{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/682 - 2025/405<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t       (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                             Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/682 <br>KARAR NO\t: 2025/405<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/05/2024<br>NUMARASI\t: 2022/553 Esas -  2024/447 Karar<br><br><br><br>ASIL DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali<br>BİR. DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 06/05/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı - birleşen dosya davacısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tAsıl davada davacı vekili; davacı ile davalı arasında 01/01/2022 - 20/05/2022 tarih aralığında ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalıya makine imalatı ve montajı işini yaptığını, hesap dönemi sonu bakiye alacağının 99.596,62 TL olduğunu, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için Ankara 27. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/11000 Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalının itiraz ettiğini, itiraz üzerinde takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tAsıl davada davalı vekili; davacıdan alınan hizmetin ... projesinde kullanılmak üzere yapılacak parçaların işlenmesi ve imalatı üzerine planlandığını, davalının istemiş olduğu ürünlere ait teknik bilgileri davacıya ilettiğini, davacıdan ilk ürün muayenesi üretim süreçlerinin durumunu henüz seri üretim başlamadan rapor edip ölçüm sağlayan resmi üretim doğrulama istendiğini, üretilen parçaların ön kontrolünün yapılarak şartlı kabul edildiğini, şartlı kabule şerh düşülerek montaj esnasında çıkacak olan teknik bilgileri davacıya teslim edilmiş ürünlerini standartlara uygun olarak imal edilmemesi durumunda ürün için tadile ya da yeniden yapılmasının istendiğini, ürünlerin kalite belgelerinin istendiğini, her bir imalat parçası içir ayrı ayrı kontrol edildiğini, davalı tarafından eksik olarak teslim edildiğinin tespit edilir ise davacının bilgilendirildiğini ve kanuni süre içerisinde tamamlanmasının istendiğini, bu kriterler yerine getirildiğinde davalının kalite departmanı tarafından imal edilmiş ürünlerin uygun olduğuna dair onay geldikten sonra davalının idari işler bölümü tarafından davacıya ürünlerin faturasını kestirip ödemesini gerçekleştireceğini, davacının bu süreci tamamlamadan fatura kesip irsaliyesiz olarak ürünleri gönderdiğini, usulüne uygun teslimat yapılmadığı gibi sonrasında ... projesinin teslimine yönelik olarak sipariş edilen ürünlerin gerekli şartları sağlamadığı için ürünleri iade edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tBİRLEŞEN ANK. 11. ATM'NİN 2023/720 E. SAYILI DOSYASINDA; <br>\tİDDİA\t  \t\t                          : <br>\tBirleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalıdan alınan hizmetin ... projesinde kullanılmak üzere yapılacak parçaların işlenmesi ve imalatı üzerine planlandığını, davacının istemiş olduğu ürünlere ait teknik bilgileri davalıya ilettiğini, davalıdan ilk ürün muayenesi üretim süreçlerinin durumunu henüz seri üretim başlamadan rapor edip ölçüm sağlayan resmi üretim doğrulama istendiğini, üretilen parçaların ön kontrolünün yapılarak şartlı kabul edildiğini, şartlı kabule şerh düşülerek montaj esnasında çıkacak olan teknik bilgileri davacıya teslim edilmiş ürünlerini standartlara uygun olarak imal edilmemesi durumunda ürün için tadile ya da yeniden yapılmasının istendiğini, ürünlerin kalite belgelerinin istendiğini, her bir imalat parçası için ayrı ayrı kontrol edildiğini, davacı tarafından eksik olarak teslim edildiğinin tespit edilir ise davalının bilgilendirildiğini ve kanuni süre içerisinde tamamlanmasının istendiğini, bu kriterler yerine getirildiğinde davacının kalite departmanı tarafından imal edilmiş ürünlerin uygun olduğuna dair onay geldikten sonra davacının idari işler bölümü tarafından davalıya ürünlerin faturasını kestirip ödemesini gerçekleştireceğini, davalının bu süreci tamamlamadan fatura kesip irsaliyesiz olarak ürünleri gönderdiğini, usulüne uygun teslimat yapılmadığı gibi sonrasında ... projesinin teslimine yönelik olarak sipariş edilen ürünlerin gerekli şartları sağlamadığını, davalının ayıplı ve sözleşme süresini geciktirecek sözleşmenin şartlarına uymadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde kusur oranında bedel indirimi yapılmasını talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tBirleşen dosyada davalı taraf bir savunma yapmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Asıl dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen alacağa dayalı olarak açılan icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise  satım sözleşmesine konu malı ayıplı olmasından kaynaklanan alacak davasıdır. <br>\tAsıl davada davalı-birleşen davada davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin gerekçeli karar başlığındaki ticaret unvanı Uyap'tan alınan Gib/Mersis sonuç raporuna göre yazılmıştır. 28/05/2024 tarihli celsede asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin 28/11/2023 tarihli duruşmadaki tanık bildirmek üzere süre verilmesi talebinin ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinin dosya kapsamı, birleşen dava dilekçesinde dayanılan vakıa ile toplanan deliller göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir.<br>\tAsıl davada davacı davalıya mallar satıldığı, teslim edildiği, bedellerinin ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı cevap dilekçesinde davalın teslim ettiği malların ayıplı olduğu ve sözleşmedeki sürede teslim edilmediği vakıalarını ileri sürmüş, terditli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine veya kusur oranında bedel indirimi yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir,<br>\tAsıl davada davacı-birleşen davada davalı ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı arasında mal satışına ilişkin satım sözleşmesi bulunduğu, asıl davada davacı-birleşen davada davalının satıcı, asıl davada davalı-birleşen davada davacının alıcı olduğu, dava konusu malların satıcı tarafından alıcıya teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık dava konusu malların ayıplı olup olmadığı ve süresinde teslim edilip edilmediği hususlarındadır. <br>\tTürk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.<br>\tAsıl davada; Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının davalıya 22/03/2022-20/04/2022 tarihleri arasında düzenlediği 4 adet faturada belirtilen malları teslim ettiği, davacı ile davalı arasında cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkiye göre davalının bu faturalardan dolayı dava konusu icra takip tarihi itibari ile 99.506,62 TL alacaklı olduğu, davacının 23/06/2022 tarihinde 99.596,62 TL asıl alacak ve 3.653,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.249,63 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile Ankara 22. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/11000 dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendi ticari defterleri ve davalının usulüne uygun tutulan ticari defterleri ile kısmen ispatladığı, davalının icra takibine itirazının asıl alacak için kısmen haksız olduğu sonucuna varılmıştır. <br>\tHukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.  İspat yükü kendisine düşen davacının kendisi ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan 25/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile asıl alacak için kısmen ispatlaması, takip talebindeki işlemiş faiz talebi açısından ise davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün iddia ve ispat edilmediği\" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 27. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/11000 Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 99.506,62 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince iptaline, icra takibinin 99.506,62 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\t\"Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/720 Esas nolu davasında; Türk Medeni Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince \"c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\"<br>\tTürk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre \"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.\"<br>\tAsıl davada dava konusu malların ayıplı olduğunu savunan ve birleşen davada dava konusu malların ayıplı olduğu vakıasını ileri süren davacı yukarıda belirtildiği üzere satım sözleşmesini kabul edip kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğunu bildirdiğinden ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükünün davacının üzerinde bulunması, davacının ayıp ihbarında bulunduğuna dair yazılı bir delil sunmaması, 22/12/2023 tarihli yenileme tensip tutanağının 2 numaralı ara kararı verilen sürede 08/01/2024 tarihli dilekçe ile davalının taahhüt ettiği terminlere uymadığının, son parçanın teslim tarihinin 04/04/2022 olmasına karşı son parçanın 14/04/2022 tarihinde teslim edildiğinin, teslim edilen bu parçaların hatalı olduğunun bildirilmesi, davacının gizli ayıp iddiasının bulunmaması ve birleşen dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davanın ispatlanamadığı\" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı - birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece yargılama safahatı boyunca beyan ve delil dilekçelerinin incelenmediğini, delil dilekçeleri ekinde sunulan mail ve davacı - birleşen dosya davalısı şirketin hata ve kusurlarına delil teşkil eden evrakların irdelenmeden dosyanın karara bağlanmasının doğru olmadığını, müvekkilinin imalat için ... şirketine hem alüminyum ve paslanmaz çelik hammaddelerini hem de imalat resimlerini gönderdiğini ancak, davacı - birleşen davalı şirketin teknik inceleme ve ölçümlere uymayan hatalı ürünler sunduğunu, söz konusu hata eksik ve yanlışlıkların tamamının tespit edildiğini, imal edilen ürünlerin bu şekilde kullanılması mümkün olmadığını, buna istinaden müvekkili firmanın kalite güvence mühendisi ve teknikerleri konuyla ilgili prosedürü işletip yanlış imal edilen ürünlerin reddettiklerini, bu hususa ilişkin gerekli bilgilerin de ... şirketi ile paylaşıldığını, ancak bu konuda müvekkiline olumlu bir dönüş olmadığını, ... Şirketinin taahhüt ettiği terminlere uymadığını, gecikmeli ve hatalı teslimatlar yaptığını, imal edilen 9 adet parçada kalite isterlerini boyutsal olarak yerine getiremediği için parçaların müvekkilince reddedildiğini, taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca ... şirketinin bu parçaları yeniden imal etmesi ve kusurlu işleri düzeltmesi gerektiği halde bunu yapmadığını, hatalı yapılan imalatların müvekkilince başka bir imalatçıya yaptırıldığını, hazırlanan ürünlerin kalitesiz olduğunu, COC raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, imal edilen hiçbir parça için FAI dökumanı hazırlanmadığını, müvekkilinin düzeltme yapılmasına ilişkin faaliyet ve isteklerine de herhangi bir cevap verilmediğini, davacı - birleşen davalının hatalı imalatları nedeniyle meydana gelen olumsuzluklar nedeni ile proje takviminin geciktiğini, müşterine taahhüt edilen tarihte ürün teslimatlarının yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tAsıl dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Asıl davaya göre davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı - birleşen dosya davacısı istinaf edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı, asıl davada davalının siparişi üzerine davalıya makine imalatı ve montajı işini yaptığını, davalının iş bedelini ödememesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini; birleşen davada iş sahibi, eksik ve kusurlu iş iddiası ile alacak istemiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 99.506,62 TL asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı tarafından istinaf edilmiştir.<br>\t1-Taraflar arasındaki ilişki TBK vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. Mahkemece taraflar arasındaki ilişki satım sözleşmesi olarak nitelenerek TBK 223 ve TTK 23 maddeleri kapsamında uyuşmazlık incelenmiştir. Uyuşmazlığın eser sözleşmesi olduğu gözetilerek, TBK 471 vd maddeleri  çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gereklidir.<br>\t2-Mahkemece süresinde ayıp ihbarının yapılmadığı gerekçesiyle, birleşen dava reddedilmiş, asıl dava ise  taraf ticari defter kayıtları doğrultusunda çözümlenmiştir. Eser sözleşmelerinde ayıp ihbarı hususu tanık delili ile de ispatlanabilir. Diğer yandan davalı tarafça dosyaya sunulan email kayıtları, ara kontrol ölçüm raporları, uygunsuzluk bildirim formu ve uygun olmayan ürün raporları da davalının süresinde ayıp ihbarı yaptığını göstermektedir. Bu nedenlerle Mahkemece süresinde ayıp ihbarı yapılmadığının kabul edilmesi hatalı olmuştur.<br>\tMahkemece inceletilen davacı  ticari defter kayıtlarına göre davacı, 31/12/2022 tarihi itibariyle davalıdan 99.506,62 TL alacaklıdır. Davalı defter kayıtlarına göre ise aynı tarih itibariyle, davalı davacıya 146.871,12 TL borçludur. Mahkemece ticari defter kayıtları doğrultusunda,  davacının talebi de gözetilerek 99.506,62 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Davalı iş sahibi tarafından eksik ve kusurlu iş savunmasında bulunulmuş ve süresinde ayıp ihbarı yapılmış olmakla, mahkemece söz konusu ayıpların mahiyeti tespit ettirilerek gizli ayıplı imalatlar yönünden iş sahibinin alacaklı olacağı hususu irdelenmelidir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, mevcut bilirkişi yanına eser sözleşmeleri konusunda uzman bir kişi ve bir makine mühendisi kişi ilave edilmek suretiyle, söz konusu makinedeki eksik ve kusurlu işlerin niteliğini tespit ettirmek ve birleşen davada gizli ayıplı imalatların bedelini birleşen dava tarihi itibariyle hesaplattırarak,  birleşen davada  davacı iş sahibi lehine bu miktar alacağa hükmetmek olmalıdır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı - birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/553 Esas, 2024/447 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı - birleşen dosya davacısı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97f5a5fba9f0020d","SID":"4310e1538bf2ec7e"}}