşmasının davalının yokluğunda icra edilmiş, ihtarat yokluğunda yapıldığını, yeni duruşma günü ise tebliğ edilmediğini, müteakip celselerde de yeni duruşma günü hiç tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında borçlu olunmayan paranın ödenmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödenen tutarın istirdatı davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"faturadan kaynaklı bakiye alacak\" sebebine dayalı olarak toplam 10.351,73 USD alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine ve ödenen tutarların istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu(TK)'nun 10/1. Maddesine göre, tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. TK'nın 12/1. Maddesine göre de, hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi, davalı şirketin 02/06/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 25/05/2017 tarihli genel kurul kararı ile, ... Mahallesi, ... Cadde, No:..., Başakşehir/İstanbul adresine taşınmıştır. Davalı şirke tarafından düzenlenen takip talebinde ve takibe konu faturalarda da bu adres gösterilmiştir. Esasen dava dilekçesinde de davalının adresi olarak bu adres yazılmıştır. Davalı şirkete, dava dilekçesi tebliği ve ön inceleme duruşması tebliğine ilişkin tebligatlar \"... Caddesi, No:..., Bahçelievler/İstanbul\" şeklindeki adrese çıkarılmış ve tanınmadığından iade gelmiştir. Daha sonra dava dilekçesi ve ön inceleme duruşması için, davalının ticaret sicilindeki adresi olmamasına rağmen bu adrese TK 35'e göre tebligat yapılmış ve yargılama bu şekilde yürütülmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporu da bu usulle tebliğ edilmiştir. Davalı şirket bu kez adresini 09/09/2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 02/09/2024 tarihli genel kurul kararı ile, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... No: ... Sarıyer/İstanbul  adresine taşımıştır. Ancak gerekçeli karar bu adres yerine, daha önceki tebligatların çıkarıldığı adrese tebliğe çıkarılmış ve TK 35'e göre tebliğ edilmiştir. Dava dilekçesi ve diğer tüm tebligatların davalı şirketin, dosyaya bildirilen ve fatura, takip talebi ile ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi yerine başka bir adrese yapılması, Tebligat Kanunu ve HMK hükümlerine aykırı olup, usulsüzdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 27. Maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak; dava dilekçesinin(m.122, m. 317/2), ön inceleme duruşmasının (m.139/1, m. 320/1), bilirkişi raporunun(m. 280/1) davalıya tebliği zorunludur. Eldeki davada söz konusu tebligatlar usulüne uygun olarak yapılmadığından bu durum davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder niteliktedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, davalının güncel adresine dava dilekçesi ve eklerini tebliğ ederek usulünce taraf teşkilini sağladıktan sonra yargılamaya devam etmesi gerekirken usulsüz tebligatlar ile yargılamanın yürütülmesi nedeniyle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcf45f3d1c506af6","SID":"3760641b742d084f"}}